11. Hukuk Dairesi 2009/2810 E. , 2011/1149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 21.10.2008 tarih ve 2007/47 - 2008/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.02.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı Koza Gemi Kiralama ve Nak.A.Ş. avukatı .... ve ihbar olunan İstanbul Madencilik Tic.A.Ş. avukatı ... geli
**11. Hukuk Dairesi 2009/2810 E. , 2011/1149 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 21.10.2008 tarih ve 2007/47 - 2008/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.02.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı Koza Gemi Kiralama ve Nak.A.Ş. avukatı .... ve ihbar olunan İstanbul Madencilik Tic.A.Ş. avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin MELTEM G gemisinin donatanı olduğunu, taraflar arasında gemi kapasitesi kadar dökme kömür yükü taşınması için navlun sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede sürastarya süresinin 1 gün 20 saat 42 dakika olarak belirlendiğini, demuraj ücretinin ve buz nedeniyle beklenecek günlerin zamandan sayılacağının ve bu günler için davalının taşıyana sürastarya ücreti ödemeyi kabul ettiği halde buzlanma nedeniyle fors majör ilan ettiği, bilahare davacı tarafından gönderilen ihtarlara cevap vermeyerek akdi zımnen feshettiğini ileri sürerek 12.287,50 USD sürastarya ücreti ile 50.287,50 USD pişmanlık navlunu alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, navlun sözleşmesinin müvekkili tarafından değil davacı tarafından feshedildiğini, geminin 25 Aralık 2002 tarihinde Kertch’e ulaşmış olmasına rağmen Kertch kanalındaki ve Azak denizindeki buzlanma nedeniyle geminin ana makinasının yeterli olmaması nedeniyle Kertch’de beklemek zorunda kalıp, yükleme limanı olan Mariupol’e varamadığını, davacının yükleme limanına varamamış olmasına karşın hazırlık ihbarı verdiğini, 26 Aralıkta Liman Başkanlığı tarafından buzla mücadele ilan edildiğini, hüküm süren koşulların mücbir sebep teşkil ettiğini, müvekkilinin kusursuz olup tazminat talebinin her ihtimalde fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve ayrık görüş içeren azınlık bilirkişi raporuna göre, sürastarya süresinin hazırlık ihbarı üzerine başlayabilmesi için ihbarın geçerli bir ihbar olması gerektiği, taraflar arasındaki navlun sözleşmesinde hazırlık ihbarının Kertch pilotaj alanında verilebilmesinin liman makamlarınca buz kampanyasının ilan edilmiş olması şartına bağlandığı, buz kampanyasının ise hazırlık ihbarının verilmesinden sonra ilan edildiği, bu nedenle hazırlık ihbarı verilmesinin sürastarya süresini başlatmayacağı, sözleşme şartı uyarınca Kertch pilotaj sahasında hazırlık ihbarının verilebileceği kabul edilse dahi Kertch yanaşma pilottan, Marıupol limandan ayrılma noktasına kadar zaman sayımının yapılamayacağı, sürastarya süresinin dolmadığı, kançello şartına uymamanın taşıtana fesih hakkı verdiği, davalının da keyfi fesih hakkı kullanımının söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava davacının donatanı olduğu “MELTEM G” isimli geminin gemi kapasitesi kadar dökme kömür yükünün Mariupol’dan Polisan/Diliskelesi limanına taşınması hususunda 17.12.2002 tarihinde akdedilen navlun sözleşmesinden doğan sürastarya ücreti ile pişmanlık navlunu alacağına ilişkindir. Mahkemece Prof.Dr ...., Doç.Dr..., Araş.Gör.....’dan alınan ilk bilirkişi raporunda davacı taşıyanın TTK’nun 1043. maddesine dayanarak sözleşmeden cayma, yolculuk başlamadığı ve gemi yükleme limanında bulunmayıp yükü almak için başka bir yerden buraya geldiği içinde navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak isteme hakkına sahip bulunduğu, ayrıca hem TTK’nun 1036/4. maddesi ve hem de sözleşmeye konulan buzlanma klozu uyarınca buzlanma gibi tesadüfü olaylar neticesinde yükün gemiye alınmadığı günler bekleme süresinden sayıldığı için davacının 12.287.50 USD sürastarya alacağı olduğu belirtilmiş, mahkemece alınan 10.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda Doç.Dr.Sezer Ilgın ve Kpt.Yrd.Doç.Dr.....’tan oluşan çoğunluk görüşünde taraflar arasındaki navlun sözleşmesinde yer alan “Buz Klozu”da değerlendirilmek suretiyle davacının TTK’nun 1042.maddesi gereğince kararlaştırılan navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak talep edebileceği, hesap edilen sürastarya bedelinin 11.075 USD olmasına karşın olayda gerek sözlşmenin icra edilmemiş olması, gerekse alınacak pişmanlık navlununun verilmesi amacının sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermek değil, bozulan dengenin düzeltilmesini amaçladığından olayda sadece pişmanlık navlununun kabulünün hakkaniyete uygun olacağı belirtilmiş, ayrık görüş sunan Prof.Dr.İnci Kaner tarafından ise hazırlık ihbarının geçerli olmadığı ve sürastarya süresinin başlamadığı, kaldı ki ihbar geçerli sayılsaydı bile sürastarya süresinin Marıupol pilot ayrılma noktasından itibaren işleyemeye başlayacağı, geminin bu limana hiç gitmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin keyfi olarak taşıtan tarafından kullanıldığının söylenemeyeceği böylece davacının sürastarya ve pişmanlık navlunu talep hakkının bulunmadığı gerekçelerine yer verilmiş, söz konusu bilirkişilerce ek raporda da bir uyuşma söz konusu olmamış ve bilirkişiler görüşlerini tekrarlamışlardır. Tüm bu aşamalardan sonra mahkemece ikinci bilirkişi raporunun ayrık görüşü doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmiştir. HUMK’nun 286.maddesi uyarınca bilirkişinin düşüncesi ve oyu hakimi takyit etmez. Bilirkişi raporunun hükme yeterli olmadığını gören hakim HUMK’nun 284.maddesine uygun yeniden bilirkişi seçerek inceleme yaptırmaya yetkilidir. Ancak hakim kendisini bilirkişi yerine koyarak çözülmesi özel bilgiyi gerektiren bir konu hakkında düşünce koymak suretiyle bilirkişinin yaptığı işi bizzat yapmış olması usul hükümlerine aykırı olduğu gibi, bilirkişilerin beyanları arasında uyuşmazlık çıkması halinde hakim, çoğunluğun görüşüne katılabilirse de, azınlıkta kalan bilirkişinin görüşünü esas alarak karar veremez.Mahkemece bu yön gözetilmeden azınlıkta kalan bilirkişi görüşüne itibar edilerek ve bu arada davada davalı asilin bizzat vekil ile temsil edilmesine rağmen davalı Koza Gemi Kiralama ve Nak.A.Ş’nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gibi bir belirlemenin yapılmış olması da hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.