T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/37 KARAR NO : 2026/85 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20.11.2018 ESAS-KARA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/37 KARAR NO : 2026/85 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20.11.2018 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/470 E., 2018/747 K. DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ : 22.01.2026 YAZIM TARİHİ : 22.01.2026 Davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili özetle: Müvekkili şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık ile davalı arasında "Afşin-Elbistan Linyitleri İşletme Müdürlüğü ihtiyacı için 2011 yılı ve üzeri modelde 49 adet pikap, 2012 ve üzeri modelde 4 adet binek otomobil olmak üzere toplam 53 adet aracın 1 yıl süre ile yakıt hariç araç sürücülü olarak kiralanması" işi ile ilgili sözleşme imzalandığını, ayrıca ilk yüklenici ....Ltd. Şti. olan ve 07.01.2014 tarihi sonrasında müvekkili şirkete devredilen "52 adet Pick - Up'ın sürücüsü ve yakıtı dahil 2 yıl süre ile kiralanması" işinin davalı idareden devralındığını, 9 aylık hizmet alım süresi sonunda kesin kabul yapılması ile işin 01.10.2014 tarihinde fiilen tamamlandığını, bahsi geçen sözleşmelerin aynı ve birbirinin devamı niteliğinde olduğunu, söz konusu işler kapsamında toplam 115 işçi çalıştırıldığını, dava konusu sözleşmelerin iş bitirme ve kabul ile sona ermesiyle birlikte çalışan işçilerin kıdem tazminatlarının müvekkilli şirketler tarafından ödendiğini, sözleşmelerde, çalışan işçilerin kıdem tazminatlarından müvekkillerinin sorumlu olduğuna veya tazminatların müvekkilleri tarafından ödenmesi gerektiğine dair düzenlemenin yer almadığını, ayrıca davalı idarece tek taraflı olarak hazırlanan sözleşme ekinde kıdem tazminatına yer verilmediğini, dava konusu edilen tazminatların davalı idarenin yükümlülüğünde olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Söz konusu ihalelerin araç kiralama ihalesi olup, araçların sürücülü olarak kiralandığını, kıdem tazminatının ödenmesinin hesabında işçi çalışmasının hizmet alımı ihalelerine dayanan sözleşmeler çerçevesinde çalışmalar olması gerektiğini, dolayısıyla araç kiralama sözleşmesinin, yapım sözleşmesi ya da anahtar teslimi mahiyetinde yapılan sözleşmelerden kaynaklı çalışmalara kıdem taziminatı hesabı yapılmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında 07.01.2014 tarihinde imzalanan hizmet alımına ilişkin sözleşme, muhtelif sayıda aracın şoför ve yakıt dahil olmak üzere iki yıl süreli olarak kiralanması, 09.05.2016 tarihli sözleşme, muhtelif sayıda aracın yakıt hariç sürücülü olarak kiralanması suretiyle hizmet alımı hususlarında düzenlenmiş olup, sözleşmelerin 8.2. maddesinin ikinci bendinde; İdari Şartname sözleşme eki olarak sayılmıştır. Sözleşme eki İdari Şartname'nin 25/1. maddesinde; yüklenici teklif fiyatına, işçilik giderlerinin dahil edileceği belirtilmiştir. Davacılar, sözleşmeyi itirazsız olarak imzalamakla, sözleşme eklerinin uygulanacağını kabul etmişlerdir. Davacılar vekili, mahkememizin 16.10.2018 tarihli duruşmasında, davada müvekkilleri şirketlerin kendi dönemlerinde çalıştırdığı işçilere kendi dönemleri için yaptıkları kıdem tazminatı ödemeleri nedeniyle talepte bulunduklarını açıklamıştır. Sözleşme eki İdari Şartname'nin 25/1. maddesinde, yüklenici teklif fiyatına işçilik giderlerinin dahil edileceği belirtilmiş olmakla ve dava konusu olan kıdem tazminatı da işçilik giderinden sayılacağından, davada teklif fiyatın eksik ödendiğine ilişkin iddiada da bulunulmadığından davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, sözleşme ve eklerinin teknik ve hukuki yönden değerlendirilmeden doğrudan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmelerde, idari ve teknik şartnamelerde veya ihale dokümanlarında kıdem tazminatlarının yüklenici tarafından karşılanacağına dair açık bir düzenleme bulunmadığını, bu nedenle kıdem tazminatının “işçilik gideri” kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, sözleşme ve şartnamelerde açık bir düzenleme yoksa iş akdinin feshi nedeniyle doğan kıdem tazminatlarından asıl işveren kamu idaresinin de hizmet süresi oranında sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, İş Kanunu m. 112 eklenen düzenleme, kamu kurumlarının ödediği kıdem tazminatları bakımından rücu yasağına ilişkin olup, alt işveren tarafından doğrudan yapılan ödemelerin kamu idaresinden talep edilmesine engel teşkil etmediğini, somut olayda davalı idarenin asıl işveren olduğunu, işçilerin fiilen ve sürekli olarak davalı idare bünyesinde çalıştığını, bu nedenle kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün müvekkil şirketlere yüklenemeyeceğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine istinaden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 54,40 TL harcın düşümü ile kalan 677,60 TL harcın davacılardan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22.01.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...