T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13420 Karar No : 2025/5459 DAVACILAR : 1-... 2- ... ... 13- ... Mirasçısı; ... 14- ... Mirasçısı;... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Samsun ili, Bafra ilçesi, Emenli Mahallesinin 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu uyarınca "uygulama alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 16/03/2001 tarih ve 2001/2228 sayılı Bakanlar Kurulu ka…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13420 E. , 2025/5459 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13420 Karar No : 2025/5459 DAVACILAR : 1-... 2- ... ... 13- ... Mirasçısı; ... 14- ... Mirasçısı;... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Samsun ili, Bafra ilçesi, Emenli Mahallesinin 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu uyarınca "uygulama alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 16/03/2001 tarih ve 2001/2228 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile aynı Mahallenin "zorunlu toplulaştırma alanı" olarak ilan edilmesine ilişkin (mülga) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu ... sayılı parselin 1. derece doğal sit alanı içinde yer aldığı, tarıma uygun olmadığı, büyük kısmının tapuda kışlakiye olarak tescil edildiği, sit alanında kalan arazinin toplulaştırmaya konu olamayacağı, toplulaştırmanın amacının tapu kayıtlarında hak sahibi görünen kişilere taşınmaz tahsisine yönelik olduğu, bu kişilerin taşınmazlarında tarım ve hayvancılık yapmayacağı, küçük parseller halinde planlanan taşınmazlarını yazlık olarak kullanacağı, korunması gereken doğal alanın yok olacağı, keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığında bu durumun anlaşılacağı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Uyuşmazlık konusu ... parsel sayılı taşınmaz "kesin korunacak hassas alan" sınırı dışına çıkarıldığından parselin toplulaştırma işlemine dahil edildiği, davacıların tapudaki hisselerinden çok daha fazla yer işgal ettikleri, yapılan işlemin hukuka aykırılığından ziyade sırf bu durumun aleyhlerine olması nedeniyle dava açtıkları, parselin bulunduğu alanda inşaat, yol ve kanal gibi herhangi bir çalışmanın yapılmadığı, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu, haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Bakanlar Kurulu kararı yönünden davanın reddi gerektiği, "zorunlu toplulaştırma alanı" ilanına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden ise dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, ekli listede belirtilen yerlerin 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu uyarınca "uygulama alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 16/03/2001 günlü, 2001/2228 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, Samsun ili, Bafra ilçesi, ... Mahallesine ilişkin kısmının ve "Samsun Bafra A.T ve TİGH Tamamlama Projesi" işi ile ilgili olarak listede belirtilen ve toplulaştırma alanı ilan edilmiş olan köylerin "zorunlu toplulaştırma alanı" olarak ilan edilmesine ilişkin (mülga) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı işleminin, Emenli mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; a) Toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, (...) c) Ekonomik üretime imkan vermiyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, (...) sağlamaktır.", "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "tarım arazisi", orman sınırları dışında kalan, zirai üretim yapılan, çayır, mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan, kullanılma şekillerinden birine tahsis edilen veya ekonomik olarak imar, ihya ve ıslah edilerek üretime açılabilecek arazilerdir", (j) bendinde, "ilgili veya uygulayıcı kuruluş", Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığına bağlı Toprak ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğü", (k) bendinde, "uygulama alanı veya bölgesi", bu Kanunun amacına uygun olarak Bakanlar Kurulunca sınırları belirtilmiş alandır", "Uygulama alanı" 3. maddesinde, "Bu Kanunun uygulama alanı, ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile belirtilen alanlardır. Bakanlar Kurulunun bu kararı, kamulaştırma ve diğer işlemler bakımından kamu yararı kararı sayılır ve Resmi Gazete'de yayımlanır."; "Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri" 6. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere uygulama alanlarında ilgili kuruluşça, isteğe bağlı veya maliklerin muvafakati aranmaksızın arazi toplulaştırması yapılabilir,"; 8. fıkrasında, "Toplulaştırma esas ve usulleri İle toprağın derecelendirilmesi ile tarla içi geliştirme hizmetlerinin nasıl yapılacağı yönetmelikte belirtilir." hükümlerine yer verilmiştir. Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, "Toplulaştırma uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsar. Toplulaştırmanın uygulanacağı yerler, teknik, ekonomik, sosyal ve hukuki faydalar göz önünde bulundurularak Bölge Müdürlüğünün teklifi ve Genel Müdürlüğün onayı ile belirlenir." kuralı; "Zorunlu Toplulaştırma" başlıklı 22. maddesinde, "Toplulaştırma yapılması uygu görülen yerlerde, arazi malikleri ve bunların sahip oldukları arazi miktarına ait çifte ekseriyetin sağlanamaması halinde Bölge Müdürlüğünün teklifi ve Genel Müdürlüğün onayı ile zorunlu toplulaştırma yapılabilir." kuralı; "Toplulaştırmanın ilanı ve proje hazırlığı" başlıklı 23. maddesinde, "toplulaştırma yapılmasına karar verilen yerler, sınırları da belirtilmek suretiyle Bölge Müdürlüğünce alışılmış usullerle mahallinde ilan edilir. Ayrıca, toplulaştırmanın yapılacağı yerler, mahalli en büyük mülki amirine de bildirilir. Toplulaştırma projeleri, teknik talimatta belirtilen esaslara göre hazırlanır ve Bölge Müdürünün teklifi ve Genel Müdürün onayı ile kesinleşlr." kuralı yer almıştır. 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'a 19/04/2018 tarih ve 7139 sayılı Kanun'la eklenen Ek-9. madde ile, arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetlerinin yürütülmesinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) "uygulayıcı kuruluş" olarak belirlenmiş, Geçici 11. maddesi ile de, mevcut arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetlerinden kaynaklanıp, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca takip edilen davalara DSİ'nin halef olacağı hükme bağlanmış; aynı Kanun ile, 3083 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendindeki "ilgili ve uygulayıcı kuruluş" tanımı, arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri yönünden DSİ olarak değiştirilmiştir. 6200 sayılı Kanun'un Ek-9. maddesi, 3083 sayılı Kanunun 6. maddesi ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 24. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 07/02/2019 günlü, 30679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, "Arazi toplulaştırması", tarım arazilerinin doğal ve yapay etkilerle bozulmasını ve parçalanmasını önlemek, parçalanmış arazilerde ise doğal özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulmasını, bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesini ve arazi gelişimi hizmetlerinin sağlanması, (h) bendinde, "Blok", yol, kanal, dere gibi yapay ve doğalsınırlarla çevrili parseller topluluğu (ı) bendinde, "Blok planı", aplikasyona müstenit sulama, yol ve drenaj projeleri ile hâlihazır haritaya göre oluşturulmuş uygulama koordinatları olan, toplulaştırma kriterlerine göre çizilmiş planlar şeklinde tanımlanmış; blok planlarının oluşturulması başlıklı 13. maddesinin 3. fıkrasında, birinci derece sit alanları, ormanlar, imar alanları ve farklı kullanım amacı taşıyan tarım dışı alanların arazi toplulaştırmasına konu olamayacağından blok planında proje dışı bırakılacağı; Geçici 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce Bakanlar Kurulu Kararı alınarak çalışmalarına başlanmış arazi toplulaştırma projelerinde ilgili yönetmeliklerin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 04/04/2014 günlü, 28962 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nde, habitatların ve türlerin korunma önemine göre, sulak alanlarda koruma bölgeleri ("Mutlak Koruma Bölgesi", "Hassas Koruma Bölgesi", "Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi", "Kontrollü Kullanım Bölgesi" ve "Tampon Bölge") ve Ramsar Alanlarının belirlenmesi ve bu bölgelerde yapılacak uygulamalara ilişkin esaslar düzenlenmiştir. 19/07/2012 günlü, 28358 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrasında, doğal sit alanları, "kesin korunacak hassas alan", "nitelikli doğal koruma alanı" ve "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı" olarak üç kategoriye ayrılmış; bu alanların özellikleri ve hangi uygulamaların yapılabileceği ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden, Samsun İli, Bafra İlçesi, Emenli Mahallesinin dava konusu, 16/03/2001 günlü, 2001/2228 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Uygulama Alanı" olarak belirlendiği, bu mahallede yürütülen isteğe bağlı toplulaştırma çalışmaları kapsamında, arazi sahiplerine imzalatılmak amacıyla düzenlenen muvafakatnamelerde, arazi malikleri ve bunların sahip oldukları arazi miktarına ait çifte ekseriyetin sağlanamaması nedeniyle, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün dava konusu ... günlü, ... sayılı işlemi ile de, mahallenin 3083 sayılı Kanun'un 6. maddesi ve Uygulama Yönetmeliği'nin 22. maddesi gereğince "Zorunlu Toplulaştırma Alanı" olarak ilan edildiği, uyuşmazlığa konu ... parsel sayılı taşınmazın da içinde bulunduğu alandaki Karaboğaz Gölü ve çevresinin, Kızılırmak Deltası Ramsar Alanı (Sulak Alan) ve aynı zamanda doğal sit sınırları içerisinde kaldığı, Tarım ve Orman Bakanlığı 11. Bölge Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı yazısında, ... sayılı parselin, Kızılırmak Deltası Çevre Düzeni Planında, Mutlak Koruma Bölgesi, Ekolojik Etkilenme Bölgesi ve Tampon Bölge içerisinde kaldığı, özellikli kumul tepeler, kumul bitkiler, bataklık ve sazlık alanları barındırdığı belirtilerek, çevre düzeni planı hükümleri dışında hiçbir faaliyet yapılmaması, mevcutta tarım yapılan alanlar dışında yeni tarım alanlarının açılmaması, kumul tepeler ile bataklık ve sazlık alanların tarıma açılmaması ve mevcut hali ile korunması kaydıyla toplulaştırma uygulamalarına uygun görüş verildiği, Samsun Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... günlü, ... sayılı kararıyla, ... sayılı parselde hazırlanan ve "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" ile "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı"nda kalan parselasyon planının, arazide kazı/dolgu gibi inşaat işleri yapılmaması kaydıyla uygun görüldüğü anlaşılmaktadır. Danıştay Dördüncü Dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda sonuç olarak özetle; ... parselin de içinde bulunduğu alandaki Karaboğaz Gölü ve çevresinin, Kızılırmak Deltası Ramsar Alanı (Sulak Alan) ve aynı zamanda doğal sit sınırları içerisinde kaldığı, taşınmazın Samsun-Çorum-Tokat Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında "marjinal tarım alanı", "doğal sit alanları" ve "Ramsar" kullanımları içinde yer aldığı, arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri projeleri uygulanan alanlarda, yasa ve yönetmeliğin amir hükümleri gereğince tarla içi geliştirme hizmetlerinin uygulanması şart olup, bu kapsamda arazide kazı/dolgu gibi inşaat işlerinin yapılmasının temel bir zorunluluk olduğu, parselin bulunduğu alanda yapılan gözlemlerin, parsel üzerinde hem tesviye hem de drenaj gibi tarla içi geliştirme hizmetleri (TİGH) faaliyetlerinin yapılmasının zorunlu olduğunu gösterdiği, dolayısıyla, arazide kazı/dolgu gibi inşaat işleri yapılmadan bir arazi toplulaştırması (AT) ve TİGH projesinin uygulanmasının hayatın doğal akışına aykırı olması nedeniyle Samsun Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun, kazı/dolgu gibi inşaat işleri yapılmaması kaydıyla parselasyon planının uygun görülmesi kararına uyularak bir AT ve TİGH projesi uygulanamayacağından, parselin proje kapsamı dışında tutulması gerektiğ; parselin Karadeniz’e yakın olan önemli bir kesiminin kum eksibelerinden oluştuğu, bataklık ve sazlık alanları da barındırdığı, bu alanların 6. sınıf tarıma uygun olmayan alan niteliğinde olduğu, kum eksibeleri üzerinde de sadece kumul alanlarda gelişim gösteren ulusal ölçekte nesli tehlike altında olan bitki türlerinin geliştiği, arazi toplulaştırma işlemi sonrasında, bu kumul bitkilerinin tarımsal amaçlı olarak meliarasyonu (temizlenmesi) gerekeceği, ekonomik değeri olmayan, ancak doğal hayat ve kumul ekosistem için hayati öneme haiz olan bu bitkiler yerinden sökülür ise, kumul stabilitesinin bozulacağı ve kum eksibelerinin hareketleneceği, bu hareketlenme sonucunda, güneye doğru kumulların taşınacağı, dolayısıyla ... parsel ve çevresindeki nispeten statik hale gelmiş olan ekolojik dengenin bozulacağı, parselin toprak özelliği olarak 6. sınıf karakteri esas alındığında (... parsel ve çevresindeki SİT, RAMSAR vb. koruma alanlarının sınırları bir tarafa koyulmuş olsa bile) parselin üzerindeki kumullar üzerinde fiilen tarım yapma olanağı bulunmadığından; ayrıca, kumul bitkiler, bataklık ve sazlık alanları da barındırdığından; dava konusu işlemin 3083 Sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliğine aykırılık teşkil ettiği; su basar orman niteliğindeki Gölün çevresindeki bitki örtüsü ve ikametgah binaları nedeniyle bu kesimlerin AT ve TİGH projesinde tasnif dışı bırakılması gerekirken projeye dahil edildiği, bu hususun AT Yasası ve yönetmeliğe aykırı olduğu, Karaboğaz Gölü kıyısındaki ... parselin çevresinde kumul alanların halen doğal yapısını sürdürdüğü, bu alanların tarımsal faaliyetler başta olmak üzere herhangi bir kullanıma açılması halinde 2. bölge koruma niteliğindeki bu doğal alanların bozulacağı, tahrip olacağı, kumul stabilitesinin bozulacağı, kumul alanların ... parsel içindeki kuşaklama kanalına doğru hareket ederek niteliğinin bozulacağı, parselin kuzey sınırının tamamen 3. bölge koruma alanı içinde bulunmakta olup, bu kesimlerde zeminde tamamen kum eksibelerinin teşekkül ettiği, bu alanların kesin korunacak hassas alan olduğu, ... parselin ve kuşaklama kanalının kuzeyindeki alanların "ramsar" alan sınırları içerisinde yer aldığı, toplulaştırılan parsellerin sınırını oluşturan kuşaklama kanalın kuzeyindeki şerit halindeki parseller, her ne kadar "ramsar" sınırının dışında kalsa da, kanal boyunca devam eden bu alanların, su kuşlarının yaşam alanlarını oluşturması ve "ramsar" alanın bütüncül korunması açısından son derece önemli alanlar olduğu, ... parsel özeli dikkate alındığında, bu parselin bulunduğu lokasyon ve çevresinin "ramsar" gibi uluslararası koruma statüsündeki ve ilgili mevzuat hükümlerince korunması gereken habitat niteliği taşıdığı; dava konusu alanın toplulaştırılarak kullanıma açılması ve bu alanlarda tarımsal faaliyetler ve/veya beraberinde yapılacak olan her türlü alan kullanımları da göz önüne alındığında, bu alanlarda yapılacak olan her türlü faaliyetlerin gerek doğal bir denge içerisinde varlığını sürdüren bitki topluluğu üzerinde, gerekse alana uluslararası statü kazandıran su kuşlarının yaşam alanlarının tahrip unsuru olacağı; bu nedenle alandaki toplulaştırma kararının biyolojik çeşitliliğin tahribine neden olurken, aynı zamanda ekolojik dengeye de zarar vereceği, tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir. 3083 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği hükümleri uyarınca yapılacak olan arazi toplulaştırması ile toprağın verimli şekilde işletilmesi, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi, tarım arazilerinin parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesi amaçlandığından, bu kapsamda yapılacak arazi toplulaştırmalarının, üzerinde tarım yapma olanağı bulunan taşınmazları kapsaması gerektiği, hukuken ya da fiilen, üzerinde tarım yapma olanağı bulunmayan veya farklı kullanım amacı taşıyan tarım dışı alanların arazi toplulaştırmasına konu edilemeyeceği, dolayısıyla arazi toplulaştırmasına yönelik "zorunlu toplulaştırma alanı" sınırları belirlenirken, hukuken ya da fiilen, üzerinde tarım yapma olanağı bulunmayan veya farklı kullanım amacı taşıyan tarım dışı alanların uygulama alanı sınırlarına dahil edilmemesi gerektiği açıktır. Bu durumda, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlığa konu ... sayılı parselin de içinde bulunduğu alanda yer alan Karaboğaz Gölü ve çevresinin, Karadeniz sahilindeki doğal özelliklerini koruyabilmiş en büyük ve en önemli sulak alan olan Kızılırmak Deltası Ramsar Alanı (Sulak Alan) ve aynı zamanda doğal sit sınırları içerisinde kaldığı, parselin 6. sınıf tarıma uygun olmayan alan niteliğinde olduğu, parselin çevresinde kumul alanların halen doğal yapısını sürdürdüğü, bu alanların tarımsal faaliyetlere açılması halinde 2. bölge koruma niteliğindeki bu doğal alanların ve kumul stabilitesinin bozulacağı, biyolojik çeşitliliğin tahrip olacağı ve ekolojik dengenin zarar göreceği, alanın önemi ve özellikleri nedeniyle bütüncül olarak korunması gerektiğinden, Samsun Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... günlü, ... sayılı kararı ve Doğa Koruma Milli Parklar 11. Bölge Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı uygun görüş yazılarına dayanılarak taşınmazın deniz ve göl kenarında kıyı kenar çizgisi sınırlarında kalan bir bölümünün toplulaştırma alanı dışında tutulmasının yeterli olmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığa konu parselin "uygulama alanı" ve "zorunlu toplulaştırma alanı"na dahil edilmesi yolundaki dava konusu işlemlerde hukuka ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, "Uygulama alanı"nın belirlenmesine ilişkin 16/03/2001 günlü, 2001/2228 sayılı Bakanlar Kurulu kararının ve "zorunlu toplulaştırma alanı" olarak ilan edilmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı işleminin, Emenli mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ: Samsun ili, Bafra ilçesi, ... Mahallesinin içinde yer aldığı ekli listede yer alan yerler 16/03/2001 tarih ve 2001/2228 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 3. maddesine göre "uygulama alanı" olarak tespit edilmiştir. Anılan karara istinaden, "Bafra Ovası Arazi Toplulaştırma Projesi" kapsamında, Emenli Mahallesinde 2006 yılında başlanılan toplulaştırma çalışmaları tamamlanarak, Proje ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla tapuda tescil edilmiştir. Daha sonra vatandaşların talebiyle ve söz konusu toplulaştırma nedeniyle oluşan bazı mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla, 2017 yılında yeniden toplulaştırma çalışmalarına başlanarak, "Samsun Bafra Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Tamamlama Projesi" kapsamında, Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, uyuşmazlık konusu ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu Emenli Mahallesinin de içinde yer aldığı ekli listede belirtilen yerler "zorunlu toplulaştırma alanı" olarak belirlenmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemlerin ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. Öte yandan, davalı idarece, yürütülen toplulaştırma çalışmaları sonucunda hazırlanan parselasyon haritasının ve mülkiyet listelerinin üç kez askıya çıkarıldığı ve akabinde tamamlanan projenin sonucunda oluşturulan yeni mülkiyet durumlarının ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla tapuda tescil edildiği belirtilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 44. maddesinin 1. fıkrasında, "Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz." hükmü; 45. maddesinin 1. fıkrasında, "Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır." hükmü yer almaktadır. 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; a) Toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, (...) c) Ekonomik üretime imkan vermiyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, (...) sağlamaktır." hükümlerine yer verilmiş, "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "tarım arazisi", orman sınırları dışında kalan, zirai üretim yapılan, çayır, mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan, kullanılma şekillerinden birine tahsis edilen veya ekonomik olarak imar, ihya ve ıslah edilerek üretime açılabilecek araziler, (j) bendinde, "ilgili veya uygulayıcı kuruluş", Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığına bağlı Toprak ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, (k) bendinde, "uygulama alanı veya bölgesi", bu Kanunun amacına uygun olarak Bakanlar Kurulunca sınırları belirtilmiş alan olarak tanımlanmış, "Uygulama alanı" başlıklı 3. maddesinde ise, "Bu Kanunun uygulama alanı, ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile belirtilen alanlardır. Bakanlar Kurulunun bu kararı, kamulaştırma ve diğer işlemler bakımından kamu yararı kararı sayılır ve Resmi Gazete'de yayımlanır." hükmüne; "Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere uygulama alanlarında ilgili kuruluşça, isteğe bağlı veya maliklerin muvafakati aranmaksızın arazi toplulaştırması yapılabilir," hükmüne; 8. fıkrasında, "Toplulaştırma esas ve usulleri İle toprağın derecelendirilmesi ile tarla içi geliştirme hizmetlerinin nasıl yapılacağı yönetmelikte belirtilir." hükmüne yer verilmiştir. Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Genel Müdürlüğün" Tarım Reformu Genel Müdürlüğünü, Bölge Müdürlüğünün de, Tarım Reformu Bölge Müdürlüğünü ifade ettiği belirtilmiş; dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, "Toplulaştırma uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsar. Toplulaştırmanın uygulanacağı yerler, teknik, ekonomik, sosyal ve hukuki faydalar göz önünde bulundurularak Bölge Müdürlüğünün teklifi ve Genel Müdürlüğün onayı ile belirlenir." kuralı; "Zorunlu Toplulaştırma" başlıklı 22. maddesinde, "Toplulaştırma yapılması uygun görülen yerlerde, arazi malikleri ve bunların sahip oldukları arazi miktarına ait çifte ekseriyetin sağlanamaması halinde Bölge Müdürlüğünün teklifi ve Genel Müdürlüğün onayı ile zorunlu toplulaştırma yapılabilir." kuralı; "Toplulaştırmanın ilanı ve proje hazırlığı" başlıklı 23. maddesinde, "toplulaştırma yapılmasına karar verilen yerler, sınırları da belirtilmek suretiyle Bölge Müdürlüğünce alışılmış usullerle mahallinde ilan edilir. Ayrıca, toplulaştırmanın yapılacağı yerler, mahalli en büyük mülki amirine de bildirilir. Toplulaştırma projeleri, teknik talimatta belirtilen esaslara göre hazırlanır ve Bölge Müdürünün teklifi ve Genel Müdürün onayı ile kesinleşlr." kuralı yer almıştır. 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'a 19/04/2018 tarih ve 7139 sayılı Kanun'la eklenen Ek-9. madde ile, arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetlerinin yürütülmesinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) "uygulayıcı kuruluş" olarak belirlenmiş, Geçici 11. maddesi ile de, mevcut arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetlerinden kaynaklanıp, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca takip edilen davalara DSİ'nin halef olacağı hükme bağlanmış; aynı Kanun ile, 3083 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendindeki "ilgili ve uygulayıcı kuruluş" tanımı, arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri yönünden DSİ olarak değiştirilmiştir. 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un Ek-9. maddesi, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 6. maddesi ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 24. maddesine istinaden hazırlanarak 07/02/2019 tarih ve 30679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Arazi Toplulaştırması ve Tarla içi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, "Arazi toplulaştırması", tarım arazilerinin doğal ve yapay etkilerle bozulmasını ve parçalanmasını önlemek, parçalanmış arazilerde ise doğal özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulmasını, bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesini ve arazi gelişimi hizmetlerinin sağlanması, (h) bendinde, "Blok", yol, kanal, dere gibi yapay ve doğalsınırlarla çevrili parseller topluluğu (ı) bendinde, "Blok planı", aplikasyona müstenit sulama, yol ve drenaj projeleri ile hâlihazır haritaya göre oluşturulmuş uygulama koordinatları olan, toplulaştırma kriterlerine göre çizilmiş planlar şeklinde ifade edilmiş; Geçici 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce Bakanlar Kurulu Kararı alınarak çalışmalarına başlanmış arazi toplulaştırma projelerinde ilgili yönetmeliklerin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümleri uygulanır." kuralı yer almaktadır. Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrasında, doğal sit alanları, "kesin korunacak hassas alan", "nitelikli doğal koruma alanı" ve "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı" olarak üç kategoriye ayrılmış; 8. maddesinin 1. fıkrasında, "nitelikli doğal koruma alanı", doğal yapısı değişmemiş veya az değişmiş, modern yaşam ve önemli ölçüde insan faaliyetleri tarafından etkilenmemiş, doğal süreçlerin hakim olduğu, koruma amaçlarına uygun olarak yörede yaşayanların alanın mevcut kaynaklarını kullanmasını sağlayarak doğal hayata dayalı geleneksel yaşam şekillerinin korunduğu kara, su, deniz alanları şeklinde; 9. maddesinin 1. fıkrasında, "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı", bölgenin doğal yapısı, ekolojik değerleri, silueti, doğal peyzajı ve benzeri ayırt edici özellikleri göz önünde bulundurularak faaliyetlerin niteliğine ve içeriğine ilişkin Bölge Komisyonu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre; kesin korunacak hassas alanlarda ve nitelikli doğal koruma alanlarında izin verilen faaliyetlere ek olarak doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetlere, tarım ve hayvancılık amaçlı entegre tesislere, rüzgâr ve güneş enerji santralleri ile turizm ve yerleşimlere izin verilen alanlar şeklinde tanımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Bakanlar Kurulu kararı yönünden yapılan incelemede; Yukarıda yer verilen Anayasa ve Kanun hükümlerine göre, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek Devletin görevi olup; arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetleri de, arazilerin tabii ve suni etkilerle bozulmasının ve parçalanmasının önlenmesi, parçalanmış arazilerin birleştirilip ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulması ve bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesi ile köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanması amacıyla yapılmaktadır. 3083 sayılı Kanun kapsamında yapılan arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetlerinin gerçekleştirilebilmesi için ilgili yerlere ilişkin uygulama alanının belirlenmesi ve buna ilişkin Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanması gerekmektedir Buna göre, yukarıda yer verilen Anayasa ve Kanun hükümlerinde belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi amacıyla, Samsun ili, Bafra ilçesi, Emenli Mahallesinin içinde yer aldığı ekli listede yer alan yerlerin 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 3. maddesine göre "uygulama alanı" olarak tespit edilmesine ilişkin dava konusu Bakanlar Kurulu kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Dava konusu Samsun ili, Bafra ilçesi, Emenli Mahallesinin "zorunlu toplulaştırma alanı" olarak ilan edilmesine ilişkin (mülga) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden yapılan incelemede; Uyuşmazlık konusu ... sayılı parselin, Samsun-Çorum-Tokat Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, "marjinal tarım alanları", "doğal sit alanları" ve "ramsar" kullanımları içerisinde yer aldığı, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ibraz edilen krokiye göre ise, parselin dava konusu toplulaştırma işlemine dahil edilen kısmının "nitelikli doğal koruma alanı" ve "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı"nda kaldığı, aynı zamanda Kızılırmak Deltası Ramsar Alanı (Sulak Alan) içerisinde kaldığı görülmektedir. Davacıların iddiaları ve idarelerin savunmaları dikkate alınarak, ... parsel sayılı taşınmazıın koruma alanında kalan kısımlarının olup olmadığı, Ramsar Listesine dahil olup olmadığı, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nde düzenlenen sulak alan koruma bölgeleri kapsamına girip girmediği, giriyor ise hangisinin/hangilerinin (mutlak koruma bölgesi, hassas koruma bölgesi, sürdürülebilir kullanım bölgesi, kontrollü kullanım bölgesi, tampon bölge) kapsamına girdiği, Samsun Kızılırmak Deltası Sulak Alan ve Kuş Cenneti Doğal Sit Alanları Yönetim Planı'nda belirlenen koruma bölgelerinden hangisinin (birinci, ikinci, üçüncü) kapsamına girdiği, taşınmazın arazi toplulaştırmasına konu edilmesinin ilgili mevzuata göre sakınca oluşturup oluşturmadığı, alandaki fiili durum dikkate alınarak, yapılan toplulaştırmanın söz konusu koruma bölgeleri üzerinde olumsuz bir etkisinin olup olmadığının tespiti amacıyla Naip üye ... tarafından resen seçilen bilirkişiler, Ziraat Yüksek Mühendisi Prof. Dr. ..., Peyzaj Mimarı Doç. Dr. ... ve Harita Mühendisi ...'in katılımıyla yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; - ... parselin de içinde bulunduğu alandaki Karaboğaz Gölü ve çevresinin, Kızılırmak Deltası Ramsar Alanı (Sulak Alan) ve aynı zamanda doğal sit sınırları içerisinde kaldığı, - ... parsel sınırlarının, ilgili yönetmeliğe göre, Kızılırmak Deltasının sahip olduğu ulusal ve uluslararası öneme sahip "ramsar" alanında olması nedeniyle koruma bölgeleri kapsamına girdiği, - Tarım ve Orman Bakanlığı 11. Bölge Müdürlüğünün kurum görüşü konulu ... tarih ve ... sayılı yazısında, ... sayılı parselin, Kızılırmak Deltası Çevre Düzeni Planında, Mutlak Koruma Bölgesi, Ekolojik Etkilenme Bölgesi ve Tampon Bölge içerisinde kaldığı; özellikli kumul tepeler, kumul bitkiler, bataklık ve sazlık alanları barındırdığı belirtilerek, çevre düzeni planı hükümleri dışında hiçbir faaliyet yapılmaması, mevcutta tarım yapılan alanlar dışında yeni tarım alanlarının açılmaması, kumul tepeler ile bataklık ve sazlık alanların tarıma açılmaması ve mevcut hali ile korunması kaydıyla toplulaştırma uygulamalarına uygun görüş verildiği, - Aynı şekilde, Samsun Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, ... sayılı parselde hazırlanan ve "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" ile "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanında kalan parselasyon planının, arazide kazı/dolgu gibi inşaat işleri yapılmaması kaydıyla uygun görüldüğü, ancak, arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri projeleri uygulanan alanlarda, yasa ve yönetmeliğin amir hükümleri gereğince tarla içi geliştirme hizmetlerinin uygulanmasının şart olduğu, bu kapsamda arazide kazı/dolgu gibi inşaat işlerinin yapılmasının temel bir zorunluluk olduğu, parselin bulunduğu alanda yapılan gözlemler, parsel üzerinde hem tesviye hem de drenaj gibi TİGH faaliyetlerinin yapılmasının zorunlu olduğunu gösterdiği, dolayısıyla, arazide kazı/dolgu gibi inşaat işleri yapılmadan bir AT ve TİGH projesinin uygulanmasının hayatın doğal akışına aykırı olacağından, Samsun Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun kararına uyularak bir AT ve TİGH projesi uygulanamayacağı, bu nedenle, davaya konu parselin AT ve TİGH projesi kapsamı dışında tutulması gerekirken bunun yapılmadığı, bu yönüyle yasa ve yönetmeliğe uygun işlem tesis edilmediği, - Uyuşmazlık konusu ... parselin Karadeniz’e yakın olan önemli bir kesiminin kum eksibelerinden oluştuğu, bataklık ve sazlık alanları da barındırdığı, - Gerek bataklık ve sazlık alanların gerekse de kum eksibelerinin olduğu alanların 6. sınıf tarıma uygun olmayan alan niteliğinde olduğu, - Kum eksibeleri üzerinde de sadece kumul alanlarda gelişim gösteren ulusal ölçekte nesli tehlike altında (EN) olan Pancratium maritimum türleri ve hassas (VU) kategorisindeki Leucojum aestivum (Göl soğanı) bitki türlerinin geliştiği, - Arazi toplulaştırma işlemi sonrasında, bu kumul bitkilerinin tarımsal amaçlı olarak meliarasyonu (temizlenmesi) gerekeceği, ekonomik değeri olmayan, ancak doğal hayat ve kumul ekosistem için hayati öneme haiz olan bu bitkiler yerinden sökülür ise, kumul stabilitesi bozulacak ve kum eksibeleri hareketleneceği, bu hareketlenme sonucunda, güneye doğru kumulların taşınacağı, dolayısıyla ... parsel ve çevresindeki nispeten statik hale gelmiş olan ekolojik dengenin bozulacağı, - Parselin toprak özelliği olarak 6. Sınıf karakteri esas alındığında (... parsel ve çevresindeki SİT, RAMSAR vb. koruma alanlarının sınırları bir tarafa koyulmuş olsa bile) parselin üzerindeki kumullar üzerinde fiilen tarım yapma olanağı bulunmadığından; ayrıca, kumul bitkiler, bataklık ve sazlık alanları da barındırdığından; dava konusu işlemin 3083 Sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliğine aykırılık teşkil ettiği, - Su basar orman niteliğindeki Gölün çevresindeki Fraxinus sp. orman alt örtüsünde tehlike kategorisi Hassas (VU) olan Göl soğanına da rastlanmıştır (Foto 5 ve 6). Bu bitki örtüsünün bulunduğu kesimin kuzey doğusu köy yerleşimine ait olan binalardan teşekkül etmiştir. Gerek bu bitki örtüsü gerekse ikametgah binaları olması nedeniyle bu kesimler AT ve TİGH projesinde tasnif dışı bırakılması gerekirken, davalı idarece projeye dahil edildiği, bu hususun AT Yasası ve yönetmeliğe aykırı olduğu, - Karaboğaz Gölü kıyısındaki ... parselin çevresinde kumul alanların halen doğal yapısını sürdürdüğü, bu alanların tarımsal faaliyetler başta olmak üzere herhangi bir kullanıma açılması halinde 2. bölge koruma niteliğindeki bu doğal alanların bozulacağı, tahrip olacağı, kumul stabilitesinin bozulacağı, kumul alanların ... parsel içindeki kuşaklama kanalına doğru hareket ederek niteliğinin bozulacağı, - Parselin kuzey sınırı tamamen 3. Bölge koruma alanı içinde bulunmakta olup, bu kesimlerde zeminde tamamen kum eksibeleri teşekkül ettiği, bu alanların kesin korunacak hassas alan olduğu, - ... parselin ve kuşaklama kanalının kuzeyindeki alanlar "ramsar" alan sınırları içerisinde yer aldığı, toplulaştırılan parsellerin sınırını oluşturan kuşaklama kanalın kuzeyindeki şerit halindeki parseller, her ne kadar "ramsar" sınırının dışında kalsa da, kanal boyunca devam eden bu alanlar, su kuşlarının yaşam alanlarını oluşturması ve "ramsar" alanın bütüncül korunması açısından son derece önemli alanlar olduğu, - Kuşların hareket halinde olan canlılar olması nedeniyle, yaşam alanlarının yakın çevresinde de barınma, beslenme, dinlenme gibi yaşamsal faaliyetlerini sürdürdüğü, bu nedenle, su kuşlarının yaşam alanları ve çevrelerinin bütüncül olarak korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması amacıyla ulusal ve uluslararası bağlayıcılığı bulunan 'Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Ramsar