9. Ceza Dairesi 2025/8912 E. , 2026/161 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2025/808 E., 2025/1056 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değ…
9. Ceza Dairesi 2025/8912 E. , 2026/161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2025/808 E., 2025/1056 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II-TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, suç tarihi tam olarak tespit edilemeden katılan mağdurenin on iki yaşından küçük kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine, olayın adli mercilere yıllar sonra intikal ettirildiğine, tüm mesaj kayıtları incelenmeden ve katılan mağdureye intikal sürecindeki tutarsızlıklar sorulmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın katılan mağdurenin annesi tarafından tehdit edilmesi neticesinde suça konu mesajları attığına, katılan mağdurenin çelişkili anlatımlarda bulunduğuna, takdiri indirim maddesinin gerekçesiz bir şekilde tatbik edilmediğine, kabul anlamına gelmemekle beraber zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın üzerine atılı eylemleri cebir uygulama ve organ sokma suretiyle gerçekleştirdiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2 ve 103/4. maddelerinden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Adli sicil kaydı bulunmayan sanığın soruşturma aşamasındaki ikrarının yargılamaya katkı sağladığı da değerlendirilmeksizin sanık hakkında müsnet suçtan belirlenen hapis cezasıyla ilgili olarak “Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, sanığın pişmanlık duyduğunu gösterir davranışlar sergilememesi, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, sanığın eylemini soğukkanlılıkla ve fütursuzca işlemesi...” şeklindeki yetersiz ve dosya kapsamıyla örtüşmeyen gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanığın tutukluluk şartlarında bir değişiklik olmadığından tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.