İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Beykoz İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibi açıldığını, işbu takibin konusu 04.05.2020 tarihli mutabakat protokolü olduğunu, işbu mutabakat protokolü; ... ve…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1783 KARAR NO : 2025/2054 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/11/2025 NUMARASI : 2025/1037 Esas - 2025/809 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Beykoz İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibi açıldığını, işbu takibin konusu 04.05.2020 tarihli mutabakat protokolü olduğunu, işbu mutabakat protokolü; ... ve ... A.Ş.'nin birleşmesi sebebi ile ...'nin ...'ne ödemesi gereken bakiye 4.682.080,14 USD borcu konu aldığını, işbu alacak sebebi ile takip açılmış ise de davalı yanca yapılan itiraz üzerine dosya durdurulduğunu, akabinde yapılan arabuluculuk süreci de anlaşmama ile sona ermiş olduğundan işbu davayı açma zaruriyeti hasıl olduğunu, takip dayanağı belge incelendiğinde şirket kaşesi altında davalının imzasının bulunduğunu, takibe itiraz kapsamında her ne kadar imzaya itiraz edilmiş ise de yapılacak basit bir inceleme ile imzanın ...'ye ait olduğu tespit edileceğini, kaldı ki şirket kayıtlarında bu mihvalde birçok belge ve ... ıslak imzasının bulunduğunun da açık olduğunu, bu yönü ile kötü niyetli bu itirazın kabulünün mümkün olmadığını, imzası açıkça kendisine ait olan işbu protokolün borç doğurmayacağının iddia edilmesi alenen itiraz hakkının kötüye kullanılması olduğunu, zira bu belgenin aslen senet vasfında olduğu açık olup aksinin ispat edilebilmesinin de mümkün olmadığını, bilindiği üzere; usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesinin kabul edildiğini, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, m.201'deki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. HMK’nun 200. maddesine göre; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zaman ki miktar veya değerleri 2.500,00 TL'yi geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemin miktar ve değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle 2.500,00 TL’den aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Belirtilen madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edildiğini, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi ( savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlem HMK’nun 201. maddesinde belirtilen miktardan az olsa bile tanıkla ispat olunamayacağını, ancak aynı nitelikte bir belge ile ispat edilebileceğini, bu nedenle karşı tarafın açık muvafakati olmadıkça dinlenen tanık beyanlarına da itibar olunamayacağını, sayın mahkemece görülmekte olan davanın niteliği itibarıyla ; davalı / borçlu firmanın ayrıca alacağın % 20 sından az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, İcra ve İflas Kanunu'nun 258/1 hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin "alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması" yeterlidir. Mahkemenin "alacağın varlığına kanaat getirmesinden" anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmadığını, bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edildiğini, öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmemesi" şeklinde bir koşul da kanunda öngörülmediğini, aksine, ihtiyati hacze konu her alacağın, kural olarak İ.İ.K.nun 264. maddesi kapsamında itirazın kaldırılmasına veya itirazın iptali davasına ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davasına konu olması kanunda öngörülen bir olasılık olduğunu, muacceliyet ise, öz olarak alacaklının alacağını talep etme yetkisini ifade etmekte olup, kural olarak her borç doğduğu anda muaccel olduğunu, davalı idarenin hiçbir yasal dayanak göstermeksizin sadece takibi durdurmak amacıyla ve kötüniyetle yapmış olduğu itirazın kanun önünde karşılığı muhtemel zararların bir an önce telafisi için ihtiyati haciz kararı vermek olması gerektiğini, itirazın (şimdilik/fazlaya ilişkin dava hakları saklı tutarak) 545.000 TL üzerinden iptali ve takibin kaldığı yerden devamı, alacağının likit / belirlenebilir olduğu da dikkate alınarak takip alacağının %20'sinden az olmamak üzere borçlu firmanın icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalıya, henüz dava dilekçesi tebliğ edilmeden karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememizce tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; davanın, mutabakat protokolü kapsamında alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, icra takibinin 4.682.080,14-USD asıl alacak, 514.387,44-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.196.467,58-USD üzerinden başlatılmış olduğu, davanın itirazın 545.000,00-TL üzerinden kısmi iptali istemine ilişkin olduğu, görüldüğü üzere takibin USD üzerinden başlatıldığı, davanın ise TL üzerinde açılmış olduğu, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava olduğu, icra takibinin USD üzerinden başlatılması sebebiyle, davacının itirazın iptalini TL üzerinden talep etmesinde korunan hukuki yararının olmayacağı, açıklanan sebeplerle davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş bu karar haksız ve hukuka aykırı olup kararın kaldırılarak esasa yönelik incelemeye geçilmesi gerektiğini, davaya konu icra takibinin takip çıkış bedeli 5.196.467,58 USD olduğunu, yazılan bedel icra takibine konu alacak değil kısmı alacak üzerinden açılan davaya konu edilen bedel olup dava dilekçesinde TL karşılık yazılması gerekmesi nedeni ile bu şekilde belirtilmiş olup alacağımızın USD olduğunu, kısmi davanın TL olarak belirtilmemesi halinde takibin iptali sonucu dahi ortaya çıkmakta iken dava açarken bu hususun göz ardı edilmesinin mümkün olmadığını, alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında gerekli olduğunu, nitekim HMK 119 gereğince; taraflarına herhangi bir süre verilmemiş olup dosya duruşmasız şekilde karara çıkarıldığını, bu yönü ile usul ekonomisine aykırı işlemde bulunulduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yabancı para üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine Türk Lirası üzerinden kısmi itirazın iptali davası açılıp açılamayacağı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "04/05/2020 tarihli mutabakat protokolü" sebebine dayalı olarak 4.682.080,14 USD asıl alacağın, 514.387,44 USD işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 07/08/2025 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın 545.000,00 TL üzerinden iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olup, yabancı para üzerinden icra takibi başlatılması halinde Türk Lirası üzerinden kısmi itirazın iptali davası açılması mümkün değildir. Ancak, HMK'nın 119/1. maddesi gereğince, dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun bulunması gerekli olup, anılan maddenin 2. fıkrasına göre de, dava dilekçesinde talep sonucuna ilişkin bir eksiklik bulunması halinde davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verilmesi, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. Somut olayda ise, davacı vekiline talep sonucunu açıklaması ve eksikliği gidermesi için süre verilmeden karar verilmiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davacı vekiline açıklandığı üzere talep sonucunu açıklaması ve eksikliği gidermesi için 1 haftalık kesin süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, süre verilmeksizin davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025