11. Hukuk Dairesi 2023/4162 E. , 2024/6163 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/396 Esas, 2023/397 Karar HÜKÜM : Kararın kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/379 E., 2020/286 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4162 E. , 2024/6163 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/396 Esas, 2023/397 Karar HÜKÜM : Kararın kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/379 E., 2020/286 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı TÜRKPATENT vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin CIPROLAKS markasına ilişkin 5. ve 35. sınıflarda yaptığı marka başvurusuna davalı Pharmactive İlaç san. ve Tic. A.Ş.'ye (''Pharmactive'') ait “CIPROFLAX” ibareli ve ...'ye ait “CIPRALEX” ibareli markaları mesnet gösterilerek yapılan itirazlar sonucunda; marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimali sebebiyle YİDK tarafından kısmen reddedildiğini, markayı bilen sağlık sektöründeki kişilerin iş bu ilacı veetken maddesini bilen kişiler olacağını, bu halde ilaç markalarındaki iltibas değerlendirmesinin dar yorumlanması gerektiğini, INN isimlerinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul edilen, ilaçlardaki etken maddenin veya farmasötik maddelerin belirlenmesini sağlayan isimler olduğunu, bu isimlerin uluslararası düzeyde kabul edilmiş olup, kimsenin mülkiyetine geçemeyeceğini, bu nedenle CIPROFLOXACIN ibaresinin ilaç ürünleri bakımından marka olamayacağını, başkaca birçok firma tarafından kullanılan "CIPRO" ibaresinin INN kökü olup hiçbir marka sahibinin bu ibare üzerinde mutlak hak iddia edemeyeceğini, müvekkili markasında ve redde mesnet markalarda ortak olarak yer alan "CIPRO" kelime unsuru ile TÜRKPATENT nezdinde tescilli birçok marka kaydının yer aldığını, ilacın etken maddesinin adından üretilen markaların zayıf marka olduğunu, zayıf marka seçen kimsenin sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, işbu davaya konu markalarda yapılacak ufak değişikliklerle ayırt edicilik sağlanabileceğini, uyuşmazlık konusu markalara kelime bazında bakıldığında tüm bu markaların ilacın etken maddesinden meydana geldiğini, bu bakımdan davacı şirketin markada yaptığı değişiklikle markayı ayırt edici kıldığını, başvuruya konu markanın, şekli unsur ön planda olacak şekilde ayırt edici ve dikkat çekici karaktere sahip olarak kullanıldığını, ayrıca markanın tasarlanmasında oluşturulan renk kombinasyonu ile bir bütün oluşturduğunu belirterek YİDK kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Pharmactive vekili cevap dilekçesinde; markaların aynılık derecesinde benzer olduğunu, karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceğini, ilaç markalarında etken madde adından marka türetilmesinin sık karşılanan bir durum olduğunu, ancak bu durumun markalar arasındaki benzerlik derecesinin yüksek olma durumunu bertaraf etmeyeceğini, bununla birlikte etken madde adının tıp, eczacılık sektöründeki herkes tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, tüketici kitlesi arasında doktor ve eczacılar bilinçli tüketici kitlesi olarak kabul edilse de nihai tüketici olanların yine hastalar olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, tüketici kitlesinin taraf markalarının farklı olduğunu anlasa dahi markalar arasında işletmesel bağlantı bulunduğunu zannetmeleri durumunun söz konusu olduğunu, davacı şirket tarafınca "CIPRO" ibaresinin INN kökü olduğunun iddia edildiğini, buna karşın “Farmasötik Maddelerin Uluslararası Mülkiyeti Haiz Olmayan İsim (INN) Seçiminde Eklerin Kullanılması” başlıklı yayında CIPROFLOXACIN için korunan ekin "OXACIN" olduğunun belirtildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemişti 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markasının tanınmış hale geldiğini, müvekkilinin itiraza mesnet markasının kökünün "CIPRO" değil "CIPRA" olduğunu, "CIPRO" ile başlayan markaların zayıf marka olarak korunacağı iddiasının INN kökünden türemeyen "CIPRALEX" markası için geçerli olmayacağını, zira davalı markasının kullanıldığı ilacın etken maddesinin ESSILATOPRAM olduğunu, bu bakımdan müvekkili markasının özgü ve ayırt edici gücünün yüksek olduğunu, bu sebeplerle dava konusu marka ile müvekkili şirkete ait markanın benzerliğinin kök kelimeden değil bütünsel benzerliğinden kaynaklandığını, SIPROLAKS ve SIPRALEKS olarak telaffuz edilen uyuşmazlık konusu markalar arasında işitsel bakımdan benzerliğin mevcut olduğunu, okunaksız yazılmış reçetelerde markaların benzer olmasının daha fazla hataya sebep olacağını, geri ödemesi olmayan ürünlerinin reçetelerinin veya özel sağlık kuruluşlarında yazılan reçetelerin elektronik ortamda yazılması gerekmediğini, uygulamada elle yazıldığını, ülkemizde hastaların reçetesiz ilaçları doğrudan eczaneden tedarik edebilmelerinin mümkün olduğunu veya kulaktan kulağa ilaç tavsiye edildiği gerçekleri göz önünde bulundurulduğunda taraf markalarının ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceği, bu durumun da ciddi sıkıntılara yol açacağını, müvekkili şirkete ait markanın münferit ürünlerden bağımsız olarak yoğun bir şekilde kullanıldığını ve ilaç piyasasında tanınmış hale geldiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa ait marka başvurusunda yer alan "5 inci sınıf: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler" mallarının davalılara ait markaların emtia listesinde birebir yer aldığı, dava konusu markanın esas unsuru olan "CIPROLAKS" ibaresi ile diğer davalılara ait mesnet markaların esas unsurları olan "CIPRALEX" ve "CIPROFLAX" ibarelerinin benzer harf içerdiği, buna karşın taraf markaları bütün olarak değerlendirildiğinde görsel bakımdan benzer olmadıkları, markalar arasında işitsel benzerlik bulunmadığı, taraf markalarının türetildiği "cipra" ve "cipro" ibarelerinin anlamlarının bulunmaması nedeniyle markalar arasında anlamsal benzerlik ve ortalama tüketiciler nezdinde ilişkilendirime ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 05.09.2018 tarih ve 2018-M-7374 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru ile müvekkilinin itiraza mesnet markasının benzer olduğu, davacı markasının yeşil renk ile yazılmasının markaların görsel olarak benzer olmadığı gerekçesi olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sundukları uzman raporunun değerlendirilmediğini, başvurunun iltibas oluşturduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu, müvekkili markasının etken maddesinin farklı olduğunu, ilaçlara reçetesiz ulaşmanın mümkün olmadığının doğru olmadığını, yerel mahkeme kararının aksine eczane ve hekimler nezdinde de karıştırılma ihtimali doğabileceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiğini, taraf markaları arasında özellikle başlangıç kısımlarındaki ve markaların devamındaki ortak harfler nedeniyle görsel benzerlik ve başvuru markasının "SİPROLAKS", davalı şirketlerin markalarının ise SİPROFLAKS" ve "SİPRALEKS" olarak telaffuz edilmelerinden kaynaklı işitsel benzerlik bulunduğu, her ne kadar ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına dayanılarak taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, raporda belirtilen taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı ve "eczacının reçetede yazan ilaç yerine başka bir ilaç vermesi halinde faturalarını gönderdiği ilgili kurumdan eczaneye geri ödeme yapılamayacağından eczacıların etken maddeleri aynı olsa bile ilaç isimlerini karıştırmaları olası görülmemektedir" şeklindeki görüşün yeterince gerekçelendirilmediği kanaatine ulaşıldığı gibi raporda tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin etken madde adından türetildiğine ilişkin herhangi bir açıklamaya da yer verilmediği, davalılardan H.Lundbeck A/S tarafından dosyaya sunulan uzman görüşünde ise, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, itiraza mesnet "CIPRALEX" markasının etken maddesinin "CIPROFLOXACIN" olmadığı, bu markanın INN adından bağımsız olarak değerlendirilmesinin gerektiği, kaldı ki söz konusu etken maddede DSÖ tarafından korunan unsurun da "CIPRO" değil "OXACIN" olduğunun anlaşıldığı belirtildiği, taraf markalarının herhangi bir etken madde adından türetilmediği, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira davacının "CIPROLAKS" ibareli marka tescil başvurusu ile davalıların "CIPROFLAX" ve "CIPRALEX" ibareli markaları arasında, ibarelerin ortalarında yer alan birkaç harf değişikliği veya ibarelerin sonunda yer alan "KS-X" harf değişikliği dışında herhangi bir farklılığın bulunmadığı, bunların da başvuruyu itiraza mesnet markalardan yeterince farklılaşmadığı, başvuruda iltibas tehlikesini bertaraf edecek başkaca bir unsurun yer almadığı, bu durumda işaret benzerliği şartının da gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesi ile davalı TÜRKPATENT ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların benzer olmadığını,TÜRKPATENT kayıtlarında ''CİPRO'' ibaresini taşıyan onlarca marka olduğunu, hukukta istikrar ve belirlilik ilkesi gereğince müvekkil markasının tescilinin gerektiği, dava konusu ilacın ancak bir doktor tarafından reçete edilmek suretiyle eczanelerde satılabildiğini, bu nedenle ilaç markalarındaki iltibas değerlendirmelerinin dar yorumlarınması gerektiğini, mahkemece verilen kararın Yargıtay kararları ile uyumlu olduğunu, istinaf mahkemesince verilen kararın gerekçe kısmının eksik olduğunu, denetlenebilir olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.