T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2026/9 Esas KARAR NO :2026/124 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2024/1025 Esas - 2025/96 Karar KARAR TARİHİ: 05/02/2025 EK KARAR TARİHİ: 07/11/2025 DAVA:Şirketin İhyası TALEP: TAVZİH KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı isti…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2026/9 Esas KARAR NO :2026/124 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2024/1025 Esas - 2025/96 Karar KARAR TARİHİ: 05/02/2025 EK KARAR TARİHİ: 07/11/2025 DAVA:Şirketin İhyası TALEP: TAVZİH KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin davalı olduğu Bakırköy 4. İcra Dairesi .... (Yetkisizlikten Önceki Eski No: İstanbul 33. İcra Dairesi ....) sayılı dosyası temlik eden alacaklı ...bank ...A.Ş tarafından Beyoğlu ...Noterliği’nin 25.12.2019 tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmesi ile ... A.Ş'ne temlik edildiğini, firmanın 05.12.2019 tarihi itibariyle ticaret sicilinden 02.12.2019 tarihli genel kurul kararı ile silinmiş olsa da Bakırköy 4. İcra Dairesi .... Sayılı dosyasındaki itirazın iptali için arabuluculuk ve itirazın iptali davası açılacağından yapılması gereken tebligatlar nedeni ile bu dosyaya hasren ve bu dosyaya bağlı olarak ikame edilecek arabuluculuk başvurusu ve itirazın iptali davasından yapılması gereken tebligat nedeniyle firmanın ihyasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, ... Bakırköy / İstanbul adresinde bulunan, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarası ile ticaret siciline kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi firmasının Bakırköy 4. İcra Dairesi .... (Yetkisizlikten Önceki Eski No: İstanbul 33. İcra Dairesi ....) E. Sayılı dosyasının, bu dosyaya ilişkin yapılacak arabuluculuk başvurusunun ve itirazın iptali davası dosyalarının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak TTK 547 Maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar ihyasına, ilgili süreçlerin yürütülebilmesi için mahkemenizce gerek görülmesi halinde şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini, davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, neticede talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'e mahkemece çıkartılan tebligatın, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde davalı tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 05/02/2025 tarih ve 2024/1025 Esas - 2025/96 Karar sayılı kararı ile;"...6102 sayılı TTK' nın 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin ortağı ve yetkilisi ...(TCKN: ...)'in tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.Davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı)Ayrıca davacı, dava dilekçesinde yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,'1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi, infazı, bu dosyaya ilişkin yapılacak arabuluculuk başvurusu işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, '' karar verilmiş ve "Tarafların Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine " hükmün, 25/03/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı vekili 10/10/2025 tarihli talep dilekçesi ile; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/877 E. Sayılı dosyasında düzenlenen 08.10.2025 tarihli tensip zaptının 16 numaralı ara kararında "Bakırköy 8 ATM dosyasının işbu icra takibine yönelik itirazın iptali istemini kapsamadığı anlaşılmakla işbu mahkemeden mahkememiz dosyasına yönelik olarak da ek tasfiye işlemi yapılması için başvuruda bulunmak ve bu yöndeki kararı sunmak için davacı vekiline 2 haftalık süre ve yetki verilmesine" denerek taraflarına başvuru için yetki ve süre verildiğini, taraflarına verilen yetki kapsamında ek tasfiyenin, itirazlı olan Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı için arabuluculuk görüşmelerinin doğal hukuki neticesinde açmak durumunda kaldıkları itirazın iptali davasını kapsadığına ilişkin ek karar tesis edilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı tarafın sunduğu dilekçenin davalı taraflara tebliğ edildiği, verilen süre içerisinde davalı taraflarca beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN EK KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesi 07/11/2025 tarih ve 2024/1025 Esas - 2025/96 Karar sayılı ek kararında;"...Neticeten, dava tarihi itibari ile görülmekte olan bir itirazın iptali davası olmadığı, yine dava tarihi itibari ile dahi soyut ve belirsiz dava bakımından ihya kararı verilmesinde hukuki yararın da bulunmadığı, mahkememizce bu nedenle hüküm verilmediği ve verilemeyeceği, mahkememiz hükmünde tashih/tavzih/hükmün tamamalanmasına ilişkin ek karar ile giderilebilecek bir eksiklik olmadığı, davacının itirazın iptali davası nedeni ile ek tasfiye kararı verilmesi talebinin ayrı bir ihya davasının konusu olduğu, o da itirazın iptali davasında şirketin dava ehliyetinin kazandırılması talebini içerdiği, ek karar ile ayrı bir dava konusu hakkında karar vermenin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı, kesin hükmün dokunulmazlığını zedeleyecek sonuçlar doğuracak nitelikte olması nedeni ile talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davacı tarafın, Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası yönünden TASFİYE HALİNDE ... ŞİRKETİ'nin İHYASI için verilen kararın icra dosyası sonrası açılan itirazın iptali davası (Bakırköy 6. ATM'nin 2025/877 Esas) yönünden ek karar verilmesine ilişkin talebinin reddine,'' başkanın muhalefeti ile oy çokluğu ile karar verilmiş ve ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu kararın kaldırılması gerektiğini, taraflarınca 06.12.2024 tarihinde borçlu şirketin müvekkil şirkete temlik edilen borcunun müvekkil şirket tarafından tahsil edilebilmesi amacıyla Genel Kurul kararı ile ticaret sicilinden silinen borçlu şirketin ihyası için Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde talepte bulunulduğunu, yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1025 E. Sayılı dosyada, 2025/96 Karar, 05.02.2025 tarihli karar ile davalarının kabulüne ve "İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi, infazı, bu dosyaya ilişkin yapılacak arabuluculuk başvurusu işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, Şirketin ortağı ve yetkilisi... 'in 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına" karar verildiğini, ilgili karara istinaden taraflarınca önce dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin tamamlandığını, anlaşma sağlanamamasının akabinde Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/877 E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/877 E. Sayılı dosyasından düzenlenen 08.10.2025 tarihli tensip zaptının 16 numaralı ara kararında "Bakırköy 8 ATM dosyasının işbu icra takibine yönelik itirazın iptali istemini kapsamadığı anlaşılmakla işbu mahkemeden mahkememiz dosyasına yönelik olarak da ek tasfiye işlemi yapılması için başvuruda bulunmak ve bu yöndeki kararı sunmak için davacı vekiline 2 haftalık süre ve yetki verilmesine" şeklinde ara karar kurulduğunu, bu kapsamda taraflarınca verilen yetki kapsamında ek tasfiyenin, itirazlı olan Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı için arabuluculuk görüşmelerinin doğal hukuki neticesinde açmak durumunda kaldıkları itirazın iptali davasını kapsadığına ilişkin ek karar tesis edilmesinin talep edilmiş olduğunu, ancak bu taleplerinin reddine karar verildiğini, ancak ilgili kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini, Yerel mahkemece taleplerinin niteliğinin yanlış değerlendirildiğini ve hatalı karar tesis edildiğini, yerel mahkemenin 05.02.2025 tarihli kararında "...Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi, infazı, bu dosyaya ilişkin yapılacak arabuluculuk başvurusu işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA.." şeklinde hüküm tesis ettiğini, işbu istinaf başvurusuna konu ek kararda ise, "...itirazı iptali davası bakımından ek ihya kararı verilmesi, tasfiye halindeki ... Şirketi'ne dava ehliyeti kazandıracaktır ki bu da esas davanın konusu dahi olmayıp ayrı bir dava konusu olabilecektir..." şeklinde değerlendirmede bulunduğunu, işbu değerlendirmeye katılmanın mümkün olmadığını, Yerel mahkeme tarafından verilen 05.02.2025 tarihli gerekçeli kararda açıkça ihyaya Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasının infazı için karar verildiğini, bu kapsamda itirazlı bir icra dosyasında dosyanın yürütülmesi ve infazı, yani borcun cebri icra yoluyla tahsil edilebilmesi için öncelikle itirazın iptal edilmesi ile dosyanın kesinleşmesi gerektiğini, bu kapsamda taleplerinin şirketin ihyasına karar verilmesi değil, alınan ihya kararının icra dosyasının yürütülmesi ve infazı için doğal olarak açılması gereken itirazın iptali davasını da kapsadığı yönünde ek karar kurulması olduğunu, ancak mahkemenin taleplerini yanlış değerlendirerek hatalı karar tesis ettiğini,Yerel mahkeme kararının kendi içerisinde çelişki barındırdığını, mahkemece talepleri için "...Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/877 Esas Sayılı dosyasının dava tarihi 03/10/2025 olup mahkememiz iş bu dosyasının dava tarihi ise 06/12/2024 tarihlidir. Davacının mahkememiz esas dosyasında itirazın iptali davası açılacağı ihtimaline binaen ihya kararı verilmesini talep etmesinde hukuki yararı da bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava tarihi itibari ile ne Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ne de başkaca açılmış derdest bir itirazın iptali davası bulunmamaktadır... , ...Neticeten, dava tarihi itibari ile görülmekte olan bir itirazın iptali davası olmadığı, yine dava tarihi itibari ile dahi soyut ve belirsiz dava bakımından ihya kararı verilmesinde hukuki yararın da bulunmadığı..." şeklinde değerlendirmede bulunulduğunu, mahkemenin 05.02.2025 tarihli kararına bakıldığında aksi şekilde arabuluculuk başvurusu işlemleri için de ihyaya karar verildiğinin görüldüğünü, şirketin ihyasının talep edildiği dava dosyasının açıldığı tarihte ortada yapılmış herhangi bir arabuluculuk başvurusu yok iken, mahkemece yerinde olarak işlemlerin yürütülebilmesi için arabuluculuk işlemleri yönünden de ihyaya karar verildiğini, ancak ileride açılacak arabuluculuk başvurusu için ihyaya karar verilirken, açılacak itirazın iptali davasının soyut ve belirsiz olduğu gerekçesiyle ihya kararına dahil olmadığı yönünde değerlendirmede bulunulmasının kararda çelişkiye ve ikiliğe yol açmakta olduğunu, bu durumun da kararın anayasa, hukuka ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu gösterdiğini,Aynı alacağa yönelik olarak ikinci bir ihya başvurusunda bulunulmasının usul ekonomisine aykırılık teşkil ettiğini, ihya başvurusuna konu dosyanın Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası olduğunu, bu kapsamda ihya başvurularında dosyaya hasren ve dosyaya bağlı olarak ikame edilecek arabuluculuk başvurusu ve itirazın iptali davasından yapılması gereken tebligat nedeniyle firmanın ihyasının talep edildiğini, ihya kararının da aynı şekilde Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyası için verildiğini, bu kapsamda aynı dosya için dolayısıyla da aynı alacak için ikinci bir ihya başvurusunda bulunulması usul ekonomisine aykırılık teşkil edeceği gibi işbu başvuruda hukuki yarar da bulunmayacağını, şirketin ilgili alacak için halihazırda ihya edildiğini, ihya edilen bir şirketin aynı alacak için tekrar ihyasının talep edilmesinde imkan görülmemekte olduğunu, bu doğrultuda mahkeme tarafından ihyanın itirazın iptali davasını da kapsadığı yönünde ek karar tesis etmesi gerekmekteyken, verilen red kararı ile müvekkili aynı alacak için farklı bir ihya dosyası açmaya zorlamanın Anayasa' nın 141/4. Maddesinde düzenlenen davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması kuralına ve HMK' nın 30. maddesinde düzenlenen hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olması kuralına aykırı olacağını, dolayısıyla usul ekonomisine aykırılık teşkil edeceğini, aynı şekilde müvekkilin adil yargılanma hakkının da zedelenmiş olacağını, halihazırda tahsili gecikmiş olan alacağının tahsilinde daha fazla gecikmeye sebebiyet vererek mağduriyetini arttıracağını,Davalıların herhangi bir itirazının söz konusu olmadığını, yerel mahkeme tarafından ek karar taleplerinin davalılara tebliğ edildiğini ve davalılara iki haftalık cevap ve beyan süresi tanındığını, davalılar tarafından herhangi bir cevap ve beyan sunulmamış olduğunu, taleplerine dair bir itirazlarının olmadığını, taleplerinin verilen ihya kararının itirazın iptali sürecini de kapsadığına dair mahkemeden tespit kararı almak olduğunu, davalıların da bu konuda herhangi bir itirazının söz konusu olmadığını, tüm dosya değerlendirildiğinde talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerekirken ek karar verilmesine ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre ihyası talebine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve "Tarafların Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine " hükmün 25/03/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı vekili 10/10/2025 tarihli talep dilekçesi üzerine İlk derece mahkemesi 07/11/2025 tarih ve 2024/1025 Esas - 2025/96 Karar sayılı ek kararı ile; "Davacı vekilinin ek karar verilmesine ilişkin talebinin reddine," oy çokluğu ile karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde;HMK'nın 305/1. maddesi "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir"HMK'nun 305/2. maddesi ise "Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.'' hükmünü içermektedir.28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7521 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 27. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na “Hükmün tavzihi” başlıklı 305. maddesini takiben; “Hükmün tamamlanması” başlığıyla 305/A sayılı yeni bir madde eklenmiştir.6100 Sayılı HMK. nın 305/A Maddesinde (Ek:22/7/2020-7251/27 md.);'' (1) Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir, ” hükmü düzenlenmiştir.Davacı tarafın talebi, Mahkemece Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi, infazı, bu dosyaya ilişkin yapılacak arabuluculuk başvurusu işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile verilen İHYA kararın icra dosyası sonrası açılan itirazın iptali davası (Bakırköy 6. ATM'nin 2025/877 Esas) yönünden de ek karar ile ek tasfiye kararı verilmesine ilişkindir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince verilen 05/02/2025 tarih ve 2024/1025 Esas - 2025/96 Karar sayılı gerekçeli karar, davacı vekili ile davalı tasfiye memuruna 08/03/2025 tarihinde, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekiline 05/03/2025 tarihinde tebliğ olunmuş, "Tarafların Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine" hükmün 25/03/2025 tarihinde kesinleştiği 18/04/2025 tarihli kesinleşme şerhinden anlaşılmıştır. Bu durumda, ihya kararı kesinleştiğinden HMK. nın 305/A Maddesi uyarınca ek karar ile hükmün tamamlanması şartları oluşmamıştır.Talebin HMK'nın 305 Maddesinde düzenlenen tavzih talebi olduğu kabul edildiğinde ise; Somut olayda davacı tarafın dava dilekçesi ile, Bakırköy 4. İcra Dairesi ... Sayılı dosyasının, bu dosyaya ilişkin yapılacak arabuluculuk başvurusunun ve itirazın iptali davası dosyalarının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak TTK 547 Maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar ihya kararı verilmesini talep ettiği, mahkeme, davacı tarafın talebi doğrultusunda Bakırköy 4. İcra Dairesinin .... Sayılı dosyası, bu dosyaya ilişkin yapılacak arabuluculuk başvuru işlemleri ve açılacak itirazın iptali davası dosyasının sonuçlandırılması ve müteakip işlemler yönünden ihya kararı verilmesi gerektiği halde yukarıdaki şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin talebi kesinleşmiş mahkeme kararı sonrasında; İcra dosyası sonrası açılan itirazın iptali davası (Bakırköy 6. ATM'nin 2025/877 Esas) yönünden de ek tasfiye kararı verilmesine ilişkin olduğu, HMK'nın 305/1. maddesi uyarınca tavzih yolu ile açık olmayan, ya da icrasında tereddüt uyandıran veya birbirine aykırı fıkralar içeren hükümlerin açıklanması ve bu hükümlerdeki tereddüt ve aykırılığın giderilmesi mümkün olup davacı vekilin talebinin, HMK'nın 305 Maddesinde öngörülen tavzih yolu ile düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği halde yukarıdaki gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Sonuç olarak; yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkeme ek kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce yeniden karar verilmek suretiyle; davacı vekilinin tavzih talebinin kabulüne, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2025 tarih ve 2024/1025 Esas - 2025/96 Karar sayılı ek sayılı kararınınHMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 1-Davacının tavzih talebinin KABULÜ ile;Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2025 tarih ve 2024/1025 Esas - 2025/96 Karar sayılı kararının hüküm kısmının 1.ci maddesininin ;"1-Davacının davasının KABULÜ İLE; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi, infazı, bu dosyaya ilişkin yapılacak arabuluculuk başvurusu işlemleri, arabuluculuk işlemleri sonrasında açılacak itirazın iptali davası (açılan Bakırköy 6. ATM'nin 2025/877 Esas sayılı dosyası) ve müteakip işlemler ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, " şeklinde DÜZELTİLMESİNE, 2-İşbu Ek Kararın taraflara tebliğine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafın dava dilekçesindeki davalı taraftan yargılama gideri taleplerinin olmadığına yönelik beyanı doğrultusunda, davacı tarafından yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK.'nun 14/07/2025 Tarih ve 2024/251 Esas -2025/468 Karar sayılı kararı uyarınca HMK. 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak 22/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.