T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1514 Karar No : 2025/839 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... (...) Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektrik Mekanik İnşaat Mühendislik Proje Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konus…
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1514 E. , 2025/839 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1514 Karar No : 2025/839 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... (...) Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektrik Mekanik İnşaat Mühendislik Proje Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan bir kısım faturayı kayıtlarına intikal ettirerek indirim konusu yaptığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2009 yılının Ocak, Nisan, Haziran, Temmuz ve Aralık dönemleri için resen tarh edilen katma değer vergileri ve vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Davacıya fatura düzenleyen Galata Vergi Dairesi mükellefi ... Elektrik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında tanzim edilen ... tarih ve ...sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda şu tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir: i. Mükellef şirket, 17/11/1999 tarihinde elektrik malzemelerinin toptan ticareti faaliyetiyle iştigal etmeye başlamıştır. Defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmiştir. 2009 yılında tahakkuk eden vergilerin tamamını ödemiştir. ii. 05/05/2009 tarihinde yapılan yoklamada mükellefin, 25 m² büyüklüğünde bir alanda elektrik malzemeleri toptan ticareti işi ile iştigal ettiği, ek iş yerinin olmadığı, iş yeri kirasının aylık 375,00 TL olduğu, çalışan personelinin olmadığı, sermayesinin 10.000,00 TL olduğu, iş yerinde büro malzemeleri, raflar ve bir miktar ticari emtianın bulunduğu hususları tespit edilmiştir. iii. 25 m² büyüklüğünde bir iş yerinde, şube, depo, ardiye ve şirket adına kayıtlı araç olmadan, işçi çalıştırmadan, 10.000,00 TL tutarında sermaye ile 2009 yılında beyan edilen katma değer vergisi hariç 3.944.735,69 TL tutarındaki cironun nasıl yapıldığı ve bu durumun ticari, iktisadi ve teknik icaplara uygunluğu hakkında izahat istenmesi üzerine mükellef temsilci, "Biz malı alıp iş yerimize getirmeden bizden mal talep edenlere ulaştırıyorduk. Bu şekilde az bir sermaye ile küçük bir iş yerinde 3.944.735,69 TL hasılat elde ettik." şeklinde beyanda bulunmuştur. iv. Mükellef tarafından 2009 yılına ait Ba formu ile ...'dan iki adet belge karşılığında 34.841,00 TL tutarında mal ve hizmet alındığı beyan edilmiş, ancak ibraz edilen belgeler arasında ... başlıklı bir belgeye rastlanmamıştır. Değinilen husus hakkında izahat istenmesi üzerine mükellef temsilcisi, "Elimizde olan mal ve hizmet alış belgeleri müfettişliğinize ibraz ettiklerimizden ibarettir. ... ismi Ba bildirimine yanlışlıkla dâhil edilmiş olabilir." şeklinde beyanda bulunmuştur. v. 2009 yılında haklarında sahte belge düzenleyicisi olduklarına dair vergi tekniği raporu bulunan mükellefler tarafından düzenlenen ya da düzenlenmiş gözüken faturaları kayıt ve beyanlarına intikal ettirdiği görülmüştür. vi. Alış belgelerinden hareketle mal ve hizmet aldığını beyan ettiği mükellefler hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı Yönetim Bilgi Sisteminde yer alan veriler dâhilinde yapılan tespitler, mükellefin 2009 yılındaki mal ve hizmet alışlarının %52'sinin gerçek bir muamele veya durum olmadığı hâlde bunlar varmış gibi düzenlenen sahte/taklit belgeye dayalı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla satışlarının %52'sinin de gerçek mal teslimi veya hizmet ifasını içermeyen sahte/taklit belgelere dayalı olduğu söylenebilir. Aynı oranlama, haklarında vergi tekniği raporu bulunan mükellefler ile haklarında sahte belge düzenleme özel esas türü itibarıyla olumsuz tespit bulunan, katma değer vergisi matrahı toplamları kendilerinden mal/hizmet aldıklarını bildiren mükelleflerin bildirim tutarlarını kapsamayan, alışlarının tamamı sahte belgeye dayalı olan, defter ve belge ibraz etmeyen mükelleflerden yapılan alış tutarı toplamı baz alınarak yapıldığında, mal ve hizmet alışlarının %87'sinin sahte/taklit belgeye ve/veya sahte belge düzenleyicisi olduklarına dair müfettişlikçe tespit yapılan mükellefler tarafından düzenlenen belgelere dayalı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. vii. Buna göre mükellefin beyan ettiği (3.944.735,69 TL) ciroyu elde edebilecek demirbaş, iş yeri, şube, depo, çalışan ve aracının bulunmadığı, sermayesinin düşük (10.000,00 TL) olduğu, bu sermaye ile iştigal edilen işi sürdürmek ve belirtilen hasılatı elde etmenin normal ve alışılmış bir durum olmadığı açıktır. viii. Ayrıca mükellef tarafından ibraz edilen satış faturalarının toplamı katma değer vergisi dâhil 4.683.983,06 TL olup mükellefin banka hesabına yatan tutar ise yalnızca 942,46 TL'dir. ix. Mükellefin düzenlediği faturalardan hangilerinin sahte olduğu, hangilerinin mal teslimi ve hizmet ifasını içerdiği hususunun tespitinde emtia çeşitliliğinin fazla olmasından dolayı söz konusu faturaların içeriğinden hareketle bir sonuca ulaşılamamıştır. Gerçek kabul edilen alış tutarı toplamına, dönem başı stok tutarı ile dönem sonu stok tutarı da dikkate alınarak, mükellef temsilcisinin beyanı dâhilinde %1 kâr oranı uygulanmak suretiyle gerçek kabul edilen satış tutarı toplamına ulaşılmıştır. Gerçek kabul edilen satış tutarının fatura bazında ayrılmasında da mükellefler itibarıyla ay bazında katma değer vergisi hariç toplam 10.000,00 TL ve altındaki faturalar ile ay bazında katma değer vergisi hariç toplam 10.000,00 TL üzerindeki faturalardan 3.000,00 TL ve altındaki faturalar ve... ve İşletmeleri Geliştirme İnşaat ve Turizm Anonim Şirketine düzenlenen faturaların tamamı gerçek mal teslimi ve hizmet ifasını içeren fatura, geri kalanlar ise sahte fatura olarak değerlendirilmiştir. x. Bütün bu veriler ışığında mükellefin düzenlediği, liste hâlinde belirtilenler dışında kalan tüm faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aktarılan tespitlerden, anılan mükellefin davacıya düzenlendiği faturalarda yazılı emtiaların, gerçekten alınıp alınmadığı, yapılan işin niteliği ve büyüklüğüyle orantılı olup olmadığı hususları araştırılarak gerçek durumun somut olarak ortaya konulmadığı görülmektedir. Raporda mükellefin, yüksek miktarda ciro elde edebilecek organizasyona sahip olmadığı belirtilmiştir. Ancak düzenlediği bazı faturaların gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayalı olduğu da kabul edilmiştir. Düzenlediği diğer faturaların gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayalı olmadığına ilişkin belirlemenin ise somut ve hukuken kabul edilebilir delil ve belgeye dayanmadığı, sadece kanaate dayandığı anlaşılmaktadır. Böyle bir belirlemenin de gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmaksızın fatura düzenleme hususunda kesin bir delil oluşturmayacağı açıktır. Bu durumda, anılan mükellefin, gerçek bir ticari faaliyette bulunduğu, yalnızca gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmaksızın fatura düzenleyerek komisyon geliri elde etmek amacıyla kurulduğuna dair somut bir tespitin olmadığı, davacıya düzenlediği faturaların mal ve hizmet alışverişine dayandığı sonucuna varıldığından, söz konusu faturalar nedeniyle varsayım ve eksik incelemeye dayalı olarak tarh edilen vergi ve kesilen cezalarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle vergi ve cezaları kaldırmıştır. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/06/2021 tarih ve E:2016/12713, K:2021/2988 sayılı kararı: Davacıya fatura düzenleyen mükellef hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden, işçi çalıştırmadığı, şube ve deposunun bulunmadığı, adına kayıtlı araç bulunmadığı, alımlarını kanıtlayamadığı, banka hesabına hasılatına göre çok cüz'i bir tutarın yatırıldığı hususları dikkate alındığında beyan ettiği hasılatı gerçekleştirebilecek sermaye ve ticari organizasyona sahip olmadığı, dolayısıyla davacıya düzenlediği faturaların gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varıldığından, aksi yönde verilen temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, yeniden verilecek kararda özel usulsüzlük cezasının hukuka uygunluğunun ayrıca değerlendirileceği tabiidir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini ise reddetmiştir. ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararı: Vergi Mahkemesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu vergi ve cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek aksi yönde verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacının kayıtlarına intikal ettirerek indirim konusu yaptığı bir kısım faturayı düzenleyen Galata Vergi Dairesi mükellefi ... Elektrik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında ... tarih ve ...sayılı Vergi Tekniği Raporu tanzim edilmiştir. Anılan raporun ilgili kısımları şu şekildedir: i. Alış belgelerinden hareketle mal ve hizmet aldığını beyan ettiği mükellefler hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı Yönetim Bilgi Sisteminde yer alan veriler dâhilinde yapılan tespitler, mükellefin 2009 yılındaki mal ve hizmet alışlarının %52'sinin gerçek bir muamele veya durum olmadığı hâlde bunlar varmış gibi düzenlenen sahte/taklit belgeye dayalı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla satışlarının %52'sinin de gerçek mal teslimi veya hizmet ifasını içermeyen sahte/taklit belgelere dayalı olduğu söylenebilir. Aynı oranlama, haklarında vergi tekniği raporu bulunan mükellefler ile haklarında sahte belge düzenleme özel esas türü itibarıyla olumsuz tespit bulunan, katma değer vergisi matrahı toplamları kendilerinden mal/hizmet aldıklarını bildiren mükelleflerin bildirim tutarlarını kapsamayan, alışlarının tamamı sahte belgeye dayalı olan, defter ve belge ibraz etmeyen mükelleflerden yapılan alış tutarı toplamı baz alınarak yapıldığında, mal ve hizmet alışlarının %87'sinin sahte/taklit belgeye ve/veya sahte belge düzenleyicisi olduklarına dair müfettişlikçe tespit yapılan mükellefler tarafından düzenlenen belgelere dayalı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. ii. Mükellefin düzenlediği faturalardan hangilerinin sahte olduğu, hangilerinin mal teslimi ve hizmet ifasını içerdiği hususunun tespitinde emtia çeşitliliğinin fazla olmasından dolayı söz konusu faturaların içeriğinden hareketle bir sonuca ulaşılamamıştır. Gerçek kabul edilen alış tutarı toplamına, dönem başı stok tutarı ile dönem sonu stok tutarı da dikkate alınarak, mükellef temsilcisinin beyanı dâhilinde %1 kâr oranı uygulanmak suretiyle gerçek kabul edilen satış tutarı toplamına ulaşılmıştır. Gerçek kabul edilen satış tutarının fatura bazında ayrılmasında da mükellefler itibarıyla ay bazında katma değer vergisi hariç toplam 10.000,00 TL ve altındaki faturalar ile ay bazında katma değer vergisi hariç toplam 10.000,00 TL üzerindeki faturalardan 3.000,00 TL ve altındaki faturalar ve ... ve İşletmeleri Geliştirme İnşaat ve Turizm Anonim Şirketine düzenlenen faturaların tamamı gerçek mal teslimi ve hizmet ifasını içeren fatura, geri kalanlar ise sahte fatura olarak değerlendirilmiştir. iii. Bütün bu veriler ışığında mükellefin düzenlediği, liste hâlinde belirtilenler dışında kalan tüm faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anılan mükellefin davacıya düzenlediği faturaların, değinilen rapordaki listede yer almadığı, dolayısıyla gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığından bahisle hakkında tanzim edilen... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'na istinaden davacı adına dava konusu vergiler tarh edilmiş ve cezalar kesilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması hâlinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu kurala bağlanmıştır. Kanun'un 134. maddesinin birinci fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 30. maddesinin birinci fıkrasında, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hâllerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkân vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hâli re'sen tarh nedeni olarak kabul edilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanun'da aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri; 34. maddesinin (1) numaralı fıkrasında da yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 34. maddesinin (1) numaralı fıkrasında belirtilen şartların yerine getirilmesi ve faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanması hâlinde, emtia teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan emtia teslimi ve hizmet ifalarına ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkündür. Faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti hâlinde ise bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır. Vergilendirme işlemi yapılırken kanuna uygun olarak biçimlendirilen muamelelerin, bu biçimselliğinin ötesine geçilerek muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerekir. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, iş yerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunmamasına ilişkin tespitler olabilir. Faaliyetlerinin münhasıran gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan belge düzenlemek olduğu tespit edilen mükellefler ile gerçek faaliyetlerinin yanı sıra gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan belge de düzenleyen mükellefler nezdindeki incelemelerin farklılaştırılması gerekir. İkinci gruba giren mükellefler nezdinde yapılan incelemelerde, hangi belgelerin gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı hususunun gerekçeleriyle birlikte açıkça ortaya konulması zorunludur. Davacıya fatura düzenleyen mükellef hakkında tanzim edilen raporda, mükellefin düzenlediği faturaların hangilerinin veya hangi orandaki kısmının gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasını içeren faturalar olduğunun tespiti noktasında, emtia çeşitliliğinin fazla olmasından dolayı, düzenlenen faturaların içeriğinden hareketle bir sonuca ulaşılamadığı belirtilerek, öncelikle mal ve hizmet alış belgelerinden hareket edilmek suretiyle gerçek kabul edilen satış tutarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu belirleme yapılırken, öncelikle, mükellefin alış yaptığı mükelleflerden, haklarında vergi tekniği raporu bulunan mükellefler ile haklarında sahte belge düzenleme özel esas türü itibarıyla olumsuz tespit bulunan mükellefler, katma değer vergisi matrahı toplamları kendilerinden mal/hizmet aldıklarını bildiren mükelleflerin bildirim tutarlarını kapsamayan mükellefler, alışlarının tamamı sahte belgeye dayalı olan mükellefler ve defter ve belge ibraz etmeyen mükelleflerden yapılan alış tutarı dikkate alınarak, alışların %87'sinin gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı kabul edilmiştir. Böylece mükellefin gerçek kabul edilen alış tutarı toplamına, dönem başı stok tutarı ile dönem sonu stok tutarı da dikkate alınarak, temsilcisinin beyanı dâhilinde %1 kâr oranı uygulanmak suretiyle gerçek kabul edilen satış tutarı toplamına ulaşılmıştır. Ancak gerçek kabul edilen satış tutarının fatura bazında ayrıştırılmasına yönelik olarak, mükellefler itibarıyla "ay bazında KDV hariç toplam 10.000,00 TL ve altındaki faturalar ile ay bazında KDV hariç toplam 10.000,00 TL üzerindeki faturalardan 3.000,00 TL ve altındaki faturaların" ve "... ve İşletmeleri Geliştirme İnşaat ve Turizm Anonim Şirketine düzenlenen faturaların" gerçek emtia teslimi ve hizmet ifasını içeren faturalar olduğu, geri kalan faturaların ise böyle olmadığı değerlendirilerek, gerçek kabul edilen faturaların soyut ve çelişkili kabullerle listelenmeye çalışıldığı görülmüştür. Varsayımsal ve çelişkili kabullerle oluşturulması nedeniyle hukuken kabul edilebilir olmaması bir yana, bu şekilde oluşturulan listede yer alan ve gerçek kabul edilen katma değer vergisi hariç satış toplamlarının yaklaşık olarak, raporda gerçek kabul edilen satış oranına tekabül ettiği görülmektedir. Ancak bu oranın, vergisel anlamda gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasını içermeyen faturaya dayalı olduğu hususu kesinlik arz etmeyen (özel esas türü itibarıyla hakkında olumsuz tespit bulunan, katma değer vergisi matrahı toplamları kendilerinden mal/hizmet aldıklarını bildiren mükelleflerin bildirim tutarlarını kapsamayan, alışlarının tamamı sahte belgeye dayalı olan, defter ve belge ibraz etmeyen mükelleflerden yapılan) alışlar da dikkate alınmak suretiyle belirlenmiş olması nedeniyle, satışlarla ilgili bu yönde yapılan oransal belirlemenin de hukuken kabul edilebilir delil ve belgeye dayanmadığı sonucuna varılmış ve objektif bir kanaat oluşturmaya yeterli görülmemiştir. Dolayısıyla, gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayalı olan ve olmayan faturaların ayrımında esas alınan tutarın hangi ölçüye göre belirlendiğinin incelemede ortaya konulmadığı, gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayalı fatura da düzenlediği kabul edilen mükellefin düzenlediği bir kısım faturanın gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı yönündeki iddianın faturalar, fatura içeriği emtialar, alım-satım yapılan mükellefler bazında ayrı ayrı ve tek tek hukuki olarak ispatlayıcı ve açıklayıcı şekilde ortaya konularak faturaların gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı ileri sürülen kısmı ile gerçek ticari faaliyete dayanan kısmının kesin ve net bir şekilde ayırt edilmesi gerektiği hâlde bu hususa riayet edilmediği ve böylece vergi incelemesinden beklenen amaca aykırı hareket edildiği sonucuna varıldığından, varsayım ve eksik incelemeye dayalı olarak, anılan mükellefin davacıya düzenlediği faturaların da gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının kabulü ile tarh edilen vergi ve kesilen cezalarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, söz konusu vergi ve cezaların kaldırılması yolunda verilen ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; Davalının, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE, 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. X - KARŞI OY : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz. kira //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };