T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4356 Karar No : 2025/8887 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI)... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI: ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dava…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4356 E. , 2025/8887 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4356 Karar No : 2025/8887 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI)... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI: ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 07/08/2008 tarihinde paraşütle atlama hizmeti satın alarak gerçekleştirdiği atlayış sırasında iniş alanında park halindeki araca çarpması nedeniyle fiziki ve ruhsal açıdan zarara uğramış olduğu ve olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiası ile gelir ve iş gücü kaybı için 60.000,00 TL maddi ( Miktar artırımı dilekçesi sonrası geçici iş göremezlik dönemi zararı olarak 18.631,01 TL, sürekli iş göremezlik dönemi zararı olarak 1.224.314,38 TL, tedavi gideri harcamaları için 12.670,96 TL olmak üzere 1.255.616,35 TL) ile uğradığı manevi zararları için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; 07/08/2008 tarihinde davacının paraşütle atlama hizmeti satın alarak gerçekleştirdiği atlayış sırasında iniş alanında park halindeki araca çarpması nedeniyle fiziki ve ruhsal açıdan zarara uğramış olduğu, bunun üzerine ... Sulh Ceza Mahkemesinin E:.../... sayılı dosyası ile olaya karışanlar hakkında ceza davası açıldığı, yine olay nedeniyle sorumluluğu bulunduğu iddiasıyla ......Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile dava dışı gerçek ve tüzel kişiler aleyhine tazminat davası açıldığı, işbu davalar devam ederken Sulh Ceza Mahkemesi tarafından kusurun belirlenmesi için alınan raporda, davalı Kaş Belediyesinin asli kusurlu olduğu tespitine varıldığı, işbu raporun müşteki vekiline 08/08/2011 tarihinde tebliğ edildiği, bunun üzerine davacı tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı Kaş Belediye Başkanlığı aleyhine E:... sayılı dosyası ile 17/04/2013 tarihinde tazminat davası açıldığı, bu davanın ... sayılı dosya ile birleştirildiği ... karar numarası ile verilen kararın Yargıtay tarafından davalı yönüyle hizmet kusurunun idari yargının görevine girdiği gerekçesiyle bozulması üzerine ... Asliye Hukuk Makemesinin E:... K:... sayılı görevsizlik kararı verilmesi üzerine, gelir ve iş gücü kaybı karşılığında, geçici iş göremezlik dönemi zararı olarak 18.631,01 TL, sürekli iş göremezlik dönemi zararı olarak 1.224.314,38 TL, tedavi gideri harcamaları için 12.670,96 TL olmak üzere 1.255.616,35 TL (ıslah ile birlikte) maddi tazminat ile uğradığı tüm manevi zararları için 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili istemiyle davanın açıldığı, dava dosyası ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyalarının birlikte incelenmesinden, davacının olay nedeniyle geçici iş göremezlik dönem zarar, sürekli iş göremezlik dönem zararı ve tedavi zararlarına karşılık aynı istemle hem hem davalı idareler yönelik idare mahkemesinde hem de sorumluğu olduğu öne sürülen gerçek ve tüzel kişilere karşı adli yargı yerinde dava açılmış olunduğu, gerek mahkemenin işbu dava dosyasından önceki ve İstinafça bozulan E:... sayılı dosyada Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun ... tarihli, ... sayılı raporundaki belirleme olan davacının % 34 oranında iş göremezlik, 9 ay geçici iş göremezlik durumu dikkate alınarak hazırlanan 03/05/2019 tarihli rapora göre; "geçici iş göremezlik dönemi zararının; 18.631,01 TL olduğu, sürekli iş göremezlik dönemi gelirlerinin 1.224.314,38 olacağı, belgelere göre kabul edilebilir tedavi gideri toplam tutarın 12.670,96TL olduğu tespitinin yapıldığı, aynı istemle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E... sayılı dosyasında görülen davada, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun ... tarihli, ... sayılı raporundaki belirleme olan davacının % 34 oranında iş göremezlik, 9 ay geçici iş göremezlik durumu dikkate alınarak 02/09/2016 tarihli rapora göre; "geçici iş göremezlik dönemi zararının; 20.063,48 TL olduğu, sürekli iş göremezlik dönemi gelirlerinin 635.833,10 TL olacağı, belgelere göre kabul edilebilir tedavi gideri toplam tutarın 10.807,48 TL olduğu tespitinin yapıldığı, işbu dava devam etmekte iken ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla davanın ... yönünden reddine, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 10.807,48 TL tedavi gideri, 20.063,48 TL geçici iş göremezlik ve 635.833,10 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 666.704,06 TL maddi tazminatın 20.000,00 TL kısmı için dava tarihi olan 18/08/2009 tarihinden itibaren, kalan 646.704,06 TL'lik kısmı için ise ıslah tarihi, olan 02/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (..., ... Turizm ve Yatcılık A.Ş., ... Natura Turizm İnş. Tic. Ltd. Şti.) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine yönünde karar verildiği, belirtilen duruma göre ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla maddi zararları karşılanan davacıya mahkemece maddi tazminat verilmesine hukuken olanak bulunmadığı, Manevi tazminat istemi yönünden; manevi tazminat istemi olay nedeniyle yaşanan acının bir nebze dindirilmesi kapsamında olduğu, meydana gelen olayın davacıda hayatı boyunca hissedeceği eksikliklere de sebebiyet vermesi de gözönüne alınarak, talebi doğrultusunda 30.000,00 TL olarak davalı idareler tarafından ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda faiz işletilmeksizin (miktar artırımı yoluyla faiz talebinde bulunulamayacağından) davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın henüz kesinleşmediği ve kendisine ödenmiş bir tazminat bulunmadığı, yargılamanın çok uzun sürdüğü ve makul yargılama sürecinin aşıldığı, manevi tazminatın çok düşük kaldığı, idarelerin kusurunun sabit olduğu, davalı idarelerin olayla ilgili müteselsil sorumluluğu olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Kaş Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu olayın gerçekleştiği yerin 01/10/2002 tarihinde Milli Emlak'tan pazarlık usulü ile 10 yıllığına kiralandığı, yat limanı olduğu ve başka amaçla kullanılamayacağı, belediye personelinin barınağa giriş yapan tekneleri denetleme, teknelere elektrik sağlama, liman ücreti tahakkukundan sorumlu olduğu, dava konusu yere ilişkin tahsis kararı bulunmadığı, bu yeri turizm firmalarının izinsiz kullandığı, Valilik kararının da belediyelerinin izni olmadan alındığı, Kaş İlçe Sportif Turizm Kurulu'nun 21/01/2010 yılında söz konusu yeri paraşüt iniş alanı olarak belirlediği kararda temsilcilerinin bulunmadığı, ilgili mevzuata göre sorumluluklarının bulunmadığı, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'nün yaptığı tahkikat sonucu belediye görevlileri hakkında soruşturma izni vermediği, Çok Hafif Araçları İşletme Yönetmeliği'nin 11. maddesi uyarınca can güvenliği ve uçuş emniyetinin uçan kişide olduğu, sorumluluğun davacı ve mülki amir kaymakamlıkta olduğu, manevi tazminatın takdirinde davacının müterafik kusurunun değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı ve davalı belediye tarafından, savunma verilmemiştir. Diğer davalı Antalya Valiliği tarafından, Turizm Amaçlı Sportif Faaliyetler Yönetmeliği'nin 7. maddesi uyarınca parkur alanlarının Valilikçe ilan edildiği, olay tarihinde turizm acentasına, işletmeye İlçe Sportif Turizm Kurulunca yeterlilik belgesi, idarelerinde izin belgesi verilmediği belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının onanması, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 07/08/2008 tarihinde yamaç paraşütü atlama hizmeti satın alan davacı tarafından, paraşütün inişi esnasında iniş alanında park halinde bulunan araca çarparak yaralanması olayı nedeniyle davalı idarenin olaya ilişkin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla gelir ve iş gücü kaybı için 60.000,00 TL (Miktar artırımı ile birlikte geçici iş göremezlik dönemi zararı olarak 18.631,01 TL, sürekli iş göremezlik dönemi zararı olarak 1.224.314,38 TL, tedavi gideri harcamaları için 12.670,96 TL olmak üzere 1.255.616,35 TL) maddi tazminat ile uğradığı tüm manevi zararları için 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesinden; Bölge İdare Mahkemesinin İdare ve Vergi Dairelerince verilen nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, davacı ve davalının temyiz talepleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının incelenmesinden; Dosyanın, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... tarih, E:... K:... sayılı kararının birlikte incelenmesinden; İdare Mahkemesince davacının dava konusu olay nedeniyle aynı taleplerle hem adli yargıda hem de idari yargıda dava açtığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen dosyası ile davanın V. Ç. (paraşüt pilotu) yönünden reddine, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 10.807,48 TL tedavi gideri, 20.063,48 TL geçici iş göremezlik ve 635.833,10 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 666.704,06 TL maddi tazminatın 20.000,00 TL kısmı için dava tarihi olan 18/08/2009 tarihinden itibaren, kalan 646.704,06 TL'lik kısmı için ise ıslah tarihi, olan 02/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (... Doğa Sporları Merkezi, ... Turizm ve Yatcılık A.Ş., ... Natura Turizm İnş. Tic. Ltd. Şti.) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine yönünde karar verildiği belirtilerek davacının maddi tazminata ilişkin taleplerinin bu dosyadan karşılandığından davacıya maddi tazminat verilmesine hukuken olanak olmadığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine karar verildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla da istinaf istemlerinin reddine karar verildiği görülmüştür. Ancak dosyada bulunan 03/05/2019 tarihli aktüerya bilirkişisi raporuna göre; "davacının emeklilik yaşının İngiltere'deki sosyal güvenlik yasaları gereği 65 olarak hesaplamaya esas alındığı, davacının olay tarihindeki yaşına göre TRH-2010 tablosundan muhtemel bakiye yaşam süresi tespit edilerek olay olmasa idi bakiye yaşamı süresince daha az efor harcayacağı esas alınarak hesaplama yapıldığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda davacının %34 oranında sürekli iş göremezlik, 9 ay geçici iş göremezlik durumu tespit edildiği anlaşılmakla hesaplamaya esas alındığı, davacının SGK kayıtlarına göre kaza öncesi 2008/7 dönemi için 2.767,50(TL) brüt ücreti olduğu aynı dönem brüt asgari ücretin; 2.767,50/638,7 = 4,333 katı olduğu anlaşılmakla hesaplamaya esas alındığı, olay tarihinden 31/12/2019 tarihine kadar ilan edilmiş asgari ücretlerin 4,333 katı, brüt ücretlerinden sigorta primi, 2008 yılı başından itibaren yürürlüğe giren asgari geçim indirimi dikkate alınarak, gelir vergisi ve damga resmi tenzil edildikten sonraki net ücretlerin hesaplaya esas alındığı, 01/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek bakiye pasif devre sonuna kadar geçecek süre içinde davacının İngiltere vatandaşı olması nedeniyle pasif döneminde İngiltere'deki asgari ücretler üzerinden hesaplanması gerektiği, Avrupa İstatistik ofisinin internet verilerinde 2019 için 1.453,00 € asgari ücret olduğu, %30 kesinti ile net 1.473,00x0,70 = 031,10 € olduğu, 2019 Merkez Bankası kuru karşılığı 1031,10 x 6,8098 = 7.021,58 TL, 2019 yılı net asgari ücretin 7.021,58/2.020,91 = 3,47 katı hesaplamaya esas alındığı, geçici iş göremezlik iyileşme dönemi %100 maluliyet kabul edilerek hesaplandığı, sürekli iş göremezlik dönem zararları toplamı maluliyet oranı %34 ile çarpıldıktan sonra, kusur indirimi yapılmadan zarar belirlendiği, sonuç olarak İş gücü kaybının %100 olduğu geçici iş göremezlik dönemi zararının; 18.631,01 TL olduğu, sürekli iş göremezlik dönemi gelirlerinin; işlemiş dönem gelirleri 543.458,47 TL + işleyecek Aktif dönem iskontolu gelirleri 2.259.796,58 TL+ işleyecek Pasif dönem iskontolu gelirleri 797.669,60 TL olmak üzere toplam 3.600.924,65 TL ye karşılık geldiği bu tutara maluliyet oranı olan %34 oranı uygulandığında karşılık gelen zararın; 3.600.924,65 TL x 0,34 = 1.224.314,38 TL olacağı, kusur indirimi yapılmadığı, davacının kaza sonrası Akdeniz Ünv. Hastanesinde SGK kapsamında tedavi gördüğü, ancak Öğretim üyesi, yol vb. ek ödemeler yaptığı, gider belgelerini dosyaya sunduğu, sunulan belgelere göre kabul edilebilir toplam tutarın 10.657,93 TL olduğu, dosyaya sunulan market giderleri tedavi giderlerine dahil edilmediği, ancak davacının tedavinin belli bir süresinde zorunlu olarak refakat ve bakım gideri olacağı dikkate alındığında, bu sürenin yaralanmanın niteliği geçici iş göremezlik süresi 9 ay dikkate alındığında 4 aydan aşağı olmayacağı buna göre 4 aylık süre için net asgari ücretler esas alınarak refakat ve bakım gideri hesaplandığı, tedavi ve sair giderler toplamının 10.657,93+2.013,03 12.670,96 TL olacağı" sonuç ve kanaatinin bildirildiği, İdare Mahkemesi bilirkişi raporunda davacının olay nedeniyle tüm zararlarının hesaplandığı anlaşılmıştır. Dava konusu olayda olduğu gibi, davacının uğradığı zarar tek olsa da olaya sebebiyet veren etkenlerin birden fazla olduğu ve farklı yargı kollarını ilgilendirdiği olayların söz konusu olabileceği; bu durumda önemli olanın tek başına adli yargıda tazminata hükmedilmesi değil, adli yargıda hükmedilen tazminatın idari yargıda incelenen tazminatı da kapsayıp kapsamadığının tespiti olmalıdır. Yani, yukarıda da ayrıntıları belirtildiği üzere, dosyamızda bulunan aktüerya hesabı davacının tüm zararlarına yönelik olup 1.255.626,35 TL olarak hesaplandığı halde adli yargıda paraşüt pilotu hakkındaki talebin reddi ile Turizm şirketleri ve iniş alanına park eden aracın sahibi şirkete yönelik maddi tazminat tutarının 666.704,06 TL olarak hesaplandığı, bu durumda idari yargıda görülen hizmet kusuruna yönelik tazminat tutarının bu hesaplamada yer almadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, adli yargıda verilen kararın henüz kesinleşmediği ve davacıya ödeme yapılmadığı da davacı beyanları ve UYAP kayıtlarından anlaşılmıştır. Bu durumda, mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde davacının idari yargı kolu hizmet kusuru açısından maddi tazminatının belirlenmesi gerekmektedir. Bu halde, davacının maddi tazminat talebinin reddine ilişkin idare mahkemesi kararının istinaf isteminin reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; a) Dava konusu maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA, oybirliği ile b) Dava konusu manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, oyçokluğu ile 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 21/11/2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: Uyuşmazlıkta, davacının 23/07/2015 tarihinde Mahkeme kaydına giren dava dilekçesinde, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de herhangi bir yasal faiz isteminde bulunulmadığı; 22/05/2019 tarihinde Mahkeme kaydına giren miktar artırım dilekçesiyle 90.000,00 TL'lık tazminat miktarının 1.255.616,35 TL'ye yükseltildiği, ayrıca miktar artırım dilekçesinde dava dilekçesinde talep edilmeyen yasal faizin, tazminat miktarına dava tarihinden itibaren temerrüt faiz işletilmesi şeklinde talep edildiği görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Tebligat ve cevap verme'' başlıklı 16. maddesinde, ''(1) Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur. (2) Davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının vereceği ikinci savunma da davacıya tebliğ edilir. Buna karşı davacı cevap veremez. Ancak, davalının ikinci savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu, davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa, davacıya cevap vermesi için bir süre verilir. (3) Taraflar, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilirler. Bu süre, ancak haklı sebeplerin bulunması halinde, taraflardan birinin isteği üzerine görevli mahkeme kararı ile otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. Sürenin geçmesinden sonra yapılan uzatma talepleri kabul edilmez. (4) Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. (Ek cümle: 11/4/2013-6459/4 md.) Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." hükmüne, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 131. maddesinde, "Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur. İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasının birinci cümlesindeki hüküm, yerleşik idari yargı kararlarında iddianın ve savunmanın genişletilmesi/değiştirilmesi yasağının dayanağı olarak kabul edilmektedir. Bu hususun tek istisnası ise; tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen; ''Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.'' hükmüdür. 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde, "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir. Anılan düzenleme ile birlikte, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar bir defaya mahsus artırılmasına imkân tanınmış olup miktar artırım yolu ile faiz talep edilebilmesini ise engelleyen bir düzenlemeye ise yer verilmemiştir. Öte yandan Borçlar Kanunu'nun yukarıda belirtilen ilgili maddesinde faizin asıl alacağın fer'i olduğu hüküm altına alınmış olup asıl alacak için açılan davanın dilekçesinde faiz istenmemiş olsa dahi miktar artırımı ile birlikte faiz talep edilmesinde hukuki bir engelin bulunmadığı açıktır. Kaldı ki faiz hakkından açıkça vazgeçilmedikçe ve asıl borç tediye ile veya sair bir surette sakıt olmadıkça fer'i bir hak olan faizin yeni bir dava ile istenebileceği süregelen Danıştay uygulamasında da kabul edilmektedir. Yukarıda izah edildiği üzere idari yargıda ıslah müessesesi 30/04/2013 tarihinden itibaren getirilmiş olduğundan ayrı bir dava ile istenebilen faizin usul ekonomisi gereği artık miktar artırım dilekçesi ile istenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının, dava dilekçesinde talep etmemiş olsa dahi, miktar artırım dilekçesinde gündeme getirdiği faiz talebinin, "taleple bağlılık" kuralının istisnası olan miktar artırımı kapsamında değerlendirilmesi ve temyize konu kararın manevi tazminata faiz işletilmemesine yönelik bu kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşüncesiyle manevi tazminata ilişkin kısmın onanması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };