7. Hukuk Dairesi 2023/1531 E. , 2023/5202 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/278 E., 2022/361 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilm…
**7. Hukuk Dairesi 2023/1531 E. , 2023/5202 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/278 E., 2022/361 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılardan davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalılardan davalılardan ... vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31.10.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalılardan ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 95 ada 34 parsel üzerindeki 4 numaralı bağımsız bölümün 1992 yılında ölen ortak miras bırakan ... ...'dan kaldığını, mirasçıların 1997 yılında taşınmazı taksim ettiklerini, taksim neticesinde taşınmaz üzerindeki dava dışı 3 No.lu bağımsız bölüm ile dava konusu 4 No.lu bağımsız bölümün vekil edenine düştüğünü, 1998 yılında dairenin iyileştirilmesi için yüklü masraf yapıldığını, davalıların tapuda devir yapmaya yanaşmadıklarını ileri sürerek davalılar adına kayıtlı payların iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davalılara ödenmiş 296.050 TL ile 254.050 Amerikan Doları tutarındaki paranın davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan ... 18.04.2013 tarihli oturumda, davayı kabul ettiğini, ortak muristen kalan taşınmazlardan 1997 yılında mirasçılar arasında yapılan taksim neticesinde 3 ve 4 No.lu bağımsız bölümün davacıya düştüğünü, taşınmaz üzerinde kendisi ve kız kardeşinin ... bulunmadığını, karşılıklı ... nedeniyle yazılı bir belge düzenlenmediğini, taşınmaz arasındaki farklar karşılığında davalı ...'e 77.000 Dolar, kendisine ise 64.000 Dolar ödendiğini bildirmiştir. 2. Davalı ... vekili, davanın yersiz açıldığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki payın satılmadığını, satış bedelinin alınmadığını, dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin geçtiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.12.2013 tarihli ve 2012/654 Esas, 2013/556 Karar ... kararıyla; davalı ... hakkındaki davanın vaki kabul, davalı ... hakkındaki davanın kanıtlanması nedeniyle kabulüne, dava konusu 95 ada 34 parsel 4 No.lu bağımsız bölüm üzerindeki davalılara ait 1/3'er payın iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.01.2015 tarihli ve 2014/23094 Esas, 2015/1608 Karar ... ilamıyla; “...davacı vekili, taşınmazın 1997 yılında mirasçılar arasında yapılan sözlü taksim sonunda vekil edenine kaldığını ileri sürmüştür. Ortak miras bırakan ... ..., 1992 yılında ölmüştür. Taksimin yapıldığı ileri sürülen tarihte dava konusu taşınmaz tapuda ortak miras bırakan adına kayıtlı olup elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. TMK'nın 676 ncı hükmüne göre paylaşım sözleşmeleri yazılı yapılması koşuluyla geçerlidir. Kanunda yazılı şekil, geçerlilik koşulu olup taraflar arasında yapılmış yazılı bir paylaşım sözleşmesi bulunmamaktadır. Taksim hususu yazılı belgeyle kanıtlanmadığına göre, davalı ... payına yönelik olarak açılan pay iptali ve tescil talebine ilişkin davanın reddi ile alacak isteği yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 16.09.2021 tarihli ve 2017/361 Esas, 2021/569 Karar ... kararı ile; davalı ... hakkındaki davanın vaki kabul nedeniyle kabulüne, dava konusu 95 ada 34 parsel 4 No.lu bağımsız bölüm üzerindeki davalıya ait 1/3 payın iptaliyle davacı adına tapuya tesciline, diğer davalı ... hakkında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılardan ... ve davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.11.2017 tarihli ve 2016/9989 Esas, 2017/15644 Karar ... ilamıyla; “...taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalı ...’na muristen kalan taşınmazdaki bağımsız bölümlerin paylaşımı konsunuda ödeme yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır, Davacı vekili, davalı ...’na 84.734,00 USD ve 148.025,00 TL ödeme yapıldığını bildirmiş, davalı ... vekili ise ödemelerin davalı ...’in, davacıya bağımsız bölümdeki hissesini satması nedeniyle değil, davacıyı evlat edinen ve sonrasında vefat eden tarafların teyzeleri ...’dan kalma taşınmazların satımından elde edilen paranın paylaşımı nedeniyle yapıldığını savunmaktadır. Davalılardan ... ise, murisin vefatı ile davacı ve diğer davalı ile birlikte aralarında yaptıkları anlaşma neticesinde eksperin belirlediği 570.000,00 USD üzerinden taşınmazı paylaştıklarını, davalı ...’in 2 No.lu kendisinin ise 1 No.lu daireyi aldıklarını, davacının aradaki fark olan 64.000,00 USD yi kendisine, 77.000,00 USD yi ise ...’e ödediğini, daha sonra teyzeleri ...’ın vefatı ile taşınmazlarının satımından elde edilen paradan da talepleri üzerine davacının kendilerine para gönderdiğini, ne kendisinin ne de diğer davalının dava konusu taşınmazda hakkının olmadığını belirterek açılan davayı kabul ettiğini bildirmiştir. 6100 ... HMK'nın 200 üncü maddesinde, miktar ve değeri belli bir miktarın üzerinde olan hukuki işlemlerin senetle ispat edilmesi gerektiği, aynı Kanunun 201 nci maddesinde de, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. 6100 ... HMK'nın 203 üncü maddesinde ise senetle ispat yasağının istisnaları düzenlenmiş olup, HMK 203 üncü maddesinde, altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde, tanık dinlenebileceği hususu hüküm altına alınmıştır. Yargılama esnasında dinlenen davalı ... tanıkları beyanlarında, muris babaları vefat edince davacı ve davalıların aralarında taşınmazı paylaştıklarını, taşınmazların değerini tespit için getirilen eksperin belirlediği fiyat üzerinden davacının her iki davalıya ödemeler yaptığını beyan etmişlerdir. Hal böyle olunca mahkemece adı geçen tanık ifadelerinin yeniden ayrıntılı olarak tespiti ile davacının davalı ...'na yapılan ödeme miktarının belirlenmesi suretiyle hüküm tesisi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın davalı ... bakımından reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiştir. 2- Ayrıca kabule göre de; davalı ... bakımından kabul nedeniyle kabul kararı verilen hükmün incelenmesinde; dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu taşınmazın 95 ada 34 parsel olmasına rağmen hükümde '..95 ada 35 parselde...' bulunan denilerek infazda tereddüde yol açacak şekilde yanılgıya düşülerek hatalı parsel üzerinden hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir....” gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemein yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; davalı ... hakkındaki davanın vaki kabul, davalı ... hakkındaki davanın kanıtlanması nedeniyle kabulüne, dava konusu 95 ada 34 parsel 4 No.lu bağımsız bölüm üzerindeki davalılara ait 1/3'er payın iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Mahkemece önceki bozma ilamlarına uyma kararı verilmesine rağmen vekil edeni aleyhine tapu iptali ve tescil kararı verildiğini, 2. Davacının usulü kazanılmış haklarının ihlal edildiğini, 3. İlk bozma ilamı doğrultusunda tapu iptali ve tescil talebinin reddi gerektiğini, 4. Diğer davalının baskısı altında verilen tanık beyanları üzerinden 2007 ve 2008 yıllarında yapılan ödemelerin hisse karşılığı yapılan ödeme olarak kabul edilmesinin doğru olmadığını, 5. Islah yolu ile yaptıkları tanık dinletme taleplerinin hukuksuz şekilde reddedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 ... ... Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 676 inci maddesi, 2. Usuli müktesep hak, bir davada taraflar, mahkeme ve Yargıtay tarafından yapılmış ve istisnalar kapsamında olmayan bir işlemle taraflardan biri lehine doğmuş, uyulması zorunlu olan ... ifade eder. 3. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararını uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış bir hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli müktesep hak gerçekleşebilir. 3. Değerlendirme 1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, Mahkemenin, ilk kararda davalılardan ... hakkındaki tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verildiği, hükmün ilgili tarafından temyiz edilmesine üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.01.2015 tarihli ve 2014/23094 Esas, 2015/1608 Karar ... ilamıyla “.... Taksim hususu yazılı belgeyle kanıtlanmadığına göre, davalı ... payına yönelik olarak açılan pay iptali ve tescil talebine ilişkin davanın reddi ile alacak isteği yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulduğu anlaşılmaktadır. 2. Mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına rağmen son kararda, davalılardan ... hakkında yeniden tapu iptali ve tescil kararı verildiği görülmektedir. 3. Bozma ilamına uyulmasına dair karardan sonra davalılardan ... lehine usulü kazanılmış hak doğmuştur. 4. Bu sebeple ilgili davalı hakkında verilen tapu iptali ve tescil kararı doğru değildir. 5. Mahkemece, uyma kararı verilen bozma ilamları doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde (usuli kazanılmış hak ihlal edilerek) sonuca gidilmesi hatalı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıdaki paragraflarda açıklanan nedenlerle, davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL’nin davacıdan alınarak davalılardan ...’na verilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.