11. Ceza Dairesi 2026/252 E. , 2026/1896 K. "" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/5541 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığını…
11. Ceza Dairesi 2026/252 E. , 2026/1896 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/5541 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2025 tarihli ve 2023/230596 Soruşturma, 2025/52673 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.09.2025 tarihli ve 2025/5541 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 05.09.2025’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.12.2025 tarihli ve 2025/39688 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/151925 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/151925 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'nun vekili aracılığıyla yapmış olduğu şikayetinde özetle, (müteveffa) ...’un yetkilisi olduğu... Evden Eve Uluslararası Taşımacılık ve Ticaret Limited Şirketi ile bir takım kişisel eşyalarının ve ev eşyasının Kanada’ya gönderilmesi hususunda anlaştıklarını, şirket çalışanı ... isimli kişi ile taşıma süreci ve prosedürler hakkında 05...57 numaralı hat üzerinden görüştüğünü, şahsın gümrük işlemleri için... Gümrük Müşavirliği’ne vekâlet verdiğini, şirketin eşyalarını... isimli personel aracılığı ile evden teslim aldığını, ancak eşyalarının İstanbul’da bir depoya bırakıldığını ve Kanada’ya gönderilmediğini, bu taşıma işi için toplamda 3.200 ABD Doları ödeme yaptığını ancak sonrasında şirket yetkililerine de ulaşamadığını beyan ederek şikâyetçi olunması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca inceleme konusu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği anlaşılmış ise de; Müşteki vekilinin kanun yararına bozma istemini içerir dilekçesinde, şüphelilerin alınan ifadelerinde kolilerin (eşyanın) Kanada'ya nakli için konteynere yüklendiği, gümrükçüye belgelerin verildiği, ancak gümrükçünün bu belgelerle gümrük çıkışı yapılamaz demesi üzerine eşyaların konteynerden indirildiğini, bu itibarla da nakliyenin yapılamamasında kusur ve sorumluluklarının olmadığını savunmuş iseler de; ilgili Gümrük firması çalışanı ...'nin alınan ifadesinde... Gümrük Müşavirlik Danışmanlık Şirketinde 8 yıldır çalıştığını, ...Evdeneve Uluslararası Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi”nin kendilerine ait örnek vekaletnameyi nasıl elde ettiklerini bilmediğini, şikayete konu eşyalar için gümrük beyannamesi düzenlenmediğini, şikayete konu olay ile kendisinin ve çalıştığı şirketin hiç bir ilgisinin olmadığını belirttiği, öte yandan şüphelilerin eylemlerinin güveni kötüye kullanma değil dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu, zira şüphelilerin vefat eden annelerinin yetkilisi olduğu “...Evdeneve Uluslararası Taşımacılık Ticaret Limited Şirketinin" adını ve unvanını hukuki hiç bir yetkileri olmadığı halde kullanmak suretiyle uluslararası nakliye işi yaptıklarını İnternet ortamında ilan etmek suretiyle hile yaparak müştekiyi aldattıklarını, teslim aldıkları sekiz koli eşyayı Kanada'ya göndermediklerini, Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma açıp ifadelerini alması üzerine eşyaları on ay sonra iade ettiklerini ancak 3200 ABD dolarını iade etmeyerek haksız ve hukuka aykırı olarak 3200 ABD doları yarar sağladıklarını belirterek anılan karar aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu nazara alındığında, Somut olayda, ...Evdeneve Uluslararası Taşımacılık Ticaret Limited Şirketinin ve adı geçen şüphelilerin bahse konu taşımacılık işini yapmaya yetkilerinin olup olmadığının tespitine ilişkin olarak anılan firmanın Ana Sözleşmesi, ortaklık yapısı, temsil ve ilzamına ilişkin ticaret sicil belgelerinin temin edilmesi, anılan taşıma işi ile ilgili gümrük işleri yapan... Gümrük Müşavirliği Danışmanlık Limited Şirketine vekalet verildiği belirtilmesine karşın anılan firma çalışanı (...) tarafından bu hususun inkar edilmesi karşısında, bahse konu firmaların birlikte çalışıp çalışmadığının araştırılarak varsa buna ilişkin belgelerin birer suretinin dosyaya getirtilmesi, yine bahse konu taşıma işi ile ilgili gümrük idaresine herhangi bir bildirim yapılıp yapılmadığı hususu ilgili idareden sorularak varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin de temin edilmesi, şüpheliler hakkında benzer konularla ilgili soruşturma/kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak buna ilişkin evrakın da temin edilmesini müteakip, yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin internet adresinden ulaştığı ...Evdeneve Uluslararası Taşımacılık Ticaret Limited Şirketine ait olduğu belirtilen telefon numarasını arayarak ev eşyasının Kanada'ya nakliyesi için görüştüğünün, anlaşmaya varılması üzerine sözleşme imzalandığının,... Gümrük Müşavirliği Danışmanlık Limited Şirketine vekalet verdiğinin, taşıma ücreti olarak kararlaştırılan 3.200 USD karşılığı Türk Lirasının, şüphelilerden ...'ın hesabına yatırıldığının, bununla birlikte; eşyaların belirten yere gönderilmediğinin, verilen paranın da iade edilmediğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelilerden ...'un alınan ifadesinde; şirketin yetkilisi olduğunu, şikayetçi ile nakliye hususunda anlaşıldığını ancak evraklar gümrüğe iletildiğinde, şikayetçinin eski nişanlısının Kanada vatandaşı olması ve geçici Türk kimliğinin kısa süre önce iptal edilmesi nedeniyle çıkış yapamayacaklarından eşyaların depoya kaldırıldığını beyan ettiği, gümrük müşavirliği yetkilisi ...'nin alınan ifadesinde; herhangi bir gümrük beyannamesi düzenlemediklerini, ...firmasının kendi şirketlerine ait örnek vekaletnameyi nasıl elde ettiğini bilmediğini söylediği, paranın gönderildiği hesap sahibi olan şüpheli ...'ın ifadesinde; ...'un akrabası olduğunu, hesabını bu şüphelinin kullandığını, şirketle ilgisinin bulunmadığını belirttiği, buna mukabil şikayetçi ile düzenlenen sözleşmede muhasebe müdürü olarak göründüğü, yine ...'ın hesabından para havalesi yapılan ...ın da ifadesine başvurulmadığının anlaşılması karşısında; ticaret sicil kayıtlarının celbi ile şirketin kurulduğu tarihten itibaren tüm yetkili ve ortaklarının tespit edilmesi, yurt dışı taşımacılığı yapıp yapmadıklarına ilişkin kolluk araştırması yapılması, buna ilişkin belgelerin temin edilmesi, bahse konu gümrük müşavirliği ile çalışıp çalışmadıklarının, gümrüğe herhangi bir bildirimde bulunup bulunmadıklarının, şüpheli ...'un savunmasında belirttiği hususun nakliyeye engel olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde tespit edilmesi, şikayetçi ile yapılan sözleşme aslının teminine çalışılarak şirket adına atılan imzanın kime ait olduğunun belirlenmesi, ...ın ifadesine başvurulması, sonucuna göre suç vasfının ve şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.09.2025 tarihli ve 2025/5541 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.