T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3548 Karar No : 2025/9043 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Giresun ili, Espiye İlçesi, ... Köyü'nde I-(a) grubu …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3548 E. , 2025/9043 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3548 Karar No : 2025/9043 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Giresun ili, Espiye İlçesi, ... Köyü'nde I-(a) grubu maden işletmeciliği yapan davacı şirket tarafından, maden işletme ruhsatlarının iptaline ilişkin Giresun İl Özel İdaresi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 9. fıkrasına dayanılarak tesis edildiği, anılan fıkrada; "Maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere dayalı ruhsat sahasındaki tesisler için işyeri açma ve çalışma ruhsatları il özel idareleri veya yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı tarafından verilir. Maden ruhsat sahalarında, maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere dayalı ruhsat sahasındaki geçici tesisler dışındaki faaliyetler ve/veya tesisler için Bakanlığın izni olmaksızın hiçbir surette işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenemez." hükmüne yer verildiği, yine işlemde 9207 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesi hükmünün yazıldığı, her iki düzenlemenin de işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin olduğu ve maden işletme ruhsatına yönelik herhangi bir kural içermediği, 3213 sayılı Maden Kanunu'nda işletme ruhsatının iptalini gerektirir birden fazla fiilin düzenlendiği, ancak dava konusu işlemde davacının hangi fiili nedeniyle ve Kanun'un hangi hükmü uyarınca işletme ruhsatının iptal edildiğinin yazılmadığı, bu haliyle işlemin yargısal denetiminin yapılmasına olanak bulunmadığı, bu durumda; kanuni dayanağı gösterilmeksizin tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemin maden işletme ruhsatının iptaline ilişkin kısmında bu yönüyle hukuka uygunluk görülmediği, öte yandan; dava konusu işlemin Giresun ili ve ilçelerinden 22/08/2020 tarihinde meydana gelen sel felaketi üzerine ve DSİ 22.Bölge Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporlara dayanılarak, 'kotrolsüz ve usulsüz çalışma nedeniyle dere yataklarının doğal akış rejiminin bozulduğu, dere yataklarında derin göllenmelerin oluştuğu, talveg kotu altından sürekli malzeme alındığı, dere yatağına yer yer malzeme depolandığından kesitin daraltıldığı' gerekçeleriyle tesis edildiği görülmekte ise de; idare mahkemesince, davacı maden ocağının bulunduğu yerde korunmasının sel ve taşkına etkisi ve tedbirler alınarak bulunduğu yerde korunmasına olanak bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda, dava konusu tesisin yerleşim alanlarına yakın olmaması ve tarımsal alan üzerinde bulunmaması nedeniyle yer seçim kriterlerine uygun olduğu, tesisin Yağlıdere Deresinin sağ sahilinde ve dış kıyısında yer aldığı, sabit tesis yapılarının tapulu parsel sınırları içinde kaldığı, şantiye sahasının dere ana yatağı sınırında ancak yan dere üzerinde yer aldığı, talvegden 5-6 metre yüksekte olduğu, ana yatak ile tesis arasında HES iletim yapısının yer aldığı, tesisin bu şekli ve konumuyla derenin sel rejimi akımlarından kıyıyı koruduğu, 22/08/2020 tarihinde meydana gelen son sel felaketinde gerek ana yataktan gerekse yan dere ve menfezden kaynaklı şantiye sahası yapılarının zarar görmediği, derede rüsubat birikimi olduğu ancak bunun tesisin işletilmesine ilişkin süreçten kaynaklanmayıp sel olayından kaynaklandığı, bu rüsubatın derenin doğal akış rejimini bozduğu ve bu malzemelerin tesis tarafından işlenmemesi durumunda daha ciddi çevresel tahribatlara yol açacağı, tesisin dere ıslah çalışmalarında DSİ'ye katkı sunduğu, davacı tesisine yakın alt ve üst kotlarda benzer tesislerin bulunduğu ve bu tesislerin konum itibariyle dereye daha yakın olduğu, sonuç olarak; " tesisin kontrollü ve usulüne uygun çalışması ve denetim mekanizmalarının işletilmesi durumunda faaliyetlerinden dolayı