İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahibi ve yetkilisi bulunduğu “... ...…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/721 KARAR NO : 2025/1868 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ TARİHİ: 06/01/2022 NUMARASI: 2021/213 Esas - 2022/11 Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahibi ve yetkilisi bulunduğu “... ... ...” isimli İsviçre'de bulunan şirketine, davalı şirket ile yapmış olduğu 29.04.2019 tarihli satış sözleşmesi ile... İçli Köfte makinası ... ... makinesi ve 4 adet ... kalıbını 25.000 USD bedel karşılığı, belirtilen şartlarda satın alma konusunda anlaşıldığını, müvekkili şirket tarafından anlaşılan bedelin çok daha üstünde ödeme yapılmasına rağmen belirtilen sürede makinelerin tesliminin gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin makinelerin tesliminin yapılmaması nedeniyle büyük bir kazanç kaybına ve zarara uğradığını, davalı şirkete Bornova 2. Noterliği'nin 20.03.2020 tarihli, ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini, davalı şirketçe herhangi bir ödemede bulunmadığı gibi ihtarnameye de herhangi bir cevapta vermediğini, fazlaya ilişkin her türlü hak alacak ve dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla 29.04.2019 tarihli satım sözleşmesinin ifa edilmemesi sebebiyle, ödenen 17.500 USD'nin ödeme tarihlerinden itibaren devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı ile iadesine, müvekkilinin ödemiş olduğu 17.500 USD alacağın ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak devlet bankalarının o yabancı para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeye göre tarafların makinanın satış fiyatı olarak 25.000,00 USD tutarında mutabık kaldığını, sözleşmeye göre ilk ödeme olan 12.500,00 USD sözleşmenin kuruluş aşamasında ödeneceğini, 2. Taksit ise müvekkilinin adresinden yükleme yapılacağı tarihte ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ilk taksidin sözleşme tarihinde ödenmesi gerekirken ödenmediğini, sözleşmenin kurulmasından 15 gün sonra ilk taksitin ödemesinin tamamlandığını, müvekkilinin üreteceği makinaların parçalarını çeşitli yerlerden temin ettiğini, geciken ödemelerin müvekkilinin parça teminini imkansız hale getirdiğini ve gecikmelere sebep olduğunu, ödemeler yapıldıkça müvekkilinin parça temini yaparak makine üretimlerini tamamladığını fakat davacının kabul etmediğini, pandemi koşulları nedeniyle parça üreticileri üretimleri durdurduğu için müvekkilinin çalışmalarını durdurmak zorunda kaldığını, sözleşmenin 9. maddesinde mücbir sebeplerin belirtildiğini, müvekkilinin her türlü çabayı sarf ettiğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dava, satış satış sözleşmesinin feshi nedeniyle ödenen satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir.Taraflar arasında 29.04.2019 tarihlinde imzalanan satış sözleşmesi ile tarafların; içli köfte makinası, ... makinası ve ... kalıptan oluşan emtianın 25.000-$ bedelle alım satımı konusunda anlaşmaya vardıkları, teslim süresinin maksimum 60 iş günü, satış bedelinin yarısının peşin, kalan kısmının yüklemede yapılacağının kararlaştırıldığı görülmüştür.Davalı şirketin banka kayıtlarına göre, davacı davalıya 09.05.2019 tarihinde 12.500-$, 03.06.2019 tarihinde 5.000-$ olmak üzere toplam 17.500-$ ödeme yapmıştır. Dolayısıyla davacı taraf sözleşmeye göre işin ödemesi gereken satış bedelinin yarısını 09.05.2019 tarihinde ödemiş, 03.06.2019 tarihinde ise ödemek zorunda olmadığı halde teslimatta ödemesi gereken satış bedelinin de 5.000-$'lık kısmını ödemiştir. Davalı sözleşmeye göre kararlaştırılan edimini fazlasıyla yerine getirmiştir. Davalı sözleşmede kararlaştırılan satış bedelinin yarısının ödendiği 09.05.2019 tarihinden itibaren en geç 60 gün içinde satışı kararlaştırılan emtiaları davalıya teslim etmekle yükümlüdür. Ancak davacı üstlendiği edimini yerine getirmemiştir. 6098 sayılı TBK'nın 117/1.maddesine göre "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Yasanın 117/2.maddesine göre" Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır."Davacı Bornova 2.Noterliği'nin 20.03.2020 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshettiğini davalıya bildirerek, ödenen satış bedelinin 7 gün içinde ödenmesini davalıya ihtar etmiş, ihtarname 20.03.2020 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davacı vekili cevap dilekçesinde davalının ödemeler alındıkça parça siparişi verdiğini, pandemi koşulları sebebiyle parça üretiminin durduğunu, makinenin üretiminin zor şartlar altında yapıldığını, ancak davacının teslimden kaçındığını savunmuş, üretilen makinelerin fotoğraflarının daha sonra sunulacağını beyan etmiştir. Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, tarafların içli köfte makinası, ... makinası ve ... kalıptan oluşan emtianın 25.000-$ bedelle alım satımı konusunda anlaşmaya vardıkları, sözleşmede teslim süresinin maksimum 60 iş günü, satış bedelinin yarısının peşin, kalan kısmının yüklemede yapılacağının kararlaştırıldığı, davacının kararlaştırılan satış bedelinin yarısını 09.05.2019 tarihinde davalıya ödediği, davalının bu tarihten itibaren 60 iş işgünü içinde satışı kararlaştırılan emtiaları davacıya teslim etmeyerek temerrüde düştüğü, davacının 03.06.2019 tarihinde teslimde ödemesi gereken kalan satış bedelinden 5.000-$ daha fazla ödeme yaparak toplamda 17.500-$ ödeme yaparak üstlendiği edimi fazlasıyla yerine getirdiği, davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, davalı vekilinin pandemi nedeniyle üretimin durduğunu, bu durumun açık mücbir sebep olduğunu, müvekkilinin her türlü çabayı göstererek edimini yerine getirdiğini ve davacının teslim almaktan kaçındığını ileri sürdüğü, satış bedelinin yarısını 09.05.2019 tarihinde alan ve bu tarihten itibaren satışını yaptığı emtiayı davacıya 60 iş işgünü içinde teslim etmekle yükümlü olan davalının, aylar sonra 1 Aralık 2019 tarihinde Çin'in Hubei bölgesinin başkenti olan Vuhan'da ortaya çıkan virüs salgınına dayanarak mucbir sebep ileri süremeyeceği, davalının satılan emtiaları teslim için hazır hale getirip davacının teslim almaktan kaçındığına dair dosyada delil bulunmadığı, sözleşme tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra açılan davada bile satışa hazır hale getirildiği iddia edilen makinelerin fotoğraflarının dahi sunulmadığı, sözleşmenin feshine dair ihtarname ile verilen 7 günlük süre içinde de davalının aldığı satış bedellerini iade etmediği, miktar itibariyle satış sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta tanık dinlenilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne, 17.500 Amerikan Dolarının ihtarnamede verilen 7.gün sonrası olan 01.04.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faize karar " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafla yapılan sözleşmeye göre tarafların makinanın satış fiyatı olarak kararlaştırdıkları 25.000,00 USD’nin sözleşmeye göre ilk ödeme olan 12.500,00 USD sözleşmenin kuruluş aşamasında ödenmesi gerektiğini, sözleşme bedelinin geri kalan tutarının ise müvekkili firmanın adresinde yükleme yapılacağı tarihte ödenmesi gerektiğini ancak davacı tarafın ilk taksidin sözleşme tarihinde ödenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı davranarak sözleşmenin kurulmasından daha sonra ödediğini, müvekkili firmanın üreteceği makinaların parçalarını çeşitli yerlerden temin ettiği için geciken ödemelerden dolayı parça temin etmesi imkansız hale geldiğini, buna rağmen ödemeler yapıldıkça müvekkilinin parça temini yaparak sözleşme konusu makineyi tamamlamasına rağmen bu sefer davacı tarafın makineyi kabul etmekten kaçındığını, bu yüzden davacı tarafın alacaklı temerrüdüne düştüğünü, söz konusu gecikme müvekkilinden kaynaklanmamakta olup, tüm dünyayı ve ticaret hayatını durduran pandemi gibi daha önce benzeri görülmemiş bir mücbir sebepten kaynaklandığını, pandemi koşulları nedeniyle de müvekkilinin geciken ödemelere rağmen parça temin etmekte oldukça zor durumda kaldığını, keza davacı tarafın müvekkili ile aralarında mutabık kalarak akdettikleri sözleşmenin 9.maddesinde yer alan “Taraflar, işbu sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini bir mücbir sebep dolayısıyla yerine getirmedikleri, sözleşme ihlal edildiği gerekçesiyle sorumlu tutulamazlar. Taraflar, mücbir sebeplerden kaynaklanan her türlü zararı en aza indirmek için ellerinden gelen her türlü çabayı sarf ederler.” İfadelerince de; müvekkilinin dünyada yaşanan olumsuz ekonomik gelişmeler ve Pandemi koşullarından dolayı tüm olumsuz şartlara rağmen her türlü çabayı sarf ederek söz konusu makineyi üretmeyi başardığını ve teslimini davacı tarafa teklif ettiğini, tüm gelişmeler değerlendirildiğinde davacının, müvekkilin teklifini reddedip dava yoluna gitmesinin müvekkili zarara sokacak kötü niyetli bir tercih olduğunu, müvekkilinin elinde olmayan nedenlerden ötürü sözleşmenin 9.maddesi uyarınca oluşan gecikmeye rağmen söz konusu makineyi teslime hazır hale getirdiğini, hem TTK hem TBK hükümleri uyarınca hem de sözleşmede belirtilen mücbir sebep maddesi göz önünü alındığında davacının haksız ve kötüniyetli olduğunu, hukuka ve hakkaniyete aykırı verilmiş olan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06.01.2022 tarihli 2021/213 E, 2022/11 K. sayılı ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %40’tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, lehlerine hükmedilecek vekalet ücretinin icra takip miktarı üzerinden hesaplanmasına, mahkeme masraflarının davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, davacı tarafından satım sözleşmesine konu makinelerin davalı tarafından süresinde teslim edilmemesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının, ödenen bedelin iadesi talebinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.Dosyaya ibraz edilen belgelere göre taraflar arasında 29.04.2019 tarihli sözleşme tahtında içli köfte makinesi ve ... makinası için ihraç kayıtlı olması nedeniyle KDV hariç 25.000 USD üzerinden anlaşma sağlandığı, anlaşma gereğince satış bedelinin %50'sinin peşin, %50sinin yükleme sırasında ödeneceğinin ve siparişe konu makinenin teslim süresinin maksimum 60 iş günü (+/-15 gün mücbir sebeptir) olduğunun ve sözleşmenin, kaparo ve peşinat kısmının ödendi makbuzları ile yürürlüğe gireceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça 09.05.2019 tarihinde 12.500 USD, 31.05.2019 tarihinde 5.000 USD ödeme yapıldığı ihtilafsızdır. Davacı, davalı şirket yetkilisine gönderdiği, içeriği davalı tarafça inkar edilmeyen 28.11.2019 tarihli e mail yazışmasında, ilk ödemenin 09.05.2019 tarihinde yapıldığını, davalının ihtiyacı üzerine gerekli olmadığı halde 31.05.2019 tarihinde bir ödeme daha yapıldığını ancak 60 iş günü içinde teslim edilmesi gereken makinelerin teslim edilmediği beyan ederek 10 iş günü içerisinde makinaların teslim edilmesini aksi halde yapılan ödemelerin iadesini, Bornova 2. Noterliğinin 20.03.2020 tarih ve ... yevmiye nolu davalıya gönderdiği ihtarname ile de sözleşmeyi feshettiğini beyan ederek ödenen 17.500 USD'nin 7 gün içinde ödenmesini talep etmiştir.Davalı, davacının ilk taksidi sözleşme tarihinde ödemesi gerekirken ödenmediğini, satışa konu makinaların parçalarını çeşitli yerlerden temin ettiğini, geciken ödemelerin parça teminini imkansız hale getirdiğini ve gecikmelere sebep olduğunu, pandemi koşulları nedeniyle parça üreticileri üretimleri durdurduğu için çalışmaları durdurmak zorunda kaldıklarını, ürünün tesliminde kusurunun bulunmadığını ve ürünün teslime hazır halde olduğunu savunmuştur.Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 106.maddesinde " Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur." hükmü mevcuttur.TBK'nın 125. Maddesine göre temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında sözleşmeye konu makinaların teslim süresi maksimum 60 iş günü (+/-15 gün mücbir sebep) olarak kararlaştırılmış olup, anılan makineler, belirlenen teslim süresinde davalı tarafça teslim edilmediği gibi davacının 28.11.2019 tarihli e mail yazışmasında davalıya tanınan on günlük süre sonunda da teslime hazır hale getirilmemiştir. Davalı her ne kadar pandemi koşulları nedeniyle elde olmayan nedenlerden ötürü gecikildiğini ancak gecikmeye rağmen makinenin teslime hazır hale getirildiğini savunmuş ise de sözleşmede belirtilen teslim süresinden Çin ülkesinde 2019 yılının Aralık ayında başlayan covid salgınına kadar 5 ay geçmiş olduğu ve Türkiye'de Covid-19 salgınının 2020 yılı Mart ayında başladığı gözetildiğinde davalının savunmasına itibar edilmemiştir. Davalı, cevap dilekçesinde, satışa konu makinelerin teslime hazır olduğunu beyan etmiş ise de dosya kapsamındaki deliller ile TBK'nın 106. maddesi gereğince edimini gereği gibi yerine getirdiğini ve davacının haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden kaçındığını ispatlayamadığından davacının, davalı hakkında keşide ettiği 20.03.2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshetmiş olmasına göre davalı, TBK'nın 125/3.maddesi gereği davacının yaptığı ödemeleri iade etmek zorundadır. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.337,05 TL harcın, alınması gerekli olan 9.348,22 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.011,17 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025