11. Hukuk Dairesi 2012/12119 E. , 2014/2981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/03/2012 tarih ve 2011/103-2012/30 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı- karşı davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı-karşı davalı vekilleri Av.... ve Av. ... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenild
**11. Hukuk Dairesi 2012/12119 E. , 2014/2981 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/03/2012 tarih ve 2011/103-2012/30 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı- karşı davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı-karşı davalı vekilleri Av.... ve Av. ... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete (Merkez Menkul Değerler A....ye) kredi kullandırıldığını ve bunun teminatı olarak davalının, müşterilerine ait sermaye piyasası araçlarını rehin verdiğini, Sermaye Piyasası Kurulu'nun, 06.04.2009 tarihinde davalı şirketin faaliyetlerinin sürekli olarak durdurulmasına ve şirketin tedrici tasfiyesine karar verdiğini, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından yürütüldüğünü, müvekkili bankaya tevdi edilen menkul kıymetler üzerindeki rehin hakkının müvekkili ile Merkez Menkul Değerler A.Ş. arasında 09.05.2007 tarihinde imzalanan taahhütnameye dayandığını, ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu'nda yapılan yeni düzenleme uyarınca, rehin hakkının Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. nezdinde kaydedildiğini, Yatırımcıları Koruma Fonu'nun 02.06.2009 tarihli yazısında, menkul kıymetlerin, aracı kurumun (davalı Merkez Menkul Değerler A.Ş.) müşterilerine ait olduğunun ve bu durum gözetildiğinde TMK'nın 955. maddesine göre rehin hakkının kurulduğuna dayanak oluşturacak bir belgenin bulunması gerektiğinin, böyle bir belge bulunmadığından söz konusu menkul kıymetlerin sahipleri olan aracı kurum müşterilerinin hesaplarına iade edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, Sermaye Piyasası Kurulu'nun düzenlemelerine göre, aracı kurumların teminat karşılığında müşterilerine kullandırmak üzere kredi alabildiklerini, aracı kurumlar ile müşteriler arasında akdedilen çerçeve sözleşmelerde kredi alımına ve verilecek teminatlara ilişkin hükümlerin yer aldığını, Merkez Menkul Değerler A.Ş. ile müşterileri arasında akdedilen çerçeve sözleşmelerinde de bu hükümlerin yer aldığını, Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. ve Merkez Menkul Değerler A.Ş. tarafından, aylık dönemler itibariyle müşterilerin adresine iadeli taahhütlü olarak hesap ekstresi gönderildiğini, kendilerine ait kıymetlerin rehnedildiğini öğrenen müşterilerin buna bir itirazlarının olmadığını, ayrıca Yatırımcılar Koruma Fonu'nun yargı organı yerine geçerek, müvekkili ile Merkez Menkul Değerler A.Ş. ve müşterileri arasındaki hukuki ilişkinin geçerliliği veya geçersizliği hakkında karar verme hak ve yetkisine sahip olmadığını ileri sürerek müvekkili bankaya teminat verilen sermaye piyasası araçları üzerindeki rehin hakkının varlığı ve geçerliliğinin tespiti ile haksız ve dayanaksız muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Yatırımcıları Koruma Fonu (Merkez Menkul Değerler A.Ş.'yi temsilen) vekili, SPK'nın 46/B maddesi uyarınca aracı kurumun tasfiye kapsamında yer alan gerçek hak sahiplerini ve alacak tutarlarını tespit etmenin müvekkilleri Yatırımcıları Koruma Fonu'nun görev ve yetkileri arasında yer aldığını, kredili İşlem Tebliği'ne göre, rehin hakkının doğabilmesi için üç şartın bir arada mevcut olması gerektiğini, bu üç şartın, aracı kurum ile müşteri arasında kredili işlem sözleşmesinin yapılmış olması, müşterinin aracı kurumdan kredi kullanmış olması, aracı kurum tarafından teminat olarak bankaya gönderilen menkul kıymetlerin sadece bunların sahibi olan müşterinin kredisine teminat olmasından ibaret olduğunu, aracı kurum ile davacı arasında imzalanmış olan taahhütnamenin yeterli olmadığını, müşterilerin herhangi bir talimatının bulunmadığını, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde yapılan kaydın TMK hükümlerine uygun olmadıkça 3. kişilere ait kıymetler üzerinde doğrudan rehin hakkı kurulmasını sağlamayacağını, üçüncü kişi konumunda olan menkul kıymet sahiplerinin bilgilendirilmiş olması ihtimali, onların icazet veya cevaz verdiği anlamına gelmeyeceğini, müvekkilleri tarafından yapılan iade talebinin, feri zilyetliği sona erdirilen aracı kurumu temsilen TMK'nın zilyetliği koruyan hükümleri uyarınca yapılmış olup bu konuda tasarruf yetkilerinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, dava konusu hisse senetlerinin tüm semereleriyle birlikte karşı davalı ...'ın fer'i zilyetliğinden alınarak Merkez Menkul Değerler havuz hesabına (zilyetliğine) aynen iadelerinin sağlanmasını, aynen iadelerinin mümkün olmaması durumunda dava tarihindeki ... endeksi üzerinden hesaplanacak nakit karşılığının dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak Merkez Menkul Değerler A.Ş.'ye verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, aracı kurumun yasal defterlerinde gösterilmeyen kredi borcuna karşılık kredi alacaklısı bankalara müşterilerin rızası ve bilgisi dışında teminat olarak rehin verildiği, Aracı Kurumun müşterilerinin hisse senetlerini teminat göstererek kendisi lehine kullandığı kredi tutarının 2.197.621, 78 TL olduğu, ayrıca bir kısım müşterilerinin hiçbir kredi borcu olmamasına rağmen, bankalara kendi lehine kullandığı krediye teminat olarak gönderdiği, konuya ilişkin olarak müşterilerden alınmış herhangi bir icazetname veya ibraname olmadığı, müşterilerin doğrudan ...'a bir borçlarının olmadığı, müşterilerin sermaye piyasası araçlarının kendi borçları için değil, Aracı Kurumun borcu için rehin verilmiş olduğu, rehin hakkının sadece beş müşteri için (... ... ... ait 82 adet ...'e ait 335 adet ..., İlhan Karahan'a 16.257 adet ...e ait 18 adet ..., ... ... ait 7.072 adet ... üzerinde) devam ettiğinin saptandığı, beş müşterinin, bu borç nedeniyle teminat gösterilmesi gereken tutar kadar hisse senedi üzerinde davacı-karşı davalı lehine rehin hakkının kurulmuş olduğu benimsenmek suretiyle 23.764 TL yönünden asıl davanın kabulü gerektiği, karşı davanın da buna göre (4.478.391,08-23.764=4.454.627,08TL üzerinden) kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 162, 50089, 19067, 50693 ve 45453 numaralı hesaplara ait toplam 23.764 TL teminat verilebilecek miktar yönünden davacı-karşı davalının sermaye piyasası araçları üzerindeki rehin hakkının varlığı ve geçerliliğinin tesbitine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, karşı davanın kısmen kabulü ile karşı davaya konu edilen ve asıl davada yukarda belirtilen kısmen kabule konu hesap ve hisse senetlerinde teminat verilebilecek 23.764,00 TL dışındaki diğer hisse senetleri yönünden, 07.07.2009 tarihli ... kapanış fiyatlarına göre toplam değeri 4.454.627,08 TL olan ve karşı davaya konu edilen hisse senetlerinin tüm semereleriyle birlikte davacı-karşı davalı fer'i zilyedliğinden alınarak, davalı-karşı davacı zilyedliği ve hesabına aynen iadesine,aynen iadenin mümkün olmaması halinde, karşı dava tarihi olan 08.07.2009 tarihindeki ... endeksi kapanış fiyatı üzerinden hesaplanacak nakit karşılığının, bu tarihten itibaren hesaplanacak ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınıp, davalı-karşı davacıya verilmesine,davaya konu edilen hisse senetlerinin Tablo Ek-1 ve Tablo Ek-2 ve Tablo Ek-3 olarak liste halinde karara eklenmesine ve her üç listenin de kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı- karşı davalı ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı- karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı- karşı davalıvekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalı ... Imkb Takas ve Saklama Bankası A.Ş.'den alınarak davalı-karşı davacı Yatırımcıları Koruma Fonu'na verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 238.123,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.