İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/01/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkili tarafından davalıya toz maskesi satışı yapıldığını,müvekkilinin davalıdan halihazırda ödenmeyen 180.091,39-TL bakiye alacağı bulunduğunu, davalı aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,yetkili icra dairesi b…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/119 KARAR NO:2026/99 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/10/2022 NUMARASI: 2021/592 Esas - 2022/633 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/09/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/01/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkili tarafından davalıya toz maskesi satışı yapıldığını,müvekkilinin davalıdan halihazırda ödenmeyen 180.091,39-TL bakiye alacağı bulunduğunu, davalı aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,yetkili icra dairesi bildirilmediğinden yetki itirazın geçerli olmadığını,satışı yapılan maskelerin standartlara uygun ve ayıpsız olduğunu, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davalıya en son satışı yapılan maskelerin fatura tarihi 23.09.2020 olup davalının 25.01.2021 tarihinde ayıp ihbarında bulunduğunu, davalının 04.12.2020 tarihli iade faturasının kabul edilmeyerek 07.12.2020 tarihli ihtarname ile davalıya iade edildiğini, iade faturasında yer alan ürünlerin müvekkiline iade edildiği iddiasının da gerçek olmadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili; müvekkili şirketin dava dışı ...-...'e maske satılmak için davacı şirketten 17/07/2020 tarihinde 1.454.000 adet maske satın aldığını, maskelerin doğrudan davacı tarafından,siparişi veren ... şirketine gönderildiğini, ancak ... tarafından müvekkiline 12/08/2020 tarihinde gönderilen Whatsapp mesajında, teslim alınan ürünlerdeki ve ürün kutuları üzerinde yazılı olan adet, renk, kat sayısı, barkod numarası, üts kaydı vb gizli ayıpların bildirildiğini, bunun üzerine ürünlerdeki gizli ayıbı hem yazılı ve hem de sözlü olarak davacıya bildirildiğini, ... tarafından müvekkiline 03.12.2020 tarihinde iade faturası kesildiğini, ayıplı ürünlerin davacıya ... plakalı kamyon ile gönderildiğini ve ayıplı ürünler teslim alınmasına rağmen davacının teslim tutanağı imzalamaktan kaçındığını, müvekkili tarafından davacıya 04/12/2020 tarihinde iade faturası kesildiğini, ancak iade faturasına davacı tarafından 07/12/2020 tarihli ihtarnameyle itiraz edildiğini, müvekkilince 25.01.2021 tarihli ihtarname ile iade neticesinde cari hesap bakiyesinin ödenmesinin talep edildiğini, davacının da 27.01.2021 tarihli ihtarname ile cari hesap borcunun ödenmesini talep ettiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davalının savunduğu gizli ayıbın bulunup bulunmadığı incelenmiş olup, dosyaya yansıyan ayıp ambalajlardan, üzerindeki barkodlardan ve ambalaj içerisinde çıkan maskelerin kaç katlı olduğundan kaynaklanmakta olup, zamanla veya kullanmakla ortaya çıkacak gizli ayıp niteliğinde olmadığı, maskeleri teslim alan...'in bu malları almakla yetkilendirildiği ihtilafsız olduğundan, TTK 'nın 23. maddesindeki ihbarları çekmekle yetkili ve de sorumlu olduğu, basiretli bir tacir gibi 8 gün içinde inceleme yapsa,gözlenebilir nitelikteki ayıpları belirleyebileceği ve ayıp ihtarında bulunabileceği,süresinde ayıp ihbarı yapılmadığına dair davacı savunmasına itibar edildiği, davalının maskeleri iade ettiğinin ispatlanamadığı, ispat için yazılı belgenin şart olduğu, maskelerin ayıplı olmadığı kabul edildiği gerekçesiyle,davalının takibe itirazının iptaline, 180.091,39-TL asıl alacağın %20 si oranda icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili;...'in müvekkiline bildirdiği ayıpların,anında Whatsapp ve telefonla davacıya bildirildiğini, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki Whatsapp mesajları bulunduğundan, tanık deliline dayanmalarına rağmen mahkemece tanıkları dinlenmeden karar verildiğini,17.07.2020 tarihinde alınan maskelerin 21.07.2020 tarihinde teslim edildiğini, ... tarafından 12.08.2020 tarihinde Whatsapp mesajları ile ürünlerdeki ve ürün kutuları üzerindeki yazılı olan adet, renk, kat sayısı, barkod numarası, üts kaydı vb gizli ayıpların bildirilmesi üzerine müvekkilince de aynı gün davacıya iletildiğini, 03.12.2020 tarihinde dava dışı ... tarafından müvekkiline iade faturası kesildiğini, ayıplı ürünlerin davacıya ... plakalı kamyon ile gönderilip teslim alındığı halde, davacının teslim tutanağı imzalamaktan kaçındığını,kamyon şoförünün tanık olarak dinlenilmesi istenildiği halde mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, müvekkili tarafından davacıya kesilen 04.12.2020 tarihli iade faturasının ise davacı tarafça 07.12.2020 tarihinde iade edildiğini, bilirkişi raporunda kanuna aykırı olarak ayıp ve ihbarı konusunda hukuki görüş bildirildiğini, ayıba ve iade teslim olgusuna dair delilleri incelenmeden yazılan bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, tanık deliline dayanmalarına rağmen tanıkları dinlenilmeden karar verilmesinin adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, ticari satıma dayalı açık hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir.Davacı tarafça davalıya maske satışı yapıldığı, davalı tarafça da maskelerin dava dışı alıcıya satıldığından davacı tarafça doğrudan davalının alıcısı ...'e teslim edildiği anlaşılmakta olup, davacı tarafça bu satış nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı cari hesap alacağı talep edilmiştir. Davalı ise maskelerin ayıplı olduğunu, alıcısı ... tarafından ayıbın kendisine bildirilmesini müteakip davacıya ayıp ihbarı yapıldığını ileri sürmüştür.Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; davacının ticari defterlerine göre takip tarihinde davalıdan 180.091,39-TL alacaklı olduğu, davalının defterlerinde ise davalının davacıdan 316.327,68-TL alacaklı olduğu, ticari defterler arasındaki 496.419,07-TL farkın, davalının davacı adına düzenlediği 04.12.2020 tarihli 496.419,84-TL tutarlı iade faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek,incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu hemen satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı,satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse,ayıbı uygun bir sürede bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TTK'nın 18/3 maddesinde; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağı hüküm altına alınmış olup, kanunda öngörülen tacirler arasındaki bildirim usulleri, geçerlilik şartı olmayıp ispat şartı niteliğindedir. Bu nedenle içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, ayıp ihbarının tanık delili ile ispatı ise mümkün değildir.Davalının ayıplı olduğunu iddia ettiği maskeler, davacı tarafından düzenlenen 17.07.2020 tarihli fatura konusu maskeler olup, maskeler doğrudan davalının alıcısına teslim edilmiştir.Davalının alıcısı tarafından davalıya gönderilen 12.08.2020 tarihli Whatsapp mesajında, sonu 88 olan kutunun üst kaydının bulunmadığı, diğerinin kaydının da 2 katlı olarak çıktığı, hepsinin kolileri aynı olup ayırmanın mümkün olmadığı bildirilmiştir. Aynı tarihte davalı tarafından davacıya gönderilen Whatsapp mesajında ise sadece maske ambalajlarına ait iki fotoğraf gönderildiği, ayıp iddiasına ilişkin herhangi bir yazı bulunmadığı görülmektedir. Davalı tarafından davacıya gönderilen 27 ekim tarihli Whatsapp mesajında, dava dışı alıcısının 12.08.2020 tarihli mesajının iletilerek, bu işin ticaretlerini bozacağı belirtilerek ortayı bulalım şeklinde ifadede bulunmuştur. Davalı tarafça satış ve teslimden yaklaşık 6 ay sonra gönderilen 27.01.2021 tarihli ihtarnamede ise maskelerin 3 katlı olmasına rağmen ambalajında 5 kat yazılı olduğu, barkod numaralarının tutarsız olduğu, ürün kodları ve kutu içi adetler ile renklerin uyumsuz olduğu bildirilmiştir. Davalıya alıcısı tarafından 12.08.2020 tarihinde maskelerin ayıplı olduğu bildirilmekle, davalı en geç bu tarih itibariyle ayıptan haberdar olmuştur. Davalı tarafça ayıbın öğrenilmesiyle birlikte aynı gün davacıya ayıp ihbarı yapıldığı ileri sürülmüşse de, aynı gün gönderilen Whatsapp mesajında bu hususta bir bildirim bulunmamaktadır. Sonradan Ekim ayında ve 6 ay sonrasında yapılan ayıp ihbarları ise süresinde değildir.Davalı tarafça ayıplı ürünlere ilişkin olarak düzenlenmiş olan iade faturası davalı tarafça ticari defterlerine kaydedilmemiş olup, yasal süresinde faturaya itiraz edilmiştir. Ayrıca davalının ayıplı maskelerin dava dışı alıcısı tarafından kamyon ile gönderilerek davacıya teslim edildiği iddiası da kanıtlanamamıştır.Açıklanan nedenlerle, süresinde ayıp ihbarında bulunulmaması nedeniyle, davalının satışa konu maskeleri mevcut haliyle kabul ettiğinin kabulü gerekir. Ayıp ihbarının tanık delili ile ispatlanamayacağı gibi, uyuşmazlığın miktarı itibariyle de teslimin tanıkla ispatı mümkün olmadığından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş,istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 12.302,04-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.076-TL harcın mahsubu ile kalan 9.226,04-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 93-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026