10. Hukuk Dairesi 2025/10562 E. , 2026/661 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2517 E., 2025/884 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/95 E., 2022/563 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan r…
10. Hukuk Dairesi 2025/10562 E. , 2026/661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2517 E., 2025/884 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/95 E., 2022/563 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirket nezdinde çalışırken Ocak 2020 tarihinde kaza geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının bir kusurunun bulunmadığını, işverenin asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının Ocak 2020 tarihinde trans palet çekerken işyerinde tadilat olması sebebi ile trans paletin ayağının yerlerdeki molozlara takılması sureti ile ayağının dönmesi sonucu kaza meydana geldiğini, bu kaza sonucu ayağının ön çapraz bağlarında kopmaların olması sebebiyle ameliyat olduğunu ve gerek maddi gerek manevi sıkıntılar yaşadığını, yapılan tedavi sonucu aradan yaklaşık 1 yıl geçmemiş olmasına rağmen davacının bu kere davalıya ait aynı işyerinde yine trans palet çekerken daha önce temizlik yapılmış olması ve temizlik sonrası herhangi bir önlem ve uyarıcı levha olmaması sebebiyle ayağının kayması sonucu ön çapraz bağlarında kopma meydana geldiğini ve sol ayağında %14 engel durumu oluştuğunu ve ömür boyu sekerek yürümeye mahkum kaldığını, işverenin tam kusurlu olduğunu, davalı işverenin iş kazasını engellemek için gerekli önlem ve tedbirleri almadığını, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından %14 engellilik sağlık kurulu raporu düzenlendiğini, davacıya atfedilebilecek hiçbir kusurunun bulunmadığını, iş kazası nedeni ile iş görme gücünü kaybeden davacının hayatını devam ettirebilmek için sıkıntılar yaşadığını, sağlıklı bir şekilde hayatına devam etmekte iken bir anda meydana gelen kaza sonucu ortaya çıkan hasar sebebi ile işini yapamadığını, maddi zarara uğradığını, henüz 26 yaşında olan davacının başkalarının yardımına muhtaç hale geldiğini ileri sürerek, 03.04.20 20... .02.2021 tarihlerinde davacının geçirmiş olduğu kazaların iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce Kuruma başvuru şartı gerektiğini, davacının işveren nezdinde yaptığı görevinin ağır ve tehlikeli iş statüsünde olmadığından davacının ağır işlerde çalıştırıldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, iş kazası olarak nitelendirilebilecek herhangi bir olayın mevcut olmadığını, davacının iddia ettiği olaya ilişkin amirlerinin ve işyerinin böyle bir olayın varlığına ilişkin bilgisinin bulunmadığını, işverenin bütün işçilerine iş güvenliği eğitimi verdiğini, iş kazası gerçekleştiği kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının ağır kusurlu olduğundan işverenliğin sorumlu tutulabilmesi için gereken illiyet bağının kesildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili aşamalardaki beyanlarında davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, hastane evrakı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hastane kayıtlarının 14.01.2020 tarihinde başladığı, iş kazası iddiasının 03.04.2020 tarihinde olduğu aynı zamanda talebi ile çelişir mahiyette 2020 Ocak ayında iş kazası geçirdiğini iddia ettiği, 18.02.2020 tarihinde ameliyat olduğu, 03.04.2020 tarihinde yine ameliyat olduğu, davacının söz konusu rahatsızlığı iş yerinde çalışırken mi yaptığının ya da bu rahatsızlığı varken çalışırken ağrılarının tekrardan nüksettiğinin ispat edilemediği, benzer şekilde ikinci iş kazası iddiasının 06.02.2021 tarihinde olduğu aynı zamanda talebi ile çelişir mahiyette 2021 Ocak ayında iş kazası geçirdiğini iddia ettiği, 06.02.2021 tarihinde Covid-Acil biriminde kaydının olduğu, yine aynı gün ortopedi servisinde muayene kaydının olduğu, bu olaylardan önce tomografi kayıtlarının olduğu, yine iddia edilen ikinci iş kazası olayında da davacının söz konusu rahatsızlığı iş yerinde çalışırken mi yaptığının ya da bu rahatsızlığı varken çalışırken ağrılarının tekrardan nüksettiğinin ispat edilemediği gerekçeleriyle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesindeki iş kazası tanımı kapsamında sayılan şartların oluşmadığı kanaatine varılarak, davanın reddi ile 03.04.20 20... .02.2021 tarihinde yaşanan olayların iş kazası olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, tanık beyanları ve dosya kapsamındaki diğer delillerle davacının geçirmiş olduğu kazaların iş kazası olduğunun sabit olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olup Kanunun 13. maddesinde iş kazası; "a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c)Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d)Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır." şeklinde belirlenmiştir. Olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Bu yönde, 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar: a)Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması, b)İşin işverene ait yerde yapılması, c)Kanunda açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir. 2.İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümde yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle gidilmiştir. 3.Somut olayda, davacının dava dilekçesinde davanın konusunu Ocak 2020 ve Ocak 2021 tarihlerinde geçirdiği kazaların iş kazası olduğunun tespiti talebi şeklinde belirlediği, dilekçe içeriğinde geçirdiği ameliyatlar ve gördüğü tedavi süreçlerinin açıklandığı, netice-i talep kısmında ise izah edilen nedenlerden dolayı 03.04.20 20... .02.2021 tarihlerinde geçirdiği kazaların iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istediği, dava dilekçesinin bütününe bakıldığında davacının geçirdiği iş kazası tarihleri arasında çelişkiler bulunduğu, hangi tarihte kaza geçirdiği ve tespitini talep ettiğinin anlaşılamadığı, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası tarihi zararlandırıcı sigorta olayının meydana geldiği tarih olduğundan, şu halde Mahkemece yapılacak iş; dava dilekçesindeki kaza tarihleri arasındaki çelişki davacı taraftan sorulmak suretiyle açıklattırılmalı, çelişkiler giderilmeli, kaza tarihleri tam olarak belirlendikten sonra, işin esası yönünden dosya kapsamındaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle yapılacak yargılama ile oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.