T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/5972 Karar No : 2025/4634 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... (kararda sehven 2012 yazılmıştır.) tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... olarak görev yapmakta olan davacı tarafından; 18/02/2013 tarihinde İstanbul (Çağlayan) Adliyesi'nde …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/5972 E. , 2025/4634 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/5972 Karar No : 2025/4634 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... (kararda sehven 2012 yazılmıştır.) tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... olarak görev yapmakta olan davacı tarafından; 18/02/2013 tarihinde İstanbul (Çağlayan) Adliyesi'nde gerçekleştirilen polis müdahalesi sonucunda darp edildiğindan bahisle uğramış olduğunu öne sürdüğü manevi zarara karşılık olarak 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2015/2400, K:2020/3863 sayılı bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonrasında, davacının, olay sırasında arbede içinde olması nedeniyle yaralandığı kabul edilmekle birlikte adliyede 18/02/2013 tarihinde gerçekleştirilen toplantının 2911 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre yasak olan ve kamu hizmeti veren adliye binasında gerçekleştirilmesi nedeniyle yasal olmadığı, davacının polis memurlarının kurduğu barikatı aşmak için yaptığı müdahaleler sırasında yaralandığı, polis memurlarının zor kullanma yetkisini aştığına yönelik kamera kaydı ve delil bulunmadığı, kullanılan gücün orantılı olduğu, yaralama kastı taşımadığı ve zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılmadığı, avukat olduğu hususunda herhangi bir ibare barındırmayan davacının polis barikatına yönelik hareketleri sonrası davacıya yapılan müdahalenin gerekli ve ölçülü olduğu bu nedenlerle de davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığı gibi olayda kusursuz sorumluluk hallerinin de bulunmadığı, diğer taraftan, davacı tarafından hakarete ve biber gazına maruz kaldığı ileri sürülmüş ise de, olay günü gözaltına alınan kişiler hakkında düzenlenen doktor raporları, kamera görüntüleri ve başvurucu hakkındaki gaz sıkılmasına bağlı fiziksel bir bulgu içermeyen adli muayene raporu birlikte ele alındığında, başvurucunun gazla müdahale edildiği yönündeki iddiasına ve yine makul bir delille desteklenmeyen kolluğun hakaretine maruz kaldığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, bu kapsamda bu iddiaların soyut nitelikte olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, olay hakkında başlatılan ceza soruşturmasının takipsizlik ile sonuçlanması üzerine Anayasa Mahkemesine yaptığı 2016/42278 numaralı bireysel başvuru hakkında 02/12/2020 tarihli karar ile, dava konusu olay nedeniyle Anayasanın 17. maddesinin 3. fıkrasının maddi ve usul boyutunun ihlal edildiğine karar verildiği, Danıştayın bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY_TETKİK_HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : ... olarak görev yapmakta olan davacı tarafından; 18/02/2013 tarihinde İstanbul (Çağlayan) Adliyesi'nde gerçekleştirilen polis müdahalesi sonucunda darp edildiğinden bahisle uğramış olduğunu öne sürdüğü manevi zarara karşılık olarak 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik olmayıp, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Bu niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, müterafik kusur (ortak kusur), zarara uğrayanın; zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım (etki) etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana veya mirasçılarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmalıdır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden; ... olan davacının, 18/02/2013 tarihinde bir grup avukat ile, haksız tutuklandıklarını iddia ettikleri meslektaşlarının tahliye talebini içerir dilekçeleri vermek üzere İstanbul Çağlayan Adliyesine girdikleri, Adliye içindeki toplu hareketin engellenmesi için nöbetçi Cumhuriyet Savcısı tarafından polise talimat verilmesi üzerine Adliye içinde arbede yaşandığı, davacının iddiasına göre yaşanan arbedede polislerin fiili saldırısına uğradığı ve baygınlık geçirdiği, adliyede bulunan sağlık personelince ilk müdahalesi yapıldıktan sonra Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesine gittiği, burada yapılan sağlık kontrolünde darp izleri tespit edildiği ve tarafına beş günlük iş göremezlik raporu verildiği, davacı tarafından yaşanan hadiselerin polisin şiddeti sonucu meydana geldiği, avukatlık mesleğinin gereğinin yapılması konusunda çıkarılan zorluğun avukatlık yasasına aykırı olduğu, uluslararası hukukun da çiğnendiği, kapalı mekan içinde gaz kullanılarak hayati tehlike oluşturulduğu, bu nedenlerle manevi olarak zarara uğradığı ileri sürülerek uğramış olduğu manevi zarara karşılık 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu olaya yönelik olarak başlatılan ceza soruşturması ile 18/01/2013 tarihinde İstanbul Beyoğlu'nda bulunan ... Derneğinde yapılan arama işlemi sırasında yaşanan bir başka olay hakkında başlatılan ceza soruşturması birleştirilmiş, netice olarak da şüpheli on sekiz polis memuru hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Bunun üzerine davacının da aralarında bulunduğu dört kişi tarafından, değişik tarihlerde gerçekleşen iki olayda polisin güç kullanması üzerine yaralanma meydana gelmesi ve bu olaylara ilişkin olarak etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddialarıyla Anayasa Mahkemesine 2016/42278 numaralı bireysel başvuruda bulunulmuş, Anayasa Mahkemesinin 02/12/2020 tarihli kararında, dava konusu olay nedeniyle davacı yönünden aşağıda belirtilen değerlendirmeler yapılmıştır. " ... A. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia ... 2. Başvurucu Ramazan Demir Yönünden ... b. Değerlendirme ... ii. Esas Yönünden ... 69. Somut olayda başvurucu, avukatlık görevini yapmak üzere Savcılık katına çıktığı sırada kolluk tarafından geçişine izin verilmeyerek darbedildiğinden ve bu olaya ilişkin yapılan soruşturmanın etkili şekilde yürütülmediğinden yakınmaktadır. Dosyanın muhteviyatı itibarıyla başvuru kötü muamele yasağının hem maddi hem usul boyutu itibarıyla incelenecektir. (1) Anayasa’nın 17. Maddesinin Maddi Boyutunun İhlal Edildiğine İlişkin İddia ... 79. Başvurucu, olay günü yanında bir grup avukatla beraber Adliye içindeki Savcılığa gitmekteyken merdivenlerde kolluk tarafından önlerinin kesildiğini, geçişlerine izin verilmediğini, sonrasında polisler tarafından darbedildiğini ileri sürmüştür. 80. Anayasa Mahkemesi, asgari eşik seviyesini aştığı varsayılan kötü muamele iddialarının makul şüphe kalmayacak şekilde kanıtlanması şartını aramakta ve başvurularda öncelikle bu konudaki kanıtlama sorununu ele almaktadır (Beyza Metin, B. No: 2014/19426, 12/12/2018, § 45). 81. Başvurucunun olay günü hakkında düzenlenen adli muayene raporunun içeriğinin iddialarını destekler mahiyette olduğu anlaşılmaktadır. Doktor raporunun varlığı karşısında başvurucunun iddiasının makul ve güvenilir bir delile dayandığı kabul edilmelidir. Dolayısıyla kamu makamları güç kullanımının kaçınılmaz hâle geldiğini ve kullanılan gücün orantılı olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. 82. Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığı kararında başvurucunun kamu görevlilerini tarafından yaralandığının kabul edilip edilmediği hususu net bir şekilde izah edilmemiş, soruşturma kapsamında şikâyetçi olanların tamamı hakkında tek değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak kararda yasal zor kullanma sınırının aşıldığı yönünde bir delil bulunmadığına işaret edilmiştir. Başvurucu hakkında verilen kararın muğlaklığı karşısında olayın gerçekleşme koşulları bir bütün hâlinde değerlendirilerek bir sonuca ulaşılmaya çalışılacaktır. 83. 18/2/2013 günü İstanbul Adliyesinde sayıları elliyi aşan avukat, önce bina önünde basın açıklaması, sonrasında içeride oturma eylemi yapmıştır. Oturma eyleminin devamında kolluk güçleri ile eylemciler arasında güç kullanımına varan bazı olayların yaşandığı anlaşılmaktadır. 84. Eylem sonunda bir grup avukat, tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılması amacıyla Savcılığa dilekçe vermek istemiştir. Kolluk, bu grubun Savcılık katına gitmesine izin vermemiştir. Olay ve Yakalama Tutanağı'nda, Savcılığa giden grubun neden önlerinin kesilerek engellendiği izah edilmemiştir. Görüntülere ilişkin bilirkişi raporundan merdivenlerde durdurulan avukatların barikatları zorlayarak geçiş yapmak istedikleri bunun üzerine polisin fiziki müdahaleye başladığı anlaşılmaktadır. Avukatlarla kolluk arasında merdivenlerde yaşanan müzakere içeriği bilinemediği gibi başvurucunun da barikatlara yüklenen kişiler arasında olup olmadığı soruşturma içeriğinden tespit edilememektedir. Bu nedenle somut olayın şartlarının belirsizliği gözönünde bulundurularak maddi güç kullanımının gerekliliği tartışma konusu yapılmadan orantılılık incelemesi yapılacaktır. 85. Başvurucu hakkında olay günü düzenlenen adli muayene raporunda göğüs, ense ve alın bölgesinde ekimoz ve şişlik tarzı yaralanmalar meydana geldiği görülmektedir. Kolluğun beyanlarından veya kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karardan başvurucunun gösterdiği direncin veya direncin kırılması amacıyla kullanılan gücün mahiyeti konusunda bir açıklama bulunmamaktadır. Bununla birlikte kolluğun, Savcılık katına gitmek isteyen avukatların önünü kesip etrafını sararak grubu kontrol altına aldıktan sonra bazı kişileri gruptan ayırarak hareketsiz hale getirmeyi diğer bir deyişle yakalamayı amaçladıkları anlaşılmaktadır. Bu gaye doğrultusunda kullanılacak gücün şiddetinin değerlendirilmesinde kolluk görevlilerinin belli ölçüde takdir yetkisini haiz olduğu kabul edilmekle birlikte olayın şartları çerçevesinde başvurucunun bedeninde meydana gelen neticenin kabul edilebilir sınırı aştığı dolayısıyla müdahalenin orantısız olduğu kanaatine varılmıştır. 86. Diğer taraftan olay günü gözaltına alınan kişiler hakkında düzenlenen doktor raporları, kamera görüntülerine ilişkin bilirkişi raporu ve başvurucu hakkındaki gaz sıkılmasına bağlı fiziksel bir bulgu içermeyen adli muayene raporu birlikte ele alındığında başvurucunun gazla müdahale edildiği yönündeki iddiası ve yine makul bir delille desteklenmeyen kolluğun hakaretine ve tehdidine maruz kaldığına dair şikâyetleri konusunda esasa ilişkin bir değerlendirme yapılabilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. 87. Başvurucuya kolluk tarafından orantısız fiziki müdahalede bulunulduğu ve neticesinde yaralanmasına sebep olunduğu anlaşılmaktadır. Olayın gerçekleşme koşulları ve başvurucunun yaralanmasının boyutu birlikte değerlendirildiğinde eylemin insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele olarak nitelendirilmesi mümkündür. 88. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun kolluk tarafından orantısız bir müdahale neticesinde yaralanması nedeniyle Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. (2) Anayasa’nın 17. Maddesinin Usul Boyutunun İhlal Edildiğine İlişkin İddia ... 94. Somut olayda başvurucu, şikâyetine ilişkin soruşturmanın özensiz yürütüldüğünü ve süratle tamamlanmadığını ileri sürmüştür. 95. Savcılığın 18/1/2013 ve 18/2/2013 tarihli, tarafları ve konusu aynı olmayan iki olay hakkında yürüttüğü soruşturmaları hangi gerekçeyle birleştirerek birlikte araştırdığı anlaşılamamakta ise de bu kararın soruşturmada makul süratle hareket edilmesine katkı sağlamadığı ortadadır. Bununla birlikte yürütülen soruşturmanın sonunda başvurucuyla birlikte şikâyetçi olan M.H. hakkındaki bir sağlık raporunun teminine çalışıldığı, buna dair yazının 11/8/2016 tarihinde Savcılığa ulaşması sonrasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla birleştirilen dosyadan bağımsız olarak başvurucunun şikâyetine ilişkin soruşturma -maddi olayların karmaşıklığı, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller ve taraf sayısı gibi kriterler dikkate alındığında- yaklaşık üç buçuk yıllık sürede tamamlanmış olsa da soruşturmanın makul süratle yürütülmediği söylenemez. 96. Diğer taraftan 18/2/2013 tarihli Olay ve Yakalama Tutanağı, olay yerindeki kamera görüntülerinin çözümüne ilişkin bilirkişi raporu, başvurucu hakkında adli muayene formu ve kolluk görevlilerinin beyanları çerçevesinde başvurucuya yapılan müdahalenin orantısız olduğu ortada iken hangi verilerden yola çıkılarak zor kullanma yetkisinin aşıldığına ilişkin delil bulunmadığı şeklinde çoğul bir değerlendirme yapılmasıyla yetinilerek soruşturmanın sonuçlandırıldığı anlaşılamamaktadır. Dolayısıyla ortaya konulan delillerin varlığına rağmen soruşturmada ulaşılan sonucun -müdahalenin orantısız olduğu dikkate alındığında nesnel ve tarafsız bir analiz ürünü olmadığı görülmektedir. 97. Sonuç itibarıyla Savcılık başvurucuların iddialarına yönelik olarak etkili bir soruşturma yürütmeden şikâyet hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. 98. Somut olayda Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının usul boyutu itibarıyla ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. " Yukarıda yer verilen gerekçelerle, davacının kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının kabul edilebilir olduğuna, davacı yönünden Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi ve usule ilişkin boyutlarının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının usule ilişkin boyutunun ihlalinin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına (ihlal kararı Savcılığın ... numaralı soruşturma dosyasıyla ilgilidir.) gönderilmesine, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi ve usul boyutunun ihlali nedeniyle net 40.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Buna göre, dava konusu manevi tazminat talebine esas olay nedeniyle davacı yönünden insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiği, bu durumun ise üzüntüye ve manevi acıya yol açacağı açık olup, davacının bu şekilde uğradığı manevi zararının karşılanmasına yönelik makul bir tutarın ödenmesine karar verilmesi gerekmekte iken, manevi tazminat isteminin reddedilmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan, İdare Mahkemesince, manevi tazminat takdir edilirken, davacının kamu hizmeti görülen adliyede içinde bulunduğu toplu hareket sırasında güvenlik güçlerinin uyarılarını dikkate almayarak dağılmaması nedeniyle olayda müterafik kusuru olduğunun da göz önünde bulundurulacağı muhakkaktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş gün) içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. tazminat //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };