11. Hukuk Dairesi 2018/2314 E. , 2019/3868 K. MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/11/2016 tarih ve 2014/511 - 2016/471 sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/02/2018 tarih ve 2017/832-2018/105 sayılı kararın Yargıtayca …
**11. Hukuk Dairesi 2018/2314 E. , 2019/3868 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/11/2016 tarih ve 2014/511 - 2016/471 sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/02/2018 tarih ve 2017/832-2018/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacıların davalı şirkette toplamda %25 hisseye sahip olduklarını, davalı şirketin 10/06/2013 gününde yapılan genel kurul toplantısının 9. gündem maddesi ile esas sözleşmeye 33. madde eklenmesinin öngördüğünü, söz konusu esas sözleşme değişikliği ile ortaklar genel kuruluna şirket menfaatlerine aykırı davranan ortak veya şirket tarafından hakkında icra takibi yapılan ortak için ortaklıktan çıkarma yetkisi tanındığını, ancak bu yetkinin sübjektif olarak uygulanabilecek bir mahiyete ve keyfiyete açık olduğunu, ayrıca iptali istenen esas sözleşme değişikliğinin oy birliği ile karara bağlanması gerektiğini ileri sürerek, dava konusu ortaklar genel kurulu kararının butlanına veya iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, alınan kararların hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, dava konusu Genel Kurul kararının subjektif nitelik taşıdığı, keyfi uygulamalara yol açabileceği, hakkaniyet ve iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile alınan kararın mutlak butlan ile malûl olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce, düzenlemenin subjektif olduğu, mutlak butlanla batıl bir karar olduğu ve ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.