T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/4483 Karar No : 2025/4679 DAVACI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Makina Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı yaklaşık 102 hektar yüzölçümlü alanın “endüstri bölgesi” olarak planlanmasına ilişkin Çevre, Şehirc…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/4483 E. , 2025/4679 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/4483 Karar No : 2025/4679 DAVACI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Makina Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı yaklaşık 102 hektar yüzölçümlü alanın “endüstri bölgesi” olarak planlanmasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 12.01.2022 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliğinin ve plana askı süresi içinde yapılan itirazın reddine dair Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının... tarihli, ...sayılı işleminin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Plan değişikliği yapılmasını gerektiren nesnel ve teknik gerekçelerin olmadığı, tek parsele yönelik parçacıl planlama yapılamayacağı, dava konusu taşınmazın Kunduz Barajı uzun mesafeli koruma alanında kalmasına rağmen DSİ'nin olumlu görüşünün alınmadığı, ağaçlandırılacak alan kullanımında kalan bölgenin endüstri alanı planlanmasının alanın doğal bütünlüğüne aykırı olduğu, uyuşmazlık konusu alanın mera vasfında olduğundan Mera Kanununa aykırı planlama yapıldığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Plan değişikliğinin ... Makine Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından talep edildiği görüldüğünden davanın ihbarı gerektiği, planlama alanının çevre düzeni planları ile yer seçimi yapılan münferit sanayi alanı niteliğinde olmadığı, özel kanunlara tabi olarak Cumhurbaşkanlığı kararı ile belirlenen bir alan olduğu, DSİ tarafından Kunduz Barajı uzun mesafeli koruma alanının kaldırıldığı ve tarım arazisi niteliğine dönüştüğü, dava konusu alanda gerçekleştirilecek dayanıklı çelik alaşım üretiminin davacının iddia ettiği gibi münferit sanayi alanlarında veya organize sanayi alanlarında yapılmasının mümkün olmadığı, mera vasfında olduğu iddia edilen alan için Milli Emlak Dairesi Başkanlığı ile ön izin sözleşmesi düzenlendiği, plan değişikliğinin parçacıl değil 102 hektarlık alanı kapsadığı, planda şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın ve yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. MÜDAHİLİN BEYANI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta, 10/05/2019 tarihli, 30770 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/05/2019 tarihli, 1038 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile, İzmir ili, Aliağa ilçesinde bulunan bazı alanların ... Makine Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verildiği, sonrasında da adı geçen şirketin talebi üzerine Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 20.maddesinin 2.fıkrası uyarınca değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesi kapsamında davaya konu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin yapıldığı, söz konusu değişiklik ile yer seçimi kesinleşen endüstri bölgesi kullanımın plana işlendiği, münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine ilişkin 09/05/2019 tarihli, 1038 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararına karşı dava açılmadığı, ayrıca davaya konu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 102,1 hektarlık kısmının (ifraz ile oluşan ... ada ... parsel), İl Mera Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile mera vasfına ilişkin tahsis amacının değiştirildiği ve hazine adına ham toprak vasfıyla tescilinin sağlandığı, yine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 13.09.2022 tarihinde onaylanan çevre düzeni planı değişikliği ile DSİ 2. Bölge Müdürlüğünün yazısı doğrultusunda planlama alanının da içinde bulunduğu Kunduz Barajı İçme ve Kullanma Suyu Uzun Mesafe Koruma Kuşaklarının kaldırılarak göl rezervuar alanının tarım arazisi olarak düzenlendiği görüldüğünden dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinde çevre düzeni planının ilke, hedef ve stratejileri ile şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı, yaklaşık 102 hektar yüzölçümlü taşınmazın endüstri bölgesi olarak planlanmasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 12.01.2022 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin ve askı süresi içinde yapılan itirazın reddine dair anılan Bakanlığının ... tarih ve ...sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Davanın süresinde açıldığı görülerek esasa geçilmiştir. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasında, "Bakanlık, kurum ve kuruluşların veya yönetici şirketin başvurusuna istinaden veya resen yer seçimi yapmak suretiyle endüstri bölgelerinin kurulması veya kurulu bölgelere ilave alan önerisinde bulunabilir. Bakanlıkça belirlenen alanlarda, Cumhurbaşkanınca endüstri bölgelerinin kurulmasına veya alan ilavesine izin verilebilir. Belirlenen alanların Cumhurbaşkanlığına sunulmasından önce yönetici şirketin kurulmuş olması zorunludur. Endüstri bölgelerinin kurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararları Resmî Gazetede yayımlanır. (Ek cümleler:20/10/2022-7419/2 md.) Ancak ilan edilen endüstri bölgesi alanından büyük olmamak kaydıyla bölgeye ilave edilecek alanlara Bakanlıkça karar verilir ve yeni sınırlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Yenilenebilir enerji kaynak alanı (YEKA) olarak ilan edilen alanlarda, Bakanlığın önerisi ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının uygun görüşü ile Bakanlıkça tekrar yer seçimi yapılmadan Cumhurbaşkanınca yenilenebilir enerji üretimine yönelik endüstri bölgelerinin kurulmasına izin verilebilir. Endüstri bölgesi olarak belirlenen alanlar hiçbir şekilde başka amaçlarla kullanılamaz. Bu husus tapu kütüğüne şerh edilir." hükmü yer almıştır. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; daha önce çeşitli kanunlarla tahsis edilmiş veya kadimden beri kullanılmakta olan mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını, belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılmasını, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesini, korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamaktır." hükmü, 14. maddesinin 1. fıkrasında, "Tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamaz." hükmü yer almış, aynı fıkrada tahsis amacı değiştirilebilecek kullanımlar sayılmış, anılan fıkranın (i) bendinde de "9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında ilan edilen endüstri bölgeleri, 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında ilan edilen teknoloji geliştirme bölgeleri, 12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan organize sanayi bölgeleri ve 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu kapsamında kurulan serbest bölgeler için kuruluş ve genişleme aşamalarında ihtiyaç duyulan alanların mera vasfından çıkarılabileceği" hükme bağlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde, çevre düzeni planı, "varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plan" olarak tanımlanmış, 6. maddesinde, "Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır. Mekânsal strateji planlarında; kalkınma planı ile varsa bölge planları, bölgesel gelişme stratejileri ve diğer strateji belgelerinde ortaya konulan hedefler dikkate alınır..." hükmü yer almıştır. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü, anılan fıkranın (c) bendinde, "Ulusal mevzuat ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınarak koruma statüsü kazandırılmış alanlar ve ekolojik değeri olan hassas alanların her tür ölçekteki plânlarda gösterilmesi zorunludur. Koruma statüsü kazandırılmış alanlar ve ekolojik değeri olan alanlar, plân kararı dışında kullanılamaz." hükmü yer almıştır. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, Bakanlığın görevleri arasında sayılmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı, 19. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralı, aynı maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." kuralı, aynı maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." kuralı yer almıştır. Yukarıdaki mevzuatın değerlendirilmesinden, 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarının, ülke fiziki mekanında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda varsa mekansal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşimin, gelişme alanlarının, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarının belirlendiği, yerleşme ve sektörler arasında ilişkilerin kurulduğu, koruma kullanma dengesinin sağlandığı planlar olup bu planlar yapılırken yeni gelişmelerin ve bölgesel dinamiklerin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararlarını etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının, fiziksel ve doğal yapının, sit ve diğer koruma alanlarının, hassas alanların, doğal karakteri korunacak alanların, ekonomik yapının, sektörel gelişmeler ve istihdamın, planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararlarının, her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejilerin, göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanların, çevre sorunları ve etkilenen alanların dikkate alınması suretiyle yapılmaktadırlar. Anılan planlar yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön vermekte, uygulamalara esas teşkil etmekte ve alt ölçekteki planlardaki yer seçimi bu planlara göre yapılmaktadır. Başka bir ifadeyle 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarının var oluş nedeni, ülkemiz kaynaklarının ve varlıklarının tespit edilmesi suretiyle genel olarak sanayi alanlarının, tarım alanlarının, yerleşim yerlerinin, turizm alanlarının, enerji alanlarının ve benzeri alanların bulunduğu yerlerin ve bu alanların gelişmesinin gerekli olduğu yerlerin en doğru şekilde belirlenmesi ve bu belirlemeye göre alt ölçekli planlara yön verilmesidir. Anılan yer seçimi ile amaçlanan da ülkemiz kaynaklarının ve varlıklarının büyüme ve gelişme sürecinde en verimli şekilde kullanılması ve bu sırada kullanma koruma dengesinin sağlanmasıdır. Bu nedenle anılan çevre düzeni planları hazırlanırken bilimsel analiz ve araştırmalar, ilgili kurum görüşleri, temel hedef, ilke, strateji ve politikaları altlık olarak alınmaktadır. Dolayısıyla hedef ve politikalara göre kaynakların kullanılması ve korunacak alanların belirlenmesine ilişkin dengelerin kurulmasından sonra yapılan planlamanın amacına ulaşılabilmesi için, anılan planlarda değişiklik yapılırken plan ana kararlarının, sürekliliğinin, bütünlüğünün bozulmamasına özen gösterilmelidir. Nitekim Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 20. maddesi uyarınca çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilmektedir. Anılan planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde ise çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılması gerekmektedir. Bu nedenle planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, plan bütününde revizyon yapılmasını gerektirirken değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve taleplerin, planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında değerlendirmeye alınması suretiyle sonuca göre gerekirse arazi kullanımında ve yer seçiminde plan değişikliği yapılabilmesi mümkündür. Öte yandan 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'na göre kurum ve kuruluşların veya yönetici şirketin başvurusuna istinaden veya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından resen yer seçimi yapılmak suretiyle endüstri bölgeleri kurulmakta veya kurulu bölgelere ilave alan önerilebilmektedir. Anılan Kanun'a göre tek bir sanayi veya şirketi için endüstri bölgesi yer seçimi de yapılabilmektedir. Yapılan bu yer seçiminin 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarına işlenmesi gerekmekle birlikte, yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında, bu yer seçimi ülke kaynakların kullanılması ve korunacak alanların belirlenmesine ilişkin dengeleri kuran çevre düzeni planının ana kararlarını, sürekliliğini ve bütünlüğünü bozmayacak nitelikte olmalıdır. Bu bağlamda endüstri bölgesi kurulmasına ilişkin kararın alınması ya da bu kararla belirlenen alandan daha büyük bir alanı kapsayan, bölge, havza veya il bütününde hazırlanmış ve onaylanmış olan çevre düzeni planına anılan kararın işlenmesi amacıyla planın değiştirilmesi sırasında, gelişmesi planlanan sanayinin yerine ve çevresine etkilerine yönelik bilimsel etüt ve araştırmalar ile doğru yer seçiminin yapıldığı hususu raporlarla ortaya konulmalıdır. Çevre düzeni planı değişikliği aşamasında ise sadece sanayi alanının yer seçiminin değil, yapılacak bilimsel etüt ve araştırmalar ile kaldırılan kullanımın da çevreye etkilerinin planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında değerlendirilmesi, planın ana kararlarının, sürekliliğinin, bütünlüğünün bozulmadığının açıklığa kavuşturulması ve buna ilişkin açıklama raporunun bulunması gerekmektedir. Bu nedenle endüstri bölgesi kurulmasına ilişkin kararın iptali ya da çevre düzeni planı değişikliği işleminin iptali istemiyle açılan bir davada, yargısal denetimin anılan yer seçimine ilişkin olduğunda bir duraksama bulunmamaktadır. Davacı idare tarafından, çevre düzeni planı değişikliği yapılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı, taşınmazın anılan çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alan kullanımında ve Kunduz İçme ve Kullanma Suyu Barajı uzun mesafeli koruma alanında, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında ise mera alanı kullanımında ve anılan barajın uzun mesafeli koruma alanında, ayrıca dere ve doğalgaz boru hattı güzergahında kaldığı, ülkemizdeki sınırlı su kaynaklarının korunması bakımından çevre düzeni planı değişikliğinin olası etkilerinin değerlendirilmesi gerektiği, 1/25.000 ölçekli plan notlarında, sanayi alanı belirlenmesine yönelik yeni taleplerin öncelikle sanayi alanlarından karşılanacağının ve bu alanların kapasitesinin %90 oranına ulaşmadan yeni sanayi alanlarının açılamayacağının belirtildiği, bölgede planlanan Bergama Organize Sanayi Bölgesinin henüz boş olduğu, 1/25.000 ölçekli planın iptali istemiyle açılan bir davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 29.04.2013 tarihli, E:2012/5057, K:2013/2996 sayılı kararıyla onanan mahkeme kararında "...hakim rüzgar akımları nedeniyle Aliağa ve güneyindeki mevcut sanayi tesislerin İzmir kentini hızla kirlettiği planla öngörülen ve mevcut nüfusu 5,5 katına çıkartan ve yeni sanayi yüklemelerini öneren planın neden olacağı hava, su ve toprak kirliliğinin İzmir kent bütünü ve Gediz Ovası ve Menemen’deki tarım topraklarının büyük ölçüde tarımsal kullanımın dışına iteceğinin açık olduğu..." gerekçesine yer verildiği ve Aliağa ilçesi sınırları içerisinde ilave nüfus getirecek sanayi alanı belirlemesinin kamu yararına aykırı olduğu, bölge için 1/25.000 ölçekli planda yeterince sanayi ve OSB alanı ayrıldığı, mera vasfındaki taşınmazın bu vasfından çıkarılarak ham toprak vasfına dönüştürüldüğü, ancak 1/25.000 ölçekli planda mera kullanımında olduğundan anılan plan ile uyumsuzluk oluştuğu ileri sürülmüştür. Davalı idare tarafından, plan değişikliğine konu alanın, 09.05.2019 tarih ve 1038 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu uyarınca "... Makine Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Aliağa Münferit Yatırım Yeri" olarak belirlendiği, dolayısıyla plan değişikliğine konu endüstri bölgesinin çevre düzeni planı ile yer seçimi yapılan münferit sanayi alanı olmadığı, özel kanuna tabi olarak Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen bir alan olduğu, değişen verilere bağlı olarak planın güncellendiği ve 102 hektarlık alanın İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında ağaçlandırılacak alan kullanımından endüstri bölgesi kullanımına dönüştürüldüğü, çevre düzeni planında, alanın Kunduz İçme ve Kullanma Suyu Barajı uzun mesafeli koruma alanında kaldığı, ancak 2017 yılı DSİ raporunda bu barajın yapımından vazgeçildiğinin belirtilmesi nedeniyle bu barajın 13.09.2022 tarihli olur ile davaya konu çevre düzeni planından kaldırıldığı, barajın bulunduğu alanın tarım arazisi olarak düzenlendiği, yine davaya konu alanın Aliağa ilçesinin güneyinde yer alan münferit sanayi alanlarından yaklaşık 25 km. kuzeyde yer aldığı ve Aliağa ilçesinin güneyindeki sanayi alanları ile bir ilgisinin bulunmadığı, endüstri bölgesi olarak ayrılan bu alanda ülkemizin ihtiyacı olan yüksek alaşımlı çelikleri üretecek bir tesis yatırımı yapılmasının planlandığı, üretilecek nitelikli çeliğin başta savunma sanayi olmak üzere ileri teknolojilerin üretilmesinde ham madde tedarikini sağlayacağı, bölgenin kara-deniz-hava ulaşım bağlantıları, enerji, su ve doğalgaz gibi altyapı yeterliliği ve yatırımın gerektirdiği işgücü faktörlerinin yatırımın bu bölgede yapılması ve alanın münferit yatırım yeri ilan edilmesinde temel gerekçe olduğu, bu nedenle gerçekleştirilmek istenen üretim faaliyetinin münferit sanayi alanlarında veya OSB alanlarında yapılmasının söz konusu olmadığı, taşınmazın tapu kayıtlarında ham toprak olarak belirtildiği savunulmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, 04.06.2018 tarihli, 2018/11937 sayılı Kararnamenin eki karar ile ... Makina Enerji Taahhüt Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin, yatırım yeri İzmir olmak üzere savunma sanayi, makine, tıbbi cihaz, gemi inşa, otomotiv ve enerji sektörüne yönelik muhtelif ürünlerin üretim tesisinin desteklenmesine karar verildiği, bu kapsamda 10.05.2019 tarihli, 30770 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09.05.2019 tarihli, 1038 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu uyarınca İzmir ili, Aliağa ilçesinde,102 hektarlık alanın anılan şirkete münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verildiği, ...tarihli, ... sayılı İzmir İli Mera Komisyonu kararıyla da İzmir Valiliği Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğünün yazısı ve mera alanının kapasitesine ilişkin belirlemeler yapılması suretiyle hazırlanan tahsis amacı değişikliğinin uygun olacağına ilişkin Mera İnceleme Raporu uyarınca 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 14. maddesinin (i) bendi kapsamında alanın mera vasfından çıkarılmasının uygun olduğuna karar verildiği, anılan kararda ayrıca mera vasfının korunmasının gerekliliğine ya da kamu yararına ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığı, Mera İnceleme Raporunda da mera vasfından çıkarılacak alanın, mera alanının yaklaşık %23'üne denk geldiği, ÇED raporu alınması, çevre yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ile çevreye zarar verilmeyeceği, kalan mera parselinde otlatmaya devam edileceği, Endüstri Bölgeleri Kanunu'na göre münferit yatırım alanı olarak belirlendiğinden alternatif alan konusunda teknik ekip tarafından görüş belirtilemeyeceği tespit ve değerlendirmesinin yapıldığı, taşınmazın 24.03.2021 tarihinde ham toprak vasfında ... ada, ... parsel olarak Hazine adına tescil edilmesinden sonra ve davalı Bakanlığın (Milli Emlak Genel Müdürlüğünün), 16.11.2021 tarihli 49 yıl süreli irtifak hakkı tesis edilmesi yazısı üzerine anılan şirkete ön izin verildiği ve 02.12.2021 tarihinde yer teslim tutanağının düzenlendiği, anılan şirketin 07.01.2022 tarihli yazısına istinaden de dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinin yapıldığı, çevre düzeni planı değişikliğine ilişkin Açıklama Raporunda, planlama alanı ve çevresinde akar derenin bulunmadığı, yaklaşık 4 km. mesafede Eski Tuz Gölü, yaklaşık 175 m. mesafede Bozgöl, 10 km. mesafede Bakırçay Deresinin ve alan ve çevresinde mevsimsel akışlı derelerin yer aldığı, planlama alanında korunması gereken alanların olmadığının belirtildiği, ancak planlanan sanayi alanın çevresine olası etkileri ile ilgili ya da kaldırılan ağaçlandırılacak alan kullanımının kullanma koruma dengesi ve çevreye etkileri yönünden bir değerlendirmenin yapılmadığı, yapılacak sanayi yatırımının önemine yer verilerek kara-deniz-hava ulaşımı, enerji, su, ve doğalgaz gibi alt yapı yeterliliği ve istihdam durumunun, yatırımın bu bölgede planlanmasında etkin faktör olduğu değerlendirilmesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgelere göre çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alanda kalan ve mera vasıflı olan taşınmazın, endüstri bölgesi olarak belirlenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararında ve çevre düzeni planı değişikliği açıklama raporunda, ülke kaynaklarının en iyi şekilde kullanılması ve koruma kullanma dengesine atıfla yer seçimi ile ilgili herhangi bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Başka bir ifadeyle gerek taşınmazın mera vasfından çıkarılmasında, gerekse çevre düzeni planı değişikliğinde, taşınmazın endüstri bölgesi olarak belirlenmesine ilişkin kararın, yani yer seçiminin bağlayıcılığı ile hareket edildiği, endüstri bölgesi belirleme kararında da yer seçimine ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığı görülmektedir. Bu nedenle endüstri bölgesi belirlemesine ilişkin kararın iptali istemiyle açılmış bir davanın bulunmadığı da gözetilerek uyuşmazlığa konu çevre düzeni planında, ağaçlandırılacak alan kullanımının kaldırılması ve endüstri bölgesi kullanımının yer seçimine yönelik bir değerlendirme yapılması gerekliliği bulunmaktadır. Bu bağlamda çevre düzeni planı değişikliği yapılırken davalı idare tarafından, çevre düzeni planının hedefleri dikkate alınarak plan ana kararlarının, sürekliliğinin, bütünlüğünün, kullanma koruma dengesinin bozulup bozulmadığının değerlendirilmediği, aksine 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında bütünlük, süreklilik ve dengelerin kurulduğu kabulünü ortadan kaldıracak şekilde ağaçlandırılacak alan kararı yerine endüstri bölgesi belirlenmesine ilişkin parçacı şekilde plan değişikliğinin yapıldığı, öte yandan mera vasfından çıkarılan alanın mera alanının %23'ne denk geldiği ve sanayi tesisinin, planlanan endüstri bölgesi dışında kalan mera alanları ile tarım alanları ve benzeri diğer korunması gereken alanlara ya da yerleşim yerlerine etkisinin ne olacağının tespitinin yapılmadığı, yine ağaçlandırılacak alan kullanımının kaldırılması nedeniyle çevre düzeni planında kurulan dengelerin bozulup bozulmadığı ve bu kullanımın kaldırılmasının diğer plan kararlarına etkisinin nasıl olacağının, yani çevre düzeni planı değişikliğinin olası etkilerinin değerlendirilmediği görülmektedir. Davacı idare tarafından Aliağa ilçesi sınırları içerisinde ilave nüfus getirecek sanayi alanı belirlemesinin kamu yararına aykırı olduğu konusunda yargı kararının bulunduğu ve alternatif alan olarak Bergama Organize Sanayi Bölgesinin önerildiği, ancak bu konuda da araştırma ve analiz yapılmadığı, sadece taşınmazın endüstri bölgesi olarak belirlenmesine ilişkin karara bağlı olarak ve gerçekleşmesi planlanan anılan sanayi üretimi için uygun yer olduğu tespiti ile davaya konu çevre düzeni planı değişikliği kararının alındığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının hedef ve politikaları, bütünlüğü, kullanma ve koruma dengesi dikkate alınarak planda öngörülen ağaçlandırılacak alan kullanım kararının kaldırılması ile yeni kullanım olan endüstri bölgesi kararının çevreye etkilerinin değerlendirilmesi, bu konuda gerekli analiz ve araştırmaların yapılması, elde edilen sonuçların plan açıklama raporuyla ortaya konulması suretiyle çevre düzeni planında değişiklik yapılması gerekirken bu hususa uyulmaksızın ve planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları göz ardı edilerek, anılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında öngörülen sanayi alanları dışında ve parçacı olarak bir sanayinin gelişmesine yönelik yer seçimi yapılmasına ilişkin çevre düzeni planı değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptalinin gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği öncesinde planlamaya konu taşınmazın ... Makina Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verildiği ve anılan taşınmazın endüstri bölgesi olarak belirlenmesine ilişkin uyuşmazlığa konu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin adı geçen şirket tarafından davalı idareden talep edildiği görüldüğünden ... Makina Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin bakılan davanın sonucuyla yakından ilgili olduğu anlaşıldığından, davalı idare yanında davaya müdahale isteminin kabulüne karar verilerek Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 07/07/2020 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında planlama alanını kapsayan yaklaşık 102 hektar yüzölçümlü ... ada, ... sayılı parsel "ağaçlandırılacak alan" ve "Kunduz Barajı İçme ve Kullanma Suyu Uzun Mesafe Koruma Alanı" içinde kalmaktadır. Davalı yanında müdahil ... Makine Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin 07.01.2022 tarihli yazısı ile İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yaklaşık 102 hektarlık alanın, 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli İzmir Kuzey Bölgesi Nazım İmar Planında "endüstri bölgesi" olarak planlanmasının talep edilmesi üzerine dava konusu çevre düzeni planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu alana "endüstri bölgesi" kullanımı getirilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununun 4/C maddesinde, "Münferit bir sanayi yatırımı gerçekleştirmek amacıyla, yatırımı gerçekleştirecek yerli ve/veya yabancı gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine Bakanlığın uygun gördüğü alanların, Kurulun değerlendirmesinin ardından Cumhurbaşkanınca bu Kanun kapsamında münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 10/07/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin 3.fıkrasında, "Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır. Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 07/07/2020 onay tarihli 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında dava konusu taşınmazın "ağaçlandırılacak alan" kullanımında ve "Kunduz Barajı İçme ve Kullanma Suyu Uzun Mesafe Koruma Alanı" içerisinde kaldığı; dava konusu işlem ile kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu taşınmazın kullanımının "endüstri bölgesi" olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Dava konusu değişikliğin, 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planının hedef, ilke, strateji ve kararlarına uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi için anılan plan düzenlemelerinin, plan notları ve plan açıklama raporu çerçevesinde irdelenmesi gerekmektedir. 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planının ilgili plan notlarında; "4.51. Ağaçlandırılacak Alanlar: Bulundukları yörenin doğal bitki örtüsüne uygun olarak ağaçlandırılması önerilen alanlar ile yerleşmeler ile sanayi tesisleri çerçevesinde oluşturulan yeşil kuşak alanlarıdır. 4.82. Endüstri Bölgeleri: Ülke ekonomisini uluslararası rekabet edebilir bir yapıya kavuşturmak, teknoloji transferini sağlamak, üretim ve istihdamı artırmak, yabancı sermaye girişini hızlandırmak ve özellikle üretim maliyetleri açısından büyük ölçekli yatırımlar için uygun sanayi alanı oluşturmak üzere 4737 sayılı “Endüstri Bölgeleri Kanunu” uyarınca kurulan üretim bölgeleridir." tanımlarına yer verilmiş, "7.1. Bu çevre düzeni planı, plan açıklama raporu ve plan hükümleriyle bir bütündür. Alt ölçekli planlar yapılırken bu belgelerin bütünü göz önünde bulundurulacaktır. 7.2. Bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemez. Bu plan ile belirlenen kentsel yerleşme alanları, bu alanların tamamının yerleşime açılacağını göstermez. Bu alanların sınırları, alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda, bu planda ve plan hükümleri ekinde yer alan tabloda belirlenen hedef nüfus dikkate alınarak kesinleştirilir. 8.12. Ağaçlandırılacak Alanlar 8.12.1. Bu alanlarda günübirlik kullanım alanları yer alabilir. Bu kullanımlara ilişkin yapılaşma koşulları alt ölçekli planlarda belirlenecektir. 8.12.2. Bu planda, ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmiş alanların ilgili idarelerce alt ölçekli planlarda ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmemesi durumunda bu alanlar içinde yer alan özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş parsellerde, kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla, 8.7.21. Dikili Tarım Arazileri plan hükümleri geçerlidir. Dört tarafı orman alanı ile çevrili olan parsellerde bu planın 8.11.5. hükmü uygulanır. 8.22. Endüstri Bölgeleri 8.22.1. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu uyarınca kurulmuş ve kurulacak olan endüstri bölgelerinde uygulamalar, anılan Kanun ve bu Kanuna istinaden çıkarılan Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği çerçevesinde yapılacaktır. 8.22.2. Bu alanlarda yer seçecek kullanımlar ve yapılaşma koşulları 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında belirlenir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Çevre düzeni planı kararlarının kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek oluşturulması gerekmektedir. Nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanlarının belirlenmesi ve bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanların korunması gerektiğinden bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir. Stratejik mekânsal planlama, kentsel gelişimi yalnızca fiziksel gelişim kapsamında ele alan bir yaklaşım değildir. Fiziksel gelişmenin yanı sıra, kentteki sosyal, kültürel, ekonomik, yerel örgütsel gelişime ilişkin stratejileri de içerir. Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle fiziki kullanım kararları içermemektedir. Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın koruma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır.Bu amaç çerçevesinde, çevre düzeni planı ölçeğinde hangi usûl ve esaslara göre planlama yapılacağı ayrıntıları ile ilgili Kanun ve Yönetmeliklerde düzenlenmiştir. Bir bölgede önceki plan kararları ile belli bir amaca yönelik tanımlama yapılmış olması o bölgenin tamamının amacı, kapsamı, niteliği ve esasları ilgili mevzuatta belirlenmiş olan çevre düzeni planında aynı amaca tahsis edileceği sonucunu doğurmaz. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kamu yatırımlarına ve değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli ve geçerli sebeplerin bulunması ve bu hususun gerekçelendirilebilmesi halinde, çevre düzeni planlarında değişiklik yapılması mümkündür. Dosyadaki belgelerin incelenmesinden, 10/05/2019 tarihli, 30770 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/05/2019 tarihli, 1038 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile, İzmir ili, Aliağa ilçesinde bulunan bazı alanların ... Makine Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine ilişkin kararın yürürlüğe konulmasına 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununun 4/C maddesi gereğince karar verildiği, planlama alanının mera vasfında ve mevcut durumda mülkiyetinin hazineye ait olduğu, alana ilişkin imar planlarının yaptırılması, değiştirilmesi, uygulama projelerinin hazırlatılması ve onaylatılması amacıyla 04/01/2022 tarihli ön izin sözleşmesi yapıldığı, bunun üzerine ... Makine Enerji Taahhüt Sanayi ve Tic. A.Ş. vekilinin 07/01/2022 tarihli yazısı ile İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yaklaşık 102 hektarlık alanın, 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı ve İzmir Kuzey Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planında "endüstri bölgesi" olarak planlanmasının talep edilmesi üzerine dava konusu çevre düzeni planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu alana "endüstri bölgesi" kullanımı getirildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ilişkin açıklama raporunda (syf. 13-14); nitelikli demir-çelik için gerekli yatırımların yapılarak ülkemizin de vasıflı çelik sektörünün gelişmesine ayak uydurmasının önem arz ettiği, bunun en önemli yansımasının savunma sanayimizin ithal malzeme kullanımının giderek azalarak yerli katkı oranını yükseltme çabaları olduğu, Most Makina tarafından, ülkemizin ihtiyacı olan yüksek alaşımlı çelikleri üretecek bir tesis yatırımı planlandığı, bu bağlamda, İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde, ... ada ve... parsel sayılı 1.021.000 m² yüz ölçümlü alanda öncelikle 210.000 ton/yıl sıvı çelik üretimi gerçekleştirileceği, elde edilen çeliğin çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra 165.000 ton/yıl yüksek vasıflı ve süper alaşımlı nihai ürün elde edileceği, söz konusu projenin ülkemizin savunma sanayi başta olmak üzere, ileri teknolojilerin üretilmesinde ülkemizin en stratejik yatırımlarından bir tanesi olacağı, bu stratejik ürünler olmadan kara, hava, deniz araçlarına ve/veya silahlarına ait hiçbir ürünün bağımsız üretilmesinin mümkün olmadığı, öte yandan, bölgenin kara-deniz-hava ulaşımı, enerji, su ve doğalgaz gibi altyapı yeterliliği ve istihdam durumunun yatırımın bu bölgede planlanmasında etkin faktörler olduğu, yukarıda sayılan nedenler ile bölgede yapılan çalışmalar neticesinde söz konusu alanın seçildiği, 04/06/2018 tarih ve 2018/11937 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “İzmir İlinde yapılacak olan savunma sanayi, makine, tıbbi cihaz, gemi inşa, otomotiv ve enerji sektörlerine yönelik muhtelif ürünlerin üretim tesisi yatırımına proje bazlı devlet yardımı verilmesine” karar verildiği, söz konusu alanın, sonrasında 09/05/2019 tarih ve 1038 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile “... Makine Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine Münferit Yatırım Yeri” olarak tahsis edilmesine, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu’nun 4/C maddesi gereğince karar verildiği, bu kapsamda, çevre düzeni planında yaklaşık 102,1 ha. alanda “endüstri bölgesi” olarak düzenleme yapılması gereksinimi ortaya çıktığı belirtilerek plan değişikliği gerekçeleri ortaya koyulmuştur. Dairemizin 21/06/2023 tarihli ara kararıyla davalı idare ve davacıdan; İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı yaklaşık 102 hektar yüzölçümlü alanın; Endüstri Bölgeleri Kanununun 4/C maddesi uyarınca ... Makine Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine ilişkin 10/05/2019 tarihli, 30770 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09/05/2019 tarihli Cumhurbaşkanı Kararına karşı dava açılıp açılmadığının sorulmasına karar verildiği, davacı tarafından Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğünün uhdesine giren 15/09/2023 tarihli yazı ile 09/05/2019 tarihli Cumhurbaşkanı Kararına karşı belediyelerince dava açılmadığının bildirildiği görülmüştür. Diğer yandan Dairemizin 07/03/2024 tarihli ara kararıyla dava dışı İzmir Valiliği İl Mera Komisyonu ve İzmir Valiliği İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünden (İl Milli Emlak Müdürlüğü); dava konusu 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ait plan açıklama raporunda (sf. 6) ... ada,... parsel sayılı taşınmazın mera alanı vasfı taşıdığının, proje alanına ilişkin imar planlarının yaptırılması, değiştirilmesi, uygulama projelerinin hazırlattırılması ve onaylatılması amacıyla 04/01/2022 tarihli ön izin sözleşmesi yapıldığının belirtilmesi üzerine, uyuşmazlık konusu ...ada, ... parsel sayılı taşınmazın mera vasfının olup olmadığı, şayet mera vasfında bulunuyorsa Mera Kanunu uyarınca tahsis amacının değiştirilip değiştirilmediğinin sorulmasına karar verildiği, İzmir Valiliği İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ve İzmir Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından; -İzmir İli, Aliağa ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı mera vasıflı taşınmazın bir kısmını kapsayan yaklaşık 102 hektar büyüklüğündeki alanın, ... Makina Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne münferit yatırım yeri olarak tahsisine yönelik olarak, 10/05/2019 tarih ve 30770 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/05/2019 tarih ve 1038 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararına istinaden, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununun 4/C maddesi ile münferit yatırım yeri olarak tahsis edilen yerler üzerinde irtifak hakkı tesis edilebilmesi için mera vasfının kaldırılması gerektiği ifade edilerek, 4342 sayılı Mera Kanununun 14. maddesi gereği vasıf değişikliği talep edildiği, 4342 sayılı Mera Kanunu, bağlı Mera Yönetmeliği ve Bakanlık Uygulama Talimatları gereği tahsis amacı değişikliğine konu edilen taşınmaz hakkında söz konusu taleple ilgili diğer Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde İl Mera Komisyonunca yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Aliağa ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 102,1 hektarlık kısmının (ifraz ile oluşan ... ada ... parsel), İl Mera Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün uygun görüş yazısı ile Cumhurbaşkanlığı 2018/8 sayılı Genelgesi kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünün uygun görüş yazısına istinaden, 4342 sayılı Mera Kanununun 14. maddesinin (i) bendi kapsamında tahsis amacının değiştirilmesi ve hazine adına tescili, Valilik Makamının onayı ile uygun görüldüğünün bildirildiği anlaşılmıştır. Öte yandan, dava konusu planlama alanının Kunduz Barajı İçme ve Kullanma Suyu Uzun Mesafe Koruma Kuşakları içerisinde yer aldığı ancak DSİ 2. Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Kunduz Barajının DSİ yatırım programından çıkarıldığı belirtilerek 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planından kaldırılmasının talep edildiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 13/09/2022 tarihinde onaylanan çevre düzeni planı değişikliği ile Kunduz Barajı İçme ve Kullanma Suyu Uzun Mesafe Koruma Kuşaklarının kaldırılarak göl rezervuar alanının "tarım arazisi" olarak düzenlendiği görülmüştür. Bu durumda, çevre düzeni planı değişikliğine konu olabilecek büyüklükte olan dava konusu alanda, anılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin plan hazırlık çalışmaları sırasında elde edilen kurum verileri çerçevesinde, sektörel gelişmeler ve istihdam kapsamında Endüstri Bölgeleri Kanununun 4/C maddesi uyarınca münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine ilişkin 09/05/2019 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararı ekinde yer alan bölgenin sınırlarının endüstri bölgesi kullanımıyla plana işlendiği ve plan kararlarına altlık teşkil ettiği, münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine ilişkin 09/05/2019 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararına karşı dava açılmadığı gibi ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 102,1 hektarlık kısmının (ifraz ile oluşan ... ada ... parsel), İl Mera Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile mera vasfına ilişkin tahsis amacının değiştirildiği ve hazine adına ham toprak vasfıyla tescilinin sağlandığı, DSİ 2. Bölge Müdürlüğünün yazısı doğrultusunda planlama alanının da içinde bulunduğu Kunduz Barajı İçme ve Kullanma Suyu Uzun Mesafe Koruma Kuşaklarının çevre düzeni planı değişikliği ile kaldırıldığı, bu doğrultuda lejant gösterimine uygun olarak plan kullamınının getirildiği, dava konusu plan değişikliğinde özel statülü alanların (yasal statülü) ve bu alanlara ilişkin verilerin plana işlenmesinin planlama sürecinin doğal ve zorunlu bir parçası olduğu, ayrıca çevre düzeni planı üzerinden ölçü alınarak uygulama yapılamayacağından, alt ölçekli planlarda ilgili idarelerin yetkileri dahilinde uygulama yapılabileceği, davacının öne sürdüğü iddiaların planı kusurlandırmadığı anlaşıldığından dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinde çevre düzeni planının ilke, hedef ve stratejileri ile planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Davalı yanında müdahil tarafından karşılanan ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine, 5. Fazladan yatırılan ...-TL harcın istemi halinde davacıya, posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya ve davalı yanında müdahile iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 06/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. harç //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };