T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2025/3542 Karar No : 2025/5338 DAVACI : ...Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, Ballıkpınar Mahallesi, 150 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın Özelleştirme Yüksek Kurulunun 01.06.2010 tarihli, 2010/31 sayılı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilmesi sonucu yapılan ihale neticesinde satın alınmasından sonra Özelleşt…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2025/3542 E. , 2025/5338 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2025/3542 Karar No : 2025/5338 DAVACI : ...Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, Ballıkpınar Mahallesi, 150 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın Özelleştirme Yüksek Kurulunun 01.06.2010 tarihli, 2010/31 sayılı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilmesi sonucu yapılan ihale neticesinde satın alınmasından sonra Özelleştirme Yüksek Kurulunca yapılan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri ile uğranıldığı öne sürülen 888.091,31 TL (ıslahtan önce 550.000,00 TL) zararın sözleşmenin imzalandığı 11.04.2013 tarihinden itibaren işletilecek banka mevduatına uygulanan en yüksek faizle birlikte ödenmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; davalı idare ile aralarında 11.04.2013 tarihinde uyuşmazlığa konu taşınmazın satın alınmasına ilişkin varlık satış sözleşmesinin imzalandığı, ne tanıtım dokümanında ne ihale şartnamesinde uyuşmazlığa konu taşınmazı kapsayan alanda yapılan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle 2012 yılında açılmış bir davanın bulunduğuna dair bilgi yer almadığı, taşınmaz değerinin idarece 0,30 emsal değere göre tespit ve beyan edildiği ve bu değer üzerinden taşınmazın satın alındığı, imar planının yargı kararıyla iptaline karar verilmesi üzerine yeniden yapılan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmazın emsal değerinin 0,20 olarak olarak belirlenmesi nedeniyle zarara uğranıldığı iddia edilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, idarenin kasıt ve kusurunun söz konusu olmadığı, söz konusu imar planlarına ilişkin davanın açılmasının ve imar planlarının iptalinin satış ve devir işlemlerinden sonra gerçekleştiği, davacının bir tacir olduğu, sonradan ortaya çıkan bir nedenle basiretli bir tacir sıfatı ile tazminat talep hakkının bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMi ...'IN DÜŞÜNCESİ : Danıştay Altıncı Dairesinin 13/12/2021 tarihli E: 2017/7082, K: 2021/13733 sayılı tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen davanın reddi yolundaki kararının kabule ilişkin kısmı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/11/2022 tarihli, E: 2022/1403, K: 2022/3438 sayılı kararı ile Danıştay Altıncı Daire ve Onüçüncü Daireleri ortak kurulunca yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, anılan bozma kararına uyularak Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunca verilen 07/06/2023 tarih ve E:2023/1647, K:2023/5634 sayılı tazminat isteminin kabulü yolundaki kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/02/2025 tarihli, E: 2023/2625, K: 2025/257 sayılı kararı ile bozulmuştur. Uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından yapılan çevre düzeni planı ve imar planlarının yargı kararıyla iptaline karar verilmesinden sonra taşınmazın emsalinin 0.20'ye düşürülmesine ilişkin yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla yapıldığı, bununla birlikte, davacının zararının yargı kararının yerine getirilmesine yönelik yapılan söz konusu imar planından değil, taşınmaz değerinin idarece 0,30 emsal değere göre tespit ve beyan edilmesi ve bu değer üzerinden davacı tarafından satın alınmasından sonra imar planının yargı kararıyla iptaline karar verilmesi nedeniyle yeniden yapılan imar planı ile getirilen yapılaşma koşulları arasındaki değer farkından kaynaklandığı açıktır. Bu durumda, bilirkişi raporunda tespit edilen 825.469,49 TL değer kaybının davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği, kabulüne hükmedilecek 825.469,49 TL'nin 550.000,00 TL'sinin dava tarihinden (17.03.2017), kalan 275.469,49 TL'sinin ıslah tarihinden (18.09.2019) işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, Ballıkpınar Mahallesi, 150 ada, 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin yargı kararı ile iptaline karar verilmesinden dolayı uğranıldığı ileri sürülen 888.091,31-TL (ıslahtan önce 550.000,00-TL) zararın, varlık satış sözleşmesinin imzalandığı 11/04/2013 tarihinden itibaren işletilecek banka mevduatına uygulanan en yüksek faizle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada Danıştay 6. Ve 13. Daireleri müşterek Kurulunca verilen 07/06/2023 günlü,E:2023/1647 ,K:2023/5634 sayılı kararın temyiz incelemesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 06/02/2025 günlü ,E:2023/2625, K:2025/257 sayılı kararıyla 825.469,49 TL maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin hüküm fıkrası bozulmuştur. 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği, 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı öngörülmüştür. 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenleme ile Danıştay Dava Dairelerine, ilk derecede bakılan davalarla ilgili bozma kararlarına karşı eski kararlarında ısrar edebilme yetkisi tanınmamıştır. Açıklanan nedenlerle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 06/02/2025 günlü ,E:2023/2625, K:2025/257 sayılı bozma kararı uyarınca davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Danıştay Altıncı Dairesinin 13/12/2021 tarihli E: 2017/7082, K: 2021/13733 sayılı tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen davanın reddi yolundaki kararının kabule ilişkin kısmı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/11/2022 tarihli, E: 2022/1403, K: 2022/3438 sayılı kararı ile Danıştay Altıncı Daire ve Onüçüncü Daireleri ortak kurulunca yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, anılan bozma kararına uyularak Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunca 825.469,49 TL maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin 07/06/2023 tarih ve E:2023/1647, K:2023/5634 sayılı kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/02/2025 tarihli, E:2023/2625, K:2025/257 sayılı kararı ile bozulması üzerine anılan bozma kararına uyularak, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca oluşturulan Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri müşterek kurulunca, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Uyuşmazlığa konu taşınmaz Özelleştirme Yüksek Kurulunun 30.06.2010 tarihli, 2010/31 sayılı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Taşınmazı da kapsayan alanda yapılan 1/25000 ölçekli Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği Özelleştirme Yüksek Kurulunun 24.01.2012 tarihli, 2012/05 sayılı kararıyla onaylanmış ve askıya çıkarılmıştır. Askı sürecinde yapılan itirazlar reddedilerek söz konusu imar planları Özelleştirme Yüksek Kurulunun 12.06.2012 tarihli, 2012/79 sayılı kararı ile onaylanmış ve 16.06.2012 tarihli, 28325 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Uyuşmazlığa konu taşınmaz 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğiyle "Seyrek Yoğunlukta Kentsel Gelişme Alanında", 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklğiyle "Gelişme Konut Alanında", 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle ise "E:0,30, Hmaks:6,50 metre kullanım kararında Gelişme Konut Alanında" düzenlenmiştir. 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 20.01.2014 tarihli, E:2012/3025 sayılı kararıyla çevre düzeni planı ve nazım imar planı değişikliğinin yürütmesinin durdurulmasına, 13.10.2015 tarihli, E:2012/3025, K:2015/5967 sayılı kararıyla da dava konusu çevre düzeni planı ve nazım imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmiştir. Bunun üzerine, aynı alana yönelik 1/25000 ölçekli Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hazırlanmış, anılan çevre düzeni planı ve imar planları Özelleştirme Yüksek Kurulunun 29.12.2014 tarihli, 2014/148 sayılı kararıyla onaylanmış ve 10.02.2015 tarihli, 29263 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Uyuşmazlığa konu taşınmaz yeni yapılan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında "Seyrek Yoğunlukta Kentsel Gelişme Alanında", 1/5000 ölçekli nazım imar planında "Gelişme Konut Alanında", 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise "E:0,30, Hmaks:6,50 metre kullanım kararında Gelişme Konut Alanında" düzenlenmiştir. Söz konusu çevre düzeni planı ve imar planının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 13.10.2015 tarihli, E:2015/2515, K:2015/5968 sayılı kararıyla dava konusu çevre düzeni planı ve imar planının iptaline karar verilmiştir. Bunun üzerine, yeninden plansız alana yönelik imar planı çalışmaları başlamış, 1/25000 ölçekli Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı Özelleştirme Yüksek Kurulunun 28.12.2016 tarihli, 2016/113 sayılı kararıyla onaylanmış ve 09.02.2017 tarihli, 29974 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Taşınmaz, söz konusu 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında "Seyrek Yoğunlukta Kentsel Gelişme Alanında", 1/5000 ölçekli nazım imar planında "Gelişme Konut Alanında", 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise "E:0,20, Hmaks:6,50 metre kullanım kararında Gelişme Konut Alanında" düzenlenmiştir. Uyuşmazlığa konu taşınmazın yapılaşma şartlarının E:0,30'dan E:0,20'ye düşmesi üzerine, davacı tarafından zarara uğranıldığı iddiasıyla söz konusu zararın tazmini talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "İlkeler" başlıklı 2. maddesinde, "Özelleştirme uygulamalarında; ... ı) Özelleştirme işlemlerinin değer saptaması da dahil aleniyet içinde yürütülmesi ... ilkeleri esas alınır. Yukarıda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usuller kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği, 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı öngörülmüştür. 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenleme ile Danıştay Dava Dairelerine, ilk derecede bakılan davalarla ilgili bozma kararlarına karşı eski kararlarında ısrar edebilme yetkisi tanınmamıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde hükme bağlanan tam yargı davaları, genel olarak idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, başka bir ifadeyle zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Doktrine bakıldığında, "İdarenin bir eylem ve işlemi nedeniyle mağdur olan kişinin uğradığı her ziyan, her hasar, kısacası her mağduriyet bir zarar teşkil etmez. Mağduriyet kavramı zarar kavramından çok daha geniştir. Sorumluluğa yol açan şey mağduriyet değil zarardır. Diğer bir ifadeyle, her mağduriyet tazminatı mucip değildir. Sadece bazı tür mağduriyetler tazminatı gerektirir ki, biz bunlara zarar deriz. İşte idarenin sorumluluğuna ortada bir mağduriyetin bulunması değil, zararın bulunması yol açar. İdarenin bir eylem veya işlemi sonucu bir kişinin hoşuna hiç gitmeyen, o kişiyi fevkalade üzen bir sonuç ortaya çıkmış olabilir. Hatta bu sonuç o kişi üzerinde parasal olarak ölçülebilir yükler de getirmiş olabilir. Kısacası bu kişi mağduriyete uğramış olabilir. Ancak, tazminat hakkının doğabilmesi için, kişinin uğradığı bu mağduriyetin zarar olarak nitelendirilebilmesi gerekir. (GÖZLER Kemal, İdare Hukuku, Cilt II, Mayıs 2019, Bursa, s. 1321)" şeklinde değerlendirmeler mevcuttur. Uyuşmazlıkta; ihale sonucunda edinilen dava konusu taşınmazın, 0,30 emsal değerinin iptaline karar verilmesinin mağduriyete neden olduğu, imar planı değişikliğine dair dava açılmış olan taşınmazın, hiçbir hukukî ihtilaf yokmuşcasına satıldığı, ne İhale Şartnamesi'nde ne de davacıya yapılan yazılı bildirimde bu yönde hiçbir hukukî bilgiye yer verilmediği, Danıştay Altıncı Dairesinde açılmış bulunan davadan ve bu davaya ilişkin olası menfi hususlardan bahsedilmediği, zararın idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı, idarece sunulan resmî nitelikteki belgelere itibar edildiği ve tapu kayıtlarına inanılarak ihale bedelinin ödendiği, taşınmazın, imar planı değişikliği kapsamında E:0,30 olan yapılaşma koşulunun E:0,20'ye düşürülmesi üzerine, aradaki değer farkından kaynaklı uğranıldığı ileri sürülen zararın, varlık satış sözleşmesinin imzalandığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. Özelleştirme uygulamalarında; ihale şartnameleri, ihalenin genel ve özel şartlarını belirleyen belgeler olup, ihaleler bu şartname hükümlerine göre yürütülmekte ve sonuçlandırılmaktadır. Buna göre, şartnameyi hazırlayan ve kuralları belirleyen idare ile şartnameleri imzalayarak ihalelere katılanlar açısından şartname hükümlerinin bağlayıcı olduğu ve uyuşmazlıkların çözümünde esas alınacağı açıktır. Keza, 4046 sayılı Kanun, Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuata aykırı olmayan hususlara ilişkin olarak Şartname hükümlerinin esas alınması gerekmektedir. İhale Şartnamesi'nin 15. maddesinde, teklif sahibi ve/veya alıcının, taşınmazın yüzölçümünün tapu kaydında belirtilen miktardan eksik olduğu veya taşınmazın tecavüzlü bulunduğu veya başka bir gerekçeyle idareden ve/veya kuruluş/Hazine'den herhangi bir hak talebinde bulunmayacağını, ihaleye teklif verdiği ve sözleşme imzaladığı tarihler itibarıyla taşınmazın mevcut fiziki durumunu önceden görüp, ilgili mercilerden (ilgili belediyeler, tapu kadastro müdürlükleri, kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulları, vb) her türlü bilgi ve belgeyi alarak, tapu kayıtları, imar durumları, muhdesatlar, vb. inceleyerek, her türlü bilgi ve belgeyi bilerek teklif vermiş olduğunu ve sözleşmeyi imzalayacağını ve taşınmazı devir alacağını, bunlarla ilgili olarak daha sonra açık veya gizli ayıp iddiasıyla ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümlerine dayanarak idare ve/veya kuruluş/Hazine'den herhangi bir maddi talepte bulunmayacağını ve bedel indirimi talep etmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt edeceği kurala bağlanmış, davacı da bu şartlar dahilinde ihaleye katılmış ve Özelleştirme Yüksek Kurulunca gerçekleştirilen 13/09/2012 tarihli ihale sonucunda taşınmaz edinilmiştir. Dolayısıyla, İhale Şartnamesi'nde taşınmaza ilişkin olarak her türlü incelemenin yapılması ve taşınmaza ilişkin bilgi ve belgelerin bilinerek ihaleye teklif verilmesi gerekliliği, ihaleye katılan teklif sahiplerine yüklenmektedir. Bu çerçevede dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazın E:0,30 yapılaşma koşullarında belirlenmesine dair imar planının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ilk yargı kararının 20/01/2014 tarihli olduğu, diğer bir ifadeyle, Tanıtım Dokümanın yayımlanmaya başlandığı 28/06/2012 tarihinde, ihaleye son teklif verme tarihi (05/09/2012) ile teklif sahipleriyle pazarlık ve bilgilendirme (12/09/2012) ve nihai pazarlık görüşmelerinin yapıldığı (13/09/2012) tarihlerde, ayrıca özelleştirmeye onay verilen ve bu karar uyarınca varlık satış sözleşmesinin imzalandığı 11/04/2013 tarihinde verilmiş herhangi bir yargı kararı bulunmadığı, taşınmazı kapsayan alanda onaylanan imar planlarına yönelik açılmış bir dava bulunduğu husususun ihaleye katılanlar ile paylaşılmamış olmasının, idarenin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için yeterli kabul edilemeyeceği, zira idari işlemlerin, yürütmesinin durdurulmasına veya iptaline karar verilinceye kadar hukuka uygunluk karinesinden yararlandıkları, ancak, yukarıda belirtilen tarihlerde, işlemin hukuka aykırı olduğu yönünde verilmiş bir yargı kararı olması ve bu durumun ihaleye katılanlar/ihale üzerinde kalanlar ile paylaşılmaması halinde, 4046 sayılı Kanun'un 2. maddesinde hükme bağlanan "aleniyet ilkesinin" ihlal edileceğinin açık olduğu, kaldı ki, düzenleyici işlem niteliğindeki imar planlarına duyulan güven çerçevesinde edinilen taşınmazlara ilişkin yapılaşma koşullarının, sonradan yargı kararı veya ilgili idarelerce iptaline karar verilmesi halinde, kazanılmış bir haktan söz edilebilmesine olanak bulunmadığından, plan değişikliğine dayalı bir değer farkından kaynaklı tazminat talebinde bulunulmasına hukuki imkan olmadığı, öte yandan, gelişme konut alanında kalan taşınmazın E:0,30 olan yapılaşma koşulunun, yargı kararlarının gereğini yerine getirmek amacıyla 0,20'ye düşürülerek hazırlanan planların 28/12/2016 tarihinde davalı idarece onaylandığı dikkate alındığında, idarenin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği yolundaki iddialara da itibar edilmesine olanak bulunmamakta olup, olayda herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2.Sonuç itibarıyla dava ret ile sonuçlandığından İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı öncesinde Dairemizin 07/06/2023 tarih ve E:2023/1647, K:2023/5634 sayılı kararında hükmedilen yargılama giderlerinin kaldırılmasına ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4.Tahsilde ve ödemede tekerrür olmamak üzere, kararın bozma öncesi vekâlet ücretine ilişkin kısmının kaldırılarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ihale //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };