2. Hukuk Dairesi 2025/8464 E. , 2025/11498 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/911 E., 2025/1129 K. DAVA TÜRÜ : Çocukla Geçici Kişisel İlişki Kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/140 E., 2024/276 K. Taraflar arasındaki geçici kişisel ilişki kurulması davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı …
2. Hukuk Dairesi 2025/8464 E. , 2025/11498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/911 E., 2025/1129 K. DAVA TÜRÜ : Çocukla Geçici Kişisel İlişki Kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/140 E., 2024/276 K. Taraflar arasındaki geçici kişisel ilişki kurulması davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından kişisel ilişkinin süresi yönünden; davalı vekili tarafından ise kabul edilen dava ve düzenlenen kişisel ilişki ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Tarafların kişisel ilişkinin süresi yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı ve anne ve babalık duygusunun tatmini ve infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Çocuk ile ana ve babası, düzenli kişisel ilişki elde etme ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir. Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Çocuk ile babası arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı taktirde güven duygusunun oluşamayacağı açıktır. Çocukların babası ile yatılı kişisel ilişki kurulmasına engel somut bir olgu veya iddia bulunmamaktadır. Çocuklarla baba arasında tesis edilen kişisel ilişki süresi, babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocukların da baba sevgi ve şefkatini tatmasına da yeterli değildir. Bir diğer yönden kişisel ilişkinin her hafta sonu düzenlenmesi anneyi tüm hafta sonları eve bağımlı hale getirecek ve velayet görevini gereği gibi yerine getirmesine engel olacaktır. Açıklanan nedenlerle baba ile çocuklar arasında babalık duygularını tatmine elverişli, çocuğun da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli olacak annenin velâyet görevini yapmasına da engel olmayacak şekilde daha uygun süreli ve yatılı olacak şekilde kişisel ilişki düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin kişisel ilişki süresine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzenlenen kişisel ilişki süresi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafda belirtildiği üzere düzenlenen kişisel ilişki süresi yönünden BOZULMASINA, 3.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.