11. Hukuk Dairesi 2010/2787 E. , 2010/6560 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bodrum Asliye 3.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bodrum Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2008 tarih ve 2007/783-2008/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakl
**11. Hukuk Dairesi 2010/2787 E. , 2010/6560 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bodrum Asliye 3.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bodrum Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2008 tarih ve 2007/783-2008/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...’ın 759 nolu ...Tarım Kredi Kooperatifi’nden hayvancılık kredisi kullandığını, borcun zamanında ödenmemesi üzerine 4876 sayılı Yasa uyarınca yapılandırıldığını, murisin damadı ...’ın taahhütname imzaladığını, taahhütname uyarınca 31.10.2003 ve 01.11.2004 vade tarihli borçların gecikmeyle faizi ile birlikte ödendiğini, 31.10.2005 vade tarihli son taksitin ödenmesi için 30.01.2006 tarihinde saat 16.30’da kooperatife gidildiğinde kapalı olduğunu, bu nedenle ödemenin yapılamadığını, yapılan araştırmada 759 nolu Kooperatif’in 29.08.2005 tarihli karar ile 729 nolu davalı kooperatifle birleşmesine karar verildiğini öğrendiğini, 31.01.2006 tarihinde son taksit borçlarının faizi birlikte davalı kooperatife ödendiğini, ifa mahallinin kendilerine tebliğ edilmediğini, murise ait müşterek ve müteselsil borç senetleri ve verilen ipotek nedeniyle Bodrum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/2527E. ve Bodrum 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/3167 E. sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını ileri sürerek, takipler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile icra takiplerinin iptaline, davalının %40 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 759 nolu ...Tarım Kredi Kooperatifi’nin müvekkili kooperatif ile birleştirildiğini, imzalanan taahhütnamede borcun geciktirilmesi halinde protokolün geçersiz olacağının yazılı olup bunun davacılar tarafından bilindiğini, ihtirazi kayıt konulmadan paranın kabul edildiği yönündeki davacı iddialarının yerinde olmadığını, davacıların temerrüde düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin yapılan ödemeyi herhangi bir çekince koymadan faizi ile birlikte tahsil ettiği, iki kooperatifin birleşmesiyle ilgili olarak davacıların murisine ya da davacılara herhangi bir bildirim yapılmadığı, işin hallinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların Bodrum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/2527 E. ve Bodrum 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/3167 E. sayılı takip dosyalarından dolayı borçlu olmadıklarına, davacılar yönünden icra takibinin iptaline, davacılar lehine tazminat verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere çekişme 11.08.2003 tarihli protokolün ihlal edilip edilmediği ve davalının vadesinden 1 gün sonra yapılan ödemeyi kabul etmesinin protokolün ayakta tutulmasını sağlayıp sağlamayacağı noktasındadır. Tarafların kabulünde bulunan protokolde taksitlerin vadesinde ödenmemesi halinde protokolün geçersiz sayılacağı kabul edilmiştir. Yine taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere davacı taraf da 31.10.2005 tarihinde ödemesi gereken tutarı vadesinde ödemediği gibi 90 gün içinde de faizi ile birlikte ödemediğinden protokoldeki “en geç” ibaresi nedeniyle davalının protokolü mehil vermeden geçersiz sayma hakkı doğduğundan ve gecikmiş ifayı süresinden sonra kabulünün protokolü ayakta tutma sonucunu doğurması mümkün olmadığından, davada da davacı tarafın borcun asıl sözleşme ilişkisine göre yanlış hesaplandığı ileri sürülmediğinden ve ayrıca da davacı taraf tevdi mahalli tayini yoluna gitmediğinden mahkemece menfi tespit talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.