İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:12/01/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2025 tarih ve 2024/939 Esas 2025/835 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ltd. Şti ...'nin teknoloji ağırlıklı hizmet üretmek üzere kurulmuş …
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2424 KARAR NO: 2026/40 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/09/2025 ESAS NO: 2024/939 KARAR NO: 2025/835 DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:12/01/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2025 tarih ve 2024/939 Esas 2025/835 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ltd. Şti ...'nin teknoloji ağırlıklı hizmet üretmek üzere kurulmuş bir şirket olduğunu, aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı ... Ltd. Şti yöneticileri ile aynı sektör şirketleri olmak dolayısıyla tanıştıklarını, aralarında oluşan dostluğa bağlı olarak davalı şirketin ekonomik darlığını atlatma konusunda müvekkili şirket tarafından davalıya 16.02.2023 tarihinde 600.000,00-TL emanet para verildiğini ancak davalının söz konusu parayı iade etmediğini, bunun üzerine Kayseri 8. Noterliği ... tarih ve ... sayılı ihtarname ile tebliğden itibaren 7 gün içinde paranın bu günkü değeri ile ödenmesini talep ettiğini, ancak bu talebinde yerine getirilmediğini beyanla paranın verilme tarihi 16.02.2023'ten itibaren en yüksek ticari faiz uygulayan banka faiz oranı ile hesaplanacak faizi ile birlikte tahsilini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davacının gönderdiği paranın emanet olmadığını, somut olayda davacı tarafın işbu dava konusu 600.000-TL'nin emanet klozu ile gönderildiği iddiası maddi gerçekle örtüşmediğini, davacı tarafın sunmuş olduğu ... Bankası Dekontunda açıklama olarak sadece ''E.'' yazıldığını, EFT dekontunda yeterli açıklama bulunmaması ve açıklama olarak sadece ''E.'' yazılması işbu dava konusu paranın müvekkile borç veya emanet olarak gönderildiğini kanıtlayacak nitelikte olmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde sunduğu salt EFT Dekontu dava konusu paranın emanet olarak verildiğini ispat etmediğini, davacı taraf dava konusu paranın emanet olarak gönderildiğini kanıtlayacak nitelikte yazılı ve itibar edilebilir hiçbir delili dosyaya sunmadığını, davacı tarafın işbu dava konusu paranın emanet olarak gönderildiğini yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Tüm dosya kapsamına göre; 6098 sayılı Kanun'un 392. maddesinde yer alan ''Ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.'' ibaresinden, alacaklının ödünç verdiği şey için dava açması ya da takip başlatması için ilk istemden başlayarak altı hafta beklemesi gerektiği, alacağın bu süre sonunda muaccel olacağı, muaccel olmayan bir alacak için dava ve takip başlatılmasının mümkün olmadığı, eldeki davada dava tarihi itibarı ile alacağın muaccel olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş hüküm kurulmuştur. 1-Davanın KABULÜ ile;600.000,00 TL'ye 20/09/2024 tarihinden itibaren avans faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; davacı tarafından verilen süreye dayalı olarak alacağın muaccel hale geldiğinin kabulünün mümkün olmadığını, iddialarının yargılama sürecinde bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile birlikte dile getirildiğini, davacının muaccel olmamış bir alacak için altı haftalık ödeme süresi dolmadan huzurdaki davasını ikame etmek üzere arabulucuya başvurduğunu, bilirkişi huzurundaki emanet paranın iadesi davasının alacak davası gibi niteleyerek rapor hazırladığını, davacı tarafından dosyaya sunulan banka dekontu üzerinde müvekkili firmaya gönderilen paranın emanet para ilişkisi kapsamında e şeklinde yazılı ibare bulunduğunu, taraflarca sunulan ticari kayıtlardan da dava konusu 600.000 TL nin emanet para olarak verildiğini kesin suretle ispatlamadığını, davacının dahi ne ihtar ne de arabuluculuk ve dava süresince davacının sipariş iddiasının bulunmadığını, davacının hem ihtar hem de arabuluculuk başvurusunda ve dava dilekçesinde göndermiş olduğu tutarın iadesi başvurusu yönünden emanet para iddiasına dayanmış olduğunu fakat dekont içeriğinde emanet verildiğine dair bir şeyin anlaşılmadığını, tüm bunlara rağmen bilirkişi rapor içeriği ve mahkeme kararının tamamen davacının iddialarının dışında olacak şekilde kabule bağlandığını, emanet ilişkisinin hukuki temellendirmesi noktasında yetersiz kaldığı gözetildiğinde yerel mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu hususta davacının emanet para ödemesi iddiasını ispatlayamadığının kabul edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının emanet para ödemesi iddiasının ispatlandığının kabulü halinde dahi yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu gösterir başkaca bir hususun mahkemenin davanın kabulü ile 600.000,00 TL ye 20/09/2024 tarihinden itibaren avans faiziyle uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulması olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle tehiri icra taleplerinin kabulü ile, akabinde yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın usulden reddini, bu taleplerinin kabul edilmemesi durumunda davanın esastan reddini, aksi kanaatte olması ihtimalinde hükmün tamamen kaldırılarak dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkemeye gönderilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı ...Ltd Şti tarafından ilk derece mahkemesi kararının hukuka, vicdana ve dosya kapsamına uygun olduğunu, davalı şirketin istinaf itirazlarının ise bu değerlere aykırılık teşkil ettiğini, bu bakımdan istinaf itirazlarının reddine karar verilmesini, arada karşılığı teminat yatırılmaksızın boşlukta bir icranın geri bırakılması talebinin ise zaten yasal şartları taşımamak dolayısıyla doğrudan reddi hususunda gereğinin yapılmasını talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık banka havalesi yoluyla yapılan ödemeden kaynaklanmaktadır. Davacı taraf davalıya banka havalesiyle verilen paranın ödünç sözleşmesine istinaden verildiğini iddia etmiş, davalı ise cevap dilekçesinde gönderilen paranın borç olarak verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece dava aynen kabul edilmiştir. Oysa bilindiği üzere havale kural olarak ödeme vasıtası olup bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yasal karine kabul edilir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 29.09.2016 tarihli, 2016/4227 E., 2016/17525 K. Sayılı kararı) Davacının bu yasal karinenin aksini usulüne uygun (ancak değerine göre yazılı) yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Dosyada mevcut havale belgesinde yer alan "E." Şeklindeki kaydın dava konusu paranın davalıya borç olarak verildiğini dolayısıyla yanlar arasında ödünç ilişkisinin varlığını kanıtlamaya yeterli olduğu söylenemez. Ayrıca davacı dava dilekçesinin deliller bölümünde açıkça yemin deliline de dayanmamıştır. Bu durumda dava dilekçesinde ileri sürülen iddia ve sebepler ile akdi ilişkinin yazılı belge ile kanıtlanamamış olması nazara alınarak ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenle davalı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının belirtilen yönden kaldırılarak HMK'nın 353/1-b,2 maddesi uyarınca düzeltilmek suretiyle esas hakkında yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 30/09/2025 tarih ve 2024/939 Esas- 2025/835 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine,Buna göre; "1-Davanın REDDİNE, 2-)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince peşin alınan 10.246,50 TL harçtan alınması gerekli 615,40-TLmaktu karar ve ilam harcının mahsubu ile artan 9.631,1-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE , 3-)Kayseri Arabuluculuk Bürosunun ... Esas sayılı dosyasından yazılan 3.600,00-TL sarf bedelinin davacıdan alınmasına , Hazineye İrat KAYDINA , 4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 5-)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden AAÜT hükümleri gereğince 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-)Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının taraflara İADESİNE," 2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 4-Davalının yatırdığı istinaf kanun yoluna başvuru harcı 1.683,10TL nin ve 430,00 TL istinaf posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/01/2026