çevre ve insan sağlığı açısından kalıcı ve kabul edilemez boyutta etkisinin olmayacağı" görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği, yine, dava konusu işleme esas rapordan sonra DSİ 22. Bölge Müdürlüğü tarafından düzenlenen 20/05/2021 tarihli görüş yazısında, tesise yönelik taşkın yönüyle yapılan hidrolik değerlendirme sonucu, belirtilen makamlardan izin alınması ve yazıda belirtilen şartların sağlanması halinde söz konusu parsel üzerinde kırma eleme tesisi bulunmasında sakınca bulunmadığının belirtildiği görülmekte olup; bu haliyle davacı maden ocağının bulunduğu yerde korunmasında ve faaliyet yürütmesinde sakınca bulunmadığı açık olduğundan, 'kotrolsüz ve usulsüz çalışma nedeniyle dere yataklarının doğal akış rejiminin bozulduğu, dere yataklarında derin göllenmelerin oluştuğu, talveg kotu altından sürekli malzeme alındığı, dere yatağına yer yer malzeme depolandığından kesitin daraltıldığı' gerekçeleriyle davacı maden ocağının işletme ruhsatının iptaline ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, aynı konuda farklı kararların mevcut olduğu, esasa ilişkin olarak, Giresun ilinde 22/08/2020 meydana gelen sel felaketinden sonra D.S.İ. 22. Bölge Müdürlüğü'nün 07/09/2020 tarihli yazısında Giresun ilinde yer alan I-(a) grubu kum çakıl ocaklarına ait işleme tesislerinin taşkın yönüyle değerlendirilmesi konulu raporun sonuç bölümünde Gelevera Vadisi'nde faaliyet gösteren tüm kum-çakıl ocaklarının ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulduğu, davacı şirkete ait tesise ilişkin kısımda tesis yerinin akarsu yatağı ve taşkın sahası içerisinde kaldığı, akarsu morfolojisini ve akış koşullarını olumsuz etkilediği, bölgedeki karayollarında tahribatlar gözlendiğinin ifade edildiği, idarelerince davacı taraf ile imzalanan I-(a) grubu maden sahası ihale sözleşmesinin 38. maddesinde sözleşmenin imzalanmasından sonra ortaya çıkan yeni durumlar (çevre, ekonomik sebepler, sözleşmenin yerine getirilmemesi, DSİ. görüşü vb.) nedeniyle I-(a) grubu maden ruhsatının iptal edilerek sözleşmenin feshebilebileceğinin belirtildiği, bu hüküm gereği İl Encümeni'nin ... tarih ve ... sayılı kararıyla ihale sözleşmesinin feshedildiği, daha önce de Tirebolu Çayı Harşit Vadisi üzerinde faaliyet gösteren işletmelere ilişkin verilen kararlar üzerine oluşan benzer mahiyette uyuşmazlıklara ilişkin verilen ilk derece mahkemesi iptal kararlarının Danıştay 8. Dairesi'nin ilamlarıyla bozulduğu, daha sonra bu uyuşmazlıklarda davanın reddine karar verildiği, iptali istenen işlemin örnek Danıştay kararında belirtilen bozma gerekçesine uygun olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Giresun ili, Espiye ilçesi, ... Çayı üzerinde bulanan maden sahasında davalı idare tarafından kum-çakıl çıkarmak üzere davacı adına 23/03/2018 tarihinde 5 yıl süreli I (a) grubu maden işletme ruhsatının düzenlenmiştir. D.S.İ. Genel Müdürlüğü 22. Bölge Müdürlüğünün ... gün ve ... sayılı, yazısı ve eki tutanak ile davacı şirketin dere yatağını bozduğu ve aşırı gürültü oluşturduğunun tespit edildiği, malzemenin muhtemel yağış esnasında akışa geçerek mahsaptaki sahalar için tehdit oluşturduğu, çevre araziler ile yerleşim yerleri için muhtemel taşkın riski yarattığı bu nedenle dere yatağındaki harfiyatın kaldırılması ve eski akış koşularının sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Davalı idare tarafından ... tarih ve ... sayılı işlemi ile, 22/08/2020 tarihinde Giresun ilinde meydana gelen sel felaketi nedeniyle davacının faaliyeti durdurulmuş ve trafoları mühürlenmiştir. D.S.İ. Genel Müdürlüğünün 23/06/2021 tarihli Taşkın Değerlendirme Raporunda ise, davaya konu şantiye sahasının %50'sinin hem Yağlıdere Deresinin ana yatağında hem de sağ sahilden mansaplanan yandere üzerinde yer aldığı, şantiye sahası içinde kapasitesi yetersiz büz menfeze alındığı, şantiye sahasının her iki derenin taşkınlarına maruz konumda olduğu, Yağlıdere- Esipye Karayolunun altındaki oyulmaların açıkça görüldüğü, tesisin yerleşiminin hidrolik akış koşullarını olumsuz etkileyecek konumda olduğu, akarsu morfolojisini ve akış koşullarını olumsuz etkileyeceğinden tesisinin kaldırılması gerektiği belirtilmiştir. Davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile ise Giresun ili Tirebolu, Espiye ve Yağlıdere ilçe sınırlarında Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kum- çakıl ocak sahalarında mevcut durumda faaliyet gösteren I(a) grubu maden üretimleri sonrası değişen topoğrafya ve hidroliği oluşturmakla mecralarda akış şartları bozularak çok yönlü zararlara yol açan taşkın olaylarının yaşandığı, D.S.İ Genel Müdürülüğü tarafından da söz konusu tespitler yapılarak dere yataklarının ivedilikle terk edilmesi gerektiğinin istenildiği, aralarında davacı uhdesindeki maden işletme ruhsatının da bulunduğu ekli listedeki bütün maden işletme ruhsatlarının iptal edildiği, söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 2. maddesinde; inşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakılın I. grup maden sınıfına girdiği; aynı Kanun'un 16. maddesinin 2. fıkrasında; "I. Grup (a) bendi madenler için alanlar il özel idarelerince ihale edilerek işletme ruhsatı verilir. İhale edilecek alanlar Genel Müdürlüğün uygun görüşü alınarak belirlenir. Bu madenlerin ihale bedeli il özel idarelerinin hesabına yatırılır. Özel mülkiyete tâbi alanlar ihale edilemez. Mülkiyet sahibinin kendi mülkiyeti üzerinde ruhsat talep etmesi halinde bir bedel alınmaz. (Ek cümle: 10/06/2010-5995 S.K/9.mad.) Bu madenler için, özel mülkiyete tabi alanlarda mülk sahibinin izninin alınması halinde İl Özel İdaresi tarafından belirlenen muhammen bedelin yatırılmasını müteakip üçüncü şahıslara da ruhsat verilir. I. Grup (a) bendi maden ruhsatlarının alanları 10 hektarı geçemez." hükmüne yer verilmiştir. 08.12.2007 tarihli 26724 Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kum, Çakıl ve Benzeri Maddelerin Alınması, İşletilmesi ve Kontrolü Yönetmeliğinin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde "İşletme süresince akarsu yatağında yatak duraylılığını bozacak ve serbest akışa engel olacak şekilde malzeme alınması, mahfuz, servis yolu ve benzeri yapılar yapılarak suyun akış yönü değiştirilerek kıyı oyulmalarına, sedde bulunan yerlerde seddelere, bulunmayan yerlerde ise yatak kenarlarında bulunan ocak kullanım alanı dışında yer alan tarım alanları, meskun mahaller ve benzeri tesislere zarar verecek şekilde yatak üzerinde çalışma yapılması yasaktır.", aynı maddenin (e) bendinde ise, "Belirlenecek talveg kotundan daha fazla derine inilmez." kuralına yer verilmiştir. 09/10/2006 tarih ve 26284 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2006/27 sayılı "Dere yatakları ve Taşkınlar" başlıklı Başbakanlık Genelgesinde; ülkemizin değişik yörelerinde meydana gelen, can ve mal kayıplarına sebep olan, her türlü ekonomik ve ticari faaliyeti olumsuz yönde etkileyen taşkınların önlenmesi için alınması gereken tedbirlere yer verilmiş olup, bahsi geçen Başbakanlık Genelgesi'nde yer alan 9. maddesinde " Dere yatağı içinde veya dere yatağına bitişik alanlarda yapılan kum, çakıl ve stabilize malzeme ocağı işletme faaliyetleri, DSİ'nin görüşleri doğrultusunda yapılacaktır. Usule aykırı uygulamalarda oçakların izinleri, ruhsat veren idarelerce iptal edilecektir." hükmü düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca I(a) grubu ruhsatların maden rezervinin yeterli ve rasyonel bir faaliyet için gerekli yatırımların yapılarak tesislerin inşa edilmiş olması, projenin uygun bulunması, geçmiş ruhsat döneminde projeye uygun faaliyette bulunulması, yapılmış olan faaliyetin çevresel etkileri, çevre ile uyum planına uyulup uyulmadığı ve yerleşim birimlerinin konumu gibi hususlar dikkate alınarak düzenlenebileceği, ancak, işletme süresince akarsu yatağında yatak duraylılığını bozacak ve serbest akışa engel olacak şekilde malzeme alınması, mahfuz, servis yolu ve benzeri yapılar yapılarak suyun akış yönü değiştirilerek kıyı oyulmalarına, sedde bulunan yerlerde seddelere, bulunmayan yerlerde ise yatak kenarlarında bulunan ocak kullanım alanı dışında yer alan tarım alanları, meskun mahaller ve benzeri tesislere zarar verecek şekilde yatak üzerinde çalışma yapılmasının ise yasaklandığı ve DSİ'nin görüşleri doğrultusunda usule aykırı uygulamalarda oçakların izinlerinin, ruhsat veren idarelerce iptal edileceği anlaşılmaktadır. Giresun ili Tirebolu, Espiye ve Yağlıdere ilçe sınırlarında Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kum- çakıl ocak sahalarında mevcut durumda faaliyet gösteren I(a) grubu maden üretimleri sonrası değişen topoğrafya ve hidroliği oluşturmakla mecralarda akış şartları bozularak çok yönlü zararlara yol açan taşkın olaylarının yaşandığı, D.S.İ Genel Müdürülüğü tarafından da söz konusu tespitler yapılarak dere yataklarının ivedilikle terk edilmesi gerektiğinin istenildiği, bu nedenlerle davalı idarece ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemin tesis edildiği görülmüştür. Uyuşmazlıkta İdare Mahkemesince yapılan keşif bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda dava konusu tesisin yerleşim alanlarına yakın olmaması ve tarımsal alan üzerinde bulunmaması nedeniyle yer seçim kriterlerine uygun olduğu, tesisin Yağlıdere Deresinin sağ sahilinde ve dış kıyısında yer aldığı, sabit tesis yapılarının tapulu parsel sınırları içinde kaldığı, şantiye sahasının dere ana yatağı sınırında ancak yan dere üzerinde yer aldığı, talvegden 5-6 metre yüksekte olduğu, ana yatak ile tesis arasında HES iletim yapısının yer aldığı, tesisin bu şekli ve konumuyla derenin sel rejimi akımlarından kıyıyı koruduğu, 22/08/2020 tarihinde meydana gelen son sel felaketinde gerek ana yataktan gerekse yan dere ve menfezden kaynaklı şantiye sahası yapılarının zarar görmediği, derede rüsubat birikimi olduğu ancak bunun tesisin işletilmesine ilişkin süreçten kaynaklanmayıp sel olayından kaynaklandığı, bu rüsubatın derenin doğal akış rejimini bozduğu ve bu malzemelerin tesis tarafından işlenmemesi durumunda daha ciddi çevresel tahribatlara yol açacağı, tesisin dere ıslah çalışmalarında DSİ'ye katkı sunduğu, davacı tesisine yakın alt ve üst kotlarda benzer tesislerin bulunduğu ve bu tesislerin konum itibariyle dereye daha yakın olduğu, sonuç olarak; " tesisin kontrollü ve usulüne uygun çalışması ve denetim mekanizmalarının işletilmesi durumunda faaliyetlerinden dolayı çevre ve insan sağlığı açısından kalıcı ve kabul edilemez boyutta etkisinin olmayacağı" görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği, yine, bu haliyle davacı maden ocağının bulunduğu yerde korunmasında ve faaliyet yürütmesinde sakınca bulunmadığı açık olduğundan, 'kotrolsüz ve usulsüz çalışma nedeniyle dere yataklarının doğal akış rejiminin bozulduğu, dere yataklarında derin göllenmelerin oluştuğu, talveg kotu altından sürekli malzeme alındığı, dere yatağına yer yer malzeme depolandığından kesitin daraltıldığı' gerekçeleriyle davacı maden ocağının işletme ruhsatının iptaline ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, ancak, karara esas alının teknik bilirkişi kurulunun inşaat, harita ve çevre mühendislerinden teşekkül ettiği, yağmur ve kar gibi yağışları analiz ederek yeraltı suyu seviyeleri, nehir akışı ve buharlaşma döngüleri üzerindeki etkilerini gözlemlemekle görevli su hidrolojisi uzmanının heyettte bulunmadığı görülmekle, davaya konu alanda 22/08/2020 tarihinde meydana gelen son sel felaketinde gerek ana yataktan gerekse yan dere ve menfezden kaynaklı şantiye sahası yapılarının zarar görmediği, derede rüsubat birikimi olduğu ancak bunun tesisin işletilmesine ilişkin süreçten kaynaklanmayıp sel olayından kaynaklandığı, bu rüsubatın derenin doğal akış rejimini bozduğu ve bu malzemelerin tesis tarafından işlenmemesi durumunda daha ciddi çevresel tahribatlara yol açacağı hususları yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür. Öte yandan Mahkeme kararında, davalı idarece işlem tesis edilirken 3213 sayılı Maden Kanunu'nun I (a) grubu madenleri ile ilgili Uygulama Yönetmeliği'nde öngörülen şartlar oluşmaksızın işlem tesis edildiği belirtilmişse de; 08/12/2007 tarihli 26724 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kum, Çakıl ve Benzeri Maddelerin Alınması, İşletilmesi ve Kontrolü Yönetmeliğinin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, işletme süresince, akarsu yatağında yatak duyarlılığını bozacak ve serbest akışa engel olacak şekilde malzeme alınmasının ve yatak kenarlarında bulunan ocak kullanım alanı dışında yer alan tarım alanları, meskun mahaller ve benzeri tesislere zarar verecek şekilde yatak üzerinde çalışma yapılmasının yasak olduğu, aynı maddenin (e) bendinde de, belirlenecek talveg kotundan daha derine inilemez kuralına yer verildiği dikkate alındığında, Mahkeme kararının gerekçesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Dairemizin aynı dere yatağında mevcut kum-çakıl ruhsatları hakkında mevcut E:2015/3187, E:2015/3217 ve E:2015/3202 sayılı içtihatları da bu yöndedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 25/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, Giresun ili, Espiye İlçesi, ... Köyü'nde I-(a) grubu maden işletmeciliği yapan davacı şirket tarafından, maden işletme ruhsatlarının iptaline ilişkin Giresun İl Özel İdaresi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, D.S.İ. Genel Müdürlüğünün 23/06/2021 tarihli Taşkın Değerlendirme Raporunda davaya konu şantiye sahasının %50'sinin hem Yağlıdere Deresinin ana yatağında hem de sağ sahilden mansaplanan yandere üzerinde yer aldığı, şantiye sahası içinde kapasitesi yetersiz büz menfeze alındığı, şantiye sahasının her iki derenin taşkınlarına maruz konumda olduğu, Yağlıdere- Espiye Karayolunun altındaki oyulmaların açıkça görüldüğü, tesisin yerleşiminin hidrolik akış koşullarını olumsuz etkileyecek konumda olduğu, akarsu morfolojisini ve akış koşullarını olumsuz etkileyeceğinden tesisin kaldırılması gerektiğinin belirtildiği, ancak, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda, dava konusu tesisin yerleşim alanlarına yakın olmaması ve tarımsal alan üzerinde bulunmaması nedeniyle yer seçim kriterlerine uygun olduğu, tesisin Yağlıdere Deresinin sağ sahilinde ve dış kıyısında yer aldığı, sabit tesis yapılarının tapulu parsel sınırları içinde kaldığı, şantiye sahasının dere ana yatağı sınırında ancak yan dere üzerinde yer aldığı, talvegden 5-6 metre yüksekte olduğu, ana yatak ile tesis arasında HES iletim yapısının yer aldığı, tesisin bu şekli ve konumuyla derenin sel rejimi akımlarından kıyıyı koruduğu, 22/08/2020 tarihinde meydana gelen son sel felaketinde gerek ana yataktan gerekse yan dere ve menfezden kaynaklı şantiye sahası yapılarının zarar görmediği, derede rüsubat birikimi olduğu ancak bunun tesisin işletilmesine ilişkin süreçten kaynaklanmayıp sel olayından kaynaklandığı, bu rüsubatın derenin doğal akış rejimini bozduğu ve bu malzemelerin tesis tarafından işlenmemesi durumunda daha ciddi çevresel tahribatlara yol açacağı, tesisin dere ıslah çalışmalarında DSİ'ye katkı sunduğu, davacı tesisine yakın alt ve üst kotlarda benzer tesislerin bulunduğu ve bu tesislerin konum itibarıyla dereye daha yakın olduğu, sonuç olarak; " tesisin kontrollü ve usulüne uygun çalışması ve denetim mekanizmalarının işletilmesi durumunda faaliyetlerinden dolayı çevre ve insan sağlığı açısından kalıcı ve kabul edilemez boyutta etkisinin olmayacağı" görüş ve kanaatine varıldığı görülmektedir. Bu kapsamda, davalı idarenin savunduğu hususların aydınlatılması bakımından, birbirinden farklı tespitler arasında çelişkinin giderilmesi için dava konusu sahada su hidrolojisi uzmanının da katılacağı yeni bir keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken, eksik inceleme neticesinde verilen kararda hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığından, temyize konu kararın bu gerekçeyle bozulması gerektiği düşüncesiyle, oluşan çoğunluk görüşe katılmıyoruz. ihale //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };