8. Ceza Dairesi 2025/10833 E. , 2025/11209 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1746 E., 2025/1846 K. SUÇLAR : Cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme n…
8. Ceza Dairesi 2025/10833 E. , 2025/11209 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1746 E., 2025/1846 K. SUÇLAR : Cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilirinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2025 tarihli ve 2022/385Esas, 2025/152 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel istismar suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1. maddesinin 2. ve 3. cümleleri, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesinin 03.07.2025 tarihli ve 2025/1746 Esas, 2025/1846 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdur vekili, katılan ... vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın suçun icrai hareketlerine başladığı, müştekinin müdahalesi ile eylemlerine son verdiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs suçunu işlediği, atılı suçtan cezalandırılması gerektiği ve lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, lehe hükümlerin uygulanması gerektiği, haksız ve hukuka aykırı karar verildiği, müşteki ve sanığın yüzleştirilmediği, yeterli delil bulunmadığı, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiği, tüm giderlerin sanığa yükletilmesinin hatalı olduğu, olay mahalinde keşif yapılması gerektiği, ortak velayet durumu söz konusu ise müşteki babanın mahkeme huzurunda dinlenmemesinin bozmayı gerektirdiğine ilişkindir. 3. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Katılan mağdure ve annesinin beyanlarına istinaden kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık hakkında cinsel istismar suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında bu suç yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Dava konusu olay, katılan ... ile aynı apartmanda oturan sanığın olay günü katılan mağduru yanına çağırarak babası ve annesinin nerede olduğunu sorduğu, mağdurun da cevap verdiği, ardından mağdurun kolundan tutarak dudağından öptüğü, eline 4,00 TL bozuk para verdiği, sonrasında mağduru kolundan çekerek merdiven boşluğuna götürmeye çalıştığı esnada mağdurun annesi katılan ...'in bağırması üzerine kaçarak uzaklaştığı, olay tarihinde 9 yaşında olan mağdurun sarkıntılık düzeyinde kalacak şekilde dudağından öperek ve sonrasında kolundan tutup merdiven boşluğuna götürmeye çalışarak kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Aynı davada yargılandığı cinsel istismar suçundan mahkumiyet kararı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilen sanık hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmadığı bu nedenle sanık lehine beraat ettiği suç açısından ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. Ancak; sanığın, olay tarihinde 12 yaşından küçük olan mağduru, kolundan tutarak dudağından öptüğü, sonrasında mağduru kolundan çekerek merdiven boşluğuna götürmeye çalıştığ, mağdurun annesinin bağırması üzerine oradan uzaklaştığı, bu sebeple eylemin tamamlanamadığı, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41. maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince ...'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden bozma gerekçesine göre yargılamanın devam ettiği, henüz neticelenmediği vekalet ücretine hak kazanmanın söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. III. KARAR A. Katılan Bakanlık Vekilinin Vekalet Ücretine Dair Temyiz İstemi Yönünden Katılan bakanlık lehine vekalet ücreti verilemeyeceği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin vekalet ücreti yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Cinsel İstismar Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 03.07.2025 tarihli ve 2025/1746 Esas, 2025/1846 Karar sayılı kararı ile cinsel istismar suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, C. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısı ve vekalet ücretine dair temyiz sebebi hariç katılan bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 03.07.2025 tarihli ve 2025/1746 Esas, 2025/1846 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI GÖRÜŞ Cinsel istismar suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı ve kişinin vücudunun suçun maddi konusu olması nedeniyle mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; Sanığın, olay tarihinde 12 yaşından küçük olan mağduru, kolundan tutarak dudağından öptüğü, sonrasında mağduru kolundan çekerek merdiven boşluğuna götürmeye çalıştığı esnada mağdurun annesinin bağırması üzerine oradan uzaklaştığı olaya ilişin sanığın mağdureye yönelik gerçekleştirdiği cinsel istismar eylemi dışında mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketin bulunmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı, gerekçesiyle hükmün onanması yerine sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 23.12.2025