T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/1066 Karar No : 2025/3240 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... II - (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/02/2025 tarih ve E:2023/3677, K:2025/398 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/1066 E. , 2025/3240 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/1066 Karar No : 2025/3240 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... II - (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/02/2025 tarih ve E:2023/3677, K:2025/398 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına bir daha çalışma izni düzenlenmemesi ve MEBBİS üzerine gerekli bilgilerin işlenmesi yolunda tesis edilen işlemin kaldırılması istemiyle yapılan 28/03/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 21/07/2016 ve 7783529 sayılı Genelgesi'nin 3. maddesinde yer alan; "Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." hükmünün iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/02/2025 tarih ve E:2023/3677, K:2025/398 sayılı kararıyla; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1., 4., 8., 9. ve 10. maddeleri, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. ve 2. maddeleri, 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 1., 2., 3., 27., 39., 44. ve 45. maddeleri ile Milli Eğitim Bakanlığının 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 01/08/2016 tarih ve E.8136328 sayılı "667 sayılı KHK ile İlgili Uygulamalar" konulu yazısı, 20/09/2016 tarih ve E.9899240 sayılı "FETÖ/PDY Bağlantılı Kurumlarda Çalışmış Olan Personel" konulu yazısı ve 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı "667 sayılı KHK kapsamında çalışma izni iptal edilen personel" konulu yazısında yer alan kurallar aktarılarak, Davacı tarafından dosyaya sunulan 01/02/2025 tarihli dilekçe ile Milli Eğitim Bakanlığının 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi'nin 3. maddesinde yer alan; "... görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilmesi..." ibaresinin iptalinin istenilmediği beyan edilmiş ise de; dava dilekçesinde açıkça "Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı Genelgesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan; 'Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir.' hükmünün iptali"nin istenildiği görüldüğünden; Genelge'nin 3. maddesinin tamamı yönünden inceleme yapılmasına karar verilerek, Dava konusu Genelge'nin 3. maddesinin; kapsamda bulunan kurumlarda görev yapan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edilmesi ile bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi ve bu duruma ilişkin verinin MEBBİS'e işlenmesi şeklinde iki yönünün bulunduğu, Bu durumda, düzenleyici işlemin yukarıda ifade edilen bu iki yönü ve doğurduğu hukuki sonuçların farklı olması nedeniyle "personelin çalışma izninin iptal edilmesi" ile "personele bir daha çalışma izni düzenlenmemesi" durumlarının ayrı ayrı hukuki incelemeye tabi tutulmasına karar verildiği, Dava konusu Genelge'nin 3. maddesinde yer alan "... görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek..." ibaresi yönünden; Uyuşmazlığın bu kısmının çözümü bakımından 5580 sayılı Kanun kapsamında görevlendirilen personelin çalışma rejiminin hukuki niteliğinin ortaya konulmasının önem arz ettiği, Anılan Kanun kapsamında bulunan kurumlarda görev yapabilmek için özel öğretim kurumu ile kurumda görev yapmak isteyen kişi arasında İş Kanunu kapsamında iş sözleşmesinin imzalanması ve kurum müdürlüğünce, çalışma izni verilmesi istenen eğitim personelinin bu izne esas olan belgelerinin eksiksiz olarak kurumun bağlı bulunduğu millî eğitim müdürlüğüne teslim edilmesi gerektiği, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan şartları sağladığı yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna ilişkin yetkili makamlardan alınmış belge ile tespit edilen ve diğer nitelik ve şartları uygun bulunanlara müracaattan itibaren 10 gün içinde valilikçe çalışma izni düzenleneceği, valilikten çalışma izni alınmadan personelin işe başlatılamayacağının açık olduğu, Görüldüğü üzere, özel öğretim kurumlarında görev yapan personele hangi kurumda hangi kadro ve/veya pozisyonda görev verilmek isteniyorsa, o çerçevede çalışma izni onayı düzenlendiği; kişilerin, istedikleri kurumda çalışabilmelerine imkan verecek genel bir çalışma izni onayının bulunmadığı, Bir başka ifadeyle; özel öğretim kurumunda çalışmak isteyen kişilere verilen iznin kişinin çalışmak istediği kuruma münhasıran verilmesi nedeniyle aynı izne dayanılarak başka bir özel öğretim kurumunda çalışmanın mümkün olmadığı, bu hâlde çalışma iznine konu kurumun kapatılması hâlinde çalışma izninin bir fonksiyonunun kalmayacağının tartışmasız olduğu, Dava konusu Genelge'nin 3. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda (667 sayılı KHK ile bu kurumlar kapatıldığı için Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 01/08/2016 tarih ve E.8136328 sayılı "667 sayılı KHK ile İlgili Uygulamalar" konulu yazısı uyarınca kapatılan kurumlar olarak ifade edilmektedir) kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edildiği, Dava konusu Genelge kapsamındaki personelin çalıştığı kurumların 667 sayılı KHK'nın ekli (II) sayılı listesinde yer verilmek suretiyle veya anılan KHK'nın 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Bakan Olur'u ile kapatıldığı görülmekte olup; çalışma izni iptal edilen personelin kurumlarının kapatılması nedeniyle halihazırda kendilerine çalışma onayı düzenlenen kurumlarda fiilen ve hukuken çalışma imkanı bulunmadığından anılan personelin çalışma izinlerinin iptalinin, sadece fiilî durumun tespitini sağladığı, Bir başka deyişle, davalı idarece kapatılan kurumlarda görev yapan personelin çalışma izinlerinin iptal edileceği yolunda herhangi bir düzenleme yapılmasaydı dahi, yukarıda açıklanan personel çalıştırma rejiminin niteliği gereği, ilgili kişilerin çalışabileceği bir kurum bulunmadığından fiilen çalışamayacaklarının tartışmasız olduğu, Bu itibarla, dava konusu Genelge'nin 3. maddesinde yer alan Genelge kapsamındaki kurumlarda görev yapan personelin çalışma izinlerinin iptal edilmesine ilişkin hüküm, sadece kapatılan kurumlar için düzenlenen çalışma izinlerinin iptali sonucunu doğuracağından, dava konusu düzenlemenin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu Genelge'nin 3. maddesinde yer alan "... bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." ibaresi yönünden; Anayasa'nın, temel hak ve özgürlüklerin korunmasına ilişkin olarak olağan ve olağanüstü dönemler için iki ayrı hukuki rejim öngördüğü, olağan dönemde temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması rejiminin Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlendiği, olağanüstü dönemde temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması ya da kullanılmasının durdurulması rejiminin ise Anayasa'nın 15. maddesinde yer aldığı, Anayasa'nın 15. maddesine göre savaş, seferberlik hâllerinde veya olağanüstü durumlarda temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulması ve bunlar için Anayasa'nın diğer maddelerinde öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınmasının mümkün olduğu, Ancak; bir tedbirin OHAL tedbiri olarak nitelendirilebilmesi ve incelemenin Anayasa'nın OHAL dönemi için öngördüğü denetim rejimi kapsamında yapılabilmesi için olağanüstü durumun var olması ve ilan edilmesi, tedbirin olağanüstü hâlin ilanına sebep olan tehdit veya tehlikelerin bertaraf edilmesine yönelik olması ve olağanüstü hâl süresiyle sınırlı uygulanması şeklindeki koşulların da bulunması gerektiği (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 188-191; AYM, E.2018/89, K.2019/84, 14/11/2019, § 11; Tamer Mahmutoğlu [GK], B. No: 2017/38953, 23/7/2020, §§ 71-75), Uyuşmazlığa konu düzenleyici işlemin ilgili hükmü uyarınca, kapsamda bulunan personel hakkında bir daha çalışma izni düzenlenmemesi sonucu doğduğu görülmekte olup; Genelge'nin hukuki sonuçlarının OHAL'in süresini aştığı, dolayısıyla denetimin olağan dönemde hak ve özgürlükleri sınırlama ve güvence rejimi bakımından temel öneme sahip olan Anayasa'nın 13. maddesi bağlamında yapılması gerektiğine karar verildiği, Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması" başlıklı 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı; "Çalışma ve sözleşme hürriyeti" başlıklı 48. maddesinde, herkesin, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğu; "Çalışma hakkı ve ödevi" başlıklı 49. maddesinde de, çalışmanın, herkesin hakkı ve ödevi olduğu, Devletin, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı hükümlerine yer verildiği, Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkelerin düzenlendiği Anayasa'nın 13. maddesinde hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğinin temel bir ilke olarak benimsendiği, Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için Anayasa'nın 48. ve 49. maddeleri çerçevesinde, "çalışma özgürlüğü" bağlamında yapılacak sınırlamalara yönelik kuralın ikincil mevzuat hükümleri ile belirlenip belirlenemeyeceğinin ortaya konulması gerektiği, Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamelerin ilgili hükümlerinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarma veya bu hükümlere dayanılarak idari işlem ile kamu hizmetindeki görevine son verme işlemleri; adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran "olağanüstü tedbir" niteliğinde olup yargı içtihatlarının da bu yönde olduğu (Danıştay Beşinci Dairesi E:2016/8196, K:2016/4066, 04/10/2016), Kanunilik ilkesinin, ilgililerin hangi davranış ya da eylemleri neticesinde ne tür bir yaptırıma muhatap olacakları hususunda öngörülebilirlik ve hukukî güvenlik sağladığı, idarî yaptırımların kanuniliğinin, idarenin keyfi olarak davranmasını engellediği gibi hukuk devletinin gereklerinin de yerine getirilmesine hizmet edeceği, çünkü, idarî yaptırımların bireylerin hak ve özgürlüklerine getirebileceği sınırlandırmaların kanunlarla belirlenebileceği, kanuni bir dayanağı olmaksızın idarî işlemle yapılacak bir müdahalenin ise, bireylerin hak ve özgürlüklerinin kısıtlanmasına neden olacağı, Anayasa Mahkemesinin de bireysel başvuru incelemesi yaparken, temel hak ve özgürlüklere ilişkin ihlal iddialarının değerlendirilmesinde, başlıca ölçüt olarak "kanunilik" kriterini benimsediği ve "kanunilik" kriterini sağlamayan müdahaleleri, diğer güvence ölçütleri olan; meşru amaç, ölçülülük ve demokratik toplum düzeni için gereklilik açısından incelemediği, Belirtmek gerekir ki; Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca, hak ve özgürlüklere müdahale edilmesinin ancak yasama organınca kanun adı altında çıkarılan düzenleyici işlemlerde müdahaleye imkân tanıyan bir hükmün bulunması şartına bağlı olduğu, TBMM tarafından çıkarılan şeklî anlamda bir kanun hükmünün bulunmamasının hakka yapılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun bırakacağı (AYM kararları; Ali Hıdır Akyol ve diğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, § 56; Sanasaryan Vakfı, B. No: 2019/6264, 03/11/2022, § 73), Bununla birlikte; temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin kanunların şeklen var olmasının yeterli olmadığı, kanunilik ölçütü aynı zamanda maddi bir içeriği de gerektirmekte olup; bu noktada kanunun niteliğinin önem kazandığı, kanunla sınırlama ölçütünün sınırlamanın erişilebilirliğini, öngörülebilirliğini ve kesinliğini ifade ettiği; böylece uygulayıcının keyfî davranışlarının önüne geçtiği gibi kişinin hukuku bilmesine de yardımcı olduğu; bu yönüyle hukuk güvenliği teminatını sağladığı (AYM kararları; Halime Sare Aysal [GK], B. No: 2013/1789, 11/11/2015, § 62; Fatih Saraman, § 66; Turgut Duman, § 67; Tamer Mahmutoglu, § 104), Bu açıklamalar ışığında; 5580 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen hükümleri dikkate alındığında; koşulların oluşması halinde, 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumlarda görev yapan personelin çalışma izninin iptalinin mümkün olduğu, ancak "bir daha özel öğretim kurumlarında çalışma izni verilmemesi" sonucunu doğuracak veya buna imkan verecek bir kuralın bulunmadığı görüldüğünden; dava konusu Genelge'nin 3. maddesinde yer alan kapsamda bulunan kurumlarda görev yapan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personele bir daha çalışma izni verilmemesi yolundaki kuralın kanuni dayanağının bulunmadığının anlaşıldığı, Ayrıca, 667 sayılı KHK'da da "5580 sayılı Kanun'a tabi kapatılan kurumlarda görev yapan personele bir daha çalışma izni verilmeyeceği" yolunda herhangi hükmün bulunmadığı, Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 06/01/2022 tarih ve Başvuru No:2018/25011 sayılı kararında da benzer değerlendirmelerin yer aldığı, Bu itibarla, Milli Eğitim Bakanlığının 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi'nin 3. maddesinde yer alan "... bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." ibaresinin kanuni dayanağı bulunmadığından iptali gerektiği, Öte yandan, dava konusu düzenlemede yer alan "... bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." ibaresinin iptaline ilişkin bu kararın, olağanüstü hal kapsamında kurumu kapatıldığından bahisle çalışma izni iptal edilen yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin her biri için doğrudan çalışma izni düzenlenmesi anlamına gelmediği; sadece söz konusu personelin MEBBİS ekranında bulunan "Kurumu 667 sayılı KHK ile kapatıldı." şerhinin kaldırılması sonucunu doğuracağının açık olduğu, Dolayısıyla, özel öğretim kurumlarında çalışmak isteyen kişilerin çalışma izni talepleri değerlendirilirken, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesinde belirtilen şartların sağlanıp sağlamadığı hususunun idarece ayrıca değerlendirileceği ve şartları sağlayan kişilere çalışma izni onayı düzenlenebileceğinin açık olduğu, Dava konusu bireysel işlem yönünden; Davacı tarafından yapılan 28/03/2023 tarihli başvurunun içeriğinin, dava konusu zımnen ret işleminin davacı hakkında oluşan hukuki sonuçları ile işlemin mahiyetinin tespitinde önem arz ettiği, Olayda; davacının yaptığı başvuru ile hakkında davalı idarece, herhangi bir kurumla sözleşme imzalaması halinde çalışma izni onayı alabilmesinin önünde engel olan MEBBİS ekranındaki şerhlerin kaldırılmasını talep ettiği görülmekte olup; zımnen ret işleminin, davacıya özel öğretim kurumlarında bir daha çalışma izni onayı düzenlenmemesi sonucu doğuran Milli Eğitim Bakanlığının 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi'nin 3. maddesinde yer alan; "... bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." hükmünün davacı üzerindeki hukuki sonuçlarının devamı mahiyetinde olduğu, bir başka deyişle; davacı hakkında MEBBİS'te yer alan şerhin kaldırılmaması sonucunu doğurduğunun anlaşıldığı, Bu durumda, dava konusu işlemin dayanağı Genelge hükmünün hukuka aykırı olduğu görüldüğünden, bireysel işlemin de iptali gerektiği gerekçeleriyle, Dava konusu Genelge'nin 3. maddesinde yer alan "... bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." ibaresi ile davacının 28/03/2023 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline, dava konusu Genelge'nin 3. maddesinde yer alan "MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek" ibaresi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dosyaya sunulan 08/07/2024 ve 01/01/2025 tarihli dilekçelerle Genelge'nin 3. maddesinin "MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek" kısmının iptalinin istenilmediği belirtilmesine rağmen dava konusu bireysel işlemin dayanağı olmayan bu kısım hakkında karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemlerde kamu yararına, hizmet gereklerine, mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı, yargı kararının uygulanması sonucu davacı hakkındaki MEBBİS'te kayıtlı şerhler kaldırıldığından davanın konusuz kaldığı, kararın iptale ilişkin kısımlarının bozularak davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Sekizinci Dairesi kararının, dava konusu Genelge'nin 3. maddesinde yer alan "... bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." ibaresinin iptaline, Genelge'nin 3. maddesinde yer alan "...MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek..." ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup taraflarca temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Daire kararının davacının 28/03/2023 tarihli başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptaline ilişkin kısmına gelince; Milli Eğitim Bakanlığının 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi'nde, Bakanlığa bağlı olarak faaliyet göstermekte iken 26/09/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı İşlenen Suçlar" başlıklı bölümünde yer alan maddelerde düzenlenen suçlar kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı olduğu tespit edilerek Cumhuriyet savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile öğrenci yurtları hakkında yapılacak işlemler düzenlenmiş olup, anılan Genelge'nin 3. maddesinde, "Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." düzenlemesine yer verilmiştir. 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinde, Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen Ekli (II) sayılı listede yer alan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonlar kapatılmış, Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonların, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılacağı öngörülmüştür. Anılan Genelge'den sonra yaşanılan tereddütlerin giderilmesi amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünce tüm valiliklere gönderilen 20/09/2016 tarih ve E.9899240 sayılı "FETÖ/PDY Bağlantılı Kurumlarda Çalışmış Olan Personel" konulu yazıda; FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı çerçevesinde 667 sayılı KHK'nın ekli (II) sayılı listesinde yer alan özel öğretim kurumları ile öğrenci yurtlarından Kararname öncesinde yönetimine kayyum atananlarda, kayyum ataması yapıldığı tarihten önce; yönetimine kayyum atanmaksızın 667 sayılı Kararname ile kapatılanlarda Kararname'nin Resmi Gazete'de yayımlandığı 23/07/2016 tarihinde; 667 sayılı Karamame'nin 2. maddesinin 3. fıkrası gereğince Bakan onayı ile kapatılan kurumlarda ise Bakanlık onay tarihi itibarıyla o kurumda çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin çalışma izin onaylarının iptal edilmesi, bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi ve MEBBİS üzerinde de gerekli değişikliklerin yapılması gerektiği, belirtilen tarihlerden önce görev yapmış ve muhtelif nedenlerle görevlerinden ayrılmış olan personelin, MEBBİS Özel Öğretim Kurumları Modülünde yer alan "667 sayılı KHK kapsamında kurumu kapatıldı" butonunun kapsamı dışında olduğu ifade edilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı "667 sayılı KHK kapsamında çalışma izni iptal edilen personel" konulu yazısında ise; Bakanlıklarının 21/07/2016 tarihli Genelgesi'nde, 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarda çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personel hakkında çalışma izin onaylarının iptal edilmesi ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi gerektiğinin belirtildiği, bu yöndeki uygulamalar sonucunda bazı personelin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlıklarına ve valiliklere iletildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili işlem yapılan personel hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacağı, Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personelin ekteki tabloya işlenerek Bakanlıklarınca değerlendirilmek üzere valilikler tarafından Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, özel öğretim kurumunda öğretmen olarak görev yapmakta iken 667 sayılı KHK ile kurumu kapatılan davacı hakkında Milli Eğitim Bakanlığının 21/07/2016 tarihli Genelgesi uyarınca işlem yapıldığı, bu kapsamda davacının kapatılan özel öğretim kurumuna münhasıran düzenlenen çalışma izninin Valilik tarafından iptal edildiği ve başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izni düzenlenmemesi için MEBBİS üzerinde "667 sayılı KHK ile kurumu kapatıldı" şerhinin konulduğu, Valilikçe oluşturulan komisyona yaptığı başvuru araştırma raporuna istinaden reddedilen davacı tarafından FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında yargılandığı davada .... Ağır Ceza Mahkemesince hakkında beraat kararı verildiğinden bahisle çalışma izni düzenlenmemesi ve MEBBİS üzerine gerekli bilgilerin işlenmesi yolunda tesis edilen işlemlerin kaldırılması istemiyle yapılan 28/03/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, MEBBİS üzerindeki "667 sayılı KHK ile kurumu kapatıldı" şerhinin dayanağı olan Milli Eğitim Bakanlığının 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi'nin 3. maddesinde yer alan "... bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." ibaresinin hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, davacıya başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izni düzenlenmemesi için MEBBİS üzerinde "667 sayılı KHK ile kurumu kapatıldı" şerhi konulmasına ilişkin bireysel işlemde de hukuka uygunluk görülmemiştir. Öte yandan, dava konusu bireysel işlemin iptali yolundaki bu kararın, davacı adına doğrudan çalışma izni düzenlenmesi anlamına gelmediği; sadece davacının MEBBİS ekranında bulunan "Kurumu 667 sayılı KHK ile kapatıldı." şerhinin kaldırılması sonucunu doğuracağı açıktır. Bu nedenle, herhangi bir özel öğretim kurumu tarafından davacı adına çalışma izni başvurusunda bulunulması durumunda, davalı idarece 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesinde belirtilen şartların sağlanıp sağlanmadığı hususunun değerlendirileceği ve davacının bu şartları sağladığının tespit edilmesi halinde çalışma izni düzenlenebileceği kuşkusuzdur. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 05/02/2025 tarih ve E:2023/3677, K:2025/398 sayılı kararının, dava konusu Genelge'nin 3. maddesinde yer alan "... bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." ibaresinin iptaline, Genelge'nin 3. maddesinde yer alan "... MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek..." ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısımlarının ONANMASINA, 3. Anılan Daire kararının, davacının 28/03/2023 tarihli başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 4. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 5. Kesin olarak, 15/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. iptal //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };