12. Hukuk Dairesi 2018/9841 E. , 2019/619 K. "" ...... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun, satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ve…
**12. Hukuk Dairesi 2018/9841 E. , 2019/619 K.** **"İçtihat Metni"** ...... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun, satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ve sair fesih nedenlerini ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ...... Mahkemesi’nin 26/04/2017 tarih ve 2016/876 E.- 2017/285 K. sayılı kararı ile ihalenin feshine karar verildiği, alacaklının ihalenin feshine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurduğu, ....... Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 15/02/2018 tarih ve 2017/2703 E. - 2018/368 K. sayılı kararı ile alacaklının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun TK'nun 17. maddesinde; "Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" hükmünü içermektedir. Yine Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesinde; "Belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlere, o yerde de tebligat yapılabilir. Muhatabın işyerinde bulunmaması halinde tebliğ, aynı yerde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır....” hükmünü içermektedir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunun 22. maddesinde ise; “Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, borçlu adına kendisine tebligat yapılan kişinin 18 yaşından küçük olması, mutlaka tebliğ işleminin usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde, bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Mahkemece, her somut olayın özelliği, cereyan şekli, gerçekleşen maddi olgular en ufak ayrıntılarına kadar göz önünde bulundurulup iddia tahkik edilmelidir. H.G.K.nun 07.04.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabilir. ./.. -2-