T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/629 Karar No : 2025/929 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) KARŞI TARAF(DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Nakliye Plastik İnşaat ve İnşaat Malzemeleri ve İmalat İthalat İhracat Ticaret ve S…
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/629 E. , 2025/929 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/629 Karar No : 2025/929 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) KARŞI TARAF(DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Nakliye Plastik İnşaat ve İnşaat Malzemeleri ve İmalat İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin 2009 yılının Haziran ila Kasım dönemlerine ait özel tüketim vergisi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Davacının, asıl vergi borçlusu ... Nakliye Plastik İnşaat ve İnşaat Malzemeleri ve İmalat İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinde 03/12/2009-16/02/2010 tarihleri arasında %60 hisseyle, 16/02/2010-25/03/2011 tarihleri arasında ise %48,80 hisseyle ortak olduğu tespit edilmiştir. Olayda, ödeme emrine konu kamu alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket hakkında mal varlığı araştırması yapıldığı, ancak şirketin borcuna yetecek kadar mal varlığına rastlanmadığı, bunun üzerine davacı adına şirket ortağı sıfatıyla ... tarih ve ... sayılı dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, asıl borçlu şirketin 6111 ve 6736 sayılı Kanunlar kapsamında şirket borçlarının yapılandırıldığı ve bu kapsamda ödeme tablolarının oluşturulduğu görülmektedir. Bazı alacakların yeniden yapılandırılmasını düzenleyen yasalar kapsamında gerçekleştirilen başvurular sonucunda borcun tutarı, vadesi, dönemi ve ödenmemesi halinde sorumlu tutulacak kişi değiştiğinden, başka bir ifadeyle borcun artık nitelik değiştirdiği kabul edildiğinden, eski borcun sona erdiği, yeni bir borç doğduğu, eski borçlunun sorumluluğunun da ortadan kalktığı neticesine varıldığından yenilenen bu borcun ödenmemesi hâlinde, önce asıl borçlu şirketin, borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması durumunda da asıl borçlu şirketin ortağının takip edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, davacı şirket ortağı adına düzenlenen ödeme emri içeriği vergi borcunun nitelik değiştirerek, asıl borçlu şirkete ait borcun 6111 ve 6736 sayılı Kanunlar uyarınca yapılandırma sonucu taksitlendirilip ödenmeyen borca dönüştüğü anlaşıldığından, şirket adına tekrar ödeme emri tanzim ve tebliği sonrasında tahsil olanaksızlığının ortaya konulması şartıyla şirket ortağı adına takibe geçilmesi gerekirken davacı şirket ortağı adına doğrudan ödeme emri düzenlenmek suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu ödeme emrini iptal etmiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 3. maddesinde, amme alacağı teriminin Kanun'un 1 ve 2. maddeleri kapsamına giren alacakları ifade ettiği belirtilmiş ancak bu terim açıkça tanımlanmamıştır. Bu nedenle "amme alacağı" teriminin 6183 sayılı Kanun'daki usullere göre tahsili mümkün olan, Kanun kapsamına giren alacakları ifade ettiğinin kabulü gerekmektedir. Tahakkuk ettiği halde vadesinde ödenmeyen alacaklar, 6183 sayılı Kanun'a göre ödeme emri ile takip edilebilmektedir. Bu nedenle, Kanun'un 35. maddesindeki "devir öncesine ait amme alacakları" kavramı, devirden önce doğmuş, diğer bir ifade ile tahakkuk etmiş amme alacaklarını ifade etmektedir. Yine "amme alacağının doğduğu zaman" kavramıyla, alacağın tahakkuk ettiği zamanın kastedildiği anlaşılmaktadır. Bir vergilendirme döneminde vergiyi doğuran işlemlerin gerçekleşmesi tek başına vergi borcunu doğurmamakta, vergi borcunun doğması için ya mükellef tarafından beyanda bulunularak ya da idarece re'sen veya ikamelen tarh edilen verginin tahakkuk etmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla, vergilendirme döneminde icra edilen vergiye tabi faaliyetler sonucu mükellef tarafından beyan edilen veya idarece bulunan matrah veya matrah farkına dayanan vergi, vergiyi doğuran olayların gerçekleştiği döneme ait ise de, bu vergi beyan tarihinde veya re'sen ya da ikmalen tarhiyat üzerine tahakkuk etmekte, böylece mükellef yönünden borç, idare yönünden ise 6183 sayılı Kanun'a göre takip edilebilecek bir kamu alacağı haline gelmektedir. "Amme alacağının doğduğu zaman" kavramıyla, vergiyi doğuran olayların gerçekleştiği, alacağın ilgili olduğu vergilendirme döneminin kastedildiği düşünülebilir ise de 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde bu amaçla, vergi hukukunun "vergilendirme dönemi" ya da "vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği dönem" kavramları kullanılabilecekken "amme alacağının doğduğu zaman" kavramı kullanılması, vergi ile ilgili faaliyet döneminde ortak olan kişilerin değil, verginin tahakkuk ettiği tarihte ortak sıfatı taşıyan kişilerin muhatap alındığını göstermektedir. Dosyanın incelenmesinden; asıl amme borçlusu ... Nakliye Plastik İnşaat ve İnşaat Malzemeleri ve İmalat İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin 2009 yılı Haziran ila Kasım ayları muhtelif dönemleri özel tüketim vergisine ilişkin alacağın şirketin mal varlığından tahsil edilememesi nedeniyle, anılan amme alacağının 03/12/2009 ila 15/02/2010 tarihleri arasında %60 hisse ile, 16/02/2010 ila 25/03/2011 tarihleri arasında %48,80 hisse ile şirket ortağı olan davacıdan tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır. Olayda, davacının ortağı olduğu ... Nakliye Plastik İnşaat ve İnşaat Malzemeleri ve İmalat İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin 07/04/2011 tarih ve 7789 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilen, Sivas 2. Noterliğince ... tarih, ... ve ... yevmiye numarasıyla onaylanan ... tarih ve ... sayılı ortaklar kurulu kararı ile mevcut hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı tespit edilmiştir. Davacının hisse devir tarihi olan 25/03/2011 tarihine kadar şirket ortağı olması nedeniyle, bu tarihe kadar tahakkuk etmiş vergi borçlarından sorumlu olması kanun gereği olmakla birlikte, bu tarihten sonra tahakkuk edecek vergiler nedeniyle herhangi bir sorumluluğu olmayacaktır. Ara kararına davalı idarece verilen cevabi yazıda, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan borçların şirket adına 6111 sayılı Kanun ile oluşturulan tecil dosyası kapsamında yer aldığı, 6111 sayılı Kanun kapsamında şirket tarafından yapılan kısmi ödemelerin dava konusu ödeme emrine isabet etmediği belirtilmektedir. Bununla birlikte, dava konusu ödeme emri içeriği 2009 yılının Haziran ila Kasım aylarının muhtelif dönemlerine ait özel tüketim vergisi tarhiyatlarına karşı asıl borçlu şirket tarafından açılan davanın reddedildiği, Danıştay Yedinci Dairesi tarafından kararın onandığı bildirilmiştir. Ancak, dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının, şirketin beyanı üzerine tahakkuk eden ancak vadesinde ödenmeyen vergi borçlarına ilişkin olduğu, şirket adına düzenlenen 12/01/2010 tarihli ödeme emrinin 13/01/2010 tarihinde, 01/11/2009 tarihli ödeme emrinin 04/11/2009 tarihinde, 15/08/2009 tarihli ödeme emrinin 31/08/2009 tarihinde şirkete tebliğ edildiği, şirketin 24/03/2011 tarihli dilekçesi ile dava konusu ödeme emri içeriği 2009 yılının Haziran(1,2), Temmuz(1,2), Ağustos(2), Eylül(1,2), Ekim(2) dönemlerine ait özel tüketim vergisi borçları dâhil olmak üzere 6111 sayılı Kanun'dan faydalanmak için dilekçe vermekle birlikte, tecil dosyasının ödeme şartlarının ihlali nedeniyle 11/07/2013 tarihinde kaldırıldığı, 6111 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvurusunun dava konusu ödeme emri içeriği 2009 Kasım(2) dönemi özel tüketim vergisi borcunu kapsamadığı görülmüştür. Yine şirket adına düzenlenen 22/01/2014 tarihli ödeme emrinin, şirketin bilinen adreslerinde bulunamaması sonucu mükellefiyetinin vergi dairesince 21/02/2013 tarihinde terkin edilmesi nedeniyle şirketin kanuni temsilcisi ...'in ikametgâh adresinde 03/03/2014 tarihinde eşine tebliğ edildiği görülmüştür. Asıl borçlu şirketin ticaret sicilinden kaydı silindikten sonra 06/09/2016 tarihli dilekçesi ile 6736 sayılı Kanun'dan faydalanmak için dilekçe verdiği, hiç ödeme yapılmadığından, tecil dosyasının 14/03/2017 tarihinde kaldırıldığı, 28/12/2016 tarihinde şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmalarında şirketin herhangi bir mal varlığına rastlanmadığından söz konusu vergi borçlarının tahsili amacıyla da şirket ortağı sıfatıyla davacı adına dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır. i. Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2009 yılının Haziran(1,2), Temmuz(1,2), Ağustos(2), Eylül(1,2), Ekim(2) dönemlerine isabet kısmı yönünden davanın kabulüne dair kararına yönelik istinaf istemi yönünden yapılan inceleme: Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erdiğinden bu tarihten sonra, adı geçen şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması mümkün değildir. Bunun sonucu olarak, tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına tarh, tahakkuk, ceza kesme ve takibat işlemlerinin tesis edilemiyeceği, tesis edilen işlemlerin de herhangi bir hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı açıktır. Bu nedenle, 29/08/2014 tarihinde ticaret sicilinden silinmesi sebebiyle tüzel kişiliği ortadan kalkan asıl borçlu şirket adına dava konusu ödeme emri içeriği borçlar da dâhil kesinleşmiş tüm vergi borçları yönünden şirket tüzel kişiliği sona erdikten sonra 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurunun ve 28/12/2016 tarihinde şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılmasının hukuki sonuç doğurmasına imkân bulunmamaktadır. Şirketin ticaret sicilinden silinmeden önceki tasfiye öncesi dönemlere ilişkin vergi borçlarından dolayı vergisel ödevleri yerine getirmeyen şirket kanuni temsilcisi veya silinmeden önce kesinleşen borçlar için tahakkuk tarihindeki şirket ortakları adına düzenlenecek ödeme emri ile takibe devam edilmesi gereklidir. Asıl borçlu şirketin 6111 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvuru ise dava konusu ödeme emri içeriği 2009 yılının Kasım(2) dönemi özel tüketim vergisi borcunu kapsamamakta, 2009 yılının Haziran(1,2), Temmuz(1,2), Ağustos(2), Eylül(1,2), Ekim(2) dönemleri özel tüketim vergisi borçlarını kapsamaktadır. Asıl borçlu şirketin kaydının 2014 yılında ticaret sicilinden silinmesi sebebiyle şirketin tekrar takibine imkân bulunmadığından, borcun tahsili amacıyla tasfiye öncesi dönemler için şirket kanuni temsilcisi veya tahakkuk tarihindeki şirket ortaklarının takibi gerekmektedir. Ancak, dava konusu ödeme emri içeriği 2009 yılının Haziran(1,2), Temmuz(1,2), Ağustos(2), Eylül(1,2), Ekim(2) dönemleri amme alacaklarının tahakkuk tarihleri, dolayısıyla amme alacağının doğduğu zamanın, şirket ortaklığı sıfatının sona erdiği 25/03/2011 tarihinden sonrasına rastlaması nedeniyle davacı belirtilen borçlardan sorumlu tutulamayacağından dava konusu ödeme emrinin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. ii. Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2009 yılının Kasım(2) dönemine isabet kısmı yönünden davanın kabulüne dair kararına yönelik istinaf istemi yönünden yapılan inceleme: Şirketin 24/03/2011 tarihli dilekçe ile 6111 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvuru 2009 yılının Kasım(2) dönemi özel tüketim vergisini kapsamamaktadır. Vade tarihi 10/12/2009 olarak gösterilen ve şirketin beyanına istinaden tahakkuk ettirilen özel tüketim vergisinin vadesinde ödenmemesi üzerine şirket adına ... tarihinde düzenlenen ... sayılı ödeme emri 03/03/2014 tarihinde şirketin yeni kanuni temsilcisi ...'in ikametgâh adresinde eşine tebliğ edilmiştir. Alacağın şirketten tahsil edilememesi üzerine 28/12/2016 tarihinde şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmalarında şirketin herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığından söz konusu vergi borçlarının tahsili amacıyla da şirket ortağı sıfatıyla davacı adına dava konusu 23/02/2018 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumda, ortaklar kurulunun 03/12/2009 tarihli kararıyla ortak olan, 25/03/2011 tarihli ortaklar kurulu kararıyla ortaklıktan ayrılan davacının, ortaklık dönemi dikkate alındığında beyan üzerine şirket adına usulüne uygun tahakkuk ettirilerek kesinleştirilen dava konusu ödeme emri içeriği 2009 yılının Kasım(2) dönemi özel tüketim vergisi borcundan dolayı tahakkuk tarihinde şirket ortağı olması ve sona eren şirketten alacağın tahsilinin mümkün olmaması karşısında sorumluluğu bulunduğundan, vergi borcunun tahsili amacıyla adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Karar sonucu: Vergi Dava Dairesi, Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2009 yılının Haziran(1,2), Temmuz(1,2), Ağustos(2), Eylül(1,2), Ekim(2) dönemlerine isabet kısmı yönünden davanın kabulüne dair kararına yönelik istinaf istemini yukarıda belirtilen gerekçeyle reddetmiş; ödeme emrinin 2009 yılının Kasım(2) dönemine isabet kısmı yönünden davanın kabulüne dair karara yönelik istinaf isteminin kabulü suretiyle, mahkeme kararının anılan hüküm fıkrasını kaldırdıktan sonra bu kısım yönünden davayı reddetmiştir. Tarafların temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 30/11/2022 tarih ve E:2019/3422, K:2022/4780 sayılı kararı: i. Davacının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme: Vergi Dava Dairesi kararının, davanın reddine dair hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. ii. Davalının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme: Dosyanın incelenmesinden, davacının 03/12/2009 tarihli ortaklar kurulu kararıyla ortak olduğu, 25/03/2011 tarihi itibarıyla ortaklıktan ayrıldığı, şirketin 24/03/2011 tarihli dilekçesi ile dava konusu ödeme emri içeriği 2009 yılının Haziran ila Ekim dönemleri özel tüketim vergisi borçları dahil olmak üzere 6111 sayılı Kanun'dan faydalanmak için dilekçe verilmekle birlikte, ödeme şartlarının ihlali nedeniyle yapılandırmanın 11/07/2013 tarihinde iptal edildiği görülmüştür. Daha sonra 06/09/2016 tarihli dilekçe ile 6736 sayılı Kanun'dan faydalanmak amacıyla tekrar dilekçe verildiği ve hiç ödeme yapılmaması nedeniyle, 14/03/2017 tarihinde yapılandırmanın iptal edilmesi üzerine davalı idarece anılan şirketin kesinleşmiş ve vadesinde ödenmeyen 2009 yılının Haziran ila Kasım dönemlerine ilişkin amme borçlarının şirketten tahsil imkânının bulunmadığından bahisle 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yapılandırma işlemleriyle birlikte borcun tutarı ve vadesinin değişmesi tabii olmakla birlikte, olayda, 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borç için kısmi ödeme yapıldığı, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borç için ise ödeme yapılmadığı, dolayısıyla borcun toplam tutarında bir değişiklik meydana gelmediği, 6111 ve 6736 sayılı Kanunlar kapsamında borcun yapılandırılmış olmasının amme alacağının doğduğu tarihi etkilemeyeceği, bu durumda, vergilendirme dönemi itibarıyla sorumlu olduğu sonucuna ulaşılan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden temyize konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasında hukuki isabet bulunmamıştır. Karar sonucu: Daire bu gerekçeyle temyize konu kararın; Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin, 2009 yılının Haziran(1,2), Temmuz(1,2), Ağustos(2), Eylül(1,2), Ekim(2) dönemlerine isabet eden kısmı yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine ilişkin hüküm fıkrasını bozmuş, ödeme emrinin, 2009 yılının Kasım(2) dönemine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasını onamıştır. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, bozulan hüküm fıkrası yönünden ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak amme alacağının 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması sonucu oluşan yeni vade tarihlerinin davacının şirket ortaklığı sıfatının sona erdiği 25/03/2011 tarihinden sonrasına rastladığını belirterek ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi Dava Dairesi tarafından, ısrar kararında, amme alacağının tahakkuk tarihlerinin, davacının şirket ortağı sıfatının sona erdiği 25/03/2011 tarihinden sonraki tarihlere rastlaması ve bu nedenle borçtan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü yolunda karar verilmesine karşın, davacının takibe konu amme alacaklarının tahakkuk tarihlerinde şirket ortağı olduğu ve bunların ödenmesinden sorumluluğunun bulunduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Bozma kararından önce verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, asıl borçlu şirketin kaydının 2014 yılında ticaret sicilinden silinmesi sebebiyle şirketin tekrar takibine imkân bulunmadığından, borcun tahsili amacıyla tasfiye öncesi dönemler için şirket kanuni temsilcisi veya tahakkuk tarihindeki şirket ortaklarının takibinin gerektiği ve dava konusu ödeme emri içeriği 2009 yılının Haziran(1,2), Temmuz(1,2), Ağustos(2), Eylül(1,2), Ekim(2) dönemleri amme alacaklarının tahakkuk tarihlerinin, dolayısıyla amme alacağının doğduğu zamanın, şirket ortaklığı sıfatının sona erdiği 25/03/2011 tarihinden sonrasına rastladığı, bu nedenle davacı adına düzenlenen ödeme emrinin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinden anılan dönemlere ait kamu alacaklarının tahakkuk tarihinin 2009 yılına rastladığı anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen ısrar kararında ise yapılandırma sonucu oluşan yeni vade tarihlerinin tahakkuk tarihi olduğu belirtilmiştir. Ancak, yapılandırmaya başvurulmuş olması ve buna bağlı olarak amme alacağının yeni ödeme planına bağlanmış olması, ortağın sorumluluğu bakımından, tek başına borcun niteliğini değiştiren veya borcu sona erdiren yeni bir hukuki durum olmamakla birlikte yapılandırmanın borcun ödenmemesi suretiyle iptali durumunda asıl borçlu şirkete yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Bu durumda dava konusu ödeme emri içeriği 2009 yılının Haziran(1,2), Temmuz(1,2), Ağustos(2), Eylül(1,2), Ekim(2) dönemleri hakkında diğer yönlerden yapılacak hukuka uygunluk denetimi sonucu karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Özel kanunlar uyarınca amme alacağının yapılandırılması ile vergi borcu ödeme planına bağlanmakta ve tahsil zamanaşımı kesilmektedir. Cebren tahsil ve takip işlemleri kapsamında düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrinden sonra, yapılandırma başvurusuyla kamu alacağının bir ödeme planına bağlanması durumunda, cebren tahsil ve takip süreci geldiği aşama itibarıyla durdurulacak ve ödeme planına göre kamu alacağı tahsil edilecektir. Yapılandırılan borcun ödenmemesi durumunda ise ilgili kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecek ve yapılandırma öncesindeki hukuki duruma, diğer bir deyişle, cebren tahsil ve takip sürecinde yapılandırma öncesindeki aşamaya dönülecektir. Davacı hakkında yürütülen cebren tahsil ve takip işlemlerinin geldiği aşama dikkate alındığında dava konusu ödeme emrinin içeriği amme alacakları için davacının ortağı olduğu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Ayrıca, yapılandırmaya başvurulmuş olması ve buna bağlı olarak amme alacağının yeni ödeme planına bağlanmış olması, ortağın sorumluluğu bakımından, tek başına borcun niteliğini değiştiren veya borcu sona erdiren yeni bir hukuki durum değildir. Bu durum, zamanaşımına olan etkisi dışında asıl borçluya ait amme borcunun ödenmemesi hâlinde ortağın sorumluluğunu düzenleyen kurallar gereğince borcun takibinde gelinen aşamayı değiştirmez. Bu nedenle, ilgili yapılandırma başvuruları, davacının ortak sıfatıyla sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından, dava konusu ödeme emirlerinin ısrar kararına konu kısımları hakkında davacının ortak sıfatıyla sorumluluğu, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, kamu alacağının şirketten tahsil imkânının bulunup bulunmadığı ve zamanaşımı hususları gibi diğer yönlerden hukuka uygunluk denetimi yapılarak karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE, 2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 12/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };