13. Ceza Dairesi 2016/641 E. , 2017/10049 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık tarafından verilen 28/07/2015 tarihli eski hale getirme, temyiz ve infazın durdurulmasına ilişkin dilekçede karar ve tebliğ tarihi itibariyle sanığın askeri cezaevinde bulunduğunun belirtildiği, temyiz dilekçesi ve eski hale getirme talepli istemler hakkında karar verme yetk…
**13. Ceza Dairesi 2016/641 E. , 2017/10049 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık tarafından verilen 28/07/2015 tarihli eski hale getirme, temyiz ve infazın durdurulmasına ilişkin dilekçede karar ve tebliğ tarihi itibariyle sanığın askeri cezaevinde bulunduğunun belirtildiği, temyiz dilekçesi ve eski hale getirme talepli istemler hakkında karar verme yetkisinin Yargıtay'ın ilgili dairesinde olduğu dikkate alınarak yapılan incelemede; Tebligat Kanununun 19 maddesinde "Mevkuf ve mahkümlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder." hükmü gereğince sanığın karar ve tebligat tarihinde cezaevinde bulunması halinde, sanığa yapılacak tebligatın Tebligat Kanununun 19. maddesinin düzenlediği şekilde yapılması gerektiği, bununla birlikte sanığın mahkemedeki savunma adresine yapılan 05.12.2009 tarihli tebliğde, sanığın cezaevinde bulunduğuna dair annesi tarafından verilen bilgi üzerine sanığa bulunduğu belirtilen Gelibolu Kapalı Cezaevine tebligat çıkarıldığı ancak tanınmadığından tebligatın iade edildiği, bununla birlikte sanığın dilekçesinde askeri cezaevinde bulunduğunun belirtildiği, ayrıca askerlik şubesi ile yapılan yazışmada 21 Aralık 2009 tarihinde Gelibolu asker hastenesi tarafından verilen ''sanığın askerliğe elverişli değildir'' raporuyla terhis edildiği yani sanığın tebliğ tarihinde askerde olduğu anlaşılıp sanığın mahkemedeki savunma adresine daha önce tebligat yapılmamış olması nedeniyle Tebligat Kanununun 35. Maddesine göre yapılan tebligatın da usulsüz olduğu kabul edilerek sanığın eski hale getirme ve temyiz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı, 24.11.2015 günlü resmi gazetede yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkra ( b ) bendinde düzenlenen seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına'' hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamaya yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından TCK 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden (b) bendinin çıkartılması suretiyle,eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.