7. Hukuk Dairesi 2013/2221 E. , 2013/1899 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 29.04.2002 tarihinde pazarlama müdürlüğü görevine vekaleten atandığını ve emekli olduğu 20.10.2008 tarihine kadar bu görevini sürdürdüğünü, bu görev gereği ücretinin ödenmediğini, idari uzman-şef maaşı ödendi…
**7. Hukuk Dairesi 2013/2221 E. , 2013/1899 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 29.04.2002 tarihinde pazarlama müdürlüğü görevine vekaleten atandığını ve emekli olduğu 20.10.2008 tarihine kadar bu görevini sürdürdüğünü, bu görev gereği ücretinin ödenmediğini, idari uzman-şef maaşı ödendiğini, bu durumu şifaen dile getirdiğini ve ancak gereğinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin işini kaybetme korkusu olduğu için ücret belgelerine ihtirazi kayıt koyamadığını, işverenin görevlendirme yetkisini kötüye kullandığını belirterek ücret, ilave tediye ve ikramiye alacığının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı vekili, davacıya aynı yer müdürü bulunmadığı zamanlarda kullanılmak üzere 29.04.2002 tarihi itibariyle geçici 1. dereceden imza yetkisi verildiğini, bu yetkinin özelleştirme sonunda imzalanan 1. Tip İş Sözleşmesi uyarınca da devam ettiği Kapsam Dışı Personel Yönetmeliğinin 22. maddesi uyarınca, “Bir görevi personel eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır” hükmü uyarınca asaleten atanmadığı bir görev için ücret farkı ödemesinin mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacıya 03.05.2002 tarihli yazı ile müdür bulunmadığı zamanlarda kullanılmak üzere geçici birinci dereceden imza yetkisinin verilmesinin uygun görüldüğünün İnsan Kaynakları Daire Başkanlığının 29.04.2002 günlü yazısı ile bildirildiği ve davacının emekli olduğu 20.10.2008 tarihine kadar pazarlama müdürlüğü görevini de vekaleten yürüttüğünün tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirme ve miktarlara göre idari uzman-şef kadrosu ile pazarlama müdürlüğü kadrosu arasındaki ücret farklarının hüküm altına alınmasına karar verilmiştir. ../.. 2013/2221-2013/1899 S.2 Kararı davalı temyiz etmiştir. Somut olayda davacı davalı işveren nezdinde 18 yıl 7 ay süreyle en son Pazarlama Müdürlüğü İdari Uzmanı olarak çalışmış ve İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığının 29.04.2002 tarih ve 13330 sayılı yazısı ile çalıştığı yerin müdürü bulunmadığı zamanlarda 1. Dereceden imza yetkisi verilerek Pazarlama Müdürü olarak çalışması yazısı davacıya tebliğ edilmiş , davacı bu yazıyı herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın imzalamış ve emekli olduğu tarihe kadar yaklaşık 6 yıl 6 ay süre bu görevi yürütmüştür. Davacı taraf emekli olduktan 2 yıl kadar sonra pazarlama müdürü olarak çalışmasına rağmen ücretinin ve diğer haklarının idari uzman olarak eksik verildiğini belirterek bu davayı açmıştır. Davalı taraf ise özelleştirme sonunda imzalanan 1. Tip İş Sözleşmesi uyarınca Kapsam Dışı Personel Yönetmeliğinin 22. maddesine göre “Bir görevin personel eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır” hükmü uyarınca asaleten atanmadığı bir görev için maaş farkı ödemesinin mümkün bulunmadığını belirtmiştir. ... A.Ş. Kapsam Dışı Personel Yönetmeliğinin “Görevlendirme” başlıklı 22. maddesinde ; “Şirkette çalışan personelin kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması sebepleriyle görevinden geçici olarak ayrılmaları halinde veya açık olup da sürekli bir personel atanamayan pozisyonlara atamaya yetkili makamın onayı ile vekil personel görevlendirilebilir. Vekil, asıl görevin yetki sorumluluklarına aynen sahiptir. Bir görevin personel eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır” hükmü yer almaktadır. Bu açıklama ışığında, davacının vekaleten yaptığı Pazarlama Müdürlüğü görevinde bu işi aylıksız olarak yaptığının kabulü ve davacıyı görevlendirme yazısı tebliğ edilirken herhangi bir ihtirazi kayıt koymadan bunu kabul etmesi sonucunda bu durumun iş şartı haline gelmiş olması nedeniyle de davacıya idari uzman pozisyonu üzerinden yapılan ödemelerin doğru olduğu , davacının ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacağına hak kazanmadığından davanın reddedilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 28.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.