TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2022 NUMARASI : 2020/473 Esas 2022/501 Karar DAVA : Alacak (İİK 308/b maddesine dayalı) DAVA TARİHİ : 06/10/2020 KARAR TARİHİ : 10/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak karara karşı, davalı tarafından süresinde…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1678 Esas 2026/110 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1678 KARAR NO : 2026/110 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2022 NUMARASI : 2020/473 Esas 2022/501 Karar DAVA : Alacak (İİK 308/b maddesine dayalı) DAVA TARİHİ : 06/10/2020 KARAR TARİHİ : 10/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; davalı ... Çimento ... Ltd. Şti. ile arasında 19/04/2006 tarih ve 750.000-TL limitli, 06/09/2013 tarih ve 5.000.000-TL limitli, 08/05/2017 tarih ve 2.000. 000-TL limitli, 01/02/2018 tarih ve 1.000.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmeler çerçevesinde firmaya krediler kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlu hakkında Üsküdar 6. Noterliği'nin 27/12/2018 tarih ve 108546 yevmiye no'lu hesap özetini içerir ve hesabın kat edildiğini bildirir ihtarnamesinin gönderildiğini, borçlu şirketin, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/891 E. sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunduğunu, mahkemece, borçlu hakkında 06/12/2018 tarihinde 3 ay süreli geçici mühlet kararı, 03/05/2019 tarihinde ise 1 yıl süreli kesin mühlet kararı verildiğini, konkordato mühlet aşamasında banka tarafından, 30/01/2019 tarihi itibariyle, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına ve Konkordato Komiserliği'ne 4.851.954,91-TL nakdi alacağın olduğunun bildirildiğini, borçlu şirketin, 1.999.265,63-TL yönünden borcu kabul ederek kalan kısımları kabul etmediğini, konkordato projesine olumsuz oy kullandığını, ancak 10/09/2020 tarihinde konkordato projesinin tasdik edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, konkordato tasdik kararı verilen davalı şirketin, 30/01/2019 tarihi itibariyle 4.851.954,91-TL borçlu olduğunun kabulü ile kabul edilen 1.999.265,63-TL'nın mahsubu sonucu çekişmeli hale gelen 2.852.689,28-TL tutar yönünden İİK'nun 308/b maddesi uyarınca konkordato tasdik kararı veren mahkemece belirlenecek bir bankaya davalı tarafından yatırılması talep ve dava edilmiştir. CEVAP Davalı; Davacı bankanın bu iddiasını konkordato yargılaması sırasında da dile getirdiğini, Komiser Heyetinden davalı şirketin kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapılarak davacının iddiasının değerlendirilmesini talep ettiğini, Komiser Heyetinin düzenlediği 16/09/2020 tarihli rapora göre, davalı şirketin geçici mühlet kararından önce kullandığı kredilere istinaden davacı bankaya tevdi ettiği çeklerden konkordato yargılaması sırasında 3.684.291,04-TL'sinin ödendiğinin, yine konkordato sırasında POS cihazlarında biriken 295.520,55-TL'nin davacı banka tarafından tahsil edildiğinin anlaşıldığını, davalının tasdik olan konkordato projesine paralel olarak davalı şirketin geçici mühlet tarihi itibariyle anapara borcunun bulunması, bu miktara İİK'nun 294/3 maddesi uyarınca faiz hesabı yapılmaması, konkordato yargılaması sırasında ödenen miktarların bu miktardan düşümü ile davalının davacı şirkete borçlu olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ... Bankası A.Ş. tarafından, asıl borçlu ... Çimento... Şti.’ne gönderilen ihtarname ile, kredi sözleşmelerindeki yetkiye istinaden şirkete açılmış olan kredilere son verilerek kredilerin kat edildiği 27.12.2018 tarihi itibariyle, TL kredilerden doğan 5.568.826,68-TL anapara, 87.716,72-TL faiz ve 2.718,09-TL BSMV olmak üzere toplam 5.659.261,49-TL'nin ödeme tarihine kadar işleyecek %57 temerrüt faizi, komisyon, masraf ve tüm teferruatı ile birlikte 24 saat içinde ödenmesinin ve gayri nakit alacağın depo edilmesinin talep edildiği, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçluya 31/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 24 saatlik süre dikkate alındığında temerrüt tarihinin 03/01/2019 olduğu, davacı banka tarafından, davalı borçlu şirkete kullandırılan nakdi kredilerle ilgili ödemelerde geçici mühlet tarihi olan 06/12/2018 itibariyle herhangi bir gecikme olmadığı belirlendiğinden, bu kredilere son taksit ödeme tarihlerinden geçici mühlet tarihine kadar geçen süre için akdi faiz oranları üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, İİK’nun 288/1.maddesinde “Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.” hükmü öngörüldüğü, davacının alacağının geçici mühlet tarihi itibariyle hesaplanması gerektiği, Bilirkişi tarafından ek raporda yapılan hesaplamaya göre, geçici mühlet tarihi itibariyle, davacı bankanın bakiye toplam 3.819.469,01-TL nakit alacağı olduğunun belirlendiği, davacının dava dilekçesi ile talep ettiği nakit alacak miktarının ise 2.852.689,28-TL olduğu taleple bağlı kalınması gerektiği gerekçesiyle;" taleple bağlı kalınarak; Davanın kabulü ile; Konkordato tasdik yargılamasında borçlu tarafından kabul edilmeyen ve çekişmeli hale gelen alacak yönünden; geçici mühlet tarihi itibariyle davacının bakiye 2.852.689,28 TL nakit alacağının, İİK'nun 308/b maddesi gereğince konkordato projesine dahil edilmesine, (geçici mühlet tarihinden sonra yapılan ödemelerin konkordato kayyımı tarafından infaz sırasında dikkate alınmasına)" ilişkin karar verildiği, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı istinaf dilekçesinde özetle; yargılama süresince davacı bankaya toplam 3.979.811,59-TL ödeme yaptığını, hesaplamaların dava tarihine göre yapılması, tereddüte yol açılmaması gerektiğini, dava tarihi itibariyle yaklaşık 4 milyon TL ödeme yapılmış olduğu halde bu durum net şekilde tespit edilmediğinden haksız davanın kabulüne karar verilerek aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesinin haksız olduğunu, çek yapraklarının geçici mühlet sonrası bankaya iade edildiğini, buna rağmen çek sorumluluk bedeli olarak 250.400-TL'nin hesaba dahil edilmesinin hatalı olduğunu, davacının sebepsiz zenginleştiğini, geçici mühlet tarihinin hesaplamalara esas alınmasının aleyhine sonuç doğurduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İlk derece mahkemesince 16/06/2022 tarih 2020/473 Esas 2022/501 Karar sayılı kararıyla; " davanın kabulü ile Konkordato tasdik yargılamasında borçlu tarafından kabul edilmeyen ve çekişmeli hale gelen alacak yönünden; geçici mühlet tarihi itibariyle davacının bakiye 2.852.689,28 TL nakit alacağının, İİK'nun 308/b maddesi gereğince konkordato projesine dahil edilmesine, (geçici mühlet tarihinden sonra yapılan ödemelerin konkordato kayyımı tarafından infaz sırasında dikkate alınmasına)" yönelik olarak verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine verilen kararın Dairemizde yapılan incelemesi sonunda 23/05/2025 tarih 2022/1920 Esas 2025/562 Karar sayılı kararla; " davanın reddine" dair karar verilmiştir. Dairemiz kararının davalı şirket vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05/11/2025 tarih 2025/3177 Esas 2025/3738 Karar sayılı ilamı ile; ".... Genel kredi sözleşmelerinde, sözleşmenin imzalanması ve tahsis edilen kredinin kullanılması ile alacak doğmuş bulunmaktadır. Nitekim somut uyuşmazlıkta davacı banka ile davalı arasında 19.04.2006, 06.09.2013, 08.05.2017 ve 01.12.2018 tarihli genel kredi sözleşmeleri kapsamında sözleşme imzalandığı ve davacı banka tarafından 27.12.2018 tarihinde ödenmeyen krediler ile ilgili hesap kat ihtarnamesi gönderildiği anlaşılmaktadır. Davalı hakkında 06.12.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği 03.05.2019 tarihinde ise kesin mühlet kararı verildiği davacının alacaklarının bir kısmının kabul edilmek sureti ile konkordato projesinde tasdik oylamasına katıldığı ve alacaklar toplantısında olumsuz oy kullandığı dava konusu miktar yönünden ise alacak talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince gayrinakdi krediler yönünden hesap kat ihtarının 27.12.2018 tarihinde yapıldığı geçici mühlet kararının ise 06.12.2018 tarihinde verildiği dolayısıyla hesap kat ihtarnamesi gönderilmesi geçici mühlet içinde olduğundan alacaklılar arasındaki eşitliğin korunması bakımından hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin istenmesinin İİK'nun 288/1 maddesi hükümlerine aykırı olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere alacağın bölge adliye mahkemesi kararında belirtildiği üzere genel hükümlere herhangi bir koşula bağlı olmasızın ödenmesinin istenmesi mümkün değil ise de bu durum alacağın İİK'nun 302/6 ve 308/b maddesi gereğince çekişmeli alacak olarak varlık ve miktarı tespit edilerek konkordato projesi kapsamında ödenmesinin istenmesine engel değildir. Aksi halin kabulü halinde alacaklının alacağını tahsil için başka bir hukuki imkanı bulunmamaktadır. Nitekim dava konusu alacak çekişmeli alacağın tespiti ve konkordato projesi kapsamında ödenmesi amacıyla açılan bir dava olup genel hükümlere dayalı bir dava değildir. Kaldı ki İİK'nun 302/6. Maddesi gereğince çekişmeli, geciktirici koşula bağlı veya vadesi belirli olmayan alacakların dahi konkonrdato projesinde alacak kaydı olarak yer alması mümkün olup, İİK'nun 308/c maddesi gereğince tasdik edilen konkordato tüm alacaklılar bakımından bağlayıcı olduğundan, alacağını takip ve tahsil etmek isteyen alacaklının açacağı çekişmeli alacak hakkındaki davada alacağın geçici mühlet kararından önce doğmuş ve konkordatoya tabi bir alacak olması koşuluyla İİK'nun 308/b maddesi gereğince çekişmeli alacak olarak dava konusu edilmesi mümkün olup bölge adliye mahkemesince aksine gerekçelerle, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. O halde Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş İİK'nun 294/3. maddesi gereğince ''tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağı her türlü faiz işlemesi durur hükmü ve İİK'nun 288/1 maddesi gereğince geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur.'' hükümleri göz önünde bulundurularak geçici mühlet tarihinden sonra alacağa faiz işlemeyeceği dolayısıyla geçici mühlet tarihinden sonra işletilmiş faiz ve fer'ileri varsa bu kısım gözetilmek sureti ile sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. " gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamı taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davacı ve davalı vekili duruşmaya katılmış, davacı vekili bozma ilamına uyulmasını, davalı vekili ise bozma ilamına karşı direnilmesini talep etmiştir. Dairemizin kararında ve aşağıda dayanılan hukuki gerekçelerle Dairemizce önceki kararımızda direnilmesine oy birliği ile karar verilmiştir. DİRENME GEREKÇESİ; Öncelikle Yüksek Mahkeme de davadaki alacağın muaccel olmadığını kabul etmekte; İİK 302/6 maddesindeki çekişmeli, geciktirici koşula bağlı veya vadesi belirli olmayan alacakların dahi konkordato projesinde alacak kaydı olarak yer alması mümkün olduğu gerekçesine yer vermektedir. Ancak anılan maddenini son cümlesi "....Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır" denilmektedir. Somut davada vadesi belirli olmayan bir alacak değil taksitli ticari kredi söz konusu olup henüz vadesi gelmemiş alacak niteliğindedir, geciktirici koşul veya vadesi belirsiz bir alacak söz konusu değildir. Konkordato sürecindeki oylamaya katılmaya ilişkin hüküm alacağın esasına ilişkin yargılamayı yapan mahkeme için değil konkordato yargılamasını yürüten mahkemece karara bağlanan husustur. Nitekim son cümle alacağın esasına ilişkin ilerideki mahkeme kararının taraflar arasındaki hukuki ilişkiye esas alınacağını açıkça belirtmektedir. Banka kredi sözleşmelerinde alacağın muaccel olması taksitlerin vadesinde ödenmemesi üzerine veya sözleşme hükümlerine göre hesabın kat"ı işlemi ile oluşmaktadır. Genelikle de bankalar hesabı kat ederek atıfet süresi vermek suretiyle süreci yürütmektedir. Banka yönünden geçici mühlet tarihi itibarı ile muaccel bir alacak söz konusu değilse banka ancak sözleşme çerçevesinde taksitlerin konkordato sonuçlarına göre ödenmesini beklemek zorundadır. İİK 288. Maddesine göre de konkordato talebi üzerine sözleşmenin ve/veya hesabın kat'ı da yasaya aykırıdır. Diğer bir anlatımla banka davalıların konkordato talep etmelerinin hesabın veya sözleşmenin kat'ı sebebi yapamaz. Nitekim Yargıtay 11 HD'ninin 03/03/2025 gün ve 2024/2903 esas 2025/1424 karar sayılı ilamlarında da Dairemizin " konkordato geçici mühlet kararından önce vadesinde ödenmeyen kredi taksiti bulunmadığından davacı bankanın hesap kat tarihinde alacağının muaccel hale gelmediği, dolayısıyla alacağın kat edilmesinin koşullarının oluşmadığı, davacının geçici mühlet karar süresi içerisinde dava dışı asıl borçlunun kredi hesabını kat etmesinin konkordatonun asıl borçlunun tasarrufuna etkisi ve alacaklılar arasındaki eşitliğin korunması ilkesi ile asıl borçlunun komiser onayı olmaksızın ödeme yapamayacağı da gözetildiğinde yasaya ve genel kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğu, buna göre davacının takip tarihi itibarıyla muaccel alacağı bulunmadığından davalı kefil aleyhine icra takibi başlatamayacağı, dolayısıyla davanın reddine karar verilmesi gerekir...." gerekçesiyle verilen kararı onamıştır. Yüksek Mahkeme kararında esas itibarı ile banka alacağının muaccel olmadığını kabul etmekte ancak davacının alacağının tespit edilmemesi halinde konkordato projesi kapsamında ödenebilmesi için alacağın tespiti için davanın görülerek muaccel olmasa bile alacağın varlığının ve tutarının tespiti gerektiğine vurgu yapmıştır. İİK 308/b-1 maddesindeki dava niteliği itibarı ile eda davası olduğundan (doktrinde tespit davası ve eda davası tartışmaları bulunmakla birlikte baskın görüş eda davası olduğu yönündedir- Çiğdem Yazıcı Adi konkordatoda Çekişmeli Alacaklar Hakkında dava Bankacılar Dergisi Sayı 116 Sayfa 11; Kuru 2013 s.1500) dava tarihi itibarı ile muaccel bir alacağın varlığı şarttır, Muaccel bir alacak olmadığı halde dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Genel hükümler çerçevesinde yargılama yana alacağın esasına ilişkin yargılama yapılan mahkemenin alacağın varlığı ve muaccelliyeti kapsamında irdeleme yapması işin niteliği gereğidir. Mahkeme nasıl alacağın tutarına ilişkin incelemeyi esas hakkındaki delilere dayanarak yapıyorsa bundan önce alacağın geçici mühlet tarihi itibarı ile istenebilir olup olmadığını da gözetmelidir. Davanın esasına girebilmek için dava konusunun dava tarihi itibarı ile somut olayda ise hesabın kat'ı tarihi itibarı ile yasaya uygun muaccel olup olmadığını da araştırmalıdır. Konkordato sürecinin kendi içerisindeki eşitlik prensibinin doğal sonucu olan İİK 288 . Maddesinin İİK 308/b-1 maddesi kapsamında açılan davada gözetilmesi gerekir. Aksine kabul anılan maddenin fiilen uygulanmaması sonucunu doğurur ve muaccel olamayan alacağı muaccel alacağın önüne geçirir. Talep edilebilir bir alacağın mahkeme kararı ile de hüküm altına alınması yasaya aykırı olacaktır. Öte yandan davacı geciktirici koşula bağlı veya vadesi belirsiz alacağı olduğu iddiasında değildir. Davacıya göre hesabın kat'ı ile tüm alacak muaccel hale gelmiştir ve bankanın hesabı kat'ı da sözleşmeye uygundur. Davacının ileri sürmediği ve dayanmadığı bir hususun mahkemece dikkat alınması da mümkün değildir. Dairemiz bilirkişi incelemesi ile saptandığı üzere geçici mühlet tarihi itibarı ile gecikmiş taksit bulunmadığını ve geçici mühletin kesin mühletin sonucunu doğuracağına dair yasa hükmünü gözeterek davacı bankanın geçici mühlet tarihi itibarı ile muaccel bir alacağı olmadığını gerekçe yaparak hesabın sonrasındaki kat'ını İİK 288 maddeye aykırı bulmuştur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce de bu konudaki temyiz itirazları kabul edilmemiş 302/6 maddesindeki geciktirici koşula bağlı alacak ve vadesi belirsiz alacak hükümlerine atıf yapmıştır. Açıklandığı üzere davacı, alacağının bu iki kavrama dahil olduğunu iddia etmediği gibi zaten taksitli ticari kredi alacağı niteliği itibarı ile anılan alacak türlerinden değildir. Geçici mühlet tarihinden sonraki taksitlerin ödenmesi de konkordato hükümlerine tabi olacaktır. Bankanın hukuka aykırı olarak hesabı kat ederek vadesi gelmemiş taksitleri muaccel hale getirmesi eldeki davada korunması gereken bir hukuki değer değildir. Taksitler de konkordato sürecindeki gözetileceği için bozma ilamının bu gerekçesine de katılınmamıştır. İİK 308/b-1 maddesinde düzenlenen çekişmeli alacak hakkındaki davanın niteliği eda davasıdır. Eda davası olan anılan dava türünde ise genel hükümlere göre yargılama yapılmakta ve varsa alacağın tespiti ile yetinilmemekte infazı kabil tahsil hükmü kurulmaktadır. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda somut olaya gelince; Davacı; genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, sözleşmelerden kaynaklanan yetkiye dayalı kredilere son verildiğini iddia etmiş, Davalı ise; borçlu bulunmadığını, konkordato aşamasında yapılan ödemeler göz önünde bulundurularak davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda yazılı olduğu üzere nakdi alacak yönünden taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının kredi hesabını sözleşmeden kaynaklanan yetkiye dayalı kat ettiği, bakiye alacağın tahsili için işbu davanın açıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı asıl borçlu şirketin hesap kat tarihi itibarıyla ödemesi gecikmiş bir borcu bulunup bulunmadığı, asıl borçlu şirket hakkında geçici mühlet karar süresi içerisinde kredi hesabının davacı tarafından kat edilip edilemeyeceği, hesap kat tarihi itibarıyla ödemesi gecikmiş bir borç var ise ve geçici mühlet süresi içerisinde hesap kat edilebilecek ise davacının, dava tarihi itibarıyla davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacak var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında 19/04/2006 tarih ve 750.000-TL limitli, 06/09/2013 tarih ve 5.000.000-TL limitli, 08/05/2017 tarih ve 2.000.000-TL limitli, 01/02/2018 tarih ve 1.000.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, bu sözleşmeler çerçevesinde davalı borçlu şirkete krediler kullandırıldığı, sözleşmelerdeki yetkiye dayalı kredi ilişkisi sonlandırılarak borçlu hakkında Üsküdar 6. Noterliği'nin 27/12/2018 tarih ve 108546 yevmiye no'lu hesap özetini içerir ve hesabın kat edildiğini bildirir ihtarnamesinin düzenlenerek gönderildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Üsküdar 6. Noterliği'nin 27/12/2018 tarih ve 108546 yevmiye nolu işlemiyle, ... Bankası A.Ş. tarafından, asıl borçlu ... Çimento ... Ltd. Şti. ile kefil ...'e gönderilen ihtarname kapsamında; kredi sözleşmelerindeki yetkiye istinaden akid şirkete açılmış olan kredilere son verilerek kredilerin kat edildiği 27/12/2018 tarihi itibariyle; - TL kredilerden doğan 5.568.826,68-TL anapara, 87.716,72-TL faiz ve 2.718,09-TL BSMV olmak üzere toplam 5.659.261,49-TL'nin ödeme tarihine kadar işleyecek % 57 temerrüt faizi, komisyon, masraf ve tüm teferruatı ile birlikte 24 saat içinde ödenmesi, ... Sanayi T.A.Ş.'ne hitaben verilmiş olan 21/04/2017 tarih ve 100589 no'lu 100.000-TL'lık 1 adet teminat mektubu bedeli ile 625-TL komisyon ve 31,25-TL BSMV olmak üzere toplam 100.656,25-TL ile davalı şirkete verilen ve iade edilmeyen çek yapraklarından doğabilecek yasal yükümlülük tutarı olan 150.400-TL'nın de 24 saat içinde bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi, aksi takdirde muhataplar aleyhine yasal yollara başvurulacağı, takibe geçildiği takdirde ise % 57 oranında temerrüt faizi ve fer'ilerinin talep edileceği ihtar edilmiş, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlu ... Çimento ... Ltd. Şti.” ne 31/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 24 saatlik süre dikkate alındığında temerrütün 03/01/2019 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi asıl ve ek raporunda özetle;" tabloda detayları betirtilen taksitli ticari kredilerin, davalı borçlu ... Çimento İnş... San, Ltd. Şti.'ne kullandırıldığı ve geçici mühlet tarihi olan 06/12/2018 itibariyle ödenmeyen taksit tutarının olmadığının anlaşıldığı, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında değişik tarihlerde ve toplam 8.750.000-TL limitli 4 adet Genel Kredi Sözleşmesinin akdedilerek bahse konu kredi sözleşmelerine istinaden müşteriye taksitli ticari kredi, teminat mektubu ve çek kredisi kullandırıldığı, borçlu şirketin, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/891 E. sayılı dosyası ile konkordato talepli dava açtığı, mahkeme tarafından, 06/12/2018 tarihinde 3 ay geçici mühlet, 03/05/2019 tarihinde ise 1 yıllık kesin mühlet verildiği, 10/09/2020 tarihinde davacı şirketin konkordato projesinin kabulüne ve konkordataya tabi alacakların 2021 yılı Ağustos ayından başlamak üzere 53 eşit taksit halinde ödenmesine karar verildiği, davacı banka tarafından, adı geçen firmadan 30/01/2019 tarihi itibariyle 4.851.954,91TL nakit alacağı olduğu hususunun Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/891 E. sayılı dosyasına ve Konkordato Komiserliği'ne bildirildiği, ancak Konkordato Komiserliği'nin 16/09/2020 tarihli kararı ile talep edilen tutarın 1.999.265,63-TL'lık kısmının kabul edilmesi sonucunda çekişmeli hale gelen 2.852.689,28-TL alacağın tespiti ve kabulü ile anılan borç tutarının İİK'nun 308/b maddesi uyarınca konkordato tasdik kararı veren Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından belirlenecek bir bankaya borçlu davalı tarafından yatırılması talepli işbu davanın açıldığı, dosyada mevcut olan veya yerinde yaptığımız inceleme esnasında talep edilerek dosyaya kazandırılan belgeler ve davacı vekilince itiraz dilekçesinde sunulan belgeler üzerinden yapılan incelemeler sonucunda; Geçici mühlet tarihi olan 06/12/2018 itibariyle yapılan hesaplamada, davacı bankanın davalı asıl borçlu şirketten 5.783.967,13-TL asıl alacak, 33.137,66-TL işlemiş faiz ve 1.656,85-TL BSMV olmak üzere toplam 5.818.761,64-TL nakit ve 350.400- TL gayrinakit (2 ader mer'i teminat mektubu ve 94 adet çek yaprağının garanti tutarlarından kaynaklı) alacağının olduğunun belirlendiği, Konkordato Komiser Kurulu'nun 16/09/2020 tarihli kararı ile kabul edilen 1.999.265,63-TL nakdi alacağın düşülmesi sonucunda, davacı bankanın davalı asıl borçludan geçici mühlet tarihi 06/12/2018 itibariyle (5.818.761,64 - 1.999.265,63)= 3.819.469,01-TL daha nakit ve 350.400- TL gaytinakit (mer'i teminat mektubu ve çek garanti tutarlarından kaynaklı) alacağının olduğu sonucuna varıldığı" hususları tespit edilmiştir. Davalı asıl borçlu şirket hakkında Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/891 Esas sayılı dosyası ile konkordato davası açılmış, yapılan yargılama sonunda 2020/378 Karar sayılı karar ile anılan şirketin konkordato tasdik talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı bir kısım alacaklılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2020/1595 E., 2020/1320 K. sayılı ilamıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı da bir kısım alacaklılar vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/2011 Esas 2022/362 Karar sayılı ilamıyla usul yönünden istinaf mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2022/427 Esas 2022/688 Karar sayılı kararıyla daire kararında direnilmesine oy çokluğu ile karar verildiği, direnme kararı üzerine bu kez Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/21 Esas 2023/491 Karar sayılı ilamıyla direnme kararını uygun bulunarak 09/02/2023 tarihli ilamıyla onama kararı verdiği, davalı asıl borçlu şirket yönünden konkordato tasdik kararının böylelikle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalı asıl borçlu ... Çimento ... Ltd. Şti.'nin konkordato tasdik talebiyle açılmış yukarıda yargılama sefahati açıklanan davada; borçlu şirket hakkında 06/12/2018 tarihinde 3 ay süreli geçici mühlet kararı verildiği, 03/05/2019 tarihinde de şirket hakkında 1 yıl süreli kesin mühlet kararı verildiği görülmüştür. Davacı bankanın, davalı asıl borçlu şirket hakkında açılan konkordato davasında yapılan alacaklılar toplantısında olumsuz oy kullandığı, hesap kat'ı ve ihtarının ise, sözleşmelerden kaynaklanan yetkiye dayalı olarak 27/12/2018 tarihinde geçici mühlet kararı sonrası ve mühlet süresi içinde gerçekleştirildiği görülmüştür. İİK'nun 288/1. maddesi "Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur." hükmünü, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı İİK'nun 294. maddesi "1- Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 2- 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. 3- Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. 4- Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır." hükmünü içermektedir. Yukarıda açıklanan ilke ve kurallar uyarınca tartışılması gereken husus, davalı asıl borçlu hakkında kredi hesapları geçici mühlet karar süresi içerisinde kat edildiğinden geçici mühlet tarihinden önce hesabın kat edilme koşullarının oluşup oluşmadığıdır. Bunun tespiti için ise, geçici mühlet tarihinden önce dava dışı asıl borçlunun kredi ödemelerinde aksama bulunup bulunmadığı, ödenmeyen bir kredi taksiti olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Yargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yapılan incelemeyi içeren bilirkişi raporunda dava dışı asıl borçlunun geçici mühlet karar tarihi olan 06/12/2018 tarihinden önce ödenmeyen bir kredi taksitinin veya son ödeme günü geçmiş kredi kartı borcu bulunmadığı, borç olarak belirtilen tutarların hesap kat'ı nedeniyle vadesi henüz gelmemiş bakiye kredi ve kredi kartı borcu olduğu bilirkişi raporu ile davacı banka kayıtları kapsamından tespit edilmiştir. Hal böyle olunca; geçici mühlet tarihinden önce dava dışı asıl borçlunun vadesinde ödemediği kredi taksiti ve kredi kartı borcu bulunmadığı, geçici mühlet karar tarihinden önce davacının kredi hesabını kat etme koşullarının oluşmadığı, geçici mühlet karar tarihinden önce vadesinde ödenmeyen kredi taksiti bulunmadığından davacı bankanın hesap kat tarihinde alacağının muaccel hale gelmediği, davacının geçici mühlet karar süresi içerisinde dava dışı asıl borçlunun kredi hesabını kat etmesinin, İİK'nun 288/1 maddesi hükümleri uyarınca konkordatonun, asıl borçlunun tasarrufu ile sözleşmelere etkisi ve alacaklılar arasındaki eşitliğin korunması ilkesiyle asıl borçlunun komiser onayı olmaksızın ödeme yapamaması hususu da gözetildiğinde; davacı bankaca, vadesi henüz gelmemiş bakiye kredi ve kredi kartı borcuna yönelik hesabın kat edilmesinin yasaya ve genel kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğu anlaşılarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal nitelikli ve Dairemizce, benzer bir uyuşmazlıkta verilmiş olan 2022/298/ E., 2024/395 K. sayılı ilamının onanmasına ilişkin 03/03/2025 tarihli, 2024/2093 E., 2025/1424 K. Sayılı onama ilamı kapsamı da dikkate alındığında; mahkemece, davacının, geçici mühlet tarihinde muaccel bir alacağı bulunmadığından davanın reddine yönelik karar verilmesi gerekirken yanılgılı ve yanlış gerekçe ile yazılı şekilde davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulması isabetsiz olup yasa ve usule aykırı olmuştur. Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)-1-Dairemizin 23/05/2025 gün ve 2022/1920 Esas 2025/562 Karar sayılı kararında DİRENİLMESİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarih ve 2020/473 Esas 2022/501 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 48.716,80-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 48.101,40 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 372.215,06-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödemesine, 6-6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-10,14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 48.716,80-TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf başvuru gideri ve 77,00-TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 297,70-TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Ankara 16. İcra Dairesi'nin 2022/15254 sayılı takip dosyasına davalı tarafından sunulan ... Şubesi tarafından verilme 05/10/2022 tarih 0614MW025054 numaralı 208.000-TL bedelli teminat mektubunun İİK'nun 36. maddesi uyarınca davalıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında açılan duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı da gözetilerek taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/02/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -