12. Ceza Dairesi 2026/8 E. , 2026/2058 K. "" NMAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3760 E., 2024/2682 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki t…
12. Ceza Dairesi 2026/8 E. , 2026/2058 K. "İçtihat Metni" NMAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3760 E., 2024/2682 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 51. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; re'sen terk tarihinden sonra yapılan tebligatın hukuken geçerli bir tebligat olmasına karşın sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz istemi; sanık hakkında beraat kararı verilmesine karşın eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın İlyasbey Vergi Dairesi Müdürlüğünün 4...1 vergi kimlik numaralı mükellefi olduğu, 20 17... yılına ait hesap ve işlemlerin denetlenmesi için defter ve belgelerin ibraz edilmesi yönünde yazılan yazının iş yerinin kapalı olması nedeniyle 29/03/2022 tarihinde elektronik tebligat yoluyla defter ve belge isteme yazısının tebliğ edildiği, ayrıca sanığın mernis adresine 15/06/2022 tarihinde defter ve belge isteme yazısının fiziken de tebliğ edildiği, sanığın usulüne uygun tebligata rağmen 15 günlük kanuni süre içerisinde defter ve belgelerini ibraz etmediği ve atılı suçu işlediği gerekçesi ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; sanığın 29/02/2020 tarihinde işi bıraktığının belirtilmesi karşısında; terk sonrası elektronik yolla yapılan tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 101/3. maddesi uyarınca geçerli olmadığı, bununla birlikte sanığa fiziki olarak tebliğe çıkarılan defter belge isteme yazısının sanık bulunamadığından (adres kapalı olduğundan) bahisle tebliğ edilemediği, 213 sayılı Kanunun 102/5. maddesinde" Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır." denilerek açıkça düzenlendiği üzere; sanığın adreste bulunmama sebebi memur tarafından tebligat üzerine şerh verilmediğinden fiziki tebligat işlemlerinin de usulüne uygun şekilde yapılmadığı, bununla birlikte sanık müdafinin istinaf dilekçesi içeriği ve sanığın istikrarlı beyanlarında, sanığın tebligattan haberi olmadığı, soruşturma aşamasında ifadeye davet edilmesi üzerine olaydan haberdar olduğunu, bunun üzerine vergi müfettişine istenen defter - belgeleri ibraz etmek istediğini ancak mahkemeye sunmasının söylendiğini, ayrıca defter - belgeleri daha önceki süreçte Gebze Ticaret Mahkemesine de ibraz ettikleri gibi istendiği takdirde mahkemeye ibraza da hazır olduklarını beyan etmeleri karşısında; sanığın defter ve belgeleri ibrazından kaçınma şeklinde olumsuz bir eyleminin de bulunmadığı hususları hep birlikte dikkate alındığında; üzerine atılı 213 sayılı Yasanın 359/a-2 maddesinde düzenlenen "defter ve belgelerin ibraz edilmemesi" suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, 2. İlyasbey Vergi Dairesi Müdürlüğünün 4...1 vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanığın, 24.03.2022 tarihli istem yazısının elektronik tebligat adresine 29.03.2022 tarihinde gönderildiği ve buna karşın kendisinden istenilen defter ve belgeleri ibraz etmediği iddiası ile açılan kamu davasında; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 29.02.2020 tarihinde işi bıraktığı, bu nedenle terk sonrası elektronik yolla yapılan tebligatın geçerli olmadığı gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de; 213 sayılı Kanun'un "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir. (Ek fıkra: 7/4/2015-6637/5 md.) Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." ve 27.08.2015 tarihli ve 29458 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 456 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde de; "Elektronik tebliğ sisteminden çıkış" başlıklı 7. maddesinde, "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir. Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. Gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re’sen kapatılır. Mirasçıların bağlı olunan vergi dairesine başvurması halinde de müteveffanın elektronik tebligat adresi kullanıma kapatılır. Gerçek kişilerde muhatabın; tüzel kişilerde ise şirketin tek kanuni temsilcisi olması durumunda ilgili kanuni temsilcinin, birden çok kanuni temsilcisi olması durumunda tüm kanuni temsilcilerin görme engelli olduklarının ispat ve tevsik edilmesi durumunda, bu mükelleflere elektronik tebligat sistemi kullanılmadan Kanunun 93 üncü ve müteakip maddelerinde belirtilen diğer tebliğ usullerine göre tebligat işlemi yapılacaktır." şeklindeki düzenlemeler karşısında; İlyasbey Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 15.09.2023 tarihli cevabi yazısı ile mükellefin elektronik adres kullanma zorunluluğu getirilen mükelleflerden olduğunu ve 28.12.2015 tarihinde sisteme dahil olduğunu beyan etmesi, sanığın 29.02.2020 tarihinde işi bırakmasına ve sonrasında vergi dairesi tarafından mükellefiyetinin terk edilmesine karşın, 456 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğin 7. maddesine göre gerçek kişilerde ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresinin kapatılacağının belirtildiği, bu hükme göre ölüm/gaiplik kararı dışında gerçek kişilerin elektronik tebligat sisteminden çıkmasının mümkün olmadığı, bu nedenle işin bırakılmasından ve ilgili kurum tarafından terk kararı verilmesinden sonra yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu gözetilmeden hatalı gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.