3. Ceza Dairesi 2025/9161 E. , 2026/1766 K. "" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/393 E., 2025/1120 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/258 E., 2018/130 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : Memnu hakların iadesine ilişkin talebin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, karar…
3. Ceza Dairesi 2025/9161 E. , 2026/1766 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/393 E., 2025/1120 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/258 E., 2018/130 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : Memnu hakların iadesine ilişkin talebin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle 16.12.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 20.12.2016 tarihinde ise tutuklandığı, Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05.12.2018 tarihli ve 2018/258 esas, 2018/258 sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, Dairemizin 02.07.2021 tarihli ve 2021/474 esas ve 2021/8487 karar sayılı bozma ilamı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılması gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına ve sanığın tahliyesine karar verildiği, bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2021 tarihli ve 2021/204 esas, 2021/189 sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve Dairemizin 20/09/2022 tarihli ve 2022/20802 esas, 2022/4642 karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilerek sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün 20.09.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmekle; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında düzenlenen hak yoksunlukları yönünden kural olarak bir karara gerek kalmaksızın hapis cezasının infazıyla yani bihakkın tahliye tarihiyle birlikte kişi yoksun kaldığı haklarını kullanmaya başlarken, 5237 sayılı TCK dışındaki özel kanunlardan kaynaklanan hak yoksunluklarının sona ermesi bakımından 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesi gereği yasaklanmış hakların geri verilmesi amacıyla görevli ve yetkili mahkemeden bu hususta bir karar alınması zorunludur. Bozma ilamımızda da belirtildiği üzere; özel kanunlardan kaynaklanan (2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu md. 11, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu md. 48/1-A, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu md. 8/1-d ve h, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 5/1-a, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu md. 10/(1)-a ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md. 20/(2)-ç gibi) yasaklanmış hakların geri verilmesinin ilk şartı, mahkum olunan cezanın infaz edilmiş olması ve mahkum olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması iken; ikinci şartı ise, kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşmasıdır. Dosya kapsamı itibariyle hükümlünün bihakkın tahliye tarihinin, hükmün kesinleştiği 20.09.2022 tarihi olduğu ve cezanın kesinleşme tarihinden itibaren geçmesi gereken 3 yıllık sürenin 20.09.2025 itibariyle dolduğu, karar tarihi itibariyle memnu hakların iadesine ilişkin talebin reddine dair kararın kanuna ve hukuka uygun olduğu, ancak 3 yıllık sürenin dolmasından sonra sanık müdafiinin memnu hakların iadesine ilişkin talepte bulunabileceği nazara alındığında; Yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında karar tarihi itibariyle yasal sürenin geçmediğinden memnu hakların iadesine ilişkin talebin reddine dair gerekçenin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.