İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 22/01/2026 YAZIM TARİHİ : 23/01/2026 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: D…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2024 NUMARASI : ... Esas- ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... İSTİNAF EDEN DAVALI: ... VEKİLİ : Av... DAVA : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 22/01/2026 YAZIM TARİHİ : 23/01/2026 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhinde ödenmeyen 30/09/2019 düzenleme tarihli, 163.221,14 TL bedelli, 31/10/2019 düzenleme tarihli, 45.417,02 TL bedelli 2 adet faturadan kaynaklanan bakiye borç nedeniyle Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, davalı müvekkilinin tacir olmaması ve işin mutlak ticari iş olmaması sebebiyle davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın taraflarının eksik olup iş sözleşmesi gereğince sözleşmenin iki tarafının bulunduğunu, buna göre iş sözleşmesinden kaynaklı işin taşero edildiği diğer taraf ... Şti.'nin de ticari davaya dahil edilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ile sunulan sözleşmede ......'ün imza attığının görülmekte olduğunu ancak sözleşmeye ek olarak sunulan bir vekalet örneğinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin bu sözleşmeden ve temsilden haberdar olmadığı gibi sözleşme tarihinde de yurt dışında bulunduğunu, vekalete imza atan ......'ün yetkisiz temsili söz konusu olduğundan sözleşmenin geçersiz olacağını, davanın tarafları olan husumetliler arasında 07/09/2019 tarihli iş sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeye istinaden davanın taraflarının ...... İnşaat sahası içerisinde bulunan inşaatın kazısının yapılması, harfiyatının kırımı, yüklenmesi ve nakliyesi gibi işlemlerin yükleniciler tarafından yapılmasını ve bu işlemlerden kaynaklı olarak fatura kesim tarihinden itibaren %40'ını 40 gün içerisinde ödemeyi kalan kısmı 90 günlük ......'ın çekinin ödeme olarak verilmesini taahhüt ve kabul ettiğini, buna göre aynı zamanda Konya 1057 konut hafriyat sözleşmesi işbu sözleşmede geçen ...... tarafından başkaca bir sözleşmeye bağlanmış olup, bu sözleşmeninde davalı tarafı ...... sözleşmeden kaynaklı işi taşero eden olduğunu, davacının davalıya 48.215,20 TL borcunun bulunduğunu ve sözleşmenin diğer tarafı olan ... Yetkili ......'ın da mıcırdan kaynaklı olarak 15.000,00 TL borcu bulunduğunu, işin yapımı ve üstlenilmesi konusunda her iki yüklenici de müşterek sorumlu olduğundan yapılan ödemelerin de paylaşılması gerektiğini, buna göre takas defi'si iddialarının mevcut olduğunu, davaya konu miktar likit olmayan alacak olduğundan icra inkar tazminatı da talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, "...Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlemenin yapıldığı görülmektedir. Mahkememizce verilen 03/06/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 22/03/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla yargı yeri belirlenerek, dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının, ..., borçlunun; ..., takip dayanağının 208.638,16 TL bedelli fatura olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 05/04/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda; tacir olan taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğunun defter kayıtları, belge ve beyanlardan anlaşıldığının, tarafların ticari uyuşmazlık dönemine ait ticari defterlerinin HMK'nun 222. maddesindeki şartları taşıdığının, taraf defter kayıtlarının kendi içinde ve karşılıklı olarak birbirini doğruladığınn, bu nedenle sahibi lehine delil olabileceğinin, davacı tarafın Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibe konu ettiği borca esas 30/09/2019 tarihli, ...... nolu, 163.221,14 TL bedelli ve 31/10/2019 tarihli, ...... nolu 45.417,02 TL bedelli 2 adet faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğunun, davalı tarafın borca itiraz etmiş olmasına rağmen bakiye borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir ödeme belgesi sunmamış olması ile düzenlenen faturalar ve yapılan ödemeler birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın davacı şirkete 78.563,94 TL borçlu olduğunun, davalının itirazının iptali ile takibin 78.563,94 TL asıl alacak üzerinden devam etmesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 22/03/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı sonrası aldırılan, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 22/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda, davalı vekilinin 02.08.2023 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu 31.12.2019 tarihli A-... numaralı 63.012,00 TL bedelli ve 31.12.2019 tarihli ...... numaralı 34.220,00 TL bedelli faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı, mezkur 2 adet faturanın tebliğ/tebellüğ edildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığı, mezkur faturalar üzerinde muhatabın kabulüne dair herhangi imza/beyan bulunmadığı, tüm dosya kapsamı ve ilave olarak sunulan 2 adet faturalara ilişkin tespitler birlikte değerlendirildiğinde 05.04.2021 kök rapordaki tespit ve kanaatini değiştirecek bir husus olmadığı belirtilmiştir. İtirazın iptali davaları takip ile sıkı sıkıya bağlı olup, dava konusu icra takibine konu edilen faturalara konu malın teslimi olgusunu satıcının tek taraflı düzenlediği faturalar ile ispatı mümkün olmayıp, teslime dair alıcı tarafça imzalı irsaliyeleri de sunması gerekmektedir. Bununla birlikte, mal tesliminin ispatının tek yöntemi bu olmayıp, imzalı irsaliye sunulmamakla birlikte eğer bahse konu faturalar benimsenerek bizzat alıcının ticari defterlerine kayıt edilmiş ise bu durumda artık satım sözleşmesinin yapıldığının, satıma konu fatura içeriklerinin ve malların teslim edildiğinin kabulü zorunlu olup, bu husus Yargıtay' ın yerleşmiş içtihatları ile de istikrarlı bir şekilde vurgulanmaktadır. (Bu yönde bknz...Yargıtay 19.HD. 2016/5355 E.-2017/2575 K., 2016/3391 E.- 2016/14472 K., 2016/4293 E.-2016/15075 K...) Faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD' nin ... E., ... K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamında; ''Dava, mal satımı nedeniyle faturalara dayalı bakiye alacağın tahsili istemiyle başlanılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, mal teslim ettiğini iddia ettiğine göre bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmek zorunda olup, salt fatura düzenlenmesi malın teslimini göstermez. Ancak icra takibine konu edilen faturalar davalı defterine kayıt edilmiş veya Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne BA formları ile davalı tarafından faturalar bildirilmiş ise faturalar kapsamındaki malların teslim alınmış olduğunun kabulü gerekir. Bu kapsamda yer almayan faturalar için ise ispat külfeti yani mal teslimini kanıtlama yükü yine davacıdadır. Öte yandan davacı kaydında yer alan tahsilat kaydının davalı ödemesi olarak kabulü gerekeceği ancak davalı kaydında olup davacı kaydında olmayan ödemenin ise dayanak belgeleri ile davalı yanca ispatı gerekir.'' denilmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişki olgusunun bulunması gerektiği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, ticari defterlerin muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde tutulduğu, 05/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafın Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibe konu ettiği borca esas 30/09/2019 tarihli, ...... nolu, 163.221,14 TL bedelli ve 31/10/2019 tarihli, ...... nolu 45.417,02 TL bedelli 2 adet faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğunun, 22/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda, davalı vekilinin 02.08.2023 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu 31.12.2019 tarihli A-... numaralı 63.012,00 TL bedelli ve 31.12.2019 tarihli ...... numaralı 34.220,00 TL bedelli faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olmadığının, mezkur 2 adet faturanın tebliğ/tebellüğ edildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığının, mezkur faturalar üzerinde muhatabın kabulüne dair herhangi imza/beyan bulunmadığının belirtildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmiştir. Takip konusu alacak değerlendirildiğinde, alacak likit ve muayyen nitelikte olduğundan, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile 78.563,94 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine, kabul edilen 78.563,94 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, müvekkilinin tacir olmadığını ve ilgili borçlanmanın kaynağı olan sözleşmede imzanın kendisi tarafından atılmadığını, vekalet sunmaksızın yetkisiz ...... tarafından müvekkili yurt dışında iken imzalandığından sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, 1057 konut hafriyat sözleşmesinin işbu sözleşmede geçen ...... tarafından ayrı bir sözleşmeye bağlanmış olup, sözleşmede müvekkili olan ......'ın sözleşmeden kaynaklı işi taşero eden olduğunu, dava konusu 2 adet faturadan kaynaklanan bakiye borcun, davacının müvekkiline 772 tır topraktan, tır başına KDV dahil 50,00 TL yani toplamda 38.605,00 TL para borcu, mıcır tonajından 9.610,20 TL ve sözleşmenin diğer tarafı olan ... yetkilisi ......'ın da mıcırdan kaynaklı olarak 15.000,00 TL borcunun, taraflarınca dosyaya sunulan 31.12.2019 tarihli, 63.012,00 TL bedelli ve 31.12.2019 tarihli, 34.220,00 TL bedelli taraflar arasındeki güven ilişkisine dayalı faturalar olup, işin yapımı ve üstlenilmesi konusunda her iki tarafın müşterek sorumlu olması nedeniyle, yapılan ödemelerin de paylaşılması gerektiğini, bu nedenle takas def'ileri bulunduğundan ve likit bir alacağın varlığından bahsedilemeyeceğinden icra inkar tazminatı da talep edilemeyeceğini, faturalar konusunda bilirkişi tarafından eksik değerlendirme yapıldığını, rapora itirazları dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilinin imzaladığı iddia edilen iş sözleşmesinin asıl niteliğinin taşeron sözleşmesi olduğunu, taşeronun sözleşmesi ile işin yapım sürecine müvekkilinin dahil olmasının, arsa sahibinin asıl yüklenici davacıya olan borcunu etkilemeyeceğini, arsa sahibinin sözleşme kapsamındaki sorumlulukları devam edecek olup, kusurlu hareketlerinden ötürü de davacıya karşı sorumlu olacağını, taşeron sözleşmesi ile birlikte davacı ile müvekkili arasında ancak iş anlamında bir ilişki bulunduğundan, davanın İş mahkemesi ya da Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, iş sözleşmesinin imzalandığı tarihlerde müvekkilinin yurt dışında bulunmakta olup, yapılan sözleşmeden haberdar olmadığını, müvekkilinin bilgisi dahilinde olmaksızın ......'ün sözleşmenin işveren tarafı olması için yetkisiz sözde vekaleten müvekkili adına imza attığını, vekâlet sözleşmesinin bazı özel vekâlet çeşitleri haricinde, genel kural olarak TBK gereğince hiçbir şekle bağlı olmadığını, böylelikle vekâlet sözleşmesi yazılı olarak kurulabileceği gibi, taraflar arasında karşılıklı iradelerin birleşmesi ile sözlü olarak da kurulabileceğini, vekâlet sözleşmesinin geçerliliği her ne kadar şekle bağlı değil ise de, ispatının HMK ve mevzuattaki sair ispat kurallarına tabi olduğunu, işveren-yüklenici arasında yapılan taşeron nitelikli iş sözleşmelerinde vekaleten işlem yapan yetkilinin sözleşmenin ekinde yetki belgesi veya vekaletnamesi bulunmasının gerekli olduğunu, müvekkilinin vekaleten temsil edilme iradesinin de bulunmadığını, bu nedenle iş sözleşmesinin kurucu unsurlarının eksikliğinden geçersiz olduğunu, takas def'i ile beraber likit olmayan alacak söz konusu olduğundan icra inkar tazminatına da hükmedilemeyeceği gibi, davacının arabuluculuk son tutanağında icra inkar tazminatı talep etmediğini, müvekkili yurt dışında olduğundan ve doğru iletişim numarası üzerinden yapılmadığından arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yapılmadığını, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında 07/09/2019 tarihli iş sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeye istinaden davanın taraflarının ...... inşaat sahası içerisinde bulunan inşaatın kazısının yapılması, harfiyatının kırımı,yüklenmesi ve nakliyesi gibi işlemlerin yükleniciler tarafından yapılmasını ve bu işlemlerden kaynaklı olarak fatura kesim tarihinden itibaren %40' ını 40 gün içerisinde ödemeyi kalan kısmı 90 günlük ......' ın çekinin ödeme olarak verilmesini taahhüt ve kabul ettiklerini, buna göre aynı zamanda Konya 1057 konut hafriyat sözleşmesinin işbu sözleşmede geçen ...... tarafından başkaca bir sözleşmeyle bağlanmış olup, bu sözleşmenin de davalı tarafının ...... sözleşmeden kaynaklı işi taşero eden olduğunu, ihale edilen işin alt iş vereninin müvekkili olup, işlem sebebi ile kazım ve kırma işlerinin birim başına 11 TL+ KDV 'ye anlaşıldığını, çıkan toprak ve mıcırın para karşılığında ...... Harf. Nak. tarafından alınması halinde ... Nak.'a KDV dahil 50,00 TL ödemeyi kabul ettiklerini, taraflar arasında buna istinaden cari hesap dökümleri mevcut olduğunu, davacının, müvekkiline 772 tır topraktan, tır başına KDV dahil 50,00 TL yani toplamda 38.605,00 TL para borcu, mıcır tonajından 9.610,20 TL ve sözleşmenin diğer tarafı olan ... yetkilisi ......'ın da mıcırdan kaynaklı olarak 15.000,00 TL borcunun, taraflarınca dosyaya eklenen 31.12.2019 tarihli, 63.012,00 TL bedelli ve 31.12.2019 tarihli, 34.220,00 TL bedelli taraflar arasında güven ilişkisine dayalı faturalar olup, işin yapımı ve üstlenilmesi konusunda her iki tarafın müşterek sorumlu olduğundan yapılan ödemelerin de paylaşılması gerektiğini, taraflar arasında güven ilişkisi mevcut olduğundan faturaların karşılıklı paylaşılmasından ötürü herhangi bir kayıt tutulmadığını, güven sorumluluğunun dürüstlük kuralına dayanan davranış yükümlerinin ihlalinden kaynaklandığını, davacının müvekkili aleyhine asılsız alacak iddiasında bulunduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamı ile ''...Bu itibarla, mahkemece reddedilen miktarın yukarıda belirtilen yasal düzenleme uyarınca kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince hükme karşı istinaf kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de taraflara yasayla verilmemiş bir hakkı bahşetmeyeceği sonuç ve kanaatiyle davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin HMK 352/1-b maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın istinaf sebepleri incelendiğinde; mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalıya dava dilekçesinin 10.7.2020 tarihinde tebliğ edildiği, cevap dilekçesinin ise, 03.9.2020 tarihinde verildiği, cevap dilekçesinin ve takas def'inin süresinde olduğu anlaşılmakla, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafça ibraz edilen cevap dilekçesi ve savunmaların dikkate alınmaması yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına...'' gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece, davalı tarafa takas def'ine dayanak delilleri ibraz etmek üzere süre verilmiş, davalı tarafça fatura ibraz edilmesi üzerine yeniden taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiden ek rapor alınmış, alınan raporda, davalı tarafından ibraz edilen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi, davalının kendi defterlerinde de kayıtlı olmadığı tespitinin bildirildiği anlaşılmıştır. Bu durum karşısında, davalı tarafça savunmalarının yazılı delillerle ispat edilemediği ancak, cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanıldığı anlaşılmakla, mahkemece davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2024 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.341,68 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/01/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır ...