11. Hukuk Dairesi 2023/5399 E. , 2024/4903 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/223 Esas, 2023/80 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/10 E., 2020/194 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi …
**11. Hukuk Dairesi 2023/5399 E. , 2024/4903 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/223 Esas, 2023/80 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/10 E., 2020/194 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin meşhur ONDULINE GROUP'un doğrudan yatırımı olduğunu ve 1994 yılında kurulduğunu, Onduline Group’un, dünyanın ilk hafif çatı kaplama ve kiremit altı levhası üreticisi olduğunu, Fransa, Türkiye, Rusya, İspanya, Polonya, Malezya, Brezilya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde 11 üretim birimi bulunduğunu, Onduline Group'un doğrudan yatırımı olan Onduline Avrasya’nın ise 1994 yılında kurulduğunu, inşaat profesyonelleri ve son kullanıcılar tarafından yaygın olarak bilindiğini ve tercih edildiğini, davalı şahsa ait olan 2013 97103 ve 2013 53479 sayılı ONDUMİT marka tescillerinin, davacı tarafça tespiti üzerine, anılan marka tescillerinin hükümsüzlüğü talebiyle dava ikame edildiğini, davalı markalarının hükümsüzlüğü için mesnet gösterilen "ONDULINE" markalarının ONDULINE GROUP' a ait olduğunu, davacının ise, marka sahibi Onduline Group' un doğrudan yatırımı olmakla birlikte Türkiye'de "ONDULINE" markalı ürünlerin satışından ve ONDULINE markasının korunmasından doğrudan sorumlu olduğunu, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca huzurdaki davayı açmakta menfaati bulunduğunu, dava konusu markanın 7, davacı mesnet markalarının ise 8 karakterden oluştuğunu, benzerlik incelemesine konu markaların ilk 4 karakterinin (ONDU) ve 6. karakterinin birebir aynı olduğunu, Türkçe'de herhangi bir anlamı olmayan ONDU kelimesiyle başlayan ve benzer uzunlukta olan inceleme konusu markaların görsel olarak benzerliklerinin son derece yüksek olduğunu, ONDULINE ve ONDUMIT kelimelerinin Türkçe' de herhangi bir anlamının bulunmadığını, davalıya ait ONDUMİT markalarının bu seri markaların devamı olarak algılanabileceğini, davalı tarafın markaları ile mesnet markaların tescilli olduğu sınıfların aynı olduğunu, davalının davacı şirketin bulunduğu ve lideri olduğu sektörde faaliyet gösterdiğini, basiretli bir tacir olarak davacıya ait ONDULINE markasından haberdar olmamasının beklenemeyeceğini, tescilin kötü niyetli olduğunu belirterek, bu sebeplerle davalı şahsa ait 2013 97103 ve 2013 53479 numaralı "ONDUMİT" markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın uzun sure sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, markaların bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığını, bu nedenle, markalar arasında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağının düşünüldüğünü, "ONDULE" ibaresinin ticaret alanında cins vasıf tür bildiren bir ibare olduğunu, herkesin kullanımına açık bir ibareden türeyen ayırt ediciliği düşük marka seçen davacının işbu davayı açmakta kötü niyetinin bulunduğunu, "ONDULE" kelimesinin Fransızca olduğunu, Fransızca’ da "dalgalı" anlamına geldiğini, davalının "ONDUMİT" markasını ilk kez ihdas eden, piyasaya süren, ilk kez kendi adına tescil ettiren gerçek hak sahibi olduğunu, markasını ilk kez 2013 yılında tescil ettiren ve ayrıca ticaret unvanı olarak da kullanan davalının marka üzerinde tek gerçek hak sahibi olduğunu, "ONDU" ibaresinin sektörde cins, tür bildirdiğinden kimsenin tekeline verilmeyeceğini, davacının kendisine ayırt ediciliği düşük bir ibareyi marka olarak seçtiğini, davalı markalarının hükümsüzlük koşulları oluşmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin lisans sözleşmesi ile hak sahibi olduğu dava dışı Onduline şirketine ait 120134 numaralı "ONDULİNE" markasının ilk hecesinin "ONDU" olduğu, marka sahibinin bu markasını ilk hecesi "ONDU" olan "ONDUROOF", "ONDUPHONE", "ONDUBILLA", "ONDUBOARD", "ONDUGREEN", "ONDULINE SEALSMART" markalarını da çeşitli tarihlerde tescil ettirdiği, "ONDU" ibaresinin Türkçe bir anlamının bulunmadığı, her ne kadar Fransızca "ONDULE" ibaresinin Türkçe karşılığı dalgalı ise de, davacının dayandığı markasının "ONUDULİNE" olması nedeniyle kendine özgü ve ayırt edici bir marka olduğu, davalı tarafın dalgalı çatı kaplamaları için cins ve nitelik belirttiği savunmalarının yerinde görülmediği, davalının tescil ettirdiği "ONDUMİT" markalarının da ilk hecesinin "ONDU" olduğu, davacı tarafın hak sahibi olduğu markaların tüm dünyada ve Türkiye'de çatı kaplamaları ve benzer ürünler için oldukça yüksek bir bilinirliğinin bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen şekilde davalının davacı tarafın hak sahibi olduğu bu markaların tanınmışlığından haksız bir yarar elde edebileceği, davalının bu markaları tescil ettirmesi için haklı bir nedeni bulunmadığı, bu nedenle davacı taraf ait markaların bilinir olduğu ve tescil kapsamında bulunan veya tescil kapsamındaki mallarla ilişkili olan davalıya ait 2013 53479 tescil numaralı "ONDUMİT" markasının tescilli olduğu 19. sınıftaki "tabaka veya şerit halinde tabii veya sentetik yüzey kaplamaları, ısı ile yapıştırılabilen sentetik kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar" ile 2013 97103 numaralı "ONDUMİT" markasının 17. sınıfta tescilli olduğu " kauçuk, gütaperka, lastik, amyant(asbest), mika veya bunlardan mamül toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler, yalıtım(izolasyon), dolgu ve tıkama malzemeleri (derz dolguları, contalar, o-ringler dahil)" malları için 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının yalnızca yüksek bilinirliği bulunan markaya benzer marka tescil ettirmesinin kötü niyetini kanıtlayamayacağı, davacı tarafın davalının markalarını kötü niyetle tescil ettirdiğini ispatlaması gerektiği, ancak buna ilişkin yeterli delil bulunmadığı, davalının markalarının tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı adına tescilli 2013 53479 numaralı "ONDUMİT" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına tescilli 2013 97103 numaralı "ONDUMİT" markasının 17. sınıfta tescilli olduğu " kauçuk, gütaperka, lastik, amyant(asbest), mika veya bunlardan mamül toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler, yalıtım(izolasyon), dolgu ve tıkama malzemeleri (derz dolguları, contalar, o-ringler dahil)" emtiaları için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk iki bilirkişi raporuna göre müvekkil markasının 2013'den beri tescili olup sektörde ayırt edicilik kazandırıldığını, markanın farklı olduğunun tespit edildiğini, son bilirkişi heyetinin önceki rapora katılmama gerekçelerini açıklamadıklarını, sektör bilirkişisinin değerlendirmesinde markaların karıştırılamayacğının tespit edildiğini, ürünlerin bilinçli tüketiciye hitap etmesinden dolayı karışıklığa yol açmayacağını, markanın sektörde 5 yıldır kullanıldığını, marka kullanımın kendi özgün markası şeklinde olduğunun raporda tespit edildiğini, müvekkilinin 5 yıldır markayı kullandığını, sessiz kalma yolu ile hak kaybı oluştuğunu, 2013 yılının önceki aylarına ilişkin delillerin gözardı edildiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, davacının kendisine ayırt ediciliği düşük bir marka seçtiğini, ONDULE ibaresinin cins, vasıf, tür bildiren bir ibare olduğunu, mahkemenin bu savunmaya hiç değinmediğini, ONDULE ibaresinin Fransızca "dalgalı" anlamına geldiğini, müvekkilinin ONDUMİT markasını ilk ihdas eden kişi olup 2013 de tescil ettirdiği gibi ticaret unvanı olarak da kullandığını, gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkili markasının ONDU ve MİT kelimelerinin birleşimi olduğunu, ONDU kelimesini kıvrımlı dalga olduğunu, MİT kelimesinin KİREMİT ibaresinden alındığını, tüketici nezdinde farklı izlenim yarattığını, müşterilerin tecrübeli ve bilgi sahibi kişiler olduğunu belirterek davanın kısmen kabul edilen kısımlar yönünden de reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk raporda ONDULİNE markasının tanınmış marka olduğu kabul edilmiş ise de markanın hitap ettiği tüketici kesiminin bilinçli tüketici olduğu kabul edilerek markalar arasında iltibas olmayacağın görüşüne varıldığı, ikinci bilirkişi raporunda markanın hitap ettiği tüketici kesiminin perakende alım yapacak kişilerden de oluşabileceği dikkate alınarak karşıklığa sebebiyet vereceği yönünde rapor tanzim edildiği, üçüncü bilirkişi raporunda da davacı yanın dayandığı seri markalar, tescil sınıfları dikkate alındığında davalı markalarının davacı markasının serisi izlenimi yaratacağına da değinilerek karşıklığa sebebiyet vereceğinin açıklandığı, birinci bilirkişi heyeti raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve delil durumuna uygun olmadığı, raporlar arasındaki çelişkinin 3. rapor ile giderildiği, davacı marka sahibi değil ise de ONDULİNE markası yönünden dosyaya sunulan inhisari lisans sözleşmesinin markanın davacı yanca Türkiye'de kullanımına ilişkin deliller, faturalar dikkate alındığında davacının dava açmakta hukuki menfaati ve aktif dava ehliyetinin olduğu, sessiz kalma yolu ile hak kaybı oluştuğundan söz edilemeyeceği, davalının ONDUMİT markalarının tescil tarihinde ONDULİNE markasının sektörde tanınmış olduğu dikkate alındığında markalar arasında benzerlik olduğu ve tüketici nezdinde seri marka izlenimi yaratarak karışıklığa sebebiyet vereceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Davacı, davalı adına tescilli 2013 97103 numaralı "ondumit" markası ve 2013 53479 numaralı "ONDUMİT" markasının, lisans hakkı sahibi olduğu "ONDULINE" markası ile iltibas oluşturduğu, tescilin kötü niyetli olduğu ve ONDULİNE markasının tanınmış marka olduğu iddiası ile markaların hükümsüzlüğünü istemiştir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.