T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1433 Karar No : 2025/751 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yağ Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- T.C. ... VEKİLİ: Av. ... 2- ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü - ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Yedinci Dairesinin 06/06/2023 tarih ve E:2019/5558, K:2023/2764 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:…
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1433 E. , 2025/751 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1433 Karar No : 2025/751 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yağ Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- T.C. ... VEKİLİ: Av. ... 2- ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü - ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Yedinci Dairesinin 06/06/2023 tarih ve E:2019/5558, K:2023/2764 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 1511.90 GTİP numaralı "Palm Olein Yağı"nın, 10/04/2015 tarih ve 29322 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 08/04/2015 tarih ve 2015/7511 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın eki "Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintileri Hakkında Karar"ın eki "Vadeli İthalatında KKDF Kesintisi Oranı% 0 (Sıfır) Olarak Belirlenen Mallar" listesinin üçüncü sırasında bulunan "Fasıl-15 Hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar..." kısmında parantez içi düzenleme ile istisna dışında bırakılması yönünden anılan düzenleyici işlemin ve ihtirazi kayıtlı olarak tescil edilen ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi üzerine tahakkuk ettirilerek ödenen kaynak kullanımını destekleme fon payının iadesine yönelik başvurunun bu düzenleyici işlem dayanak gösterilerek reddine dair işlemin iptali ile 4684 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 3. maddesinin (a) fıkrasında yer alan "Kaynak kullanımını destekleme fonu kesintileri bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunur..." şeklindeki düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle dava açılmıştır. Danıştay Yedinci Dairesinin 06/06/2023 tarih ve E:2019/5558, K:2023/2764 sayılı kararı: I- Usul Yönünden: Olayda davacı tarafından dava konusu düzenleyici işleme karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nu 10. maddesi uyarınca idareye başvuruda bulunulmaksızın doğrudan dava açılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. II- Anayasaya aykırılık iddiası yönünden yapılan inceleme: Davacının, 4684 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 3. maddesinin (a) fıkrasında yer alan "Kaynak kullanımını destekleme fonu kesintileri bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunur..." şeklindeki düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu yönündeki iddiası ciddi görülmemiştir. III- Esas Yönünden: A. Dava konusu düzenleyici işlem yönünden yapılan inceleme: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 73. maddesinin son fıkrasının dava konusu düzenleyici işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilebileceği hükmü yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin dava konusu düzenleyici işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hâlinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği; (2) numaralı fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olacağı, idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükme bağlanmıştır. 474 sayılı Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 25/06/1992 tarih ve 3824 sayılı Kanun'la değişik ve dava konusu düzenleyici işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hâlinin birinci fıkrasında, bu Kanun'un eki Gümrük Giriş Tarife Cetveli'nde yer alan eşyaların gümrük vergisi had ve nispetlerinin, Bakanlar Kurulu tarafından %50'ye kadar yükseltilebileceği, sıfıra kadar indirilebileceği veya bu Cetvel'deki had ve nispetlerin % 50`sine kadar artırılabileceği, Bakanlar Kurulunun ayrıca, Tarife'deki notlarda gerekli değişiklikleri yapmaya, bu değişikliklerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye de yetkili olduğu; ikinci fıkrasında, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşma hükümlerinin saklı bulunduğu kurala bağlanmıştır. 1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanunu'nun 3098 sayılı Kanun'la değişik 40. maddesinin (II) numaralı fıkrasının (b) ve (c) bendi ile 3182 sayılı mülga Bankalar Kanunu'nun 37 ve 40. maddeleri uyarınca 07/06/1988 tarih ve 19835 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 12/05/1988 gün ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın eki "Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar" ile "Kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilebilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesi" amacıyla Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu ihdas edilmiştir. Ayrıca, 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 28/08/1990 tarih ve 20619 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 19/08/1990 tarih ve 90/454 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın eki Karar ile değişik 3. maddesinin (d) bendinde kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekline göre yapılan ithalatlarda kaynak kullanımını destekleme fon payının alınacağı kuralı yer almış ve 15/09/1995 tarih ve 22405 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11/09/1995 tarihli ve 95/7267 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın eki Karar ile fon payında oran değişikliğine gidilmiştir. Öte yandan, 03/07/2001 tarih ve 24451 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4684 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 01/01/2002 tarihinde yürürlüğe giren 16. maddesinin (e) fıkrası ile, 18/06/1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun, Bakanlar Kurulunun, kredilerin kalkınma planlarının amaçlarına uygun olarak yönlendirilmesi için fon kurmaya, kaldırmaya, kaynağını kredilere tahakkuk ettirilen faizlerden veya sair suretlerle sağlamaya yetkili olduğuna ilişkin 20. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi, 01/01/2002 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı Kanun'un geçici 3. maddesinin (a) fıkrasında ise, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintilerinin, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunacağı ve doğrudan genel bütçeye gelir yazılmak üzere Hazine hesaplarına intikal ettirileceği; kesinti oranlarını sıfıra kadar indirmeye veya onbeş puana kadar yükseltmeye veya kesintiyi tümüyle kaldırmaya Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu; bu kesintilerin tahakkuk ve tahsilinin, Maliye Bakanlığınca, vergi gelirlerine ilişkin yetkiler kapsamında takip edileceği ve kesintilerin tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemelere paralel olarak 12/07/2001 tarih ve 24460 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 03/07/2001 tarih ve 2001/2698 sayılı Kararname'nin eki Karar'ın 4. maddesi ile de 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Kararname'nin eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar ile ek ve değişiklikleri, 01/01/2002 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Yukarıda yer verilen düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, yayım tarihi sonraya rastlamakla birlikte 4684 sayılı Kanun ile aynı tarihli 2001/2698 sayılı Kararname'nin eki Karar'ın 4. maddesi ile, 4684 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine paralel olarak 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Kararname'nin eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar ile ek ve değişikliklerinin, 01/01/2002 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, Bakanlar Kurulunun, 01/01/2002 tarihi itibarıyla kredilerin kalkınma planlarının amaçlarına uygun olarak yönlendirilmesi için fon kurma, kaldırma, kaynağını kredilere tahakkuk ettirilen faizlerden veya sair suretlerle sağlama yetkisinin kaldırıldığı ve Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintilerinin ise bütçeye gelir yazılmak üzere tahsil edilmeye devam olunacağı, Bakanlar Kurulunun yeni bir fon kurma yetkisi olmamakla birlikte Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesinti oranlarını belirleme veya tümden kaldırma yetkisinin devam ettiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla, kaynak kullanımını destekleme fonu kesintilerinin, 12/05/1988 tarih ve 1988/12944 sayılı Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı'nın "Fon'un Kaynakları" başlıklı 3. maddesinin (d) bendinde yer alan, kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekline göre yapılan ithalatlarda mal bedeli üzerinden kaynak kullanımını destekleme fonu payı tahsil edilebileceğine ilişkin düzenleme gereği, davacı tarafından gerçekleştirilen 1511.90 GTİP numaralı ''palm olein" cinsi dökme yağ ithalatında kaynak kullanımını destekleme fonu tahsil edilebilecektir. Davacı tarafından, ithale konu 1511.90 pozisyonunda yer alan ''palm olein'' cinsi dökme yağla benzer nitelik ve özelliklere sahip olan istisna listesinin üçüncü sırasında Fasıl-15 "Hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar..." olarak yer verilen eşyaların kaynak kullanımını destekleme fonundan istisna tutulmasına rağmen, sözü edilen yağlar gibi yurt içinden temin ve tedarik imkânı bulunmayan ve bitkisel yağ özelliğine sahip olan ''palm olein" cinsi yağın istisna kapsamı dışında bırakılamayacağı ileri sürülmüştür. Ancak, yukarıda sözü edilen Kanun hükmü ile Bakanlar Kuruluna verilen yetki kullanılarak, liste ekinde tanımlanan eşyalar için kesinti oranının Kanun'da öngörülen sınırlar dahilinde %0 olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Öte yandan idari yargı yerlerinin denetim yetkisinin, kanunların idari makamlara bıraktığı yetkilerin kullanılmasının hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesi ile sınırlı olması ve Bakanlar Kurulu tarafından, düzenlemeye konu oranın ekonomik göstergeler doğrultusunda hangi eşyalara uygulanacağına ilişkin yargısal denetiminin, Anayasa'nın 125. maddesi ile bağdaşmayacağının açık olması karşısında, iptal istemine konu yapılan düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. B. Dava konusu bireysel işlem yönünden yapılan inceleme: Dava konusu düzenleyici işlemin hukuka aykırı olmadığı sonucuna ulaşıldığından ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilerek ödenen kaynak kullanımını destekleme fon payının iptal ve iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemde de hukuka aykırılık görülmemiştir. C. Karar sonucu: Daire bu gerekçeyle, hem düzenleyici işlem hem de bireysel işlem yönünden davayı reddetmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 4684 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 3. maddesinin (a) fıkrasında yer alan "Kaynak kullanımını destekleme fonu kesintileri bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunur..." şeklindeki düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Temyize konu kararda yer alan, Bakanlar Kurulu tarafından, düzenlemeye konu oranın ekonomik göstergeler doğrultusunda hangi eşyalara uygulanacağına ilişkin yargısal denetiminin, Anayasa'nın 125. maddesi ile bağdaşmayacağı yönündeki gerekçenin hukuken yerinde bir değerlendirme olmadığı, bu bağlamda Anayasa'nın 125. maddesinin uyuşmazlığın çözümüne esas alınmasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6, 13, 14 ve 18. maddelerinde belirtilen temel haklar ile hakların kısıtlanma sınırlarına aykırılık oluşturacağı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalılar tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : I- ANAYASA'YA AYKIRILIK İDDİASININ İNCELENMESİ 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi" başlıklı 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, bir davaya bakmakta olan mahkemenin, bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması hâlinde iptali istenen kuralların Anayasa'nın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslını; başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneğini; dava dilekçesi, iddianame veya davayı açan belgeler ile dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı örneklerini dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği belirtilmiştir. Maddenin (2) numaralı fıkrasında ise taraflarca ileri sürülen Anayasa'ya aykırılık iddiası davaya bakan mahkemece ciddi görülmezse bu konudaki talebin gerekçeleri de gösterilmek suretiyle reddedileceği ve bu hususun esas hükümle birlikte temyiz konusu yapılabileceği ifade edilmiştir. Davacı tarafından, temyiz dilekçesinde, kaynak kullanımını destekleme fon kesintisinin dayanağı olarak gösterilen 4684 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 3. maddesinin (a) fıkrasında yer alan "Kaynak kullanımını destekleme fonu kesintileri bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunur..." şeklindeki düzenlemenin geçici bir madde olması ve fon kesintisine dayanak oluşturabilecek nitelikte olmaması nedeniyle anılan maddenin Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiği ifade edilmiştir. Ancak, Daire kararında belirtilen mevzuat değişiklikleri dikkate alındığında anılan Kanun'un geçici 3. maddesinin (a) fıkrasının, dava konusu fon kesintisine Anayasa'nın 13 ve 35. maddeleri kapsamında belirli ve öngörülebilir nitelikte bir kanuni dayanak oluşturduğu açık olduğundan ve davacı tarafından Anayasa kuralları bağlamında yeterince temellendirilmiş başka bir itiraz da ileri sürülmediğinden davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. II- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ Usul Yönünden: Düzenleyici işlem ile uygulama işleminin iptali isteminin birlikte ve aynı dava dilekçesinde davaya konu yapılmasının, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine aykırılık teşkil etmeyeceğine oyçokluğuyla karar verilmiştir. Kurul Üyesi ... bu görüşe aşağıdaki gerekçeyle katılmamıştır: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin (4) numaralı fıkrasında, ilânı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilân tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri belirtilmiştir. Kanun'un "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlıklı 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunması halinde birden fazla idari işlemin bir dilekçe ile idari davaya konu edilebileceği hükmüne yer verildikten sonra "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddenin (3) numaralı fıkrasının (g) işaretli bendinde, dilekçelerin 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) işaretli bendinde de 14. maddenin (3) numaralı fıkrasının (g) işaretli bendinde yazılı halde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak suretiyle otuz gün içinde dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun'un 7. maddesinin yukarıda açıklanan (4) numaralı fıkrasında ilgililerin düzenleyici işlemle uygulama işleminin her ikisi aleyhine birden dava açabileceğinin belirtilmiş olması, her iki işleme karşı aynı dilekçeyle ve aynı idari yargı yerinde dava açılabileceği anlamında değildir. Aynı dilekçe ile dava açılabilecek hâller, anılan Kanun'un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında gösterilmiş olup birden fazla işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi, ancak bu koşullar ile idari yargılama hukukunun gerektirdiği diğer koşulların birlikte gerçekleşmesi halinde olanaklıdır. Sözü edilen fıkrada yer alan düzenlemenin amacı da aynı yargı yerinin görevine giren ve çözümleri ayrı emek gerektirmeyen idari uyuşmazlıkların aynı dava içerisinde görülmeleri sağlanarak gereksiz zaman israfı ile masrafın önlenmesi ve farklı kararların verilebilmesi riskinin ortadan kaldırılmasıdır. Aralarında maddede aranan biçimde bağlılık ya da ilişki bulunsa bile birden fazla idari işlemin aynı dilekçeyle idari davaya konu edilebilmesi için bu durumun kamu düzeni için öngörülen usul ve görev kurallarını ve bu kurallarla korunan ve Anayasa'nın 37. maddesinde öngörülen "kanuni hakim ilkesi"ni ihlâl ediyor olmaması da gereklidir. Başka bir anlatımla, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak görevine giren davaya konu edilebilecek nitelikteki bir işlemle idare veya vergi mahkemelerinin görevine giren davalara konu olması gereken bir işlem aynı dilekçe ile idari davaya konu edilemez. Öte yandan, 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile ülkemizde istinaf kanun yolu uygulanmaya başlamış ve üçlü bir yargılama sistemi oluşmuş olup düzenleyici işlem ile uygulama işleminin aynı dilekçe ile dava konusu edilmesi hâlinin kabul edilmesinin görevli yargı yeri ile kanun yolu başvurusunun yapılacağı yargı yerleri arasında karışıklığa yol açacağı da kuşkusuzdur. Bu bakımdan, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayın görevine giren dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'na ek Karar'ın anılan kuralı ile 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 6. maddesi uyarınca vergi mahkemelerinin görevine giren uygulama işlemi niteliğindeki ihtirazi kayıtla tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fon payının iadesi isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle aynı dilekçe ile Danıştayda idari dava açılmasına olanak bulunmadığından, temyiz istemine konu Daire kararının, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca bozulması gerekmektedir. 2577 sayılı Kanun'un 22. maddesinin (2) numaralı fıkrasındaki 15. maddede sayılan sebeplerden biri ile veya yargılama usulüne ilişkin meselelerde azınlıkta kalanların işin esası hakkında da oylarını kullanacaklarına ilişkin kural ve Kurulumuzun usule ilişkin meselelerde azınlıkta kalanların diğer usuli meselelerde ve nihai kararda oy kullanacaklarına dair içtihadı uyarınca usuli mesele yönünden karşı oyda kalan Kurul Üyesi esas yönünden oylamaya katılmıştır. Esas Yönünden: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davacının temyiz isteminin REDDİNE, 2- Danıştay Yedinci Dairesinin 06/06/2023 tarih ve E:2019/5558, K:2023/2764 sayılı kararının ONANMASINA, 3- Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri ve Kanun'a ek (3) sayılı Tarife uyarınca maktu harç alınmasına, 08/10/2025 tarihinde usulde oyçokluğuyla, esasta oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. harç //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };