11. Hukuk Dairesi 2024/1720 E. , 2024/9415 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/116 Esas, 2024/136 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/428 E., 2023/744 K. Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine,
**11. Hukuk Dairesi 2024/1720 E. , 2024/9415 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/116 Esas, 2024/136 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/428 E., 2023/744 K. Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 31.03.2023 tarih ve 2023/02 nolu ... Belediyesi Personel A.Ş. yönetim kurulu kararı ile 31.03.2023'te yapılan 2022 yılı olağan genel kurul kararının noterde onaylandığını, müvekkilinin 14.04.2023'te 6299447 mersis başvuru talep numarası ile yönetim kurulu kararı ve olağan genel kurul kararının tescil ve ilanı için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 24.04.2023 tarihli kararında; ''tek pay sahibi belediyenin genel kurulda temsiline ilişkin ve yönetim kurulu üyeliğinde adına hareket edecek gerçek kişinin belirlenmesine ilişkin belediye meclis kararı eklenmelidir'' denildiğini, 03.07.2023 tarihli kararında ise "Müdürlüğümüze yapmış olduğunuz tescil başvurunuzun saptanan eksiklikler ve/veya yanlışlıklar nedeniyle yerine getirilemediği; ayrıca bekleyen evrakınızın bugüne kadar geri alınmadığı anlaşıldığı, işletme faaliyetinizin olumsuz yönde etkilenmemesi için ekte sunulan evraktaki eksikliklerin tamamlanarak tekrar ... Giyimkent Hizmet birimimize müracaat edilmesi hususu bilgilerinize sunulur" ifadelerine yer verilerek tescil başvurularının kabul edilmediğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün kararı müvekkiline 11.07.2023'te tebliğ ettiğini, söz konusu yönetim kurulu ve olağan genel kurulu kararı işlem yapacak kişileri belirlediği için bu kararların tescil ve ilan edilmemesi yapılan işlemlerin sakatlanmasına sebebiyet vererek telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını, müvekkili şirketin bir Belediye Şirketi olması ve bünyesinde 3000’i aşkın personeli bulunması da göz önüne alınarak personelin özlük hakları tehlikeye uğramasının engellenmesi amacıyla, Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının iptaline, anılı genel kurul kararının tescil ve ilânına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili kanun ve ikincil düzenlemelerin kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip, sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket etmediğini, dava konusu olayda da, T.C. Ticaret Bakanlığının, 15.05.2019 tarih ve E00044345462 sayılı yazısı ekinde sunulan T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün sayılı 24.04.2019 tarih ve 43742444 sayılı T.C. Şehircilik Bakanlığı görüşüne göre hareket ettiğini, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili; genel kurulda dava konusu şirketin tek ortağı olan belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, anılan görüşte (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinden davacının talebinin iade edildiğini, idarenin herhangi bir talimatını veyahut da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Belediye Kanunu(5393 sayılı Kanun)'nun 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün tescil ve ilan talebinin reddi kararında dayanak yaptığı;Ticaret Bakanlığının 15/05/2019 tarih ve E-*********** sayılı yazısı ekinde gönderilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 24/04/2019 tarih ve 43742444 sayılı görüş yazısında özetle; şirket genel kurulunda seçilecek yönetim kurulu üyesini veya şirket müdürünü seçme yetkisi konusunda tereddüt olduğu belirtilerek yapılan değerlendirmede, bu yetkinin Belediye Meclisinde olduğunun belirtildiği, ancak kanunda belediye başkanı ile belediye meclisinin görev ve yetkileri ayrı ayrı belirlendikten sonra, belediye meclisinin karar almasını gerektirmeyen görevleri yapma ve yetkileri kullanma yetkisinin belediye başkanına verildiği, bu düzenleme ile kanun koyucunun olası yetki karmaşasını aşma amacı taşıdığı, belediye pay ve hisselerini temsilen şirket genel kuruluna katılma ve oy kullanma konusunda yetki karmaşası olmadığı, belediye meclisine açıkça verilmeyen bu yetkiyi Belediye Başkanının kullanacağı, Anayasa'nın 127 nci maddesinde mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin kanunla düzenleneceği öngörüldüğü, belediyelerin kuruluşu, organları, yönetimi, görev, yetki ve sorumlulukları ise Anayasa'nın 127 nci maddesine uygun olarak 5393 sayılı Kanun'la düzenlendiği, davalı tarafça T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün görüş yazısı doğrultusunda işlem yapılmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile genel kurul kararı ve yönetim kurulu kararının tesciline karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, 5393 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkilerinin düzenlendiği, Belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine temsilci atama yetkisinin belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmadığı, aynı Kanun'un 37 nci maddesinde ise belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğu, (p) bendinde ise; kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlendiği, Belediye tüzel kişiliği adına vekâlet vermenin de başkanın yetkisinde olduğu, Belediye meclisine verilen yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul etmenin yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, davacı şirketin taraf olduğu gerekçeli kararda atıf yapılan yargı kararları ile genel kurul kararlarının tescilinin sağlanabildiği, ancak davalı sicilin uygulamayı sürdürdüğü, dolayısıyla ilk derece mahkemesince itirazın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmediği, ayrıca benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak verilen çok sayıda emsal yargı kararlarını dikkate almadan, yasal düzenlemelere aykırı işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı sicilin vekâlet ücreti ve yargı gideri ile sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ... Sicil Müdürlüğü kararının iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.