İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı......... nezdinde ZMMS Poliçesiyle sigortalı ........ plakalı…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/2266 KARAR NO: 2026/563 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/02/2022 NUMARASI: 2021/167 Esas - 2022/149 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı......... nezdinde ZMMS Poliçesiyle sigortalı ........ plakalı aracın 19/10/2015 tarihinde müteveffa sürücü ...'un sevk ve idaresinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen trafik kaza sonucu ..........'un vefat ettiğini, müvekkillerinin 3. kişi konumunda olduklarını, Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarına göre, davacıların salt mirasçı değil 3. kişi konumunda olduklarından tazminat talebinde bulunabileceklerini tespit edildiğini beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK.m.107) davacı eş ...... için 2.000,00-TL, çocuk ...... için 1.000,00-TL, çocuk ......için 1.000,00-TL ve çocuk ......için 1.000,00-Tl olmak üzere toplam 5.000,00-TL nin (davalı sigorta şirketinin azami poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla) olay tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bilahare 15.03.2018 tarihli dilekçesi ile dava konusunu 201.234,34 TL arttırarak 206.234,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 19.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/93 Esas 2018/621 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine dair karar Dairemizin 2018/3550 Esas 2021/256 Karar sayılı ilamı ile; "Dava, tek taraflı trafik kazasın da araç sürücüsü olan desteklerini yitiren davacıların ZMM Sigortacısından destekten yoksunluk tazminatı talebine ilişkindir. Davaya konu kazanın, davalı sigorta şirketine ZMMS trafik poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı aracın davacıların desteği ...'un sevk ve idaresinde iken 19/10/2015 tarihinde .... İlçesinden ... İli istikametine doğru ilerlemekte iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı oluştuğu ve kazada davacıların desteği aracın sürücü ...'un öldüğü anlaşılmaktadır. Davacıların desteği ...'un sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 20/07/2015 başlangıç ve 20/07/2016 bitiş tarihli ZMMS Poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı bulunduğu hususunda uyuşmazlık yoktur.01/06/2015 tarihinden önce gerek HGK ve gerekse Yargıtay 17. HD. nin yerleşik uygulamasına göre, kendi kusuru ile ölen araç sürücüsünün yakınlarının salt mirasçı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açmaları halinde, ölüm nedeniyle davacı ya da davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararlarının karşılanması gerektiği ve ölenin kusurunun desteğini yitirenlere yansıtılamayacağı hususu, herhangi bir duraksamaya meydan vermeyecek şekilde kabul edilip uygulanmaktaydı. Ancak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ''Teminat Dışında Kalan Haller'' başlıklı A.6 maddesinin (d) bendi ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminat talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminat talepleri teminat dışında tutulmuştur. Yine 2918 sayılı KTK'nun 90.maddesinde 6704 sayılı yasayla yapılan değişiklikten önce, "Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularından Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır" denil -mekte iken 26/04/2016 tarihinde yapılan değişikle, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamındaki tazminatlar, bu Kanun ve Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü ve yine 2918 sayılı KTK'nun 92.maddesine eklenen (g) bendinde "Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri" ve (h) bendinde de "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında ol -mayan tazminat talepleri" ZMM Sigortası kapsamı dışında olduğunu bildirmiştir. şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yapılan bu düzenle me ile 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ''Teminat Dışında Kalan Haller'' başlıklı A.6 maddesinin (d) bendi yasal dayanağa kavuşturulduğu gibi, bununla yetinilmeyerek aynı değişik -likle 2918 sayılı kanunun 92. maddesine "ı" bendi ile "Bu kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler" hükmü eklenmek suretiyle teminat kapsamı aynı doğrultuda belirlenmiştir. Anılan bu kanuni düzenlemelerin 19/10/2015 kaza tarihinden sonra yapılması nedeniyle eldeki davaya yasal dayanak yapılması hukuken mümkün değildir. Zira haksız fiillerde kaza tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükümlerinin uygulanması hukuki bir zorunluluktur.Az yukarıda açıklanan ve 19/10/2015 kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarının ilgili A.6 maddesi hükmü ile 2918 sayılı KTK' nun 90. maddesi kaza tarihinde yürürlükte olan (26/04/2016 tarihinde yapılan değişiklikten önceki hükümleri) birbiriyle çelişmektedir. Diğer bir ifade ile Hazine Müsteşarlığı tarafın dan düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ilgili maddesi, 19/10/2015 kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK'nun 90.maddesi hükmüne aykırıdır. Bilindiği üzere bir tüzüğün veya yönetmeliğin kanu -na aykırı olan hükümleri bağlayıcı olmayıp, kanun hükümlerine göre işlem tesis edilmesi hukukun evrensel olan prensiplerindendir. Diğer yandan 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ''Teminat Dışında Kalan Haller'' başlıklı A.6 maddesinin (d) bendini yasal dayanağa kavuşturan 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92.maddesinde 26/04/2016 tarihinde yapılan değişilik hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine birçok başvu ru yapılmış; Anayasa mahkemesi tarafından 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ve 92. maddelerinde yer alan "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadeleri ile 2918 sayılı kanunun 92. maddesine "ı" bendi ile getirilen "Bu kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şart ları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler" hükmünü Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiştir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra artık derdest olan davalarda, sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumlu luğuna, öncelikle (01/06/2015 tarihinden önce olduğu gibi ) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin ve trafik sigortası genel şartlarının Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanununa aykırı olmayan hüküm -lerinin uygulanması gerektiğinde herhangi bir duraksama olmaması gerekir.Bu durumda, Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenle -nen ve 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6 mad -desi hükmü, poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümlerine aykırı olduğundan ve bu düzenlemeye yasal dayanak oluşturan kanuni düzenlemenin de Anayasa mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığında duraksamamak gerekir. Hemen belirtilmelidir ki, 6704 sayılı Yasa ile 2918 sayılı KTK'nun 92.maddesine eklenen (g) bendinde "Hak sahibinin kendi kusuru na denk gelen tazminat talepleri" ve (h) bendinde de "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri" ZMM Sigortası kapsamı dışında tutulmuş ise de kaza tarihi itibariyle yürürlükte olmayan, daha sonra yürürlüğe giren bu hükümlerin eldeki davada uygulanması hukuken mümkün değildir. Bu durumda somut davada ZMMS genel şartlarının ilgili A.6 maddesi hükmü esas alınarak davanın reddine karar verilmesi isabeti olmadığından, davacılar vekilinin istinaf itirazı yerinde bulunmuştur. Hal böyle olunca, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, 19/10/2015 olan kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yasal mevzuat ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları dikkate alındığında; sürücü destek ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile ölmüş olsun, ölüm destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğuran bir sonuç olduğundan; desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılmasının mümkün bulunmamasına; araç sürücüsünün veya işleteninin tam kusurlu olması halinde dahi 3.kişi konumunda olan destekten yoksun kalan kişinin sigorta şirketinden tazminat isteme hakkına sahip olduğu konusunda duraksa ma bulunmamasına; bu durumda 3.kişi sıfatıyla dava açan destekten yoksun kalan kişiler bakımından TBK'nun 135. maddesinde düzenlenen alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmesi durumunun da gerçekleşmemiş bulunmasına, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ''Teminat Dışında Kalan Haller'' başlıklı A.6 maddesinin (d) bendinin, kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve uygulanması gereken 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesine aykırı olma sına ve anılan yasanın poliçe genel şartlarına atıf yapan 2918 sayılı kanunun 90 ve 92.maddelerinin ilgili hükümlerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş bulunmasına, iptal kararının elde bulunan derdest davalara da derhal uygulanmasının gerek -mesine göre, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinaf incelemesine konu kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, dava dosyasının işin esasına girilip bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesi -ne, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle; Davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/07/2018 gün ve 2016/93 E. -2018/621 K. sayılı kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA şeklinde karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra dosya Mahkemenin 2021/167 esasına kayıtlanmış, yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Davaya konu kazanın, davalı sigorta şirketine ZMMS trafik poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı aracın davacıların desteği ...'un sevk ve idaresinde iken 19/10/2015 tarihinde .... İlçesinden ..İli istikametine doğru ilerlemekte iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı oluştuğu ve kazada davacıların desteği aracın sürücü ...'un öldüğü anlaşılmaktadır. Davacıların desteği ...'un sürücüsü olduğu ...plakalı aracın 20/07/2015 başlangıç ve 20/07/2016 bitiş tarihli ZMMS Poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı bulunduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Kazanın 19/10/2015 tarihinde meydana geldiği, mahkemece alının bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde destek sürücünün % 100 kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. O halde görülmekte olan davada yanlar arasındaki uyuşmazlık; desteğin tam kusuru ile gerçekleşen trafik kazasında, destekten yoksun kalan davacının üçüncü kişi konumunda olup olmadığı, destek sürücü/ işletenin kusurunun davacıya yansıtılıp yansıtılama -yacağı, sonucu itibariyle de davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunup bulunmadığına ilişkindir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları; yürürlüğe girmesin den sonra düzenlenen poliçelerde geçerli olacağından, poliçenin düzenlendiği tarih itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamı tüm taraflarca bilinmektedir. Genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepler bakım -ından sigortacının sorumluluğu, kaza tarihinde geçerli olan poliçe kapsamında ve sigorta limitleri dahilinde üçüncü kişilerin uğradıkları zararları tazmin etmekte sınırlıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin (a) ve (c) bentleri, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1 ve A.3 maddesi, A.5 maddesinin (ç) bendi ve yine A.6 maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde; bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen ölüm olayına bağlı olarak destekten yoksun kalma halinde, destekten yoksun kalınan zararın ZMM sorumluluk kapsamında olması için ölenin üçüncü kişi olması ve desteğin kusursuz bulunması gerekmektedir. Somut olayda; davacının desteği araç işleteni/maliki ...'un sürücüsü olduğu araç ile tam kusurlu olduğu trafik kazasında öldüğü, anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre düzenlenen ve başlangıç tarihi 20/07/2015 olan poliçe şartlarına göre belirlenecektir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 maddesine ve A.5 maddesinin (ç) bendine göre; ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla meydana gelen destek zararları, destekten yoksun kalma teminatı kapsamındadır. Sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında, mutlaka ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir. Somut olayda müteveffa destek araç maliki/işleteni olduğundan üçüncü kişi olarak kabul edilemez .Bundan ayrı yine genel şartların A.6 maddesi (d) bendinde; destekten yoksun kalan hak sahibinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat kapsamında değildir. Kaldı ki 6704 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 92.maddesine eklenen (g) bendinde "Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri" ve (h) bendinde de "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri" ZMM Sigortası kapsamı dışında olduğunu bildirmiştir.Anayasa Mahkemesi'nin Resmi Gazete'de yayınlanarak 09/10/2020 tarihinde yürürlüğe giren 17/07/2020 gün ve 2019/40 E., 2020/40 sayılı kararında da söz konusu bu ek maddelerle ilgili olarak herhangi bir iptal kararı verilmemiş, aksine bu yöndeki iptal talebi reddedilmiştir. Her ne kadar Dairemizce, 2018/3550 Esas 2021/256 Karar sayılı ilamı ile ve oy çokluğuyla kararın kaldırılmasına kararı verilmiş ise de, kaldırma kararından sonraki Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin bu hususa münhasır kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun güncel kararı gereğince Dairemizce bu husus değerlendirilmiş ve yukarıda açıklanan gerekçe ve sonucu hususunda oy birliği sağlanmıştır.Hal böyle olunca mahkemece; davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin taleplerinin poliçenin teminatı kapsamında olmaması nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, usul ve yasaya uygun bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf eden davacılardan alınması gereken 732,00-TL harcın peşin yatırılan 809,55-TL harçtan düşümü ile bakiye kısmın davacılara iadesine, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/04/2026