7. Hukuk Dairesi 2013/19963 E. , 2013/18408 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 155 ada 33 parsel sayılı 618,33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalı ... ve arkadaşları adına tespit ed…
**7. Hukuk Dairesi 2013/19963 E. , 2013/18408 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 155 ada 33 parsel sayılı 618,33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalı ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu ve vergi kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 155 ada 33 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu 155 ada 33 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafın tutunduğu Mart 1927 tarih ve 40 sayılı tapu kaydı ile 1937 tarih ve 561 tahrir nolu vergi kaydı kapsamında kalmadığı, davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı, dava konusu 155 ada 33 parsel sayılı taşınmaz için Mart 1927 tarih ve 40 sayılı tapu kaydı ile 1937 tarih ve 561 tahrir nolu vergi kaydına dayanmıştır. Mahkemece, tapu ve vergi kayıtları mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamış, davacı tarafından aynı tapu ve vergi kaydına dayanılarak açılan davaların birlikte görülmesinin usul ekonomisi yönünden gerekli olduğu gözardı edilmiştir. Sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için, davacı tarafından 155 ada 24, 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak aynı tapu ve vergi kaydına dayanılarak açıldığı anlaşılan dava dosyalarının birleştirilmesi düşünülmeli, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişi huzuruyla yeniden keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında davacının dayandığı kayıtlar ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup, hudutları mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, davaya konu edilen taşınmazın niteliği, intikali, davalı tarafın zilyetliği sürdürülüş biçimi, davacı tarafın zilyetliği terk iradesinin bulunup bulunmadığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.