Sözleşmesi' hükümlerine uyulması gerektiği, davaya konu ... parsel özelinde bu hususların dikkate alınmadığı, - Ayrıca, “Samsun, Çorum, Tokat Planlama Bölgesi 1/100.000 Çevre Düzeni” planına göre de ... parselin ve kuşaklama kanalının kuzeyinin, 1. derece doğal sit alan sınırları içerisinde yer aldığı - ... parsel özeli dikkate alındığında, bu parselin bulunduğu lokasyon ve çevresinin "ramsar" gibi uluslararası koruma statüsündeki ve ilgili mevzuat hükümlerince korunması gereken habitat niteliği taşıdığı; dava konusu alanın toplulaştırılarak kullanıma açılması ve bu alanlarda tarımsal faaliyetler ve/veya beraberinde yapılacak olan her türlü alan kullanımları da göz önüne alındığında, bu alanlarda yapılacak olan her türlü faaliyetlerin gerek doğal bir denge içerisinde varlığını sürdüren bitki topluluğu üzerinde, gerekse alana uluslararası statü kazandıran su kuşlarının yaşam alanlarının tahrip unsuru olacağı; bu nedenle alandaki toplulaştırma kararının biyolojik çeşitliliğin tahribine neden olurken, aynı zamanda ekolojik dengeye de zarar vereceği, - davalı idare tarafından değinilen bu hususların göz ardı edildiği; taşınmazın arazi toplulaştırmasına konu edilmesinin arazi toplulaştırmasına yönelik mevzuat ile 2863 sayılı Kanun ve Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğe aykırı olduğuna ilişkin tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir. Bilirkişi raporunun tebliği üzerine davalı idarelerce bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmemiş olup, rapor karar vermeye esas alınabilir nitelikte ve yeterlilikte görülmüştür. Anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca, arazi toplulaştırması, toprağın verimli şekilde işletilmesinin sağlanması, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi, tarım arazilerinin parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesi amacıyla yapılmakta olup, arazi toplulaştırmasının, üzerinde tarım yapma olanağı bulunan taşınmazları kapsaması gerektiği, hukuken ya da fiilen, üzerinde tarım yapma olanağı bulunmayan veya farklı kullanım amacı taşıyan tarım dışı alanların arazi toplulaştırmasına konu edilemeyeceği, dolayısıyla arazi toplulaştırmasına yönelik "zorunlu toplulaştırma alanı" sınırları belirlenirken, hukuken ya da fiilen, üzerinde tarım yapma olanağı bulunmayan veya farklı kullanım amacı taşıyan tarım dışı alanların uygulama alanı sınırlarına dahil edilmemesi gerektiği açıktır. Yukarıda yer verilen açıklamalar ile dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; ... parselin de içinde bulunduğu alandaki Karaboğaz Gölü ve çevresinin, Kızılırmak Deltası Ramsar Alanı (Sulak Alan) ve aynı zamanda doğal sit sınırları içerisinde kaldığı, parsel sınırlarının, Kızılırmak Deltasının sahip olduğu ulusal ve uluslararası öneme sahip "ramsar" alanında olması nedeniyle koruma bölgeleri kapsamında olduğu, parselin Karadeniz’e yakın olan önemli bir kesiminin kum eksibelerinden oluştuğu, bataklık ve sazlık alanları da barındırdığı, gerek bataklık ve sazlık alanlar, gerekse de kum eksibelerinin olduğu alanların 6. sınıf tarıma uygun olmayan alan niteliğinde olduğu, ... parselin çevresinde kumul alanların halen doğal yapısını sürdürdüğü, bu alanların tarımsal faaliyetlere açılması halinde 2. bölge koruma niteliğindeki bu doğal alanların bozulacağı, tahrip olacağı, kumul stabilitesinin bozulacağı, kumul alanların ... parsel içindeki kuşaklama kanalına doğru hareket ederek niteliğinin bozulacağı, dolayısıyla büyük bir kısmı tarımsal faaliyete uygun olmayan uyuşmazlık konusu parselin "zorunlu toplulaştırma alanı"na dahil edilerek, arazi toplulaştırmasına konu edilmesinin yukarıda yer verilen mevzuatın amacına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlık konusu 145 sayılı parselin, anılan toplulaştırma projesinin dışında bırakılması gerekir iken, "zorunlu toplulaştırma alanı"na dahil edilerek, arazi toplulaştırmasına konu edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Dava konusu Samsun ili, Bafra ilçesi, ... Mahallesinin "zorunlu toplulaştırma alanı" olarak ilan edilmesine ilişkin (mülga) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin uyuşmazlık konusu ... parsel sayılı taşınmaz yönünden İPTALİNE, 3. Dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından, haklılık durumuna göre; a) Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin ... TL'lik kısmı ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücreti ile ... TL keşif giderinin (keşfe konu işlem iptal ile sonuçlandığından) davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, b) Kalan ... TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, anılan Tarife uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Keşif ve posta gideri avansından artan tutarların kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 22/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. imar //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };