T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/346 Esas KARAR NO : 2026/279 DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 17/04/2026 KARAR TARİHİ : 20/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; 10.04.2024 tarihinde, saat 7.51 sularında, sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ..., ... Mahallesi, ... caddesi üzerinde trafik kurallarına uygun bir şekilde seyir halindeyken, davalılardan ...…
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/346 Esas KARAR NO : 2026/279 DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 17/04/2026 KARAR TARİHİ : 20/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; 10.04.2024 tarihinde, saat 7.51 sularında, sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ..., ... Mahallesi, ... caddesi üzerinde trafik kurallarına uygun bir şekilde seyir halindeyken, davalılardan ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tarafına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası tanzim edilen kaza tespit tutanağında, tarafına %100 oranında kusur verildiğini, ancak bu tespit, kazanın oluş şekli ve Karayolları Trafik Kanunu hükümleriyle açıkça çeliştiğini ve hukuka aykırı olduğunu, ... İlçesi ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde seyir halindeyken ... İlçesi ... Mahallesi ... Caddesinden kontrolsüz bir şekilde çıkan davalı sürücünün, geçiş önceliği kuralını ihlal ederek aracının sol ön tampon ve çamurluk kısmına çarptığını, kaza anında hızının yasal sınırlar içerisinde olduğunu ve kavşağa yaklaşırken hızını düşürdüğünü, davalı sürücünün Karayolları Trafik Kanunu'nun “Kavşaklarda geçiş hakkı” başlıklı 57/c-2 maddesini açıkça ihlal ettiğini, ancak sigorta tahkim komisyonu ilerlediği caddenin tali yol olduğunu gösterir herhangi bir trafik levhası olmamasına ve ilerlediğim yolun belediye otobüs güzergahı olmasına rağmen kararını Trafik Kanunu'nun “Kavşaklarda geçiş hakkı” başlıklı 57/ b -5 maddesi kapsamında kendisinin tali yoldan ilerlediğine dayandırarak verdiğini, kazanın meydana gelmesinde tarafının alabileceği başkaca bir önlem bulunmamakta olup, kazanın tek sorumlusunun davalı sürücü olduğunu, bu hususun, dosyaya sunacağı kaza yeri fotoğrafları, harita görüntüleri ve bilirkişi incelemesi ile de netlik kazanacağını bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne karar verilerek, 10.04.2026 tarihli kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı'nda şahsına atfedilen kusur oranının iptaline karar verilmesini, yargılama neticesinde kazanın oluşumunda tarafının kusursuz olduğunun tespiti amacıyla yeni kusur raporu düzenlenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazası sebebiyle tutulan kaza tespit tutanağında davacı tarafa izafe edilen kusur oranının iptali ile kusur durumunun tespiti istemine ilişkindir. HMK md. 114 uyarınca hukukî yarar dava şartlarındandır. Davacının talebinin dinlenebilmesi için hukuken korunan bir menfaatinin bulunması gerekir. Dava açmak yerine aynı sonuca aynı güvenceyle farklı bir yolla ulaşmak mümkün ise, dava açılmasında hukukî yarar yoktur. Keza, eda davası açma imkânı bulunurken tespit davası açılmasında da hukukî yarar bulunmamaktadır. Somut olayda davacı, meydana gelen trafik kazasında kendisine izafe edilen kusur durumuna itiraz ederek, tüm kusurun davalı sürücüde olduğunun tespitini talep etmiş, bu kusur durumunun sigorta şirketinden alacağı tazminat miktarı için önemli olduğunu açıklamıştır. Dava konusu kazadaki kusur durumu açılacak olan tazminat (eda) davasında tespit edilecek olup, eda davası açılmadan önce işbu tespit davası açılmasında hukukî yarar bulunmamaktadır. İstanbul BAM 8. HD'nin 2025/325 Esas ve 2025/501 Karar sayılı ilamında bu husus "Somut olayda davacının; trafik kazası nedeniyle düzenlenen, komisyon (Sigorta Bilgi Merkezi Tutanak Değerlendirme Komisyonu) onayına sunulan kusur oranına ilişkin tespitin iptali ile kusur oranlarının yeniden tespiti davası açılmasına yasal olanak bulunmadığı gibi (-zira eldeki davada; belirlenen kusur oranlarının iptali için öncelikle kusur tespiti gerekli olduğundan, hal böyle olunca da dava mahiyeti itibariyle eda davası olmayıp tespit davası niteliğinde bulunduğundan-) böyle bir durumda dava açanın hukuki yararı da bulunmamaktadır. (bkz. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2007/4733 esas, 2008/1045 karar salıyı ve 2017/1713 esas, 2018/1711 karar sayılı ilamları)" şeklinde ifade edilmiştir (Benzer yönde İstanbul BAM 40. HD 2023/2448 Esas 2024/115 Karar ve İstanbul BAM 9. HD 2018/65 Esas 2019/459 Karar). Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının açacağı eda davasında kusur durumu tespit edilecek olup, eda davası açma imkânı varken tespit davası açılmasında hukukî yarar bulunmadığından davanın usûlden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın hukukî yarar yokluğu sebebiyle usûlden reddine, 2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/04/2026 Katip ... Hakim ...