İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 01/04/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/12/2025 tarih ve 2024/317 E - 2025/1139 K kararına karşı süresi içinde davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkilinin yeğeni olduğunu, davalının ısrar ve tehditleri sonucunda müvekkilinin oğlunun ol…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/532 KARAR NO: 2026/679 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/12/2025 NUMARASI: 2024/317 E. - 2025/1139 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 01/04/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/12/2025 tarih ve 2024/317 E - 2025/1139 K kararına karşı süresi içinde davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkilinin yeğeni olduğunu, davalının ısrar ve tehditleri sonucunda müvekkilinin oğlunun olduğu iddia edilen borç nedeniyle 1 adet boş 1 adet de takibe konu edilen senet olan 900.000,00-TL'lik senet altına zorla imzasının alındığını, söz konusu senetlerden biri ile müvekkili aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalının, müvekkilinin oğlu ...'un borcu olduğunu iddia etmesine rağmen, ... hakkında parasının tahsiline ilişkin hiçbir işlem başlatmadığını, Müvekkilinin olay anından hemen sonra aynı gün ... Karakoluna giderek alacaklı ... ve ...'den şikayetçi olduğunu, bunun üzerine alacaklı ...'un da müvekkili ..., oğlu ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/959 soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunduğunu, senedi birlikte aldığı arkadaşı ...'ü de tanık olarak gösterdiğini, Müvekkili ... hakkında takipsizlik kararı verildiğini, ... ve ... hakkında basit dolandırıcılık suçundan Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/27 Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, ancak hem davalının hem de müvekkilinin takibe konu senedi imzalarken yanında bulunan tanık ...'ün Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sırasında verdikleri ifadelerinde, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, alınan senetlerin ...'un kendisine olan borcuna binaen aldıklarını kabul ettiklerini, bu şekilde davalı ...'un Mahkeme dışı ikrarda bulunduğunu, ayrıca bu konuyla ilgili Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2013/5219 E. 2013/12146 K. sayılı 13/05/2013 tarihli ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2013/5306 E. 2013/14365 K. sayılı 28/10/2013 tarihli ilamı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi” nin 2016/5890 E. 2017/2172 K. sayılı 16/03/2017 tarihli ilamı, ilgili Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/18304 Esas 2016/9788 K. sayılı 31/05/2016 tarihli ilamı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2012/5539 E. 2012/14029 K. sayılı 01/10/2012 tarihli ilamlarının mevcut olduğunu, ayrıca Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/820 Esas sayılı menfi tespit davası açıldığını, ancak arabuluculuk yapılmadığından mahkemece usulden reddine karar verildiğini, yine 2023/820 Esas sayılı dosyasında davalının cevap dilekçesinde, Mahkeme içi ikrar da bulunduğunu, ve senedin ihdas nedeniyle talil ettiğini, bu sebeple ispat yükümlülüğünün davalıya geçtiğini, buna ilişkin Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3879 Esas, 2018/990 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/4269 Esas, 2014/7783 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2010/582 Esas, 2010/7530 Karar sayılı ilamlarının mevcut olduğunu, ayrıca hayatın olağan akışına aykırı açıklamalarda bulunan davalı tarafın ispat yükünü üstlendiğini, öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasına, davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından müvekkiline kendi rızası dahilinde 900.000,00 TL bedelli senet teslim edildiğini, bu senedin davacı tarafından müvekkiline bedeli ödenmek üzere verildiğini, herne kadar davacı yan senedin kendisinden zorla alındığı noktasında müvekkilinden şikayetçi olunmuşsa da Savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini ve karar kesinleştiğini, senedin teminat senedi olduğuna dair taraflar arasında herhangi bir yazılı akit bulunmadığını, davacı yanca senedin teminat senedi olduğuna ilişkin Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/213 esas sayılı dosya kapsamında dava açılmış ve bu davada reddine karar verildiğini, davacının davasında, nitelik itibari ile teknik olarak tanık ile ispat edeceği bir hususu ve usulü işlemler olmamasından kaynaklı tanık deliline dayanamayacağını ve tanık dinletilmesine muvafakatlarının bulunmadığını, davacı tarafın dilekçelerinde belirtmiş olduğu içtihatları ile huzurdaki davanın konusunun farklı olduğu, davacının davasının reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Somut davanın değerlendirilmesinde; dava dilekçesi ile davacının davalı hakkındaki şikayeti üzerine başlatılan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2022/9424 soruşturma sayılı dosyası ve davalı hakkındaki dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile açılan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2022/9598 soruşturma sayılı dosyasında tarafların alınan beyanından, dava konusu senedin dava dışı, davacının oğlu olan ... ile ...' in davalıya olan borcu için verildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça senedin tehditle ve zorla alındığı iddia olunmuş ise de, davacının bu iddiasına yönelik yapılan soruşturmada, davalı hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2022/9424 soruşturma sayılı dosyasında Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair verildiği gibi, dinletilen tanık ...' in, senedin ...'in de davalıya olan borcuna binaen düzenlenmiş olması ve davacının oğlu olması nedeniyle beyanlarına itibar edilmemiş olup bu halde davacının senedin tehditle ve zorla alındığı iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır.Dava konusu senedin 3.kişinin borcuna binaen düzenlenmesinde hukuken bir engel bulunmadığı, senetten kaynaklı borçlu olmadığının ispat yükü davacı üzerinde olduğu, davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı ve süresi içerisinde yemin deliline de başvurulmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'un maliyeden emekli bir memur olduğunu, davalı/alacaklı ... ile arkadaşı ...'ün müvekkilinin oğlu ve oğlunun arkadaşı ...'in kendisine borcu olduğunu iddia ederek müvekkiline biri boş biri 900.000 TL'lik iki adet senet mizalattıklarını, söz konusu senetlerden biri ile müvekkili aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibini başlattığını, fakat davalının müvekkilinin oğlu ...'un borcu olduğunu iddia etmesine rağmen ... hakkında parasının tahsiline ilişkin hiçbir işlem başlatmadığını, müvekkilinin olay anından hemen sonra aynı gün ...karakoluna giderek alacaklı ... ve arkadaşı ...'den şikayetçi olduğunu, bunun üzerine alacaklı ...'un da müvekkili ...'un oğlu ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunduğunu, senedi birlikte aldığı arkadaşı ...'ü de tanık olarak gösterdiğini, müvekkili ... hakkında takipsizlik kararı verildiğini, ...'un ve ... hakkında basit dolandırıcılık suçundan dava açıldığını, Ceza davasının Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/27 Esas sayılı dosyası üzerinden görüldüğünü ve müvekkilinin oğlu ...'un beraat ettiğini, davalı tarafından 900.000,00 TL'lik bir senetle müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava konusunun bu bonoya ilişkin olduğunu, çünkü bono demenin bir kişinin diğer kişiye nakit para vermesi demek olduğunu, bu şekilde para veren kişinin bono aldığını ve borcun ödenmezse bononun hukuki gücünden yararlandığını, bonodaki kural olarak borçlu olduğunu kanıtlamak zorunda olduğunu, ancak kanuna ve yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre alacaklının ihdas nedeninin talil ettiğini veya mahkeme dışı ikrarda bulunmuşsa artık ispat yükünün alacaklıya geçtiğini, bu durumda alacaklı borçluya nakit para/verdiğini ispatlamak zorunda olduğunu, davalı ve ...'ün başta olmak üzere diğer tanıkların da müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını Kayseri C.Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sırasında vermiş oldukları ifadelerinde kabul ettiklerini, davalının mahkeme dışı ikrarda bulunduğunu, davalı tarafın her ne kadar müvekkilinin oğlunun kendisine borcu olduğunu iddia etmişse de bu borcun tahsili için hiçbir hukuki işlem yapmadığını ileri sürerek davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, davalı aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına dayanak bonodan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, takibin 900.000,00 TL miktarlı, 27/01/2022 tanzim tarihli, 06/02/2022 vade tarihli senetten kaynaklı 900.000,00 TL asıl alacak+18.641,10 TL işlemiş faiz+2.700,00 TL komisyon olmak üzere toplam 921.341,10-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 04/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Takibe dayanak yapılan senet incelendiğinde: ... tarafından ... lehine keşide edildiği, tanzim tarihinin 27 .01.2022, vade tarihinin 06.02.2022 olarak gösterildiği senedin 900.000 TL meblağlı olduğu görülmüştür. Davacı, senedin oğlu ...'un davalıya olduğu belirtilen borcu için tehditle ve zorla düzenlendiğini iddia etmiş davalı ise senedin davacı tarafından davacının oğlu ...'un kendisine olan borcu karşılığı rızaen düzenlediğini iddia etmiştir. Taraflar arasında takibe konu senedin davalının dava dışı ...'dan olan alacağı için düzenlendiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık bahse konu senedin davalı tarafından davacıya zorla ve tehditle imzalatıp imzalattırılmadığı, takibe konu edilen senedin düzenlenmesine dayanak teşkil eden borcun ödenip ödenmediği noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır Davacının senetteki imzaya itirazı bulunmamakta olup dosyada senedin davacıya zorla imzalatırıldığına dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bununla birlikte ispat külfeti üzerinde olan davacı taraf davaya konu senet borcunun ödendiği yönünde dosyaya yazılı delil sunmamış olup yemin deliline de dayanmamıştır. Açıklamalar ışığında; mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/12/2025 tarih ve 2024/317 E - 2025/1139 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/04/2026