İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ... AŞ'nin sattığı ya da aldığı çelik malzeme ile her türlü yükün taşınması işini 20.01.2017 tarihinden itibaren yapmaya başladığını, taşıma işinde haricen temin edilen başka nakliyecilere ait araçların da kullanıldığını, iç denetim …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1895 KARAR NO : 2025/2180 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİH: 16/06/2022 NUMARASI: 2020/481 Esas - 2022/451 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ... AŞ'nin sattığı ya da aldığı çelik malzeme ile her türlü yükün taşınması işini 20.01.2017 tarihinden itibaren yapmaya başladığını, taşıma işinde haricen temin edilen başka nakliyecilere ait araçların da kullanıldığını, iç denetim müdürü tarafından hazırlanan 25.12.2017 tarihli değerlendirme raporuna göre müvekkili şirketin 3 çalışanı ile davalı ... dahil 14 nakliyecinin ülkenin çeşitli kentlerine nakliye yapılmış gibi gerçekte yapılmayan işler için hayali sahte nakliye faturaları düzenlediklerini, faturaların ekine ...'e ait iç taşımada kullanılan sevk irsaliyelerinin üzerine elle bir takım alıcı ünvanları ve adresler yazarak sevk irsaliyelerini de bozmak suretiyle nakliye yapılmış gibi gösterdiklerini, ...'e ve müvekkiline ait başka faturaların eki olan sevk irsaliyelerini fotokopi ile birden fazla çoğaltmak suretiyle gerçekte taşıma yapılmadığı halde taşıma yapılmış gibi düzenlenen navlun faturalarının ekine koydukları bir kısım faturaları sevk irsaliyesi dahi olmadan muhasebe kaydına işlediklerini, kiralık araçlar için aylık navlun bedeli ödendiği halde bu araçlarla ayrıca nakliye yapılmış gibi tekrar navlun faturaları düzenlediklerini, gerçeğe aykırı fatura ve sevk irsaliyelerini muhasebe kaydına işlediklerini ve bu üç şirket çalışanının nakliyecilere ödeme yaptıktan sonra bu paraların bir kısmını şahsi banka hesaplarına havale ettirdikleri veya şahsen elden nakit olarak geri aldıklarını, böylece şirkete zarar vermek suretiyle haksız menfaat temin ettiklerini, muhasebe tarafından yapılan detaylı incelemelerde, davalının müvekkilinden haksız olarak aldığı tespit edilen 287.643,19-TL'nin tahsili için başlatılan İstanbul 24. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacının kendi araçlarının yeterli gelmemesi nedeniyle müvekkilinden nakliye ve komisyonculuk hizmeti aldığını, davacının talebi üzerine müvekkilinin piyasadan istenen miktarda araç temin ederek davacıya gönderdiğini, gönderilen araçlara yüklemenin ve irsaliye düzenlemesinin davacı tarafından yapıldığını, taşıma işlemi yapıldıktan ve imzalı irsaliyenin suretinin davacıya getirilmesinden sonra davacının bu irsaliyeye uygun olarak müvekkilinden fatura düzenlenmesini istediğini, davacının bu şekilde düzenlenen faturayı ve teslimat imzası içeren irsaliyeyi ekleyerek kendi şirket merkezine gönderdiğini, faturaların davacı şirketin merkezindeki ilgili birimler tarafından yapılan inceleme üzerine ödendiğini, davacının iddia ettiği şekilde bir usulsüzlük bulunması halinde davacının bu durumu fark etmesi ve ödemeyi yapmaması gerekeceğini, davacının iddia ettiği tahrifatın davacının kendi personeli tarafından yapılmış olabileceğini, eksik olan belgelerin de yine davacı personeli tarafından eksiltildiğini, davacının kendi personelinin yapmış olduğu usulsüzlük ve tahrifatı müvekkiline yükleyemeyeceğini, davacının basiretli olarak hareket etmesi gerektiğini, müvekkilin davacıya nakliye ücreti kadar fatura düzenlemekte, kamyon ve tır işletenlerinden ise komisyon miktarı düşülmüş miktar kadar fatura düzenlettirerek onlara yapılacak ödemeleri de kendi hesabından yapmakta olduğunu, komisyoncu olarak iş bulduğu araçlardan bir kısmının işleteni davacının çalışanı olan... olduğunu, davacının kendi personelinin yaptığı usulsüzlüğü müvekkile ödettirmeye çalıştığını belirterek davanın reddine, % 20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; bazı araçların aylık kira ve akaryakıt ödeme karşılığı kiralık araçlar olması ve bu nedenle fatura ekine konulup fatura üretilmemesi gerektiği halde fatura üretildiği, fatura ekine konulan ... dahili sevk irsaliyelerinin iç taşıma olmasına karşın başka güzergah nakliyesi gibi gösterildiği, ... dahili sevk irsaliyelerinin üzerindeki ticaret ünvanlarının tahrif edilerek başka ünvanlar yazılarak olmayan bir hizmetin olmuş gibi gösterildiği ve haksız fatura düzenlendiği, davalının usulüne uygun olarak hizmet verdiğine dair bilgi ve belge sunmadığı, Karadeniz Ereğli CBS'deki beyanına başvurulan ve davalı adına işlemleri yürüten ...'ın..., ... ve ...'nin faturaların altına usulsüz olarak irsaliye koyup davacıdan para tahsil ettiğini beyan ettiği, davalı ...'ın da davacı şirkete verdiği 25.10.2017 tarihli ifadesinde bu beyanları destekler mahiyette beyanda bulunduğu, davalının davacının ticari defterlerini kendisi aleyhine olacak şekilde tahrif ettiği iddiasında bulunmuşsa da bilirkişi raporunda buna yönelik bir tespite yer verilmediği, davacının iddiasını yazılı belge ile ispatladığı, uyuşmazlık konusu faturaların usulsüz olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğu, aksinin tanık ile ispat edilemeyeceği, davalının faturalar üzerindeki tahrifatları kendisinin yapmadığını, bu hususta imza ve yazı incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de imza ve yazıların 3. kişilerce de oluşturulabileceği, kaldı ki davacı ile olan ticari ilişkiyi davalının babası olan ... tarafından yürütüldüğünün davalının da kabulünde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 269.395,88-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %20'si nispetinde icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; icra dairesinin yetkisine itirazlarının değerlendirilmediğini, mazeretlerinin reddedilerek sözlü yargılama geçilmesinin doğru olmadığını, bekletici mesele taleplerinin değerlendirilmediğini, tanık dinletme taleplerinin reddinin doğru olmadığını, imza ve yazı incelemesi taleplerinin reddine ilişkin kararının ispat kurallarına aykırı olduğunu, bahsi geçen faturaların müvekkili tarafından düzenlenmediğini, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmişler ise de taleplerinin usule aykırı olarak reddedildiğini, davacının iddia ettiği alacağın kendi personeli ile arasında olan olaylardan kaynaklandığını, müvekkiline haksız olarak yansıtılmaya çalışıldığını, davacının nakliye araçlarının yeterli gelmemesi nedeniyle piyasan başka araçlar da temin etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin komisyonculuk yaptığını, müvekkilinin piyasadan temin ettiği araçları davacıya gönderdiğini, yüklemenin ve irsaliyeleri düzenlemenin davacının yükümlülüğünde olduğunu, taşıma işinin gerçekleşmesinden sonra davacının kendi düzenlediği irsaliyeye uygun fatura düzenlenmesini istediğini, bu şekilde komisyoncu tarafından düzenlenen faturanın ve teslimat imzası içeren irsaliyenin davacı tarafından kendi genel merkezlerine gönderildiğini, finans birimine gönderilen fatura ve eklerin incelenmesinden sonra ödemelerin yapıldığını, taraflar arasındaki işleyişin bu şekilde olduğunu, bu denklemde müvekkilinin irsaliyelere, irsaliyenin içeriğine, sevkiyat türüne herhangi bir şekilde müdahale etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin sadece nakliye ücreti kadar fatura düzenlediğini, kamyon ve tır işletenlere ise komisyon miktarı düşülmüş miktarda fatura düzenlettirerek onlara kendi hesabından ödeme yaptığını, usulsüzlüğün müvekkili tarafından yapılmış olması halinde bunun derhal fark edilebileceğini, ancak usulsüzlüğün tahrif edilmiş veya eksik belgelerle davacının çalışanları tarafından yapıldığını, davacının kendi çalışanının usulsüzlüğünü kabul ettiğini, kendi çalışanı tarafından dolandırılan davacının 15/12/2017 tarihinde düzeltme kaydı adı altında tamamen keyfi ve tek taraflı bir şekilde müvekkili aleyhinde borç kaydı oluşturduğunu, sonrasında ise usulsüzlüğe iç denetim biri raporu ile kılıf uydurmaya çalıştığını, davacının faturalara süresinde itiraz etmediğini, davacının faturalara itiraz etmemesi nedeniyle kesinleştiğini, davacının itiraz etmeyerek defterine işlediği faturaları değiştiremeyeceğini, müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, vergi dairesinden gelen raporlarda da müvekkili hakkında dava konusu olayla müvekkiline vergisel anlamda bir yükümlülük yüklenecek bir tespit bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, gerçeğe aykırı düzenlendiği iddia edilen taşıma faturaları nedeniyle ödenen tutarların iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Yetkili icra dairesi; İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre ise, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Somut olayda alacak cari hesaba dayalı olduğundan, davacının yerleşim yeri itibariyle takibin başlatıldığı İstanbul icra daireleri, davanın açıldığı İstanbul mahkemeleri yetkili olup, davalı borçlu vekilinin icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yönelik itirazı yerinde değildir. Dava dışı ... AŞ'nin sattığı ya da satın aldığı ürünlerin taşınması işinin davacı tarafından 20/01/2017 tarihli sözleşme kapsamında üstlenildiği, taşıma işinde başka nakliyecilere ait araçların da kullanıldığı, davacının iç denetim birimi tarafından yapılan incelemede davacının 3 çalışanı ve davalı da dahil olmak üzere 14 nakliyecinin gerçekte yapılmayan işler için sahte nakliye faturaları düzenledikleri, faturaların ekine, ...' e ait iç taşımada kullanılan sevk irsaliyelerinin üzerine elle bir takım alıcı ünvanları ve adresler yazılarak sevk irsaliyeleri bozularak nakliye yapılmış gibi gösterildiği, ...'e ve ... ait başka faturaların eki olan sevk irsaliyelerin fotokopi ile çoğaltılarak gerçekte taşıma yapılmadığı halde taşıma yapılmış gibi düzenlenen navlun faturalarının ekine konulduğu, bir kısım faturaların ise sevk irsaliyesi dahi olmadan muhasebe kaydına işlendiği, kiralık araçlar için aylık navlun ödendiği halde bu araçlarla ayrıca nakliye yapılmış gibi tekrar navlun faturaları düzenlendiği, gerçeğe aykırı düzenlenen bu faturaların muhasebeye işlenerek ödendiği, şirketin kasasından veya banka hesabından nakliyecilere ödenen paraların bir kısmının bahsi geçen 3 şirket çalışanının banka hesaplarına havale veya şahsen elden nakit olarak geri aldıkları, böylece davalı da dahil olmak üzere nakliyecilerin haksız menfaat temin ettikleri hususlarının tespiti sonucunda gerçekte yapılmayan taşımalar nedeniyle davacının davalıdan cari hesapta 287.643,19-TL alacaklı olduğunun iddia edildiği, bu miktar üzerinden davalı hakkında takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davalı, davacı adına düzenlenen fatura konusu taşımaların yapıldığını, taşıma faturalarının davacının defterlerinde kaydedilmesi nedeniyle müvekkilinin taşımalar nedeniyle alacağın sabit olduğunu savunmakta ise de davalı adına işleri fiilen takip eden ... kolluktaki ifadesinde, davacının çalışanı olan... tarafından işletilen tırların kullanıldığı taşımalarla ilgili davacıya taşıma faturalarının davalı tarafından düzenlendiğini, davacının ödediği fatura bedelinden davalının komisyonunu kesilerek kalan tutarın...'e ödendiğini, davacının çalışanlarının faturalara usulsüz olarak irsaliye koyduklarını sonradan öğrenmesi üzerine davacı ile nakliye işine son verildiğini beyan etmiştir. Yine davalı ...; davacı tarafından yönlendirilen taşımalarla ilgili...'e 253.000-TL banka yoluyla ödeme yapıldığı, bu faturaların, iş karşılığında teslim ettiği ... irsaliyelerinin kendisinin faturasından ayrılarak başka alakasız irsaliyeler veya benzerleri konulmak suretiyle üretilmiş olduğunu, 253.000-TL ödemenin 115.000-TL'sinin kendine ait araçlarla ... veya diğer yaptığı işler karşılığı ödendiğini, kalan 138.000-TL'nin 75.000 TL'sinin kendi irsaliyeleri kullanılarak, geri kalan 63.000-TL için ise kiralık araçlara ait irsaliyeler kullanılarak faturalarıyla oynandığını beyan etmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki taşımaya dayalı ticari ilişkide davalı tarafından düzenlenen nakliye faturalarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, buna bağlı olarak davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır. Faturanın karşı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olması, kural olarak fatura konusu mal ve hizmet tesliminin yapıldığına karine teşkil etmekte ise de teslim olgusunun aksinin yazılı delillerle ispatı mümkündür. Somut olayda ise gerek davalı adına işleri fiilen yürüten ..., gerek ise davalının, faturaların düzenlenişine ilişkin beyanları davacıya düzenledikleri faturaları tartışmalı hale getirmiştir. Davalı tarafın faturaların sıhhatine yönelik beyanları karşısında, faturaların davacının defterlerine kayıtlı olmasının sağladığı ispat fonksiyonunun kalmadığının kabulü ve fatura konusu taşıma hizmetinin verildiğinin davalı taşıyan tarafından ispatı gerekir. Davalı tarafça, davacı adına tahakkuk ettirdiği faturalardaki taşımaların yapıldığına ilişkin bir delil ibraz edilmemiştir. Bilirkişi incelemesinde ise davalı ... firması tarafından düzenlenen davaya konu 34 adet faturanın toplam miktarının 328.572,04-TL olduğu, bazı araçların aylık kira ve akaryakıt ödeme karşılığı kiralık araçlar olması ve bu nedenle fatura ekine konulup fatura üretilmemesi gerektiği halde fatura üretildiği, fatura ekine konulan ... dahili sevk irsaliyelerinin iç taşıma olmasına karşın başka güzergah nakliyesi gibi gösterildiği, ... dahili sevk irsaliyelerinin üzerindeki ticaret ünvanlarının tahrif edilerek başka ünvanlar yazılarak olmayan bir hizmetin olmuş gibi gösterildiği, bu şekilde 285.572,79-TL fazladan faturalandırma yapıldığı, davacı şirket tarafından iç denetim raporuna istinaden yapılan düzeltme kayıtlarından önce davalı şirkete 16.183,91-TL borçlu olduğu, bu tutarın fazla faturalandırılan kısımdan mahsubu ile davacının davalıdan 269.395,88-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı şirket çalışanları..., ... ve...hakkında güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları istemi ile Karadeniz Ereğli 5. ASLCM'nin 2022/49 sayılı dosyasında kamu davası açılmış, davalı da dahil olmak üzere nakliyeci şahıslar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de davalı ile bağlantılı bir şekilde maddi olay tespiti içerebilecek mahkeme kararı bulunmadığı sürece ceza davasının bekletici mesele yapılmamasına gerek bulunmamaktadır. Davalının tarafından düzenlenen faturalar tartışmalı hale gelmekle bu aşamada davalının taraf olmadığı ceza davasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmamaktadır. Yine aynı gerekçe ile faturadaki tahrifatların ve irsaliyelerdeki usulsüzlüğün kimin tarafından yapıldığı da sonucu etkili değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu, her bir faturada ekli irsaliye ve tutar yönünden inceleme yapılmak suretiyle düzenlenmiş olup fazladan tahsil edilen tutarlar dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda davalının itirazının kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 18.402,43-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.600,60-TL harcın mahsubu ile kalan 13.801,83-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 27-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31/12/2025