7. Hukuk Dairesi 2014/6659 E. , 2014/13797 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Konya 1. İş Mahkemesi Tarihi : 06/03/2014 Numarası : 2011/716-2014/168 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takd
**7. Hukuk Dairesi 2014/6659 E. , 2014/13797 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Konya 1. İş Mahkemesi Tarihi : 06/03/2014 Numarası : 2011/716-2014/168 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı davalı işyerinde 17/12/2006-05/11/2010 tarihleri arasında tır şoförü olarak çalıştığını, iş akdine davalı tarafından haksız şekilde son verildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile çocuk parası,fazla mesai,yıllık izin,genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı davacının son dönemde çok sayıda hasarlı trafik kazası geçirmiş olmasından dolayı 4857 sayılı Yasanın 25/II-ı maddesi çerçevesinde iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ve başkaca bir alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iş akdinin davalı tarafça haklı olmayan nedenlerle ve yasal prosedüre uyulmaksızın feshedildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacı işçinin 4857 sayılı Yasanın 25/II-ı maddesi çerçevesinde iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı olarak feshedilip edilmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (ı) alt bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, eşya ya da maddelere otuz günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde, işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu belirtilmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması durumunda, işverenin haklı fesih imkânı olmadığı gibi işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarının bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır (Yargıtay 9.HD. 281.2010 gün, 2008/14825 E, 2010/1448 K.). Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının hukukî sonuca etkisi bulunmamaktadır. Örneğin işverene ait iş makinesi paletlerine kasten metal cisim sokmak suretiyle zarar veren veya trafik kazası sonucu işvereni zarara uğratan işçinin aynı şekilde iş sözleşmeleri haklı nedenle sona erdirilebilir. İşçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir (Yargıtay 9.HD. 26.1.2010 gün, 2009/25906 E, 2010/1326 K). Zarar tutarı ile karşılaştırılacak olan işçinin otuz günlük ücretinin brüt ya da net olarak dikkate alınması gerektiği noktasında Yasada herhangi bir açıklık bulunmamakla birlikte, işçi lehine yorum ilkesi uyarınca brüt ücretin esas alınması gerekir. Otuz gün, bir aydan farklı bir kavramdır. Bu noktada işçiye aylık olarak ödenen ücret yerine, günlük yevmiyesinin otuz katı tutarı dikkate alınmalıdır. Maddede sözü edilen ücret dar anlamda ücrettir. İkramiye, prim, fazla çalışma ücreti ve benzeri ödemeler bu maddede yer alan otuz günlük ücret içersinde değerlendirilmemelidir. Ancak, ücretin garanti ücret üzerine yapılan işe göre ilave ücret veya satış pirimi olarak belirlendiği hallerde, gerçek ücretin bu ödemelerin toplamı olarak değerlendirilmesi yerinde olur. Örneğin uygulamada uluslararası yük taşıyan tır şoförleri asgarî ücret ve sefer pirimi karşılığı çalışmaktadır. Sefer pirimi olarak adlandırılan kısım da dar anlamda ücrettir. Bu durumda maddenin uygulanması anlamında otuz günlük ücret, tır şoförleri yönünden her iki ödemenin toplamına göre belirlenmelidir (Yargıtay 9.HD. 24.11.2008 gün 2007/32361 E, 2008/32028 K.). Zararın otuz günlük ücreti aşması durumunda işverenin fesih hakkı doğar. İşçinin zararı derhal ödemiş ya da ödeyecek olması, işverenin bu hakkını ortadan kaldırmaz. İşverence zarar tutarının işçiden talep edilmemiş olması fesih hakkını ortadan kaldırmaz. 4857 sayılı İş Kanununun 26 ncı maddesi yönünden bir yıllık hak düşürücü süre, zarara neden olan olayın oluşumu tarihinden itibaren başlar. Ancak altı işgünlük ikinci süre, zarar miktarının belirlenmesinin ardından, bu durumun feshe yetkili makama iletilmesiyle işlemeye başlayacaktır. Zarar miktarının belirlenmesi bazen uzun zaman alabilir ve fesih hakkının kullanılması bakımından zarar miktarının belirlenmesi ve işçinin ücreti ile kıyaslanması zorunluluğu vardır. Somut olayda dosya içeriği ve tanık beyanlarına göre davacının tır şoförü olarak çalıştığı süre zarfında maddi hasarlı trafik kazaları yaptığı anlaşılmaktadır. Gerçekten davacı 26.06.2012 ve 16.10.2010 tarihlerinde trafik kazası yapmış olup bu husus trafik kazası tutanakları ile de sabittir. Diğer yandan kazalarda davacının kusur oranı, kusur oranına düşen zarar miktarı ve bu zararı davalının hangi tarihte öğrendiği, zarar miktarının 30 günlük ücret miktarının geçip geçmediği ve işverenin zararı öğrendikten sonra 6 iş günü içinde fesih işlemini gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususları tartışmalıdır. Mahkemece bu hususlar araştırılmadan eksik incelemeyle ve yazılı gerekçe ile kıdem ve ihbar tazminatı istemlerinin kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 18.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.