11. Hukuk Dairesi 2020/6386 E. , 2021/3969 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Yayladağı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.01.2020 tarih ve 2018/306- 2020/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layi…
**11. Hukuk Dairesi 2020/6386 E. , 2021/3969 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Yayladağı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.01.2020 tarih ve 2018/306- 2020/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının emekli ikramiyesi olarak aldığı 24.000,00 TL’ yi davalı banka şubesinde vadeli hesap açarak yatırdığını, 9.000,00 TL’yi ihtiyaçları için kendisi çekip 15.000,00 TL’yi hesabında bıraktığını, ancak davacının hesabında bulunması gereken 15.000,00 TL’nin davalı ... tarafından sahte dekont ve imzalarla davacının izni ve rızası olmaksızın alındığını banka denetçileri ve yetkililerinden öğrendiğini, adı geçen kişinin uzun süredir benzer eylemlerde bulunduğunun Yayladağı C.Savcılığının 2007/395 sayılı soruşturma dosyası ile anlaşıldığını ileri sürerek 15.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, olayın banka müfettişlerince soruşturulduğunu, dekontlardaki imzaların grafoloji ve sahtecilik uzmanlarınca incelendiğini ve hesap sahibi davacının eli ürünü olduğunun anlaşıldığını, savcılık ifadesinde davalının davacı ismini vererek imzasını taklit ettiğini ve para çektiğini beyan etmişse de davalının şahısta hata yaparak o şekilde beyanda bulunduğunu, davacının bilgisi ve rızası dışında işlem yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Banka vekili, olayın banka müfettişlerince soruşturulduğunu, dekontlardaki imzaların grafoloji ve sahtecilik uzmanlarınca incelendiğini ve hesap sahibi davacının eli ürünü olduğunun anlaşıldığını, davacıyı haklı gösterecek herhangi bir usulsüz işleme rastlanılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yapılan üç işlemden ilk ikisine ait dekonttaki imzanın davacının eli ürünü olduğu, ancak son işlem dekontunda davacının imzasının bulunmadığı, davalı ...'ın ikrarı, son makbuzda davacının imzasının bulunmadığı gözetildiğinde objektif özen yükümlülüğüne açıkça aykırı davranan davalı bankanın davacının oluşan zararından sorumlu olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.