10. Hukuk Dairesi 2025/12564 E. , 2026/575 K. "" MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/446 E., 2025/583 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI: 2022/36 E., 2024/431 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafın…
10. Hukuk Dairesi 2025/12564 E. , 2026/575 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/446 E., 2025/583 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI: 2022/36 E., 2024/431 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ....'ye ait ...Satış Mağazası adlı işyerinde 01.05.1997 tarihinden itibaren, kesintisiz ve sürekli olarak 15.01.2009 tarihine kadar çalıştığını, davacı aralıksız olarak çalışmasına rağmen her nasılsa bazı yıllarda müvekkilin kısmen çalıştığı, bazı yıllarda ise hiç çalışmadığı gibi bir beyan veren davalı işveren diğer davalı SSK'ya yanlış ve gerçek dışı beyan vererek davacının sigortalılık kayıtlarının eksik görünmesine neden olduğunu, diğer davalı SSK (şuan davalı ...) ise denetim görevini yerine getirmeyip davacının hizmetlerinin ve ücretlerinin eksik bildirilmesinde payı olduğunu, davacının işten ayrıldıktan sonra ... İş Mahkemesi 2009/60 Esas sayılı dava dosyası haklarını aramak için dava açtığını, açılan davada sigorta kayıtlarının eksik olduğunu öğrendiğini, belirtilen dava dosyası 2012/193 Karar sayısı ile karara çıkıp, temyiz edilmiş olup halen Yargıtay incelemesinin devam ettiğini, davacı kayıtlarında yapmış olduğu incelemede; 1999 yılının tamamında çalıştığı halde 75 gün hizmetlerinin eksik gösterildiğini, 2002 yılının tamamında çalıştığı halde 240 gün hizmetlerinin eksik gösterildiğini, 2003 yılının tamamında çalıştığı halde 360 gün hizmetlerinin eksik gösterildiğini, 2004 yılının tamamında çalıştığı halde 360 gün hizmetlerinin eksik gösterildiğini, 2005 yılının tamamında çalıştığı halde 360 gün hizmetlerinin eksik gösterildiğini, 2006 yılının tamamında çalıştığı halde 119 gün hizmetlerinin eksik gösterildiğini, 2007 yılının tamamında çalıştığı halde 30 gün hizmetlerinin eksik gösterildiğini öğrendiğini, halbuki hizmetlerinin eksik gösterildiği dönemlerde dahi davalı şirkete ait işyerinde sürekli olarak ve asgari ücretin yaklaşık 10 katı civarında bir gelir ile çalışmaya devam ettiğini, çalışmış olduğu dönemlerde aldığı ortalama aylık ücret ile en son aldığı aylık net ücreti 2009 yılı Ocak ayı itibarıyla 2.500-3.000 £ (Euro)=3.250-3.900 $ (USD) dolar karşılığı Türk Lirası (5.200-6200 TL) olup asgari ücretin yaklaşık 10 katı olduğunu, bu nedenle davacının çalıştığı dönemlerde sigortalılığının gösterilmiş olduğu dönemlerde ile ücreti asgari ücret seviyesinde gerçeğe aykırı olarak gösterildiğinden dolayı çalıştığı ücretine ilişkin tespitin, kayıtlarda SGK'lı olarak gösterilen dönemler için de yapılmasını talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesi özetle; davacı yan müvekkil işyerinde belirtilen dönem içerisinde sürekli ve kesintisiz çalışmadığını, davacı yan işyerinde yılın belli aylarında çalıştığını, sigorta kayıtlarında da görüldüğü ve davalı işyerinde turizm sektörüne bağlı olarak yapılan işi niteliği gereği dönemsel (sezonluk) çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının 2009 yılında kendi isteğiyle başka rakip bir firma ile anlaşarak işten ayrıldığını, bu döneme kadar yaptığı dönemsel çalışmalar karşılığı ödemeleri ve sigortasının da yapıldığını, davalı şirketin ücret ödemesinin asgari brüt ücret olduğunu ayrıca yönetici bazında olanların 1500-1800 TL brüt ücret aldıklarını, ancak yönetici bazında olmayanların asgari ücret aldığını, yani davacının da iddia ettiği gibi fahiş bir miktarda ücret ödenmesinin söz konusu olmadığını, söz konusu işyerinde davacının dönemsel çalışmalarını birkaç sene yapmış olup, bu kadar süre içerisinde de herhangi bir itirazı olmadan çalışmasına devam ettiğini, çalışan işçilere verilen bordrolarda da bu durumun açıkça belli olduğunu ve davacının buna ilişkin bir itirazı şerhinin de söz konusu olmadığını, bu davanın Mahkemenin 2009/60 Esas sayılı dava dosyası ile organik bağı bulunması, bu dosyanın halen Yargıtayda bulunması sebebi ile bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.05.1997 tarihinde ... sicil numaralı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde diğer davalı adına işlem gören "... Tic. ve San. A.Ş." adına kayıtlı olan işyerinde çalışmaya başladığı 31.12.2001 tarihinde bu işyerinden ayrıldığını, 07.02.2006 tarihinde ... sicil numaralı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde ".... San. ve Tic. Ltd. Şti." adına kayıtlı olan işyerinde çalışmaya başladığı 08.02.2006 tarihinde işten ayrıldığını, 02.03.2006 tarihinde ... sicil numaralı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde diğer davalı adına işlem gören "... Tic. ve San. A.Ş." adına kayıtlı olan işyerinde çalışmaya başladığı 20.01.2009 tarihinde işten ayrıldığının kayden tespit edildiğini, davacı diğer davalı 01.11.2006 tarihinde verdiği dilekçede 2006/11- 12... /01, 02... aylarda ücretsiz izne ayrılmak istediğinden diğer davalı işveren 2006/ 11... gün- 2006/ 12... gün -2007/ 01... gün olmak üzere SGK'ya davacının ücretsiz izne ayrıldığını gösterir eksik gün bildirim formu düzenlendiğini, davacının 2006 yılından önceki süreye ilişkin hizmet tespiti talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini, SGK aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Kurumun söz konusu davada "davalı" sıfatı ile yer almasından bahisle yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak Mahkemece yapılan bu hatalı değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığını, davalı Kuruma "fer'i müdahil" sıfatı veren 7036 sayılı Kanun'un hükme esas teşkil etmesinin gerekeceğini, Mahkemece davalı Kuruma yükletilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin ödenmesinin fer'i müdahil olduğu gerekçesi ile kabulünün mümkün olmadığını ve söz konusu davanın reddinin gerektiğini, usul ve yasaya aykırı ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, SGK tarafından belirlenen eksik işçilik prim oranına itiraza ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.