Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1472 E. , 2024/4758 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1472 Karar No:2024/4758 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Akaryakıt Dağıtım A.Ş. (Eski Ünvan: ... Oıl Petrolcülük A.Ş.) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1472 E. , 2024/4758 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1472 Karar No:2024/4758 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Akaryakıt Dağıtım A.Ş. (Eski Ünvan: ... Oıl Petrolcülük A.Ş.) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 1.247.418,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından verilen ve 05/06/2023 tarihinde Mahkeme kaydına alınan ... tarih ve ... sayılı yazı ile davacının 7440 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunduğu ve davacı tarafından açılmış olan davadan vazgeçildiği belirtilerek, davacıya ait ... tarih ve ... sayılı başvuru dilekçesinin dava dosyasına ibraz edildiği, davacı tarafından ... tarih ve ... sayılı başvuru dilekçesi ile 7440 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunduğu ve görülmekte olan davadan vazgeçildiği anlaşıldığından, bu haliyle konusu kalmayan uyuşmazlık hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle 7440 sayılı Kanun gereği vazgeçme nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlığa konu ödeme emrinin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararınca verilen idari para cezasının yapılandırılmasına yönelik davacının talebinin, söz konusu idari para cezasının 31/12/2022 tarihinden sonra verilmiş olduğundan bahisle reddedilmiş olduğunun ... tarih ve ... sayılı Uray Vergi Dairesi Müdürlüğü yazısı ile davacıya bildirildiği, dolayısıyla mevcut durumda 7440 sayılı Kanun'dan faydalanarak yapılmış bir yapılandırmanın bulunmadığı, uyuşmazlığa konu ödeme emrine karşı açılan bu davanın esasının incelenmesi gerektiğinden davacının 7440 sayılı Kanun uyarınca davadan feragat ettiğinden bahisle vazgeçme nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla aynı doğrultuda istinaf başvurusunda bulunulmuşken istinaf isteminin reddedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 03/07/2024 tarih ve 32591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 161 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 18. maddesiyle, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Onikinci Bölümü'ne eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği 01/09/2024 tarihi itibarıyla vergi dairesi başkanlıklarının, bulundukları ilin adı ile Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlık olarak görevlerine devam edeceği kuralına yer verildiğinden Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı yerine Mersin Defterdarlığının hasım mevkiinde olduğu görülerek dosyanın incelenmesine geçildi. İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca davacı şirkete 1.247.418,00-TL idari para cezası verilmiş, anılan idari para cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; feragat hâlinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun’un “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; dördüncü fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması halinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.”; beşinci fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” kurallarına yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde, feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 310. maddesinde, feragatin, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği; 311. maddesinde, feragatin, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 312. maddesinde, feragat beyanında bulunan tarafın, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği kural altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesini değiştiren 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesinin gerekçesinde, "...Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verecektir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yapacak ve yine istinaf başvurusunun reddine karar verecektir. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verecektir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esasına girecek ve esas hakkında yeniden bir karar verecektir. İşin esasına girilerek yapılacak inceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilecektir. Bu durumda, istinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. Yukarıda belirtildiği gibi istinaf incelemesinde kural, ilk derece mahkemesince verilen kararda tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin istinaf mercii tarafından tamamlanarak nihai kararın da istinaf mercii tarafından verilmesidir. Ancak bu kuralın bir istisnası söz konusudur. Şayet ilk derece mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 14 ve 15'inci maddeleri uyarınca ilk inceleme üzerine vermiş olduğu bir karara karşı istinaf başvurusu yapılmış ve istinaf mercii bu başvuruyu haklı görmüş ise, istinaf mercii bu kararı bozacak ve dosyayı kararı veren mahkemeye geri gönderecektir. Bunun gibi, ilk derece mahkemesindeki davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hâlinde de, istinaf mercii kararı bozmak suretiyle dosyayı geri gönderecektir. Bölge idare mahkemesinin bu kararları kesindir..." açıklamalarına yer verilmiştir. 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle yapılan değişiklikle, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinde "itiraz usulü" kaldırılarak, "istinaf" kanun yolu getirilmiş olup ilk derece mahkemelerinin kesinleşmemiş nihai kararlarının maddi ve hukuki yönlerden denetlenerek, hukuka aykırılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla istinaf kanun yolu düzenlenmiştir. İstinaf mercii tarafından, ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygun bulunursa istinaf başvurusunun reddine, aksi halde ise kararın kaldırılmasına karar verilmesi, istinaf mercii tarafından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği durumlarda ise kural olarak, mahkeme kararında tespit edilen maddi veya hukuki eksiklikler tamamlanarak nihai karar verilmesi gerekmektedir. Bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulmayarak, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verdiği hallerde, kural olarak, davanın esası hakkında yeniden bir karar vermesi, istisnai olarak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinde ise dosyayı ilgili mahkemeye göndermesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla, istinaf merciinin, istinaf başvurusunu kabul edip ilk derece mahkemesinin kararını kaldırdıktan sonra, dava dosyasını yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemeye gönderebileceği haller, bunlarla sınırlıdır. Nitekim Anayasa Mahkemesi; "uyuşmazlığın bir kısmı hakkında inceleme yapılmadan hüküm kurulması, dava hakkında eksik hüküm kurulması, dava dosyasının tekemmül ettirilmeden uyuşmazlık hakkında karar verilmesi, davanın konusunun hatalı nitelendirilmesi suretiyle yargılama yapılması, duruşma yapılmadan karar verilmesi, dava dilekçesinin reddini veya merciine tevdiini gerektiren sebeplerin bulunmasına rağmen esas hakkında karar verilmiş olması, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına veya davanın incelenmeksizin reddine dair kararların hukuka aykırı bulunması, eksik veya yanlış hasımla davanın görülmesi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında uyumsuzluk bulunması, görüşme tutanağı ile kararın çelişkili olması ve benzeri usule ilişkin durumlarda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının bu mahkemeye gönderilmesi gerektiği, bu eksikliklerin istinaf merciince giderilerek işin esası hakkında bir karar verilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesine, adil yargılanma hakkına, gerekçeli karar hakkına, kanuni hâkim ve iki dereceli yargılama ilkelerine aykırılık teşkil ettiği" iddialarıyla yapılan ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasının birinci cümlesinin "...İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde,..." bölümünün iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itirazın, temyize tabi kararlar yönünden reddine karar vermiştir (AYM, E:2022/89, K:2022/129, Karar Tarihi: 26/10/2022, 29/12/2022 tarih ve 32058 sayılı Resmi Gazete). Anılan kararda, Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hallerin dışındaki usul hatalarının bulunması durumunda bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine gönderemeyeceği ve davanın esasını da kendisinin karara bağlayacağı gerekçesine yer verilmiş (§ 20), Kanun'da belirtilen haller dışında istinafın gerekli incelemeyi yaparak nihai karar vereceğinin açık olarak düzenlendiği vurgulanmıştır (§ 37). Öte yandan, feragat, uyuşmazlığı sona erdirmesi yönüyle, bir usul işlemidir. Bununla birlikte, davadan feragat ile birlikte aynı zamanda maddi hukuk işlemi de yapılmakta, davacı aynı zamanda dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan da vazgeçmektedir. Bu itibarla davadan feragat, karma karakterli bir işlem olarak nitelendirilebilir. Davadan feragat dava konusu edilen haktan da feragat anlamına gelir. Bu nedenle feragat edilen hak, yeniden dava konusu edilemez (KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, İstanbul, 2001, s.3546; ATALI Murat, Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, 15. Bası, İstanbul, 2017, s.2012). Kanun düzenlemesi uyarınca, feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 311/1; mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, m. 95/1). Bu maddedeki kesin hüküm kavramından maksat, şekli anlamda kesin hüküm olamaz. Çünkü dava feragat ile kendiliğinden son bulmamakta, ancak mahkemenin feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının kesinleşmesi ile son bulmaktadır. İsviçreli yazarlar da, mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na kaynak olan Nöşatel Usul Kanunu'nun konuyla ilişkin 89. maddesinde geçen "jugement definitif" terimini "maddi anlamda kesin hüküm" olarak anlamaktadırlar (KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, İstanbul, 2001, s.3632). Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, yargılamanın taraflarınca gerçekleştirilen davadan feragatin, salt bir usul işlemi olmanın ötesinde, mahkeme önünde talep edilen haktan vazgeçmeyi içeren maddi hukuk işlemi olma yönünün de bulunduğu; feragat iradesinin maddi anlamda kesin hüküm gibi sonuç doğurduğu ve mahkemelerce feragat başvurusu hakkında verilen kararların da kesinleşme ile şekli anlamda kesin hüküm niteliği kazandığı anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, ... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla verilen 1.247.418,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; İdare Mahkemesince, davacı tarafından ... tarih ve ... sayılı başvuru dilekçesi ile 7440 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunduğu ve görülmekte olan davadan vazgeçildiğinden bahisle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararında ise, idari para cezasının yapılandırılmasına yönelik davacının talebinin, söz konusu idari para cezasının 31/12/2022 tarihinden sonra verilmiş olduğundan bahisle reddedildiği, dolayısıyla mevcut durumda 7440 sayılı Kanun'dan faydalanarak yapılmış bir yapılandırmanın bulunmadığı, uyuşmazlığa konu ödeme emrine karşı açılan bu davanın esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle "davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine iadesine" karar verildiği görülmektedir. Anılan davada, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı bulunması, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinin gerçekleşmediği, ayrıca davadan feragatin salt bir usul işlemi olmadığı ve feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın da maddi anlamda kesin hüküm sonucu doğurduğu; bu bakımdan Bölge İdare Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmekle birlikte, davanın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği; başka bir anlatımla, uyuşmazlığın esasının incelenmesi görevinin istinaf mercii olan Adana Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesine ait olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, 7440 sayılı Kanun gereği vazgeçme nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine iadesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. 7440 sayılı Kanun gereği vazgeçme nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi, davacının istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine iadesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.