5. Hukuk Dairesi 2025/13277 E. , 2026/3832 K. "" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/640 Esas, 2025/1147 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/96 Esas, 2025/59 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini …
5. Hukuk Dairesi 2025/13277 E. , 2026/3832 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/640 Esas, 2025/1147 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/96 Esas, 2025/59 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bitlis ili, ..., ... Mahallesi 7 22... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın reddine, mümkün olmaması halinde gerçek bedel tespininin yapılmasına ve belirlenen bedelin müvekkile ödenmesine, taşınmazın arta kalan kısmının da kamulaştırılmasına, aksi halde hesaplanacak değer kaybının tazminine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, İlk Derece Mahkemesi kararında terkine ilişkin fen raporuna istinaden tespit yapıldığı hususunun hüküm fıkrasında belirtilmediğini, hükmedilen bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesine yönelik kararın hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinden 4 ay sonrasındaki tarihin belirlenmesi gerektiğini, fazla yatırılan bedelin miktarının hatalı tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, karşılaştırma tablosundaki hesaplamaların hatalı yapıldığını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmaza çok yakın olması ve emlak vergi değerlerinin de aynı olmasına rağmen dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 2,67 kat daha değerli olmasının anlaşılamadığını ileri sürmüştür. 2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazın konumu, yeri ve gelişen şehir yapısı içerisinde önemli bir konumda olduğunu, dava konusu taşınmazın ticari faaliyetin yaygın olduğu şehirlerarası kesişim güzergâhı üzerinde bulunduğunu, dava konusu taşınmazda değer azalışının hatalı hesaplandığını, arta kalan kısmın da kamulaştırılması gerektiğini, emsal alınan taşınmazların hatalı tespit edildiğini, uygun emsal seçilmediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arsa olarak kabul edilmesinde, zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine uygun, emsal esasına göre değer biçilmesinde, denetimden geçen dosyalarda belirlenen bedeller dikkate alınarak dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 900,58 TL belirlenmiş olmasında, dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının imar düzenlemesi ile başka bir alana nakledildiği ve birden fazla imar parseli oluştuğu ve kamulaştırma nedeniyle yapılaşma açısından herhangi bir kısıtlama oluşmadığı gözetilerek arta kalan kısımlarda değer azalışı bedeline hükmedilmemesinde, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının Anayasa Mahkemesince iptal edildiği gözetilerek tespit edilen ve davalı tarafa ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde bulunan "dava tarihi olan 03/11/2017 tarihinden" ibarelerinin çıkartılması, yerine "dava tarihinden 4 ay sonrası olan 28.02.2018 tarihinden" ibaresinin yazılması; "kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faizin" kelimelerinin çıkartılması, yerine "yasal faizin" kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.