T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3860 Karar No : 2025/8560 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR 1- DAVACILAR : 1-... 2-... 3- ... Mirasçıları 1-... 2-... 3- ... 4-... 5-... 6-... VEKİLİ : Av. ... 2-DAVALI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dav…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3860 E. , 2025/8560 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3860 Karar No : 2025/8560 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR 1- DAVACILAR : 1-... 2-... 3- ... Mirasçıları 1-... 2-... 3- ... 4-... 5-... 6-... VEKİLİ : Av. ... 2-DAVALI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, müşterek destekleri olan ...'ın, 06/05/2019 tarihinde Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarında yürüdüğü sırada, kaldırımda bulunan ağacın dalının düşmesi sonucu yaralanması ve 36 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 12/06/2019 tarihinde vefat etmesi dolayısıyla uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her bir davacı bakımından 100,00-TL olmak üzere toplam 300,00-TL (miktar artırım ile 246.579,00-TL) maddi tazminatın (destekten yoksun kalma tazminatı), müteveffanın eşi ... için 250.000,00-TL, oğlu ... için 250.000,00-TL, annesi ... için 100.000,00-TL olmak üzere toplam 600.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu olayda, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Mahkemenin 29/01/2020 tarihli ara kararı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından davacıların müşterek desteklerinin ölüm olayına ilişkin olarak yürütülen ... sayılı soruşturma dosyasının akıbeti sorularak soruşturma dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin bir örneğinin gönderilmesi istenilmiş ve Meteoroloji Genel Müdürlüğünden ağaç düşme olayının yaşandığı 06/05/2019 tarihinde olayın yaşandığı bölgede herhangi bir doğal afet (aşırı yağış, yıldırım vs.) yaşanıp yaşanmadığının sorulduğu ara karara cevaben Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden, olayın yaşandığı bölgede faaliyet yürüten esnaflardan alınan beyanlarda özetle; ağaçtan kopan dalın davacıların müşterek desteği ...'ın kafasına çarptığının ve adı geçenin yaralandığının, olay öncesinde herhangi bir ağaç bakım, budama işleminin yapılmadığının, olayın yaşanmasından 2 gün sonra belediye ekiplerince ağacın dipten kesildiğinin ve yanında bulunan ağaçların budandığının belirtildiği, Emniyet görevlilerince olay yerinde yapılan araştırma neticesinde düzenlenen 15/05/2019 tarihli tutanakta; olay tarihinden önce ağaçlarda budama işlemi yapılmadığının, olaydan sonra olay yerindeki ağacın kesildiğinin belirtildiği ve olayın yaşandığı güne ilişkin kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde düzenlenen 22/07/2019 tarihli basit CD izleme tutanağında; olay gününde herhangi bir ağaç kesme ve budama işlemine rastlanılmadığının belirtildiği, öte yandan söz konusu ağaçların bakımı için davalı belediye ile dava dışı ... İşletmeleri Limited Şirketi ile 30/04/2019 tarihinde hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı, konuya ilişkin söz konusu şirket tarafından Çankaya Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğüne sunulan 02/07/2019 tarihli cevap dilekçesinde; ... Bulvarı üzerinde bulunan ağaçların budama işlemi için Tabiat Varlıkları Komisyon Kararı gerektiği, şirketlerine budama yapılması hususunda herhangi bir talep gönderilmediği ve budama çalışması yapılmadığı yönünde beyanda bulunulması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 27/12/2019 tarihli yazı ile Ankara Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden ... Bulvarı kenarındaki ağaçların bakım ve budanmasına ilişkin 2019 yılına ait Ankara Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunca alınmış herhangi bir kararın olup olmadığı, alınmış bir karar var ise kararın Büyükşehir Belediyesinin ilgili birimine gönderilip gönderilmediğinin sorulduğu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce düzenlenen... tarihli ...sayılı cevabi yazıda; söz konusu cadde üzerinde herhangi bir tescilli tabiat varlığı (anıt ağaç) bulunmadığının ve alanın doğal sit alanı içerisinde yer almadığının belirtildiği, ayrıca Mahkemelerinin ara kararına cevaben Meteoroloji Genel Müdürlüğünce Çankaya Çaldağ'da metrekareye 0,3 mm/kg., TBMM bahçesinde 0,9 mm/kg, Ankara Bölge Müdürlüğünde 0,6 mm/kg yağış hadisesinin meydana geldiği, bu yağışla ilgili olarak Genel Müdürlüğe ulaşan herhangi bir fevk (olağanüstü olay) raporunun bulunmadığının belirtildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacıların müşterek desteklerinin ölümü ile sonuçlanan olayın yaşandığı yerde davalı belediyece olayın yaşanmasından önce herhangi bir budama ve bakım çalışması yapılmadığı, davacıların müşterek destekleri ...'ın ölümüne sebebiyet veren ağaçlardan birinin olayın yaşanmasının ardından dipten kesildiği ve diğer ağaçların budandığı da dikkate alındığında; olayın yaşandığı bölgede bulunan ağaçların bakımı hususunda hizmet alımı sözleşmesi yapılsa dahi yüklenici firmayı denetleme ve gözetleme yükümlülüğü bulunan davalı idarenin, işbu sorumluluğu dahilinde bulunan yükümlülüklerini zamanında yerine getirmeyerek hizmet kusuru bulunduğu görüldüğünden davacıların uğradığı zararların davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği, 1-Davacılar lehine hükmedilecek maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı) miktarı yönünden yapılan inceleme; davacıların müşterek destekleri ...'ın ölümü dolayısıyla mahrum kaldıkları destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi amacıyla Mahkemece 10/09/2020 tarihli ara karar ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş; hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen ve Mahkeme kayıtlarına 23/10/2020 tarihinde giren bilirkişi hesap raporunda; müteveffanın eşi davacılardan ...'ın 213.761,00-TL maddi zararının bulunduğu, oğlu ...'ın 20.617,00-TL maddi zararının bulunduğu, annesi ...'ın ise 12.201,00-TL maddi zararının bulunduğu, ayrıca müteveffanın yaşadığı 36 gün için malul olarak elde ettiği 2.195,00-TL'lik tutarın miras hukuku hükümlerine göre hak sahiplerine dağıtımının Mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş belirtildiği; söz konusu raporun taraflara tebliği üzerine davalı idarece rapora itiraz edildiği, davalı idarenin rapora ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek söz konusu raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu sonucuna varılarak, davacılar tarafından Mahkemeye sunulan 04/11/2020 tarihli dilekçe ile dava konusu miktar 246.279,00-TL artırılarak 246.579,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminde bulunulduğu ve bilirkişi tarafından belirtilen 2.195,00-TL yönünden herhangi bir talep artırımı yoluna gidilmediği görüldüğünden; taleple bağlılık ilkesi gereği ve faiz başlangıcına ilişkin yerleşik içtihatlar gereği 246.579,00-TL tazminatın idareye başvuru tarihi olan 26/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi ve davacıların fazlaya ilişkin faiz istemlerinin ise reddi gerektiği, 2-Davacıların manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; uyuşmazlığa konu olayda meydana gelen zararın davacılara olan etkisi, niteliği ve boyutu, zarara yol açan olayın oluş şekli, davacıların iktisadi ve toplumsal durumu ile müteveffaya olan yakınlıkları gibi hususlar birlikte değerlendirililerek müşterek destelerinin ölümü ile neticelenen olaya bağlı olarak yaşadıkları acı ve üzüntü ile orantılı olarak takdiren davacı ... için 75.000,00-TL, davacı ... için 75.000,00-TL, davacı ... için 75.000,00-TL olmak üzere toplam 225.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 26/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna varılmış ve davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat istemleri ise yerinde görülmediği gerekçesiyle, davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, 246,579,00-TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 26/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin faiz istemlerinin ise reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabul, kısmen reddine, davacılardan ... için takdiren 75.000,00-TL, ... için 75.000,00-TL, ... için 75.000,00-TL olmak üzere toplam 225.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 26/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine, karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; İdare Mahkemesince, maddi tazminata ilişkin olarak kurulan hükümde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş olup bu kısma ilişkin istinaf isteminin reddi gerektiği, öte yandan İdare Mahkemesince manevi tazminata ilişkin olarak kurulan hükme gelince; Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracı olduğu, manevi tazminata hükmedilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerektiği, manevi tazminata hükmedilirken ilgililerin sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak olay nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın kısmen giderilmesini ifade edecek, idarenin hukuka aykırılığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarın belirlenmesi gerektiği, manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerektiği, Hakimin manevi zarar ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olması gerektiğinden, hükmedilecek bu para zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşıdığı bu tazminatın sınırının onun amacına göre belirlenmesi gerektiği takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiği, bu durumda, yaşanılan olay nedeniyle davacılardan ... (eş) için 40.000,00-TL, ... (çocuk) için 30.000,00-TL ve ... (anne) için 20.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından, anılan İdare Mahkemesi kararının davacı hakkında hükmedilen maddi tazminatın artırılan miktar bakımından ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelenmesinden; faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkum edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuna göre hesaplanacak tutarı ifade ettiğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka surette öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer alıp, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibariyle yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edildiği, tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi eklendiği, bu sebeple 2577 sayılı Kanun'da, tam yargı davalarında, dava dilekçesindeki miktarın artırımına olanak tanıyan düzenleme uyarınca, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, artırılan tazminat miktarı yönünden faize, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan miktar artırımına ilişkin dilekçenin idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, 1-Davacı istinaf isteminin reddine,2-Davalı istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 3-...İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:...sayılı kararın davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, 246.579,00-TL maddi tazminatın davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin faiz istemlerinin ise reddi ile fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddi yönünden onanmasına, 4-Anılan kararın, maddi tazminatın davalı idareye başvurma tarihi olan 16/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılar istemine ilişkin kısmı ile davacılardan ... için takdiren 75.000,00-TL, ... için 75.000,00-TL, ... için 75.000,00-TL olmak üzere toplam 225.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 26.06.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi kısmı yönünden kaldırılmasına, 5-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 45/4. maddesi uyarınca manevi tazminat yönünden ve maddi tazminatın faiz başlangıç tarihi yönünden yeniden incelenen davada; davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, davacı ... için takdiren 40.000,00-TL, ... için takdiren 30.000,00-TL, ... için 20.000,00-TL olmak üzere toplam 90.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 26/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, 6-300,00-TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 26/06/2019 tarihinden kalan 246.279,00-TL maddi tazminatın miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 23/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-Davacılar tarafından, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunun 23/10/2020 tarihli olduğu mahkemenin karar tarihinin ise 10/02/2021 olması sebebiyle rapor tarihi ve karar tarihi arasında geçen sürede asgari ücrette artış olduğundan bu hesaplamanın hükme esas alınamayacağı, destekleri ...'ın hayatını kaybetmesi sebebiyle bir miktar manevi tazminata hükmedilmiş ise de bu tutarın düşük kaldığı, ayrıca her bir davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ileri sürülmektedir. 2- Davalı idare tarafından, sorumluluk alanları içerisinde bulunan alanların tüm peyzaj çalışma işlerinin (ağaçların bakım ve budama işleri de dahil) hizmet alımı yoluyla yapılamakta olduğunu, alanlardaki peyzaj işlerinin süreklilik arz ettiğini, son hizmet protokollerinin idareleri ile yüklenici firma ... İşletmeleri limited şirketi ile 02/05/2019 tarihinde imzaladıklarını ve 31/12/2019 kadar bu protokolün geçerli olduğunu, olayın meydana geldiği tarihte de sorumluluğun yüklenici firmada bulunduğunu, bu sebeple herhangi bir hizmet kusurlarının bulunmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacılar ve davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının hükmedilen maddi tazminata uygulanan faizin başlangıç tarihine yönelik kısmının düzeltilerek onanması, manevi tazminata yönelik kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacılar tarafından, müşterek destekleri olan ...'ın, 06/05/2019 tarihinde Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarında yürüdüğü sırada, kaldırımda bulunan ağacın dalının düşmesi sonucu yaralanması ve 36 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 12/06/2019 tarihinde vefat etmesi dolayısıyla uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her bir davacı bakımından 100,00-TL olmak üzere toplam 300,00-TL (miktar artırım ile 246.579,00-TL) maddi tazminatın (destekten yoksun kalma tazminatı), müteveffanın eşi ... için 250.000,00-TL, oğlu ... için 250.000,00-TL, annesi ... için 100.000,00-TL olmak üzere toplam 600.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1-Temyize konu istinaf kararının, maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır. Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin amaçlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştay'ın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. Davacının dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacının tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradelerini yansıtan miktarın, miktar artırımı ile arttırılan gerçek zararları olduğunun, bu gerçek zararın esasen idarelere başvuru tarihinde bir başka deyişle idarelerin temerrüde düşürüldüğü tarihte ortaya çıktığı, ancak davacı tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü, bu kabul doğrultusunda da miktar artırımı ile arttırılan dava değerinin tamamına davalı idarenin temerrüde düştükleri idareye başvurma tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/06/2020 tarih ve E:2019/53, K:2020/853 sayılı kararı da bu yöndedir. Bu durumda; ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince, ... İdare Mahkemesinin hüküm fıkrasının ''hükmedilen maddi tazminata işletilen yasal faiz'' kısmında yapılan düzeltme ile hüküm fıkrasında 4. maddesinin '' Anılan kararın, maddi tazminatın davalı idareye başvurma tarihi olan 16/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi kısmı yönünden kaldırılması'' şeklindeki kısmı ile 5. maddesinin, '' 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun değişik 45/4. maddesi uyarınca maddi tazminatın faiz başlangıç tarihi yönünden yeniden incelenen davada idareye başvuru tarihi olan 26/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine'' şeklindeki kısmının; ''Kabul edilen 246.579,00-TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 26/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine,'' şeklinde düzeltilerek onanması gerekmektedir. 2-Temyize konu istinaf kararının, manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme; Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir. Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın ve tam yargı davalarında takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı bir miktarda olması gerekmektedir. Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı(lar) yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı(lar) yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır. Bakılan uyuşmazlıkta, meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu açık olup, manevi tazminat isteminin tamamının karşılanması gerektiği anlamına gelmemekle birlikte, olayın gerçekleşme şekli, zararın niteliği ve kalıcılığı dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının, meydana gelen zararın giderilebilmesi için makul ve hakkaniyetli bir miktardan daha düşük olması nedeniyle uğranılan zarara göre orantısız ve düşük kaldığı, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı anlaşıldığından manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınmak suretiyle manevi tazminat miktarlarının yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, temyize konu istinaf kararının manevi tazminata ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının a) Maddi tazminata ilişkin kısmının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, oybirliği ile b) Manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA, gerekçede oyçokluğu ile 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 12/11/2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY : (X)-Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında, tazminat kişinin mal varlığındaki zararın oluştuğu an itibarıyla karşılanması gerektiğinden, istenilecek olan tazminatın gecikerek ödenmesi nedeniyle para değerinde enflasyondan dolayı meydana gelebilecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak faize hükmedilmelidir. Maddi zararlar, mal varlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeni ile de kayba uğrayacağı açıktır. Manevi zararlar ise, mal varlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararın meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bu itibarla, ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi, manevi tazminat, esasen bütün hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlendiğinden manevi tazminata faiz uygulanmaması gerekmektedir. Bu durumda, temyize konu kararın takdir edilen manevi tazminat miktarına ilişkin kısmı yönünden hukuka uyarlık bulunmamakta ve bozma kararı üzerine manevi tazminat miktarı yönünden yeniden değerlendirme yapılacak ise de, hükmedilecek manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiğine ilişkin gerekçe eklenmek suretiyle kararın bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum. tazminat //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };