2. Ceza Dairesi 2010/19001 E. , 2010/21753 K. "İçtihat Metni" Basit yaralama suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 62/1. maddeleri gereğince 365,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, (BULDAN) Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2006 tarihli ve 2005/287 esas, 2006/190 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/05/2010 gün ve 2010/5003/27980 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
**2. Ceza Dairesi 2010/19001 E. , 2010/21753 K.** **"İçtihat Metni"** Basit yaralama suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 62/1. maddeleri gereğince 365,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, (BULDAN) Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2006 tarihli ve 2005/287 esas, 2006/190 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/05/2010 gün ve 2010/5003/27980 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/05/2010 gün ve 2010/121801 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Kararın hüküm kısmında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı olarak uygulanan kanun maddesi gösterilmemiş ise de, gerekçe kısmında sanığın 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesine göre cezalandırılmasına karar verildiğinin gösterilmiş olması karşısında, bu eksikliğin mahallinde giderilebileceği düşüncesiyle yapılan incelemede; Sanığın basit yaralama olarak tespit edilen eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan para cezası seçilmek suretiyle doğrudan 450,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılması şeklinde hüküm kurulmuş ise de; kararın gerekçe bölümünde asgari hadden uzaklaşıldığına ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi, hüküm kısmında da cezanın teşdiden uygulandığına dair bir ifade bulunmaması karşısında, 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki haliyle para cezasının seçimi durumunda 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca temel ceza olarak tespit edilecek 5 gün tam sayısı üzerinden öncelikle aynı Kanun'un 61/8. maddesi gereğince indirim yapılması ve belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle hesaplanacak adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Hükmün gerekçesinde, TCK.'nın 86/2.maddesi uyarınca hüküm kurulduğu belirtilmekle, anılan madde uyarınca uygulama yapıldığında tereddüt bulunmadığından, kısa kararda uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır. 5237 sayılı Yasanın 61.maddesinin 8.fıkrası hükmüne aykırı olarak, adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimlerin, gün üzerinden yapılmaması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BULDAN) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 03.10.2006 gün ve 2005/287, 2006/190 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, 5252 Sayılı Kanunun 5/2 maddesi ve 5237 Sayılı TCK.nun 7.maddesi ile 5083 sayılı kanunun 1 ve 2.maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle temel adli para cezasının alt ve üst sınırının 450,00 TL olması karşısında, mahkemece takdirin, alt sınırdan ceza tayini yönünde kullanıldığı kabul edilerek, sanığın, 5237 sayılı Yasanın 86/2.maddesi uyarınca adli para cezasında gün sayısının 5 tam gün olarak belirlenmesi suretiyle cezalandırılmasına, aynı yasanın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim ile adli para cezasına esas alınan gün sayısının 4 güne indirilmesine, TCK.’nın 52.maddesi uyarınca bir gün karşılığı 20,00 TL'.den hesaplanarak, sanığın 80,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 30.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.