11. Hukuk Dairesi 2019/4630 E. , 2020/2584 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/06/2019 tarih ve 2018/293-2019/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine do…
**11. Hukuk Dairesi 2019/4630 E. , 2020/2584 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/06/2019 tarih ve 2018/293-2019/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin TPMK nezdinde “Benesse” ibareli 2012/29972 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğunu, diğer davalı tarafından 2008/55458 sayılı “B.ENESS.E By Eroğlu betül.ENES....” ibareli markasını mesnet göstererek itiraz ettiğini, itirazın kabulü ile başvuru kapsamından 25. ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, davalı idarenin anılan kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkilinin yurt dışında birçok ülkede tescilli markaları olduğunu, davalı TPMK nezdinde de 2000/07303 ve 2011/63804 tescil numaralı “Benesse” ibareli markalarının bulunduğunu, taraf markaları arasında tescile engel bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvurusunun sadece “benesse” ibaresinden oluştuğunu, davalının itiraza konu markasında başkaca unsurların da bulunduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının kök unsurunun “benesse” ibaresi olması nedeniyle KHK m. 8/5 gereğince de başvurularının tamamen tescil edilmesi gerektiğini, ileri sürerek 2014-M-13859 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, kurum kararının yerinde bulunduğunu, davalının kapsamdan çıkartılan ürün ve hizmetler yönünden kullanımının bulunmadığını, önceye dayalı hak sahipliğinin kendisinde olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.