1. Ceza Dairesi 2026/362 E. , 2026/1541 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/269 E., 2025/300 K. SUÇ : Kasten öldürme KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/1640 Esas, 2023/1630 Karar sayılı kararının temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.05.2025 tarih ve 2024/99 Esas, 2025/4320 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen …
1. Ceza Dairesi 2026/362 E. , 2026/1541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/269 E., 2025/300 K. SUÇ : Kasten öldürme KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/1640 Esas, 2023/1630 Karar sayılı kararının temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.05.2025 tarih ve 2024/99 Esas, 2025/4320 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/1640 Esas, 2023/1630 Karar sayılı kararının Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılanlar vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.05.2025 tarih ve 2024/99 Esas, 2025/4320 Karar sayılı ilâmı ile özetle; sanık hakkında makul oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2025 tarihli ve 2025/269 Esas, 2025/300 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında; a) Maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; suçun tasarlanarak işlendiğine, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tasarlama olduğuna, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 3.Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; tasarlama olduğuna, gerekçenin yetersiz olduğuna, haksız tahrik ile takdiri indirimin uygulanmaması, ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Dosya kapsamına göre; sanık ile maktul ...'nin 16.09.2007 tarihinde evlendikleri, müşterek 3 çocuklarının olduğu, maktul ... ile maktul ...'ın 2020 yılında aynı pastanede çalışmaya başladıkları, bir süre sonra aralarında duygusal ve cinsel boyutta ilişki olduğu, sanığın bu ilişkiyi öğrenmesi üzerine sanık ile maktul ...'nin 09.10.2020 tarihinde resmi olarak boşandıkları, maktul ...'nin evlilik birliği içinde sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak maktul ... ile birçok kez cinsel ilişkiye girmek suretiyle sanığı aldattığı ve bu nedenle sanığın evliliğini sona erdirmek zorunda kaldığı, bu durumun sanıkta yarattığı şiddetli elem ve öfke nedeniyle olay günü birlikte arabaya bindiğini gördüğü maktullerin aracına binerek onlarla tartıştığı ve silahını çıkararak maktullere ateş ettiği, maktullerin vurularak hayatlarını kaybettikleri olayda, maktullerden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında, haksız tahrik nedeniyle 12... yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi ile yapılan uygulama sırasında makul oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ceza verilmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunarak; mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2025 tarihli ve 2025/269 Esas, 2025/300 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.05.2025 tarihli ve 2024/99 Esas, 2025/4320 Karar sayılı bozma kararının, oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile; sanık hakkında maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1. maddeleri uyarınca 25 yıl, maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın istinafı üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi; sanık hakkında istinaf başvurularının yargılama gideri yönünden düzeltilerek esastan reddine dair karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairemizin çoğunluk görüşü ile sanık hakkında maktullere yönelik kasten öldürme suçundan makul oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği belirtilerek Bozma kararı verilmiştir. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2025 tarihli ve 2025/269 Esas, 2025/300 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1. maddeleri uyarınca 25 yıl, maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Direnme kararının Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılanlar vekili ve katılan Kurum vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairemizin çoğunluk görüşü ile Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiş, bozma kararının düzeltilmesine yer olmadığına ve dava dosyasının Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının doğru olduğunu ve bozma ilamının kaldırılması gerektiğini düşündüğümüzden, bozma kararının düzeltilmesine yer olmadığına karar veren sayın çoğunluk görüşüne, aşağıda belirtilen gerekçelerle muhalifiz. Şöyle ki; Dosya kapsamına göre; sanık ile maktul ...'nin 16.09.2007 tarihinde evlendikleri, müşterek 3 çocuklarının olduğu, maktul ... ile maktul ...'ın 2020 yılında aynı pastanede çalışmaya başladıkları, bir süre sonra aralarında duygusal ve cinsel boyutta ilişki olduğu, sanığın bu ilişkiyi öğrenmesi üzerine sanık ile maktul ...'nin 09.10.2020 tarihinde resmi olarak boşandıkları, ancak bu durumu gizledikleri ve aynı evde kalmaya devam ettikleri, bir süre sonra sanık ile maktul ...'nin tekrardan karı koca hayatı yaşamaya başladıkları, bu sırada maktul ...'nin maktul ... ile de görüşmeye devam ettiği ve bu durumun sanık tarafından bilindiği ve kabullenildiği, olay günü maktul ...'ın aracı ile maktul ...'yi ikametinden almaya geldiği, maktul ...'nin ön yolcu koltuğuna bindiği sırada sanığın da arka koltuğa bindiği, araç ile sakin bir yer olan olay yerine gittikleri, aracın içerisinde maktul ... ile sanığın tartıştığı, maktul ...'ın sanığa çocukları neden vermiyorsun diyerek küfür ettiği, sanığın erkekliğine laf ettiği, bunun üzerine sanığın silahını çıkararak maktullere ateş ettiği, maktullerin vurularak hayatlarını kaybettikleri olayda; sanık ile maktul ...'nin resmi olarak boşandıkları ve aralarında sadakat yükümlülüğünün kalmadığı, sanığın maktuller arasındaki ilişkinin devam ettiğini bildiği, bu durumu kabullendiği, maktul ...'ye yönelen eylemini haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında işlemediği anlaşıldığından, sanık hakkında maktul ...'ye yönelen kasten öldürme suçundan haksız tahrik hükmünün uygulanmamasının isabetli olduğu, olay günü sanık ile maktul ... arasında yaşanan tartışmada, maktul ...'tan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında sanık hakkında maktul ...'a yönelen kasten öldürme suçundan asgari hadden haksız tahrik indirimi uygulanması suretiyle 18 yıl hapis cezasına hükmolunmasının isabetli olduğu kanaatindeyiz. Sonuç olarak; sanık hakkında maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan haksız tahrik indirimi uygulanmaksızın 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 62/1. maddeleri uyarınca 25 yıl, maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan asgari hadden haksız tahrik indirimi uygulanarak 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararların doğru olduğunu ve bozma ilamının kaldırılması gerektiğini düşündüğümüzden, bozma kararının düzeltilmesine yer olmadığına karar veren sayın çoğunluk kararına muhalifiz.